Ana Sayfa

Kök Analizi

ق و م

Kök Analizi

ق و م

30

Kullanım

27

Ayet

20

Anlam

30

Kuran

Kelime Formları (8)

ٱلۡقِيَٰمَةِ
ٱلۡقَوۡمَ
لِقَوۡمٖ
لِقَوْمِهِ
يُقِيمَا
أَقِيمُواْ
ٱلۡقَوۡمِ
ٱلۡقِيَٰمَةِۗ

30 sonuçtan 1-20 gösteriliyor

KonumKelimeAnlamBağlam
Kuran-ı Kerim
Bakara:85

ٱلۡقِيَٰمَةِ

el-kiyameti

kıyamet

Sonra sizler, birbirinizi öldüren, aranızdan bir grubu yurtlarından çıkaran, onlara karşı günah ve düşmanlıkta birleşenlersiniz. Eğer size esir olarak gelirlerse fidyelerini verip onları kurtarırsınız; oysa onların çıkarılması size haram kılınmıştı. Kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Sizden böyle yapanın cezası dünya hayatında rezillikten başka bir şey değildir. Kıyamet gününde ise azabın en şiddetlisine itilirler. Allah yaptıklarınızdan gafil değildir.

Kuran-ı Kerim
Bakara:113

ٱلۡقِيَٰمَةِ

el-kiyameti

kıyamet

Yahudiler, Hristiyanlar bir temel üzerinde değildir dediler. Hristiyanlar da Yahudiler bir temel üzerinde değildir dediler. Oysa onlar kitabı okuyorlar. Bilmeyenler de tıpkı onların dedikleri gibi dedi. Allah, kıyamet günü aralarında ihtilaf ettikleri şey hakkında hüküm verecektir.

Kuran-ı Kerim
Bakara:174

ٱلۡقِيَٰمَةِ

el-kiyameti

kıyamet

Şüphesiz Allah'ın kitaptan indirdiğini gizleyenler ve onunla az bir değeri satın alanlar, işte onlar karınlarına ateşten başka bir şey yemezler. Kıyamet günü Allah onlarla konuşmayacak ve onları arındırmayacaktır. Onlar için acı verici bir azap vardır.

Kuran-ı Kerim
Bakara:258

ٱلۡقَوۡمَ

elkavme

topluluk

Allah kendisine hükümdarlık verdiği için Rabbi hakkında İbrahim ile tartışanı görmedin mi? İbrahim, 'Rabbim dirilten ve öldürendir' dediğinde o, 'Ben de diriltir ve öldürürüm' demişti. İbrahim, 'Şüphesiz Allah güneşi doğudan getirir, sen de onu batıdan getir' deyince, o inkâr eden şaşırıp kaldı. Allah zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.

Kuran-ı Kerim
Bakara:264

ٱلۡقَوۡمَ

el-kavme

topluluk

Ey iman edenler! Allah'a ve ahiret gününe inanmayıp malını insanlara gösteriş için harcayan kimse gibi, sadakalarınızı başa kakmak ve eziyet etmekle boşa çıkarmayın. Onun örneği, üzerinde toprak bulunan ve şiddetli bir yağmur isabet edince kendisini çıplak bırakan kaygan bir kayanın örneği gibidir. Kazandıklarından hiçbir şeye güç yetiremezler. Allah kafirler topluluğunu hidayete erdirmez.

Kuran-ı Kerim
Bakara:118

لِقَوۡمٖ

likavmin

toplum

Bilmeyenler, Allah bizimle konuşsa ya veya bize bir ayet gelse ya! dediler. Onlardan öncekiler de tıpkı onların söyledikleri gibi söylemişlerdi. Kalpleri birbirine benzedi. Biz, kesin bilgiyle inanan bir toplum için ayetleri apaçık açıkladık.

Kuran-ı Kerim
Bakara:230

لِقَوۡمٖ

likavmin

topluluk

Eğer onu boşarsa artık bundan sonra başka bir eşle evleninceye kadar ona helal olmaz. Eğer o da onu boşarsa Allah'ın sınırlarını koruyacaklarını sanırlarsa birbirlerine dönmelerinde bir günah yoktur. Bunlar Allah'ın sınırlarıdır; onları bilen bir topluluk için açıklar.

Kuran-ı Kerim
Bakara:54

لِقَوْمِهِ

likavmihi

kavim

Hani Musa kavmine demişti ki: Ey kavmim, şüphesiz siz buzağıyı edinmekle kendinize zulmettiniz. Öyleyse Yaratanınıza tövbe edin ve kendinizi öldürün. Bu, Yaratanınız katında sizin için daha hayırlıdır. Bunun üzerine O, tövbenizi kabul etti. Şüphesiz O, tövbeleri çokça kabul edendir, merhamet edendir.

Kuran-ı Kerim
Bakara:67

لِقَوْمِهِ

likavmihi

kavim

Hani Musa kavmine Allah size bir sığır boğazlamanızı emrediyor demişti. Onlar bizimle alay mı ediyorsun dediler. O da cahillerden olmaktan Allah'a sığınırım dedi.

Kuran-ı Kerim
Bakara:229

يُقِيمَا

yukima

ayakta tutmaları

Boşama iki keredir. Ya iyilikle tutmak ya da güzellikle salıvermek gerekir. Onlara verdiklerinizden bir şeyi geri almanız size helal olmaz; ancak her ikisinin Allah'ın sınırlarını ayakta tutamamaktan korkmaları müstesna. Eğer onların Allah'ın sınırlarını ayakta tutamayacaklarından korkarsanız, kadının feda ettiği şeyde ikisi için de günah yoktur. Bunlar Allah'ın sınırlarıdır, onları aşmayın. Kim Allah'ın sınırlarını aşarsa, işte onlar zalimlerin ta kendileridir.

Kuran-ı Kerim
Bakara:230

يُقِيمَا

yukima

ayakta tutarlar

Eğer onu boşarsa artık bundan sonra başka bir eşle evleninceye kadar ona helal olmaz. Eğer o da onu boşarsa Allah'ın sınırlarını koruyacaklarını sanırlarsa birbirlerine dönmelerinde bir günah yoktur. Bunlar Allah'ın sınırlarıdır; onları bilen bir topluluk için açıklar.

Kuran-ı Kerim
Bakara:43

أَقِيمُواْ

akimu

ikame edin

Namazı kılın, zekatı verin ve rüku edenlerle birlikte rüku edin.

Kuran-ı Kerim
Bakara:286

ٱلۡقَوۡمِ

elkavmi

topluluk

Allah hiçbir kimseye gücünün yettiğinden fazlasını yüklemez. Kazandığı lehine, yüklendiği aleyhinedir. Rabbimiz, eğer unutursak veya hata edersek bizi sorumlu tutma. Rabbimiz, bizden öncekilere yüklediğin gibi üzerimize ağır bir yük yükleme. Rabbimiz, gücümüzün yetmediği şeyi bize taşıtma. Bizi affet, bizi bağışla, bize merhamet et. Sen bizim mevlamızsın, kafirler topluluğuna karşı bize yardım et.

Kuran-ı Kerim
Bakara:212

ٱلۡقِيَٰمَةِۗ

el-kiyame

kıyamet

İnkâr edenlere dünya hayatı süslendi ve onlar iman edenlerle alay ederler. Oysa sakınanlar kıyamet günü onların üstündedirler. Allah dilediğini hesapsız rızıklandırır.

Kuran-ı Kerim
Bakara:255

ٱلۡقَيُّومُۚ

el-kayyum

Kayyum

Allah ki O'ndan başka ilah yoktur, Hayy'dır, Kayyum'dur. O'nu ne bir uyuklama ne de bir uyku tutar. Göklerde ne varsa ve yerde ne varsa O'nundur. O'nun izni olmadan O'nun katında kim şefaat edebilir? O, onların ellerinin arasındakini ve arkalarındakini bilir. O'nun dilediği hariç, O'nun ilminden hiçbir şeyi kavrayamazlar. O'nun kürsüsü gökleri ve yeri kuşatmıştır. Onların korunması O'na ağır gelmez. O, Aliyy'dir, Azim'dir.

Kuran-ı Kerim
Fatiha:6

ٱلۡمُسۡتَقِيمَ

el-müstakim

doğru

Bizi doğru yola ilet.

Kuran-ı Kerim
Bakara:20

قَامُواْۚ

kamu

dikildiler

Şimşek neredeyse gözlerini alıverecek. Onları her aydınlattığında onda yürürler, üzerlerine karanlık çöktüğünde ise dikilip kalırlar. Eğer Allah dileseydi onların işitme ve görme duyularını giderirdi. Şüphesiz Allah her şeye kadirdir.

Kuran-ı Kerim
Bakara:238

قُومُواْ

kumu

durun

Namazları ve orta namazı koruyun ve Allah için boyun eğerek kıyamda durun.

Kuran-ı Kerim
Bakara:164

لِّقَوۡمٖ

likavmin

topluluk

Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayarak denizde süzülen gemilerde, Allah'ın gökten indirip kendisiyle ölümünden sonra yeryüzüne hayat verdiği suda, orada her türlü canlıyı yaymasında, rüzgarları sevk etmesinde, gök ile yer arasında emre amade kılınmış bulutlarda, akleden bir topluluk için elbette deliller vardır.

Kuran-ı Kerim
Bakara:60

لِقَوۡمِهِۦ

likavmihi

kavim

Hani Musa kavmi için su dilemişti, biz de 'Asanla taşa vur' demiştik. Bunun üzerine ondan on iki pınar fışkırmıştı. Her topluluk kendi içeceği yeri bildi. Allah'ın rızkından yiyin, için ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.

Kuran-ı Kerim
Bakara:85

ٱلۡقِيَٰمَةِ

el-kiyameti

Anlam:

kıyamet

Sonra sizler, birbirinizi öldüren, aranızdan bir grubu yurtlarından çıkaran, onlara karşı günah ve düşmanlıkta birleşenlersiniz. Eğer size esir olarak gelirlerse fidyelerini verip onları kurtarırsınız; oysa onların çıkarılması size haram kılınmıştı. Kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Sizden böyle yapanın cezası dünya hayatında rezillikten başka bir şey değildir. Kıyamet gününde ise azabın en şiddetlisine itilirler. Allah yaptıklarınızdan gafil değildir.

Kuran-ı Kerim
Bakara:113

ٱلۡقِيَٰمَةِ

el-kiyameti

Anlam:

kıyamet

Yahudiler, Hristiyanlar bir temel üzerinde değildir dediler. Hristiyanlar da Yahudiler bir temel üzerinde değildir dediler. Oysa onlar kitabı okuyorlar. Bilmeyenler de tıpkı onların dedikleri gibi dedi. Allah, kıyamet günü aralarında ihtilaf ettikleri şey hakkında hüküm verecektir.

Kuran-ı Kerim
Bakara:174

ٱلۡقِيَٰمَةِ

el-kiyameti

Anlam:

kıyamet

Şüphesiz Allah'ın kitaptan indirdiğini gizleyenler ve onunla az bir değeri satın alanlar, işte onlar karınlarına ateşten başka bir şey yemezler. Kıyamet günü Allah onlarla konuşmayacak ve onları arındırmayacaktır. Onlar için acı verici bir azap vardır.

Kuran-ı Kerim
Bakara:258

ٱلۡقَوۡمَ

elkavme

Anlam:

topluluk

Allah kendisine hükümdarlık verdiği için Rabbi hakkında İbrahim ile tartışanı görmedin mi? İbrahim, 'Rabbim dirilten ve öldürendir' dediğinde o, 'Ben de diriltir ve öldürürüm' demişti. İbrahim, 'Şüphesiz Allah güneşi doğudan getirir, sen de onu batıdan getir' deyince, o inkâr eden şaşırıp kaldı. Allah zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.

Kuran-ı Kerim
Bakara:264

ٱلۡقَوۡمَ

el-kavme

Anlam:

topluluk

Ey iman edenler! Allah'a ve ahiret gününe inanmayıp malını insanlara gösteriş için harcayan kimse gibi, sadakalarınızı başa kakmak ve eziyet etmekle boşa çıkarmayın. Onun örneği, üzerinde toprak bulunan ve şiddetli bir yağmur isabet edince kendisini çıplak bırakan kaygan bir kayanın örneği gibidir. Kazandıklarından hiçbir şeye güç yetiremezler. Allah kafirler topluluğunu hidayete erdirmez.

Kuran-ı Kerim
Bakara:118

لِقَوۡمٖ

likavmin

Anlam:

toplum

Bilmeyenler, Allah bizimle konuşsa ya veya bize bir ayet gelse ya! dediler. Onlardan öncekiler de tıpkı onların söyledikleri gibi söylemişlerdi. Kalpleri birbirine benzedi. Biz, kesin bilgiyle inanan bir toplum için ayetleri apaçık açıkladık.

Kuran-ı Kerim
Bakara:230

لِقَوۡمٖ

likavmin

Anlam:

topluluk

Eğer onu boşarsa artık bundan sonra başka bir eşle evleninceye kadar ona helal olmaz. Eğer o da onu boşarsa Allah'ın sınırlarını koruyacaklarını sanırlarsa birbirlerine dönmelerinde bir günah yoktur. Bunlar Allah'ın sınırlarıdır; onları bilen bir topluluk için açıklar.

Kuran-ı Kerim
Bakara:54

لِقَوْمِهِ

likavmihi

Anlam:

kavim

Hani Musa kavmine demişti ki: Ey kavmim, şüphesiz siz buzağıyı edinmekle kendinize zulmettiniz. Öyleyse Yaratanınıza tövbe edin ve kendinizi öldürün. Bu, Yaratanınız katında sizin için daha hayırlıdır. Bunun üzerine O, tövbenizi kabul etti. Şüphesiz O, tövbeleri çokça kabul edendir, merhamet edendir.

Kuran-ı Kerim
Bakara:67

لِقَوْمِهِ

likavmihi

Anlam:

kavim

Hani Musa kavmine Allah size bir sığır boğazlamanızı emrediyor demişti. Onlar bizimle alay mı ediyorsun dediler. O da cahillerden olmaktan Allah'a sığınırım dedi.

Kuran-ı Kerim
Bakara:229

يُقِيمَا

yukima

Anlam:

ayakta tutmaları

Boşama iki keredir. Ya iyilikle tutmak ya da güzellikle salıvermek gerekir. Onlara verdiklerinizden bir şeyi geri almanız size helal olmaz; ancak her ikisinin Allah'ın sınırlarını ayakta tutamamaktan korkmaları müstesna. Eğer onların Allah'ın sınırlarını ayakta tutamayacaklarından korkarsanız, kadının feda ettiği şeyde ikisi için de günah yoktur. Bunlar Allah'ın sınırlarıdır, onları aşmayın. Kim Allah'ın sınırlarını aşarsa, işte onlar zalimlerin ta kendileridir.

Kuran-ı Kerim
Bakara:230

يُقِيمَا

yukima

Anlam:

ayakta tutarlar

Eğer onu boşarsa artık bundan sonra başka bir eşle evleninceye kadar ona helal olmaz. Eğer o da onu boşarsa Allah'ın sınırlarını koruyacaklarını sanırlarsa birbirlerine dönmelerinde bir günah yoktur. Bunlar Allah'ın sınırlarıdır; onları bilen bir topluluk için açıklar.

Kuran-ı Kerim
Bakara:43

أَقِيمُواْ

akimu

Anlam:

ikame edin

Namazı kılın, zekatı verin ve rüku edenlerle birlikte rüku edin.

Kuran-ı Kerim
Bakara:286

ٱلۡقَوۡمِ

elkavmi

Anlam:

topluluk

Allah hiçbir kimseye gücünün yettiğinden fazlasını yüklemez. Kazandığı lehine, yüklendiği aleyhinedir. Rabbimiz, eğer unutursak veya hata edersek bizi sorumlu tutma. Rabbimiz, bizden öncekilere yüklediğin gibi üzerimize ağır bir yük yükleme. Rabbimiz, gücümüzün yetmediği şeyi bize taşıtma. Bizi affet, bizi bağışla, bize merhamet et. Sen bizim mevlamızsın, kafirler topluluğuna karşı bize yardım et.

Kuran-ı Kerim
Bakara:212

ٱلۡقِيَٰمَةِۗ

el-kiyame

Anlam:

kıyamet

İnkâr edenlere dünya hayatı süslendi ve onlar iman edenlerle alay ederler. Oysa sakınanlar kıyamet günü onların üstündedirler. Allah dilediğini hesapsız rızıklandırır.

Kuran-ı Kerim
Bakara:255

ٱلۡقَيُّومُۚ

el-kayyum

Anlam:

Kayyum

Allah ki O'ndan başka ilah yoktur, Hayy'dır, Kayyum'dur. O'nu ne bir uyuklama ne de bir uyku tutar. Göklerde ne varsa ve yerde ne varsa O'nundur. O'nun izni olmadan O'nun katında kim şefaat edebilir? O, onların ellerinin arasındakini ve arkalarındakini bilir. O'nun dilediği hariç, O'nun ilminden hiçbir şeyi kavrayamazlar. O'nun kürsüsü gökleri ve yeri kuşatmıştır. Onların korunması O'na ağır gelmez. O, Aliyy'dir, Azim'dir.

Kuran-ı Kerim
Fatiha:6

ٱلۡمُسۡتَقِيمَ

el-müstakim

Anlam:

doğru

Bizi doğru yola ilet.

Kuran-ı Kerim
Bakara:20

قَامُواْۚ

kamu

Anlam:

dikildiler

Şimşek neredeyse gözlerini alıverecek. Onları her aydınlattığında onda yürürler, üzerlerine karanlık çöktüğünde ise dikilip kalırlar. Eğer Allah dileseydi onların işitme ve görme duyularını giderirdi. Şüphesiz Allah her şeye kadirdir.

Kuran-ı Kerim
Bakara:238

قُومُواْ

kumu

Anlam:

durun

Namazları ve orta namazı koruyun ve Allah için boyun eğerek kıyamda durun.

Kuran-ı Kerim
Bakara:164

لِّقَوۡمٖ

likavmin

Anlam:

topluluk

Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayarak denizde süzülen gemilerde, Allah'ın gökten indirip kendisiyle ölümünden sonra yeryüzüne hayat verdiği suda, orada her türlü canlıyı yaymasında, rüzgarları sevk etmesinde, gök ile yer arasında emre amade kılınmış bulutlarda, akleden bir topluluk için elbette deliller vardır.

Kuran-ı Kerim
Bakara:60

لِقَوۡمِهِۦ

likavmihi

Anlam:

kavim

Hani Musa kavmi için su dilemişti, biz de 'Asanla taşa vur' demiştik. Bunun üzerine ondan on iki pınar fışkırmıştı. Her topluluk kendi içeceği yeri bildi. Allah'ın rızkından yiyin, için ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.