Kelime Analizi
(30)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | فَإِن fe-in | ve eğer İlgeç/Harf Harf (Edât) şayet | — |
2 | طَلَّقَهَا tallekaha | serbest bıraktı onu Fiil salıvermek, boşamak | ط ل ق |
3 | فَلَا fe-la | o halde değil İlgeç/Harf Harf (Edât) hayır, yok | — |
4 | تَحِلُّ tehillu | çözer Fiil inmek, helal olmak | ح ل ل |
5 | لَهُۥ le-hu | onun için Zamir ona, onun | — |
6 | مِنۢ min | -den/-dan Edat arasından, itibaren | — |
7 | بَعۡدُ ba'du | sonra İsim uzak, öte | ب ع د |
8 | حَتَّىٰ hatta | kadar Edat ta ki, sonunda | — |
9 | تَنكِحَ tenkiha | birleşir Fiil cinsel ilişkiye girmek, evlenmek | ن ك ح |
10 | زَوۡجًا zevcen | çift İsim Harf (Edât) eş, tür | ز و ج |
11 | غَيۡرَهُۥ ğayrahu | ondan başkası İsim Harf (Edât) diğer, farklı | غ ي ر |
12 | فَإِن fe-in | ve eğer İlgeç/Harf Harf (Edât) şayet | — |
13 | طَلَّقَهَا tallekaha | serbest bıraktı onu Fiil salıvermek, boşamak | ط ل ق |
14 | فَلَا fe-la | o halde değil İlgeç/Harf Harf (Edât) hayır, yok | — |
15 | جُنَاحَ cunaha | günah İsim Harf (Edât) günah, vebal, sorumluluk | ج ن ح |
16 | عَلَيۡهِمَآ aleyhima | ikisinin üzerine Zamir karşı, hakkında | — |
17 | أَن en | -mek/-mak Bağlaç Şart Bağlacı olduğunu, diye | — |
18 | يَتَرَاجَعَآ yetera'ce'a | ikisi geri döner Fiil vazgeçmek, başvurmak | ر ج ع |
19 | إِن in | eğer İlgeç/Harf Harf (Edât) şayet, değil | — |
20 | ظَنَّآ zanna | sandık Fiil zannetmek, düşünmek | ظ ن ن |
21 | أَن en | -mek/-mak Bağlaç Şart Bağlacı olduğunu, diye | — |
22 | يُقِيمَا yukima | ikisi dik tutar Fiil ayağa kaldırmak, ikame etmek | ق و م |
23 | حُدُودَ hudude | sınırları İsim Harf (Edât) engel, hüküm | ح د د |
24 | ٱللَّهِ allahi | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
25 | وَتِلۡكَ ve-tilke | ve şu Zamir İşaret Zamiri o | — |
26 | حُدُودُ hududu | engeller İsim sınır, hüküm | ح د د |
27 | ٱللَّهِ allahi | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
28 | يُبَيِّنُهَا yubeyyinuha | ayırır Fiil açıklamak, ortaya çıkarmak | ب ي ن |
29 | لِقَوۡمٖ li-kavmin | topluluk için İsim kavim, halk | ق و م |
30 | يَعۡلَمُونَ ya'lemune | bilirler Fiil tanımak, farkında olmak | ع ل م |
1
فَإِن
fe-in
ve eğer
şayet
2
طَلَّقَهَا
tallekaha
3
فَلَا
fe-la
o halde değil
hayır, yok
5
لَهُۥ
le-hu
onun için
ona, onun
6
مِنۢ
min
-den/-dan
arasından, itibaren
8
حَتَّىٰ
hatta
kadar
ta ki, sonunda
12
فَإِن
fe-in
ve eğer
şayet
13
طَلَّقَهَا
tallekaha
14
فَلَا
fe-la
o halde değil
hayır, yok
16
عَلَيۡهِمَآ
aleyhima
ikisinin üzerine
karşı, hakkında
17
أَن
en
-mek/-mak
olduğunu, diye
18
يَتَرَاجَعَآ
yetera'ce'a
19
إِن
in
eğer
şayet, değil
21
أَن
en
-mek/-mak
olduğunu, diye
25
وَتِلۡكَ
ve-tilke
ve şu
o
28
يُبَيِّنُهَا
yubeyyinuha
30
يَعۡلَمُونَ
ya'lemune