Kelime Analizi
(49)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | ثُمَّ sümme | sonra Bağlaç daha sonra, ardından | — |
2 | أَنتُمۡ entum | siz Zamir | — |
3 | هَـٰٓؤُلَآءِ haula'i | bunlar Zamir İşaret Zamiri şunlar | — |
4 | تَقۡتُلُونَ taktulune | öldürüyorsunuz Fiil canını almak | ق ت ل |
5 | أَنفُسَكُمۡ enfusekum | nefeslerinizi İsim Harf (Edât) can, kendi | ن ف س |
6 | وَتُخۡرِجُونَ ve-tuhricune | ve çıkarırsınız Fiil dışarı atmak, uzaklaştırmak | خ ر ج |
7 | فَرِيقٗا ferikan | ayrılmış parçayı İsim Harf (Edât) bölüm, grup, fırka | ف ر ق |
8 | مِّنكُم minkum | sizden Zamir içinden | — |
9 | مِّن min | -den/-dan Edat arasından, itibaren | — |
10 | دِيَٰرِهِمۡ diyarihim | evleri İsim yurt, mesken | د و ر |
11 | تَظَٰهَرُونَ tezaharune | sırt sırta verirsiniz Fiil arka çıkmak, yardımlaşmak | ظ ه ر |
12 | عَلَيۡهِم aleyhim | onların üzerine Zamir karşı, hakkında | — |
13 | بِٱلۡإِثۡمِ bi'l-ismi | suç ile İsim günah, vebal | أ ث م |
14 | وَٱلۡعُدۡوَٰنِ ve-l-udvani | ve sınırı aşmanın İsim düşmanlık, saldırganlık | ع د و |
15 | وَإِن ve-in | ve eğer İlgeç/Harf Harf (Edât) ve şayet, ve oysa | — |
16 | يَأۡتُوكُمۡ ye'tukum | gelirler Fiil varmak, ulaşmak | أ ت ي |
17 | أُسَٰرَىٰ usara | bağlılar İsim Harf (Edât) esirler, tutsaklar | أ س ر |
18 | تُفَٰدُوهُمۡ tufaduhum | fidye verip kurtarırsınız onları Fiil kurtarmak, bedel ödemek | ف د ي |
19 | وَهُوَ ve-huve | ve o Zamir oysa o, halihazırda o | — |
20 | مُحَرَّمٌ muharremun | ayrılmış İsim İsm-i Mef'ûl yasaklanmış, kutsal | ح ر م |
21 | عَلَيۡكُمۡ aleykum | üzerinize Zamir karşı, hakkında | — |
22 | إِخۡرَاجُهُمۡ ihracuhum | onların çıkarması İsim Masdar (Fiil İsmi) dışarı atmak, sürmek | خ ر ج |
23 | أَفَتُؤۡمِنُونَ efe-tu'minune | öyleyse güveniyor musunuz Fiil inanmak, emniyette olmak | أ م ن |
24 | بِبَعۡضِ bi-ba'di | parçasıyla İsim kısım, bazı | ب ع ض |
25 | ٱلۡكِتَٰبِ el-kitabi | yazının İsim belge, kitap | ك ت ب |
26 | وَتَكۡفُرُونَ ve-tekfurune | ve örtersiniz Fiil inkar etmek, nankörlük etmek | ك ف ر |
27 | بِبَعۡضٖ bi-ba'din | parçasıyla İsim kısım, bazı | ب ع ض |
28 | فَمَا fe-ma | ve şey İlgeç/Harf Harf (Edât) böylece ne | — |
29 | جَزَآءُ cezau | karşılık İsim bedel, ödül/ceza | ج ز ي |
30 | مَن men | kim Zamir İsm-i Mevsûl o kişi ki, her kim | — |
31 | يَفۡعَلُ yef'alu | yapar Fiil etmek, eylemek | ف ع ل |
32 | ذَٰلِكَ zalike | şu Zamir İşaret Zamiri o, bu | — |
33 | مِنكُمۡ minkum | sizden Zamir içinden, bazısı | — |
34 | إِلَّا illa | hariç İlgeç/Harf Harf (Edât) ancak | — |
35 | خِزۡيٞ hizyun | rezillik İsim utanç, aşağılanma | خ ز ي |
36 | فِي fi | içinde Edat -de/-da, hakkında | — |
37 | ٱلۡحَيَوٰةِ el-hayati | canlılığın İsim yaşam, hayat | ح ي ي |
38 | ٱلدُّنۡيَا ed-dunya | en yakın Sıfat en alçak, dünya | د ن و |
39 | وَيَوۡمَ ve-yevme | ve gün Zarf Zaman Zarfı zaman, dönem | ي و م |
40 | ٱلۡقِيَٰمَةِ el-kiyameti | kalkışın İsim dikiliş, diriliş | ق و م |
41 | يُرَدُّونَ yureddune | geri çevrilirler Fiil iade etmek, reddetmek | ر د د |
42 | إِلَىٰٓ ila | -e/-a (yönelme) Edat kadar, doğru | — |
43 | أَشَدِّ eşeddi | daha sıkı İsim daha şiddetli, daha çetin | ش د د |
44 | ٱلۡعَذَابِ el-azabi | engellemenin İsim acı, ceza | ع ذ ب |
45 | وَمَا ve-ma | ve şey İlgeç/Harf Harf (Edât) ve ne, ve değil | — |
46 | ٱللَّهُ allahu | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
47 | بِغَٰفِلٍ bi-gafilin | habersiz İsim İsm-i Fâil dikkatsiz, ihmalkar | غ ف ل |
48 | عَمَّا amma | şeyden Zamir İsm-i Mevsûl hakkında, şeyden | — |
49 | تَعۡمَلُونَ ta'melune | yaparsınız Fiil çalışmak, işlemek | ع م ل |
1
ثُمَّ
sümme
sonra
daha sonra, ardından
2
أَنتُمۡ
entum
siz
3
هَـٰٓؤُلَآءِ
haula'i
bunlar
şunlar
4
تَقۡتُلُونَ
taktulune
5
أَنفُسَكُمۡ
enfusekum
6
وَتُخۡرِجُونَ
ve-tuhricune
8
مِّنكُم
minkum
sizden
içinden
9
مِّن
min
-den/-dan
arasından, itibaren
10
دِيَٰرِهِمۡ
diyarihim
11
تَظَٰهَرُونَ
tezaharune
12
عَلَيۡهِم
aleyhim
onların üzerine
karşı, hakkında
13
بِٱلۡإِثۡمِ
bi'l-ismi
14
وَٱلۡعُدۡوَٰنِ
ve-l-udvani
15
وَإِن
ve-in
ve eğer
ve şayet, ve oysa
16
يَأۡتُوكُمۡ
ye'tukum
18
تُفَٰدُوهُمۡ
tufaduhum
19
وَهُوَ
ve-huve
ve o
oysa o, halihazırda o
21
عَلَيۡكُمۡ
aleykum
üzerinize
karşı, hakkında
22
إِخۡرَاجُهُمۡ
ihracuhum
23
أَفَتُؤۡمِنُونَ
efe-tu'minune
25
ٱلۡكِتَٰبِ
el-kitabi
26
وَتَكۡفُرُونَ
ve-tekfurune
28
فَمَا
fe-ma
ve şey
böylece ne
30
مَن
men
kim
o kişi ki, her kim
32
ذَٰلِكَ
zalike
şu
o, bu
33
مِنكُمۡ
minkum
sizden
içinden, bazısı
34
إِلَّا
illa
hariç
ancak
36
فِي
fi
içinde
-de/-da, hakkında
37
ٱلۡحَيَوٰةِ
el-hayati
38
ٱلدُّنۡيَا
ed-dunya
40
ٱلۡقِيَٰمَةِ
el-kiyameti
41
يُرَدُّونَ
yureddune
42
إِلَىٰٓ
ila
-e/-a (yönelme)
kadar, doğru
44
ٱلۡعَذَابِ
el-azabi
45
وَمَا
ve-ma
ve şey
ve ne, ve değil
48
عَمَّا
amma
şeyden
hakkında, şeyden
49
تَعۡمَلُونَ
ta'melune