525
Kullanım
13
Lemma
100
Türev
106
Anlam
13 lemma, 100 türev form
Örnek Ayetler (4 / 166)
Bakara 2:6
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ سَوَآءٌ عَلَيۡهِمۡ ءَأَنذَرۡتَهُمۡ أَمۡ لَمۡ تُنذِرۡهُمۡ لَا يُؤۡمِنُونَ
Şüphesiz örten kimseler, onları uyarsan da veya onları uyarmasan da onlara eşittir, inanmazlar.
Bakara 2:26
·
Kuran-ı Kerim
۞إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَسۡتَحۡيِۦٓ أَن يَضۡرِبَ مَثَلٗا مَّا بَعُوضَةٗ فَمَا فَوۡقَهَاۚ فَأَمَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ فَيَعۡلَمُونَ أَنَّهُ ٱلۡحَقُّ مِن رَّبِّهِمۡۖ وَأَمَّا ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ فَيَقُولُونَ مَاذَآ أَرَادَ ٱللَّهُ بِهَٰذَا مَثَلٗاۘ يُضِلُّ بِهِۦ كَثِيرٗا وَيَهۡدِي بِهِۦ كَثِيرٗاۚ وَمَا يُضِلُّ بِهِۦٓ إِلَّا ٱلۡفَٰسِقِينَ
Şüphesiz Allah herhangi bir sivrisinek veya onun üstündeki şeyi bir örnek vermekten çekinmez. Bunun üzerine inanan kimseler, şüphesiz onun Rablerinden gelen gerçek olduğunu bilirler. Ve örten kimseler, 'Allah bir örnek olarak bununla ne istedi?' derler. Onunla çoğunu saptırır ve onunla çoğuna yol gösterir. Ve onunla yoldan çıkanlardan başkasını saptırmaz.
Bakara 2:39
·
Kuran-ı Kerim
وَٱلَّذِينَ كَفَرُواْ وَكَذَّبُواْ بِـَٔايَٰتِنَآ أُوْلَـٰٓئِكَ أَصۡحَٰبُ ٱلنَّارِۖ هُمۡ فِيهَا خَٰلِدُونَ
Ve örtenler ve ayetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar ateşin arkadaşlarıdır; onlar orada kalıcıdırlar.
Bakara 2:89
·
Kuran-ı Kerim
وَلَمَّا جَآءَهُمۡ كِتَٰبٞ مِّنۡ عِندِ ٱللَّهِ مُصَدِّقٞ لِّمَا مَعَهُمۡ وَكَانُواْ مِن قَبۡلُ يَسۡتَفۡتِحُونَ عَلَى ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ فَلَمَّا جَآءَهُم مَّا عَرَفُواْ كَفَرُواْ بِهِۦۚ فَلَعۡنَةُ ٱللَّهِ عَلَى ٱلۡكَٰفِرِينَ
Ve onlarla beraber olan şeyi doğrulayıcı bir kitap Allah'ın katından onlara geldiğinde, ve önceden örten kimselere karşı zafer istiyorlardı, bunun üzerine tanıdıkları şey onlara geldiğinde onu örttüler. Bunun üzerine Allah'ın laneti örtenlerin üzerinedir.
Örnek Ayetler (5 / 23)
Bakara 2:257
·
Kuran-ı Kerim
ٱللَّهُ وَلِيُّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ يُخۡرِجُهُم مِّنَ ٱلظُّلُمَٰتِ إِلَى ٱلنُّورِۖ وَٱلَّذِينَ كَفَرُوٓاْ أَوۡلِيَآؤُهُمُ ٱلطَّـٰغُوتُ يُخۡرِجُونَهُم مِّنَ ٱلنُّورِ إِلَى ٱلظُّلُمَٰتِۗ أُوْلَـٰٓئِكَ أَصۡحَٰبُ ٱلنَّارِۖ هُمۡ فِيهَا خَٰلِدُونَ
Allah inanan kimselerin Koruyucusudur, onları karanlıklardan ışığa çıkarır. Ve örten kimseler, onların koruyucuları taguttur; onları ışıktan karanlıklara çıkarırlar. İşte onlar ateşin arkadaşlarıdır, onlar onun içinde kalıcıdırlar.
Ali İmran 3:55
·
Kuran-ı Kerim
إِذۡ قَالَ ٱللَّهُ يَٰعِيسَىٰٓ إِنِّي مُتَوَفِّيكَ وَرَافِعُكَ إِلَيَّ وَمُطَهِّرُكَ مِنَ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ وَجَاعِلُ ٱلَّذِينَ ٱتَّبَعُوكَ فَوۡقَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓاْ إِلَىٰ يَوۡمِ ٱلۡقِيَٰمَةِۖ ثُمَّ إِلَيَّ مَرۡجِعُكُمۡ فَأَحۡكُمُ بَيۡنَكُمۡ فِيمَا كُنتُمۡ فِيهِ تَخۡتَلِفُونَ
Allah demişti: 'Ey İsa, şüphesiz ben seni vefat ettireceğim, seni kendime yükselteceğim, seni örtenlerden arındıracağım ve sana uyanları kalkış gününe kadar örtenlerin üstünde kılacağım. Sonra dönüşünüz banadır, böylece içinde ayrılığa düştüğünüz şeylerde aranızda hükmedeceğim.'
Ali İmran 3:127
·
Kuran-ı Kerim
لِيَقۡطَعَ طَرَفٗا مِّنَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓاْ أَوۡ يَكۡبِتَهُمۡ فَيَنقَلِبُواْ خَآئِبِينَ
Örtenlerden bir kısmını kesmek veya onları bastırmak için; böylece hüsrana uğramış olarak dönerler.
Ali İmran 3:178
·
Kuran-ı Kerim
وَلَا يَحۡسَبَنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓاْ أَنَّمَا نُمۡلِي لَهُمۡ خَيۡرٞ لِّأَنفُسِهِمۡۚ إِنَّمَا نُمۡلِي لَهُمۡ لِيَزۡدَادُوٓاْ إِثۡمٗاۖ وَلَهُمۡ عَذَابٞ مُّهِينٞ
Ve örtenler onlara süre tanımamızın nefsleri için hayırlı olduğunu zannetmesinler. Biz onlara ancak günahı artırmaları için süre tanıyoruz. Ve onlar için alçaltıcı bir azap vardır.
Nisa 4:101
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذَا ضَرَبۡتُمۡ فِي ٱلۡأَرۡضِ فَلَيۡسَ عَلَيۡكُمۡ جُنَاحٌ أَن تَقۡصُرُواْ مِنَ ٱلصَّلَوٰةِ إِنۡ خِفۡتُمۡ أَن يَفۡتِنَكُمُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓاْۚ إِنَّ ٱلۡكَٰفِرِينَ كَانُواْ لَكُمۡ عَدُوّٗا مُّبِينٗا
Ve yeryüzünde sefere çıktığınızda, eğer örtenlerin sizi sınamalarından korkarsanız salattan kısaltmanızda sizin üzerinize bir günah yoktur. Şüphesiz örtenler sizin için apaçık bir düşmandır.
Örnek Ayetler (5 / 18)
Bakara 2:102
·
Kuran-ı Kerim
وَٱتَّبَعُواْ مَا تَتۡلُواْ ٱلشَّيَٰطِينُ عَلَىٰ مُلۡكِ سُلَيۡمَٰنَۖ وَمَا كَفَرَ سُلَيۡمَٰنُ وَلَٰكِنَّ ٱلشَّيَٰطِينَ كَفَرُواْ يُعَلِّمُونَ ٱلنَّاسَ ٱلسِّحۡرَ وَمَآ أُنزِلَ عَلَى ٱلۡمَلَكَيۡنِ بِبَابِلَ هَٰرُوتَ وَمَٰرُوتَۚ وَمَا يُعَلِّمَانِ مِنۡ أَحَدٍ حَتَّىٰ يَقُولَآ إِنَّمَا نَحۡنُ فِتۡنَةٞ فَلَا تَكۡفُرۡۖ فَيَتَعَلَّمُونَ مِنۡهُمَا مَا يُفَرِّقُونَ بِهِۦ بَيۡنَ ٱلۡمَرۡءِ وَزَوۡجِهِۦۚ وَمَا هُم بِضَآرِّينَ بِهِۦ مِنۡ أَحَدٍ إِلَّا بِإِذۡنِ ٱللَّهِۚ وَيَتَعَلَّمُونَ مَا يَضُرُّهُمۡ وَلَا يَنفَعُهُمۡۚ وَلَقَدۡ عَلِمُواْ لَمَنِ ٱشۡتَرَىٰهُ مَا لَهُۥ فِي ٱلۡأٓخِرَةِ مِنۡ خَلَٰقٖۚ وَلَبِئۡسَ مَا شَرَوۡاْ بِهِۦٓ أَنفُسَهُمۡۚ لَوۡ كَانُواْ يَعۡلَمُونَ
Ve Süleyman'ın egemenliği üzerine şeytanların okuduğu şeye uydular. Ve Süleyman örtmedi ve lakin şeytanlar örttüler; insanlara sihri ve Babil'de Harut ve Marut iki meleğin üzerine indirilen şeyi öğretiyorlar. Ve ikisi 'Ancak biz bir sınamayız, bunun üzerine örtme' demedikçe birine öğretmezler. Bunun üzerine ikisinden, onunla kişinin ve eşinin arasını ayırdıkları şeyi öğreniyorlar. Ve onlar Allah'ın izni hariç onunla birine zarar vericiler değildir. Ve onlara zarar veren ve onlara fayda vermeyen şeyi öğreniyorlar. Ve kesinlikle onu satın alan kimsenin ahiret içinde bir payı olmadığını bildiler. Ve onun karşılığında nefslerini sattıkları şey kesinlikle ne kötüdür; keşke biliyor olsaydılar.
Bakara 2:126
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذۡ قَالَ إِبۡرَٰهِـۧمُ رَبِّ ٱجۡعَلۡ هَٰذَا بَلَدًا ءَامِنٗا وَٱرۡزُقۡ أَهۡلَهُۥ مِنَ ٱلثَّمَرَٰتِ مَنۡ ءَامَنَ مِنۡهُم بِٱللَّهِ وَٱلۡيَوۡمِ ٱلۡأٓخِرِۚ قَالَ وَمَن كَفَرَ فَأُمَتِّعُهُۥ قَلِيلٗا ثُمَّ أَضۡطَرُّهُۥٓ إِلَىٰ عَذَابِ ٱلنَّارِۖ وَبِئۡسَ ٱلۡمَصِيرُ
Ve hani İbrahim demişti: 'Rabbim, bunu güvenli bir şehir yap ve onun halkından Allah'a ve son güne inanan kimseyi ürünlerden rızıklandır.' Dedi: 'Ve kim örterse, onu biraz faydalandırırım, sonra onu ateşin azabına zorlarım. Ve o varış yeri ne kötüdür.'
Bakara 2:253
·
Kuran-ı Kerim
۞تِلۡكَ ٱلرُّسُلُ فَضَّلۡنَا بَعۡضَهُمۡ عَلَىٰ بَعۡضٖۘ مِّنۡهُم مَّن كَلَّمَ ٱللَّهُۖ وَرَفَعَ بَعۡضَهُمۡ دَرَجَٰتٖۚ وَءَاتَيۡنَا عِيسَى ٱبۡنَ مَرۡيَمَ ٱلۡبَيِّنَٰتِ وَأَيَّدۡنَٰهُ بِرُوحِ ٱلۡقُدُسِۗ وَلَوۡ شَآءَ ٱللَّهُ مَا ٱقۡتَتَلَ ٱلَّذِينَ مِنۢ بَعۡدِهِم مِّنۢ بَعۡدِ مَا جَآءَتۡهُمُ ٱلۡبَيِّنَٰتُ وَلَٰكِنِ ٱخۡتَلَفُواْ فَمِنۡهُم مَّنۡ ءَامَنَ وَمِنۡهُم مَّن كَفَرَۚ وَلَوۡ شَآءَ ٱللَّهُ مَا ٱقۡتَتَلُواْ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ يَفۡعَلُ مَا يُرِيدُ
İşte bu resuller, onların bir kısmını bir kısmının üzerine üstün kıldık. Allah'ın konuştuğu kimse onlardandır ve onların bir kısmını derecelerle yükseltti. Ve Meryem oğlu İsa'ya açık delilleri verdik ve onu kutsal ruhla destekledik. Ve eğer Allah dileseydi, açık deliller onlara geldikten sonra onlardan sonraki kimseler savaşmazdı; fakat ayrılığa düştüler. Böylece inanan kimse onlardandır ve örten kimse onlardandır. Ve eğer Allah dileseydi savaşmazlardı, fakat Allah istediği şeyi yapar.
Bakara 2:258
·
Kuran-ı Kerim
أَلَمۡ تَرَ إِلَى ٱلَّذِي حَآجَّ إِبۡرَٰهِـۧمَ فِي رَبِّهِۦٓ أَنۡ ءَاتَىٰهُ ٱللَّهُ ٱلۡمُلۡكَ إِذۡ قَالَ إِبۡرَٰهِـۧمُ رَبِّيَ ٱلَّذِي يُحۡيِۦ وَيُمِيتُ قَالَ أَنَا۠ أُحۡيِۦ وَأُمِيتُۖ قَالَ إِبۡرَٰهِـۧمُ فَإِنَّ ٱللَّهَ يَأۡتِي بِٱلشَّمۡسِ مِنَ ٱلۡمَشۡرِقِ فَأۡتِ بِهَا مِنَ ٱلۡمَغۡرِبِ فَبُهِتَ ٱلَّذِي كَفَرَۗ وَٱللَّهُ لَا يَهۡدِي ٱلۡقَوۡمَ ٱلظَّـٰلِمِينَ
Allah ona egemenliği verdi diye Rabbi hakkında İbrahim'le tartışan kimseyi görmedin mi? Hani İbrahim 'Benim Rabbim dirilten ve öldüren kimsedir' demişti. 'Ben diriltirim ve öldürürüm' demişti. İbrahim 'Şüphesiz Allah güneşi doğudan getirir, böylece onu batıdan getir' demişti. Bunun üzerine örten kimse şaşırıp kaldı. Ve Allah zalim topluluğa yol göstermez.
Ali İmran 3:97
·
Kuran-ı Kerim
فِيهِ ءَايَٰتُۢ بَيِّنَٰتٞ مَّقَامُ إِبۡرَٰهِيمَۖ وَمَن دَخَلَهُۥ كَانَ ءَامِنٗاۗ وَلِلَّهِ عَلَى ٱلنَّاسِ حِجُّ ٱلۡبَيۡتِ مَنِ ٱسۡتَطَاعَ إِلَيۡهِ سَبِيلٗاۚ وَمَن كَفَرَ فَإِنَّ ٱللَّهَ غَنِيٌّ عَنِ ٱلۡعَٰلَمِينَ
Onun içinde açık ayetler vardır; İbrahim'in makamı. Ve kim ona girerse güvende olur. Ve ona bir yol güç yetiren kimsenin evin haccı insanların üzerinde Allah'ındır. Ve kim örterse; şüphesiz Allah alemlerden Zengin'dir.
Örnek Ayetler (5 / 12)
Bakara 2:61
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذۡ قُلۡتُمۡ يَٰمُوسَىٰ لَن نَّصۡبِرَ عَلَىٰ طَعَامٖ وَٰحِدٖ فَٱدۡعُ لَنَا رَبَّكَ يُخۡرِجۡ لَنَا مِمَّا تُنۢبِتُ ٱلۡأَرۡضُ مِنۢ بَقۡلِهَا وَقِثَّآئِهَا وَفُومِهَا وَعَدَسِهَا وَبَصَلِهَاۖ قَالَ أَتَسۡتَبۡدِلُونَ ٱلَّذِي هُوَ أَدۡنَىٰ بِٱلَّذِي هُوَ خَيۡرٌۚ ٱهۡبِطُواْ مِصۡرٗا فَإِنَّ لَكُم مَّا سَأَلۡتُمۡۗ وَضُرِبَتۡ عَلَيۡهِمُ ٱلذِّلَّةُ وَٱلۡمَسۡكَنَةُ وَبَآءُو بِغَضَبٖ مِّنَ ٱللَّهِۚ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمۡ كَانُواْ يَكۡفُرُونَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَيَقۡتُلُونَ ٱلنَّبِيِّـۧنَ بِغَيۡرِ ٱلۡحَقِّۚ ذَٰلِكَ بِمَا عَصَواْ وَّكَانُواْ يَعۡتَدُونَ
Ve demiştiniz: 'Ey Musa, tek bir yemeğin üzerine asla sabretmeyeceğiz. Öyleyse bizim için Rabbini çağır, yeryüzünün bitirdiği şeylerden; sebzesinden, acurundan, sarımsağından, mercimeğinden ve soğanından bize çıkarsın.' Demişti: 'Daha aşağı olanı daha hayırlı olanla mı değiştiriyorsunuz? Mısır'a inin, şüphesiz istediğiniz şey sizin içindir.' Ve onların üzerine alçaklık ve miskinlik vuruldu ve Allah'tan bir gazapla döndüler. Bu, onların Allah'ın ayetlerini örtmeleri ve nebileri hak olmaksızın katletmeleri sebebiyledir. Bu, isyan etmeleri ve haddi aşmaları sebebiyledir.
Ali İmran 3:21
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ ٱلَّذِينَ يَكۡفُرُونَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَيَقۡتُلُونَ ٱلنَّبِيِّـۧنَ بِغَيۡرِ حَقّٖ وَيَقۡتُلُونَ ٱلَّذِينَ يَأۡمُرُونَ بِٱلۡقِسۡطِ مِنَ ٱلنَّاسِ فَبَشِّرۡهُم بِعَذَابٍ أَلِيمٍ
Şüphesiz Allah'ın ayetlerini örtenler, nebileri haksız yere katledenler ve insanlardan adaletle emredenleri katledenler; onları acı verici bir azapla müjdele.
Ali İmran 3:112
·
Kuran-ı Kerim
ضُرِبَتۡ عَلَيۡهِمُ ٱلذِّلَّةُ أَيۡنَ مَا ثُقِفُوٓاْ إِلَّا بِحَبۡلٖ مِّنَ ٱللَّهِ وَحَبۡلٖ مِّنَ ٱلنَّاسِ وَبَآءُو بِغَضَبٖ مِّنَ ٱللَّهِ وَضُرِبَتۡ عَلَيۡهِمُ ٱلۡمَسۡكَنَةُۚ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمۡ كَانُواْ يَكۡفُرُونَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَيَقۡتُلُونَ ٱلۡأَنۢبِيَآءَ بِغَيۡرِ حَقّٖۚ ذَٰلِكَ بِمَا عَصَواْ وَّكَانُواْ يَعۡتَدُونَ
Allah'tan bir ip ve insanlardan bir ip hariç, nerede bulunurlarsa bulunsunlar onların üzerine aşağılanma vuruldu. Ve Allah'tan bir gazapla döndüler ve onların üzerine çaresizlik vuruldu. Bu, onların Allah'ın ayetlerini örtmeleri ve nebileri haksız yere katletmeleri sebebiyledir. Bu, isyan etmeleri ve sınırı aşmaları sebebiyledir.
Nisa 4:150
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ ٱلَّذِينَ يَكۡفُرُونَ بِٱللَّهِ وَرُسُلِهِۦ وَيُرِيدُونَ أَن يُفَرِّقُواْ بَيۡنَ ٱللَّهِ وَرُسُلِهِۦ وَيَقُولُونَ نُؤۡمِنُ بِبَعۡضٖ وَنَكۡفُرُ بِبَعۡضٖ وَيُرِيدُونَ أَن يَتَّخِذُواْ بَيۡنَ ذَٰلِكَ سَبِيلًا
Şüphesiz Allah'ı ve O'nun resullerini örten ve Allah'ın ve O'nun resullerinin arasını ayırmayı isteyen ve 'Bir kısmına inanırız ve bir kısmını örteriz' diyen ve bunun arasında bir yol edinmeyi isteyen kimseler;
En'am 6:70
·
Kuran-ı Kerim
وَذَرِ ٱلَّذِينَ ٱتَّخَذُواْ دِينَهُمۡ لَعِبٗا وَلَهۡوٗا وَغَرَّتۡهُمُ ٱلۡحَيَوٰةُ ٱلدُّنۡيَاۚ وَذَكِّرۡ بِهِۦٓ أَن تُبۡسَلَ نَفۡسُۢ بِمَا كَسَبَتۡ لَيۡسَ لَهَا مِن دُونِ ٱللَّهِ وَلِيّٞ وَلَا شَفِيعٞ وَإِن تَعۡدِلۡ كُلَّ عَدۡلٖ لَّا يُؤۡخَذۡ مِنۡهَآۗ أُوْلَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ أُبۡسِلُواْ بِمَا كَسَبُواْۖ لَهُمۡ شَرَابٞ مِّنۡ حَمِيمٖ وَعَذَابٌ أَلِيمُۢ بِمَا كَانُواْ يَكۡفُرُونَ
Ve dinlerini bir oyun ve bir eğlence edinen, dünya hayatının kendilerini aldattığı kimseleri bırak. Ve kazandığı şey sebebiyle bir nefsin teslim edilmemesi için onunla hatırlat; onun için Allah'ın dışında bir koruyucu ve bir aracı yoktur. Ve her dengi verse de ondan alınmaz. İşte onlar kazandıkları şey sebebiyle teslim edilen kimselerdir; örtmeleri sebebiyle onlar için kaynar sudan bir içecek ve acı verici bir azap vardır.
Örnek Ayetler (5 / 11)
Bakara 2:28
·
Kuran-ı Kerim
كَيۡفَ تَكۡفُرُونَ بِٱللَّهِ وَكُنتُمۡ أَمۡوَٰتٗا فَأَحۡيَٰكُمۡۖ ثُمَّ يُمِيتُكُمۡ ثُمَّ يُحۡيِيكُمۡ ثُمَّ إِلَيۡهِ تُرۡجَعُونَ
Siz ölüler iken sizi dirilttiği halde Allah'ı nasıl örtersiniz? Sonra sizi öldürür, sonra sizi diriltir, sonra O'na döndürülürsünüz.
Ali İmran 3:70
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَهۡلَ ٱلۡكِتَٰبِ لِمَ تَكۡفُرُونَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَأَنتُمۡ تَشۡهَدُونَ
Ey kitap ehli, siz tanık olduğunuz halde Allah'ın ayetlerini neden örtüyorsunuz?
Ali İmran 3:98
·
Kuran-ı Kerim
قُلۡ يَـٰٓأَهۡلَ ٱلۡكِتَٰبِ لِمَ تَكۡفُرُونَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَٱللَّهُ شَهِيدٌ عَلَىٰ مَا تَعۡمَلُونَ
De ki: 'Ey kitap ehli! Niçin Allah'ın ayetlerini örtüyorsunuz? Ve Allah yaptığınız şeyin üzerine Tanık'tır.'
Ali İmran 3:101
·
Kuran-ı Kerim
وَكَيۡفَ تَكۡفُرُونَ وَأَنتُمۡ تُتۡلَىٰ عَلَيۡكُمۡ ءَايَٰتُ ٱللَّهِ وَفِيكُمۡ رَسُولُهُۥۗ وَمَن يَعۡتَصِم بِٱللَّهِ فَقَدۡ هُدِيَ إِلَىٰ صِرَٰطٖ مُّسۡتَقِيمٖ
Ve size Allah'ın ayetleri okunuyor ve O'nun resulü içinizde iken nasıl örtüyorsunuz? Ve kim Allah'a sıkıca tutunursa; kesinlikle dosdoğru bir yola yol gösterilmiştir.
Ali İmran 3:106
·
Kuran-ı Kerim
يَوۡمَ تَبۡيَضُّ وُجُوهٞ وَتَسۡوَدُّ وُجُوهٞۚ فَأَمَّا ٱلَّذِينَ ٱسۡوَدَّتۡ وُجُوهُهُمۡ أَكَفَرۡتُم بَعۡدَ إِيمَٰنِكُمۡ فَذُوقُواْ ٱلۡعَذَابَ بِمَا كُنتُمۡ تَكۡفُرُونَ
Yüzlerin beyazlaştığı ve yüzlerin siyahlaştığı günü. Fakat yüzleri siyahlaşan kimseler; 'İnancınızdan sonra örttünüz mü? Öyleyse örttüğünüz sebebiyle azabı tadın.'
Örnek Ayetler (5 / 8)
Bakara 2:121
·
Kuran-ı Kerim
ٱلَّذِينَ ءَاتَيۡنَٰهُمُ ٱلۡكِتَٰبَ يَتۡلُونَهُۥ حَقَّ تِلَاوَتِهِۦٓ أُوْلَـٰٓئِكَ يُؤۡمِنُونَ بِهِۦۗ وَمَن يَكۡفُرۡ بِهِۦ فَأُوْلَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡخَٰسِرُونَ
Kendilerine kitabı verdiğimiz kimseler, onu okunuşunun hakkıyla okurlar, işte onlar ona inanırlar. Ve kim onu örterse, işte onlar hüsrana uğrayanlardır.
Bakara 2:256
·
Kuran-ı Kerim
لَآ إِكۡرَاهَ فِي ٱلدِّينِۖ قَد تَّبَيَّنَ ٱلرُّشۡدُ مِنَ ٱلۡغَيِّۚ فَمَن يَكۡفُرۡ بِٱلطَّـٰغُوتِ وَيُؤۡمِنۢ بِٱللَّهِ فَقَدِ ٱسۡتَمۡسَكَ بِٱلۡعُرۡوَةِ ٱلۡوُثۡقَىٰ لَا ٱنفِصَامَ لَهَاۗ وَٱللَّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ
Din içinde zorlama yoktur; muhakkak doğru yol sapkınlıktan açıkça ayrılmıştır. Böylece kim tagutu örterse ve Allah'a inanırsa, muhakkak kopması olmayan sağlam kulpa tutunmuştur. Ve Allah İşiten'dir, Bilen'dir.
Ali İmran 3:19
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ ٱلدِّينَ عِندَ ٱللَّهِ ٱلۡإِسۡلَٰمُۗ وَمَا ٱخۡتَلَفَ ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡكِتَٰبَ إِلَّا مِنۢ بَعۡدِ مَا جَآءَهُمُ ٱلۡعِلۡمُ بَغۡيَۢا بَيۡنَهُمۡۗ وَمَن يَكۡفُرۡ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ فَإِنَّ ٱللَّهَ سَرِيعُ ٱلۡحِسَابِ
Şüphesiz Allah katında din İslam'dır. Ve kendilerine kitap verilenler, ancak onlara ilim geldikten sonra aralarındaki azgınlıktan dolayı ayrılığa düştüler. Ve kim Allah'ın ayetlerini örterse, şüphesiz Allah hesabı hızlı olandır.
Nisa 4:136
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ ءَامِنُواْ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ وَٱلۡكِتَٰبِ ٱلَّذِي نَزَّلَ عَلَىٰ رَسُولِهِۦ وَٱلۡكِتَٰبِ ٱلَّذِيٓ أَنزَلَ مِن قَبۡلُۚ وَمَن يَكۡفُرۡ بِٱللَّهِ وَمَلَـٰٓئِكَتِهِۦ وَكُتُبِهِۦ وَرُسُلِهِۦ وَٱلۡيَوۡمِ ٱلۡأٓخِرِ فَقَدۡ ضَلَّ ضَلَٰلَۢا بَعِيدًا
Ey inanan kimseler, Allah'a ve O'nun resulüne ve O'nun resulünün üzerine indirdiği kitaba ve önceden indirdiği kitaba inanın. Ve kim Allah'ı ve O'nun meleklerini ve O'nun kitaplarını ve O'nun resullerini ve son günü örterse, kesinlikle uzak bir sapkınlıkla sapmıştır.
Maide 5:5
·
Kuran-ı Kerim
ٱلۡيَوۡمَ أُحِلَّ لَكُمُ ٱلطَّيِّبَٰتُۖ وَطَعَامُ ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡكِتَٰبَ حِلّٞ لَّكُمۡ وَطَعَامُكُمۡ حِلّٞ لَّهُمۡۖ وَٱلۡمُحۡصَنَٰتُ مِنَ ٱلۡمُؤۡمِنَٰتِ وَٱلۡمُحۡصَنَٰتُ مِنَ ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡكِتَٰبَ مِن قَبۡلِكُمۡ إِذَآ ءَاتَيۡتُمُوهُنَّ أُجُورَهُنَّ مُحۡصِنِينَ غَيۡرَ مُسَٰفِحِينَ وَلَا مُتَّخِذِيٓ أَخۡدَانٖۗ وَمَن يَكۡفُرۡ بِٱلۡإِيمَٰنِ فَقَدۡ حَبِطَ عَمَلُهُۥ وَهُوَ فِي ٱلۡأٓخِرَةِ مِنَ ٱلۡخَٰسِرِينَ
Bugün temiz şeyler size helal kılındı. Ve kitap verilen kimselerin yiyeceği size helaldir ve sizin yiyeceğiniz onlara helaldir. Ve inanan kadınlardan iffetli kadınlar ve sizden önce kitap verilen kimselerden iffetli kadınlar, zina edenler ve gizli dostlar edinenler olmadan iffetliler olarak onların ödüllerini onlara verdiğiniz zaman. Ve kim inancı örterse, böylece kesinlikle onun işi boşa gitmiştir ve o ahiret içinde hüsrana uğrayanlardandır.
Örnek Ayetler (4)
İbrahim 14:7
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذۡ تَأَذَّنَ رَبُّكُمۡ لَئِن شَكَرۡتُمۡ لَأَزِيدَنَّكُمۡۖ وَلَئِن كَفَرۡتُمۡ إِنَّ عَذَابِي لَشَدِيدٞ
Ve Rabbiniz bildirmişti: 'Eğer şükrederseniz kesinlikle size artıracağım. Ve eğer örterseniz, şüphesiz Benim azabım şiddetlidir.'
İsra 17:69
·
Kuran-ı Kerim
أَمۡ أَمِنتُمۡ أَن يُعِيدَكُمۡ فِيهِ تَارَةً أُخۡرَىٰ فَيُرۡسِلَ عَلَيۡكُمۡ قَاصِفٗا مِّنَ ٱلرِّيحِ فَيُغۡرِقَكُم بِمَا كَفَرۡتُمۡ ثُمَّ لَا تَجِدُواْ لَكُمۡ عَلَيۡنَا بِهِۦ تَبِيعٗا
Yoksa sizi oraya başka bir kez döndürmesinden, böylece üzerinize rüzgardan kırıp geçiren bir fırtına göndermesinden, böylece örtmeniz sebebiyle sizi batırmasından güvende mi oldunuz? Sonra onunla bize karşı kendiniz için bir takipçi bulamazsınız.
Mü'min 40:12
·
Kuran-ı Kerim
ذَٰلِكُم بِأَنَّهُۥٓ إِذَا دُعِيَ ٱللَّهُ وَحۡدَهُۥ كَفَرۡتُمۡ وَإِن يُشۡرَكۡ بِهِۦ تُؤۡمِنُواْۚ فَٱلۡحُكۡمُ لِلَّهِ ٱلۡعَلِيِّ ٱلۡكَبِيرِ
İşte bu, tek başına Allah çağrıldığında örtmeniz sebebiyledir. Ve O'na ortak koşulursa inanırsınız. Öyleyse hüküm Yüce, Büyük Allah'ındır.
Müzzemmil 73:17
·
Kuran-ı Kerim
فَكَيۡفَ تَتَّقُونَ إِن كَفَرۡتُمۡ يَوۡمٗا يَجۡعَلُ ٱلۡوِلۡدَٰنَ شِيبًا
Eğer örterseniz, çocukları ak saçlı yapan günden nasıl korunursunuz?
Örnek Ayetler (3)
Nahl 16:55
·
Kuran-ı Kerim
لِيَكۡفُرُواْ بِمَآ ءَاتَيۡنَٰهُمۡۚ فَتَمَتَّعُواْ فَسَوۡفَ تَعۡلَمُونَ
Onlara verdiğimizi örtmeleri için. O halde yararlanın, yakında bileceksiniz.
Ankebut 29:66
·
Kuran-ı Kerim
لِيَكۡفُرُواْ بِمَآ ءَاتَيۡنَٰهُمۡ وَلِيَتَمَتَّعُواْۚ فَسَوۡفَ يَعۡلَمُونَ
Onlara verdiğimizi örtmeleri ve faydalanmaları için. Yakında bilecekler.
Rum 30:34
·
Kuran-ı Kerim
لِيَكۡفُرُواْ بِمَآ ءَاتَيۡنَٰهُمۡۚ فَتَمَتَّعُواْ فَسَوۡفَ تَعۡلَمُونَ
Onlara verdiğimizi örtmeleri için. Böylece faydalanın, yakında bileceksiniz.
Örnek Ayetler (3)
Bakara 2:99
·
Kuran-ı Kerim
وَلَقَدۡ أَنزَلۡنَآ إِلَيۡكَ ءَايَٰتِۭ بَيِّنَٰتٖۖ وَمَا يَكۡفُرُ بِهَآ إِلَّا ٱلۡفَٰسِقُونَ
Ve kesinlikle sana açık ayetler indirdik; ve yoldan çıkanlar hariç onları örtmez.
Ankebut 29:25
·
Kuran-ı Kerim
وَقَالَ إِنَّمَا ٱتَّخَذۡتُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ أَوۡثَٰنٗا مَّوَدَّةَ بَيۡنِكُمۡ فِي ٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَاۖ ثُمَّ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِ يَكۡفُرُ بَعۡضُكُم بِبَعۡضٖ وَيَلۡعَنُ بَعۡضُكُم بَعۡضٗا وَمَأۡوَىٰكُمُ ٱلنَّارُ وَمَا لَكُم مِّن نَّـٰصِرِينَ
Ve dedi: 'Dünya hayatında aranızdaki sevgi için Allah'ın dışında ancak putlar edindiniz. Sonra kalkış günü bir kısmınız bir kısmınızı örter ve bir kısmınız bir kısmınızı lanetler. Ve barınağınız ateştir ve sizin için hiçbir yardımcılar yoktur.'
Zuhruf 43:33
·
Kuran-ı Kerim
وَلَوۡلَآ أَن يَكُونَ ٱلنَّاسُ أُمَّةٗ وَٰحِدَةٗ لَّجَعَلۡنَا لِمَن يَكۡفُرُ بِٱلرَّحۡمَٰنِ لِبُيُوتِهِمۡ سُقُفٗا مِّن فِضَّةٖ وَمَعَارِجَ عَلَيۡهَا يَظۡهَرُونَ
Ve insanların tek bir ümmet olması olmasaydı, Merhameti Bol olanı örten kimselerin evleri için gümüşten tavanlar ve üzerlerine çıkacakları merdivenler kesinlikle kılardık.
Örnek Ayetler (3)
Saffat 37:170
·
Kuran-ı Kerim
فَكَفَرُواْ بِهِۦۖ فَسَوۡفَ يَعۡلَمُونَ
Fakat onu örttüler; yakında bilecekler.
Mü'min 40:22
·
Kuran-ı Kerim
ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمۡ كَانَت تَّأۡتِيهِمۡ رُسُلُهُم بِٱلۡبَيِّنَٰتِ فَكَفَرُواْ فَأَخَذَهُمُ ٱللَّهُۚ إِنَّهُۥ قَوِيّٞ شَدِيدُ ٱلۡعِقَابِ
İşte bu, resullerinin onlara açık kanıtlarla gelmesi sebebiyledir. Bunun üzerine örttüler, bunun üzerine Allah onları yakaladı. Şüphesiz O Güçlüdür, cezası şiddetli olandır.
Tegabun 64:6
·
Kuran-ı Kerim
ذَٰلِكَ بِأَنَّهُۥ كَانَت تَّأۡتِيهِمۡ رُسُلُهُم بِٱلۡبَيِّنَٰتِ فَقَالُوٓاْ أَبَشَرٞ يَهۡدُونَنَا فَكَفَرُواْ وَتَوَلَّواْۖ وَّٱسۡتَغۡنَى ٱللَّهُۚ وَٱللَّهُ غَنِيٌّ حَمِيدٞ
Bu, şundandır ki resulleri onlara açık delillerle geliyordu, bunun üzerine dediler: 'Bize bir beşer mi yol gösterecek?' Böylece örttüler ve yüz çevirdiler. Ve Allah ihtiyaçsızdır. Ve Allah Zengindir, Övülendir.
Örnek Ayetler (3)
Nisa 4:131
·
Kuran-ı Kerim
وَلِلَّهِ مَا فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِي ٱلۡأَرۡضِۗ وَلَقَدۡ وَصَّيۡنَا ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡكِتَٰبَ مِن قَبۡلِكُمۡ وَإِيَّاكُمۡ أَنِ ٱتَّقُواْ ٱللَّهَۚ وَإِن تَكۡفُرُواْ فَإِنَّ لِلَّهِ مَا فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِي ٱلۡأَرۡضِۚ وَكَانَ ٱللَّهُ غَنِيًّا حَمِيدٗا
Ve göklerin içindekiler ve yerin içindekiler Allah'ındır. Ve andolsun ki sizden önce kitap verilen kimselere ve size Allah'tan sakının diye emrettik. Ve eğer örterseniz, şüphesiz göklerin içindekiler ve yerin içindekiler Allah'ındır. Ve Allah Zengin'dir, Övülen'dir.
Nisa 4:170
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ قَدۡ جَآءَكُمُ ٱلرَّسُولُ بِٱلۡحَقِّ مِن رَّبِّكُمۡ فَـَٔامِنُواْ خَيۡرٗا لَّكُمۡۚ وَإِن تَكۡفُرُواْ فَإِنَّ لِلَّهِ مَا فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۚ وَكَانَ ٱللَّهُ عَلِيمًا حَكِيمٗا
Ey insanlar, kesinlikle resul Rabbinizden gerçek ile size geldi; böylece inanın, sizin için hayırlıdır. Ve eğer örterseniz, şüphesiz göklerin ve yerin içindekiler Allah'ındır. Ve Allah Bilen'dir, Hikmetli'dir.
Zümer 39:7
·
Kuran-ı Kerim
إِن تَكۡفُرُواْ فَإِنَّ ٱللَّهَ غَنِيٌّ عَنكُمۡۖ وَلَا يَرۡضَىٰ لِعِبَادِهِ ٱلۡكُفۡرَۖ وَإِن تَشۡكُرُواْ يَرۡضَهُ لَكُمۡۗ وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٞ وِزۡرَ أُخۡرَىٰۚ ثُمَّ إِلَىٰ رَبِّكُم مَّرۡجِعُكُمۡ فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَۚ إِنَّهُۥ عَلِيمُۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ
'Eğer örterseniz, şüphesiz Allah sizden zengindir ve kulları için örtmeye razı olmaz. Ve eğer şükrederseniz, sizin için ona razı olur. Ve hiçbir yüklenen bir başkasının yükünü yüklenmez. Sonra dönüşünüz Rabbinizedir; böylece yapıyor olduğunuz şeyi size haber verir. Şüphesiz O, göğüslerin sahibini Bilendir.'
Örnek Ayetler (3)
Bakara 2:90
·
Kuran-ı Kerim
بِئۡسَمَا ٱشۡتَرَوۡاْ بِهِۦٓ أَنفُسَهُمۡ أَن يَكۡفُرُواْ بِمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ بَغۡيًا أَن يُنَزِّلَ ٱللَّهُ مِن فَضۡلِهِۦ عَلَىٰ مَن يَشَآءُ مِنۡ عِبَادِهِۦۖ فَبَآءُو بِغَضَبٍ عَلَىٰ غَضَبٖۚ وَلِلۡكَٰفِرِينَ عَذَابٞ مُّهِينٞ
Allah'ın kullarından dilediği kimsenin üzerine lütfundan indiriyor olmasındaki azgınlıktan dolayı Allah'ın indirdiği şeyi örtmeleri, onun karşılığında nefslerini satın aldıkları şey ne kötüdür! Bunun üzerine gazap üzerine bir gazapla döndüler. Ve alçaltıcı bir azap örtenleredir.
Nisa 4:60
·
Kuran-ı Kerim
أَلَمۡ تَرَ إِلَى ٱلَّذِينَ يَزۡعُمُونَ أَنَّهُمۡ ءَامَنُواْ بِمَآ أُنزِلَ إِلَيۡكَ وَمَآ أُنزِلَ مِن قَبۡلِكَ يُرِيدُونَ أَن يَتَحَاكَمُوٓاْ إِلَى ٱلطَّـٰغُوتِ وَقَدۡ أُمِرُوٓاْ أَن يَكۡفُرُواْ بِهِۦۖ وَيُرِيدُ ٱلشَّيۡطَٰنُ أَن يُضِلَّهُمۡ ضَلَٰلَۢا بَعِيدٗا
Sana indirilen şeye ve senden önce indirilen şeye inandıklarını iddia eden kimseleri görmedin mi? Onu örtmeleri onlara kesinlikle emredilmişti ve taguta hükümleşmeyi isterler. Ve şeytan onları uzak bir sapkınlıkla saptırmayı ister.
Kasas 28:48
·
Kuran-ı Kerim
فَلَمَّا جَآءَهُمُ ٱلۡحَقُّ مِنۡ عِندِنَا قَالُواْ لَوۡلَآ أُوتِيَ مِثۡلَ مَآ أُوتِيَ مُوسَىٰٓۚ أَوَلَمۡ يَكۡفُرُواْ بِمَآ أُوتِيَ مُوسَىٰ مِن قَبۡلُۖ قَالُواْ سِحۡرَانِ تَظَٰهَرَا وَقَالُوٓاْ إِنَّا بِكُلّٖ كَٰفِرُونَ
Bizim katımızdan onlara gerçek geldiğinde dediler ki: 'Musa'ya verilenin bir benzeri ona verilmeli değil miydi?' Daha önce Musa'ya verileni örtmediler mi? Dediler ki: 'Birbirine destek olan iki büyü.' Ve dediler ki: 'Şüphesiz biz hepsini örtenleriz.'
Örnek Ayetler (2)
İbrahim 14:9
·
Kuran-ı Kerim
أَلَمۡ يَأۡتِكُمۡ نَبَؤُاْ ٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِكُمۡ قَوۡمِ نُوحٖ وَعَادٖ وَثَمُودَ وَٱلَّذِينَ مِنۢ بَعۡدِهِمۡ لَا يَعۡلَمُهُمۡ إِلَّا ٱللَّهُۚ جَآءَتۡهُمۡ رُسُلُهُم بِٱلۡبَيِّنَٰتِ فَرَدُّوٓاْ أَيۡدِيَهُمۡ فِيٓ أَفۡوَٰهِهِمۡ وَقَالُوٓاْ إِنَّا كَفَرۡنَا بِمَآ أُرۡسِلۡتُم بِهِۦ وَإِنَّا لَفِي شَكّٖ مِّمَّا تَدۡعُونَنَآ إِلَيۡهِ مُرِيبٖ
Sizden öncekilerin, Nuh, Ad ve Semud kavminin ve onlardan sonrakilerin haberi size gelmedi mi? Onları Allah'tan başkası bilmez. Resulleri onlara açık kanıtlarla gelmişti. Bunun üzerine ellerini ağızlarına döndürdüler ve dediler: 'Şüphesiz biz sizin kendisiyle gönderildiğiniz şeyi örttük. Ve şüphesiz biz, bizi kendisine çağırdığınız şeyden kuşku veren bir şüphe içindeyiz.'
Mümtehine 60:4
·
Kuran-ı Kerim
قَدۡ كَانَتۡ لَكُمۡ أُسۡوَةٌ حَسَنَةٞ فِيٓ إِبۡرَٰهِيمَ وَٱلَّذِينَ مَعَهُۥٓ إِذۡ قَالُواْ لِقَوۡمِهِمۡ إِنَّا بُرَءَـٰٓؤُاْ مِنكُمۡ وَمِمَّا تَعۡبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ كَفَرۡنَا بِكُمۡ وَبَدَا بَيۡنَنَا وَبَيۡنَكُمُ ٱلۡعَدَٰوَةُ وَٱلۡبَغۡضَآءُ أَبَدًا حَتَّىٰ تُؤۡمِنُواْ بِٱللَّهِ وَحۡدَهُۥٓ إِلَّا قَوۡلَ إِبۡرَٰهِيمَ لِأَبِيهِ لَأَسۡتَغۡفِرَنَّ لَكَ وَمَآ أَمۡلِكُ لَكَ مِنَ ٱللَّهِ مِن شَيۡءٖۖ رَّبَّنَا عَلَيۡكَ تَوَكَّلۡنَا وَإِلَيۡكَ أَنَبۡنَا وَإِلَيۡكَ ٱلۡمَصِيرُ
Gerçekten İbrahim'de ve onunla beraber olanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Hani topluluklarına demişlerdi ki: 'Şüphesiz biz sizden ve Allah'ın astından kulluk ettiklerinizden uzağız. Sizi örttük. Ve siz yalnız Allah'a inanana kadar, bizimle sizin aranızda ebediyen düşmanlık ve kin belirdi.' İbrahim'in babasına sözü hariç: 'Kesinlikle senin için örtülme dileyeceğim. Ve Allah'tan sana hiçbir şeye sahip değilim.' 'Rabbimiz, sana güvendik ve sana yöneldik ve dönüş sanadır.'
Örnek Ayetler (2)
Tevbe 9:74
·
Kuran-ı Kerim
يَحۡلِفُونَ بِٱللَّهِ مَا قَالُواْ وَلَقَدۡ قَالُواْ كَلِمَةَ ٱلۡكُفۡرِ وَكَفَرُواْ بَعۡدَ إِسۡلَٰمِهِمۡ وَهَمُّواْ بِمَا لَمۡ يَنَالُواْۚ وَمَا نَقَمُوٓاْ إِلَّآ أَنۡ أَغۡنَىٰهُمُ ٱللَّهُ وَرَسُولُهُۥ مِن فَضۡلِهِۦۚ فَإِن يَتُوبُواْ يَكُ خَيۡرٗا لَّهُمۡۖ وَإِن يَتَوَلَّوۡاْ يُعَذِّبۡهُمُ ٱللَّهُ عَذَابًا أَلِيمٗا فِي ٱلدُّنۡيَا وَٱلۡأٓخِرَةِۚ وَمَا لَهُمۡ فِي ٱلۡأَرۡضِ مِن وَلِيّٖ وَلَا نَصِيرٖ
Söylemediklerine Allah'a yemin ederler. Ve andolsun örtme kelimesini söylediler ve İslamlarından sonra örttüler ve ulaşamadıkları şeye yeltendiler. Ve Allah'ın ve O'nun resulünün kendi lütfundan onları zenginleştirmesinden başkası için öç almadılar. Bunun üzerine eğer dönerlerse onlar için hayır olur. Ve eğer dönerlerse Allah onlara dünyada ve ahirette acı verici azapla azap edecektir. Ve yeryüzünde onlar için ne koruyucu ne de yardımcı vardır.
Ankebut 29:52
·
Kuran-ı Kerim
قُلۡ كَفَىٰ بِٱللَّهِ بَيۡنِي وَبَيۡنَكُمۡ شَهِيدٗاۖ يَعۡلَمُ مَا فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۗ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ بِٱلۡبَٰطِلِ وَكَفَرُواْ بِٱللَّهِ أُوْلَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡخَٰسِرُونَ
De ki: 'Benim aramda ve sizin aranızda tanık olarak Allah yeter. Göklerin ve yerin içindekini bilir. Ve boş olana inanan ve Allah'ı örten kimseler; işte onlar hüsrana uğrayanlardır.'
Örnek Ayetler (2)
Tevbe 9:66
·
Kuran-ı Kerim
لَا تَعۡتَذِرُواْ قَدۡ كَفَرۡتُم بَعۡدَ إِيمَٰنِكُمۡۚ إِن نَّعۡفُ عَن طَآئِفَةٖ مِّنكُمۡ نُعَذِّبۡ طَآئِفَةَۢ بِأَنَّهُمۡ كَانُواْ مُجۡرِمِينَ
Özür dilemeyin; inancınızdan sonra kesinlikle örttünüz. Sizden bir grubu bağışlasak bile, suçlu oldukları için bir gruba azap edeceğiz.
Fussilet 41:52
·
Kuran-ı Kerim
قُلۡ أَرَءَيۡتُمۡ إِن كَانَ مِنۡ عِندِ ٱللَّهِ ثُمَّ كَفَرۡتُم بِهِۦ مَنۡ أَضَلُّ مِمَّنۡ هُوَ فِي شِقَاقِۭ بَعِيدٖ
De ki: 'Gördünüz mü, eğer Allah'ın katından ise, sonra onu örttüyseniz, uzak bir ayrılık içinde olan kimseden daha sapkın kim vardır?'
Örnek Ayetler (1)
Kehf 18:37
·
Kuran-ı Kerim
قَالَ لَهُۥ صَاحِبُهُۥ وَهُوَ يُحَاوِرُهُۥٓ أَكَفَرۡتَ بِٱلَّذِي خَلَقَكَ مِن تُرَابٖ ثُمَّ مِن نُّطۡفَةٖ ثُمَّ سَوَّىٰكَ رَجُلٗا
Onunla konuşurken arkadaşı ona dedi: 'Seni topraktan, sonra nutfeden yaratan, sonra seni bir adam olarak düzenleyen kimseyi örttün mü?'
Örnek Ayetler (1)
Neml 27:40
·
Kuran-ı Kerim
قَالَ ٱلَّذِي عِندَهُۥ عِلۡمٞ مِّنَ ٱلۡكِتَٰبِ أَنَا۠ ءَاتِيكَ بِهِۦ قَبۡلَ أَن يَرۡتَدَّ إِلَيۡكَ طَرۡفُكَۚ فَلَمَّا رَءَاهُ مُسۡتَقِرًّا عِندَهُۥ قَالَ هَٰذَا مِن فَضۡلِ رَبِّي لِيَبۡلُوَنِيٓ ءَأَشۡكُرُ أَمۡ أَكۡفُرُۖ وَمَن شَكَرَ فَإِنَّمَا يَشۡكُرُ لِنَفۡسِهِۦۖ وَمَن كَفَرَ فَإِنَّ رَبِّي غَنِيّٞ كَرِيمٞ
Yanında kitaptan bir bilgi olan kimse dedi: 'Gözün sana dönmeden önce ben onu sana getireceğim.' Bunun üzerine onu yanında yerleşmiş gördüğünde dedi: 'Bu, şükür mü edeceğim yoksa örtecek miyim diye beni sınaması için Rabbimin lütfundandır. Ve kim şükrederse, ancak kendi nefsi için şükreder. Ve kim örterse, şüphesiz Rabbim Zengin'dir, Cömert'tir.'
Örnek Ayetler (1)
Bakara 2:91
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذَا قِيلَ لَهُمۡ ءَامِنُواْ بِمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ قَالُواْ نُؤۡمِنُ بِمَآ أُنزِلَ عَلَيۡنَا وَيَكۡفُرُونَ بِمَا وَرَآءَهُۥ وَهُوَ ٱلۡحَقُّ مُصَدِّقٗا لِّمَا مَعَهُمۡۗ قُلۡ فَلِمَ تَقۡتُلُونَ أَنۢبِيَآءَ ٱللَّهِ مِن قَبۡلُ إِن كُنتُم مُّؤۡمِنِينَ
Ve onlara 'Allah'ın indirdiği şeye inanın' denildiğinde, 'Bize indirilen şeye inanırız' derler ve onun arkasındaki şeyi örterler; ve o, onlarla beraber olan şeyi doğrulayıcı olarak gerçektir. De ki: 'Eğer inananlar idiyseniz, bunun üzerine önceden niçin Allah'ın nebilerini katlediyordunuz?'
Örnek Ayetler (1)
Kehf 18:29
·
Kuran-ı Kerim
وَقُلِ ٱلۡحَقُّ مِن رَّبِّكُمۡۖ فَمَن شَآءَ فَلۡيُؤۡمِن وَمَن شَآءَ فَلۡيَكۡفُرۡۚ إِنَّآ أَعۡتَدۡنَا لِلظَّـٰلِمِينَ نَارًا أَحَاطَ بِهِمۡ سُرَادِقُهَاۚ وَإِن يَسۡتَغِيثُواْ يُغَاثُواْ بِمَآءٖ كَٱلۡمُهۡلِ يَشۡوِي ٱلۡوُجُوهَۚ بِئۡسَ ٱلشَّرَابُ وَسَآءَتۡ مُرۡتَفَقًا
Ve de ki: 'Gerçek Rabbinizdendir. Artık kim dilerse inansın ve kim dilerse örtsün.' Şüphesiz biz zalimler için, duvarları onları kuşatmış bir ateş hazırladık. Ve eğer yardım isterlerse, yüzleri kavuran erimiş maden gibi bir su ile yardım edilirler. İçecek ne kötüdür ve dayanılacak yer ne kötüdür!