360
Kullanım
4
Lemma
60
Türev
63
Anlam
4 lemma, 60 türev form
Örnek Ayetler (5 / 83)
Bakara 2:74
·
Kuran-ı Kerim
ثُمَّ قَسَتۡ قُلُوبُكُم مِّنۢ بَعۡدِ ذَٰلِكَ فَهِيَ كَٱلۡحِجَارَةِ أَوۡ أَشَدُّ قَسۡوَةٗۚ وَإِنَّ مِنَ ٱلۡحِجَارَةِ لَمَا يَتَفَجَّرُ مِنۡهُ ٱلۡأَنۡهَٰرُۚ وَإِنَّ مِنۡهَا لَمَا يَشَّقَّقُ فَيَخۡرُجُ مِنۡهُ ٱلۡمَآءُۚ وَإِنَّ مِنۡهَا لَمَا يَهۡبِطُ مِنۡ خَشۡيَةِ ٱللَّهِۗ وَمَا ٱللَّهُ بِغَٰفِلٍ عَمَّا تَعۡمَلُونَ
Sonra bunun ardından kalpleriniz katılaştı; böylece o taşlar gibidir veya katılık bakımından daha şiddetlidir. Ve şüphesiz taşlardan kesinlikle ondan nehirler fışkıranlar vardır. Ve şüphesiz onlardan kesinlikle yarılıp da ondan su çıkanlar vardır. Ve şüphesiz onlardan kesinlikle Allah'ın korkusundan düşenler vardır. Ve Allah yaptığınız şeyden habersiz değildir.
Bakara 2:85
·
Kuran-ı Kerim
ثُمَّ أَنتُمۡ هَـٰٓؤُلَآءِ تَقۡتُلُونَ أَنفُسَكُمۡ وَتُخۡرِجُونَ فَرِيقٗا مِّنكُم مِّن دِيَٰرِهِمۡ تَظَٰهَرُونَ عَلَيۡهِم بِٱلۡإِثۡمِ وَٱلۡعُدۡوَٰنِ وَإِن يَأۡتُوكُمۡ أُسَٰرَىٰ تُفَٰدُوهُمۡ وَهُوَ مُحَرَّمٌ عَلَيۡكُمۡ إِخۡرَاجُهُمۡۚ أَفَتُؤۡمِنُونَ بِبَعۡضِ ٱلۡكِتَٰبِ وَتَكۡفُرُونَ بِبَعۡضٖۚ فَمَا جَزَآءُ مَن يَفۡعَلُ ذَٰلِكَ مِنكُمۡ إِلَّا خِزۡيٞ فِي ٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَاۖ وَيَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِ يُرَدُّونَ إِلَىٰٓ أَشَدِّ ٱلۡعَذَابِۗ وَمَا ٱللَّهُ بِغَٰفِلٍ عَمَّا تَعۡمَلُونَ
Sonra siz şunlarsınız; nefslerinizi katlediyorsunuz ve sizden bir grubu diyarlarından çıkarıyorsunuz, onlara karşı günah ve düşmanlık ile yardımlaşıyorsunuz. Ve eğer size esirler olarak gelirlerse onların fidyelerini veriyorsunuz; ve onların çıkarılması size haram kılınmıştır. Bunun üzerine kitabın bir kısmına inanıyor ve bir kısmını örtüyor musunuz? Bunun üzerine sizden bunu yapan kimsenin karşılığı dünya hayatı içinde rezillik hariç nedir? Ve kalkış günü azabın en şiddetlisine döndürülürler. Ve Allah yaptığınız şeyden habersiz değildir.
Bakara 2:110
·
Kuran-ı Kerim
وَأَقِيمُواْ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُواْ ٱلزَّكَوٰةَۚ وَمَا تُقَدِّمُواْ لِأَنفُسِكُم مِّنۡ خَيۡرٖ تَجِدُوهُ عِندَ ٱللَّهِۗ إِنَّ ٱللَّهَ بِمَا تَعۡمَلُونَ بَصِيرٞ
Ve salatı ayağa kaldırın ve zekatı verin. Ve nefsleriniz için bir iyilikten ne öne sürerseniz onu Allah'ın katında bulursunuz. Şüphesiz Allah yaptığınız şeyi Görendir.
Bakara 2:140
·
Kuran-ı Kerim
أَمۡ تَقُولُونَ إِنَّ إِبۡرَٰهِـۧمَ وَإِسۡمَٰعِيلَ وَإِسۡحَٰقَ وَيَعۡقُوبَ وَٱلۡأَسۡبَاطَ كَانُواْ هُودًا أَوۡ نَصَٰرَىٰۗ قُلۡ ءَأَنتُمۡ أَعۡلَمُ أَمِ ٱللَّهُۗ وَمَنۡ أَظۡلَمُ مِمَّن كَتَمَ شَهَٰدَةً عِندَهُۥ مِنَ ٱللَّهِۗ وَمَا ٱللَّهُ بِغَٰفِلٍ عَمَّا تَعۡمَلُونَ
Yoksa: 'Şüphesiz İbrahim, İsmail, İshak, Yakup ve torunlar Yahudiler veya Nasraniler idiler' mi diyorsunuz? De ki: 'Siz mi daha iyi biliyorsunuz yoksa Allah mı?' Ve kendi yanındaki Allah'tan olan bir tanıklığı gizleyen kimseden daha zalim kim vardır? Ve Allah yapıyor olduğunuz şeyden habersiz değildir.
Bakara 2:149
·
Kuran-ı Kerim
وَمِنۡ حَيۡثُ خَرَجۡتَ فَوَلِّ وَجۡهَكَ شَطۡرَ ٱلۡمَسۡجِدِ ٱلۡحَرَامِۖ وَإِنَّهُۥ لَلۡحَقُّ مِن رَّبِّكَۗ وَمَا ٱللَّهُ بِغَٰفِلٍ عَمَّا تَعۡمَلُونَ
Ve her nereden çıkarsan, bunun üzerine yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Ve şüphesiz o senin Rabbinden kesinlikle gerçektir. Ve Allah yapıyor olduğunuz şeyden habersiz değildir.
Örnek Ayetler (5 / 56)
Bakara 2:96
·
Kuran-ı Kerim
وَلَتَجِدَنَّهُمۡ أَحۡرَصَ ٱلنَّاسِ عَلَىٰ حَيَوٰةٖ وَمِنَ ٱلَّذِينَ أَشۡرَكُواْۚ يَوَدُّ أَحَدُهُمۡ لَوۡ يُعَمَّرُ أَلۡفَ سَنَةٖ وَمَا هُوَ بِمُزَحۡزِحِهِۦ مِنَ ٱلۡعَذَابِ أَن يُعَمَّرَۗ وَٱللَّهُ بَصِيرُۢ بِمَا يَعۡمَلُونَ
Ve kesinlikle onları bir hayat üzerine insanların ve ortak koşan kimselerin en hırslısı bulacaksın. Onlardan biri bin yıl ömür verilmesini arzu eder; ve ömür verilmesi onu azaptan uzaklaştırıcı değildir. Ve Allah yaptıkları şeyi Görendir.
Bakara 2:134
·
Kuran-ı Kerim
تِلۡكَ أُمَّةٞ قَدۡ خَلَتۡۖ لَهَا مَا كَسَبَتۡ وَلَكُم مَّا كَسَبۡتُمۡۖ وَلَا تُسۡـَٔلُونَ عَمَّا كَانُواْ يَعۡمَلُونَ
İşte bu, kesinlikle geçip gitmiş bir ümmettir. Kazandıkları onundur ve kazandıklarınız sizindir. Ve onların yapıyor olduklarından sorumlu tutulmazsınız.
Bakara 2:141
·
Kuran-ı Kerim
تِلۡكَ أُمَّةٞ قَدۡ خَلَتۡۖ لَهَا مَا كَسَبَتۡ وَلَكُم مَّا كَسَبۡتُمۡۖ وَلَا تُسۡـَٔلُونَ عَمَّا كَانُواْ يَعۡمَلُونَ
O, kesinlikle geçmiş bir topluluktur. Kazandığı onadır ve kazandığınız sizedir. Ve onların yaptıklarından sorulmazsınız.
Bakara 2:144
·
Kuran-ı Kerim
قَدۡ نَرَىٰ تَقَلُّبَ وَجۡهِكَ فِي ٱلسَّمَآءِۖ فَلَنُوَلِّيَنَّكَ قِبۡلَةٗ تَرۡضَىٰهَاۚ فَوَلِّ وَجۡهَكَ شَطۡرَ ٱلۡمَسۡجِدِ ٱلۡحَرَامِۚ وَحَيۡثُ مَا كُنتُمۡ فَوَلُّواْ وُجُوهَكُمۡ شَطۡرَهُۥۗ وَإِنَّ ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡكِتَٰبَ لَيَعۡلَمُونَ أَنَّهُ ٱلۡحَقُّ مِن رَّبِّهِمۡۗ وَمَا ٱللَّهُ بِغَٰفِلٍ عَمَّا يَعۡمَلُونَ
Kesinlikle senin yüzünün göğün içinde dönmesini görüyoruz. Bunun üzerine kesinlikle seni ondan razı olacağın bir kıbleye çevireceğiz. Bunun üzerine yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Ve her nerede olursanız, bunun üzerine yüzlerinizi onun tarafına çevirin. Ve şüphesiz kitap verilen kimseler, şüphesiz onun Rablerinden gerçek olduğunu kesinlikle bilirler. Ve Allah yapıyor oldukları şeyden habersiz değildir.
Ali İmran 3:120
·
Kuran-ı Kerim
إِن تَمۡسَسۡكُمۡ حَسَنَةٞ تَسُؤۡهُمۡ وَإِن تُصِبۡكُمۡ سَيِّئَةٞ يَفۡرَحُواْ بِهَاۖ وَإِن تَصۡبِرُواْ وَتَتَّقُواْ لَا يَضُرُّكُمۡ كَيۡدُهُمۡ شَيۡـًٔاۗ إِنَّ ٱللَّهَ بِمَا يَعۡمَلُونَ مُحِيطٞ
Eğer size bir iyilik dokunursa onları üzer ve eğer size bir kötülük isabet ederse onunla sevinirler. Ve eğer sabrederseniz ve sakınırsanız, onların tuzağı size hiçbir şeyle zarar vermez. Şüphesiz Allah onların yaptıklarını Kuşatandır.
Örnek Ayetler (5 / 53)
Bakara 2:25
·
Kuran-ı Kerim
وَبَشِّرِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَٰتِ أَنَّ لَهُمۡ جَنَّـٰتٖ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُۖ كُلَّمَا رُزِقُواْ مِنۡهَا مِن ثَمَرَةٖ رِّزۡقٗا قَالُواْ هَٰذَا ٱلَّذِي رُزِقۡنَا مِن قَبۡلُۖ وَأُتُواْ بِهِۦ مُتَشَٰبِهٗاۖ وَلَهُمۡ فِيهَآ أَزۡوَٰجٞ مُّطَهَّرَةٞۖ وَهُمۡ فِيهَا خَٰلِدُونَ
Ve inanan ve doğruları yapan kimseleri müjdele, şüphesiz altından ırmaklar akan bahçeler onlar içindir. Her ne zaman onlardan bir üründen bir rızık olarak rızıklandırılsalar, 'Bu önceden rızıklandırıldığımız şeydir' dediler. Ve onlara benzer olarak getirildi. Ve onların içinde onlar için temizlenmiş eşler vardır ve onlar onların içinde kalıcılardır.
Bakara 2:82
·
Kuran-ı Kerim
وَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَٰتِ أُوْلَـٰٓئِكَ أَصۡحَٰبُ ٱلۡجَنَّةِۖ هُمۡ فِيهَا خَٰلِدُونَ
Ve inanan ve doğruları yapan kimseler, işte onlar bahçenin arkadaşlarıdır; onlar orada kalıcıdırlar.
Bakara 2:277
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَٰتِ وَأَقَامُواْ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتَوُاْ ٱلزَّكَوٰةَ لَهُمۡ أَجۡرُهُمۡ عِندَ رَبِّهِمۡ وَلَا خَوۡفٌ عَلَيۡهِمۡ وَلَا هُمۡ يَحۡزَنُونَ
Şüphesiz inanan, doğruları yapan, salatı ayağa kaldıran ve zekatı veren kimseler; onların ödülü Rablerinin katındadır. Ve onların üzerine korku yoktur ve onlar üzülmezler.
Ali İmran 3:57
·
Kuran-ı Kerim
وَأَمَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَٰتِ فَيُوَفِّيهِمۡ أُجُورَهُمۡۗ وَٱللَّهُ لَا يُحِبُّ ٱلظَّـٰلِمِينَ
Ve inananlara ve doğruları yapanlara gelince, onlara ödüllerini tam verecektir. Ve Allah zalimleri sevmez.
Nisa 4:57
·
Kuran-ı Kerim
وَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَٰتِ سَنُدۡخِلُهُمۡ جَنَّـٰتٖ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدٗاۖ لَّهُمۡ فِيهَآ أَزۡوَٰجٞ مُّطَهَّرَةٞۖ وَنُدۡخِلُهُمۡ ظِلّٗا ظَلِيلًا
Ve inanan ve iyilikleri yapan kimseleri onların altlarından ırmaklar akan bahçelere sonsuza dek onların içinde kalıcılar olarak sokacağız. Onların içinde onlar için temizlenmiş eşler vardır ve onları koyu bir gölgeye sokacağız.
Örnek Ayetler (5 / 18)
En'am 6:132
·
Kuran-ı Kerim
وَلِكُلّٖ دَرَجَٰتٞ مِّمَّا عَمِلُواْۚ وَمَا رَبُّكَ بِغَٰفِلٍ عَمَّا يَعۡمَلُونَ
Ve herkes için yaptıkları şeyden dereceler vardır. Ve Rabbin onların yaptıkları şeyden habersiz değildir.
A'raf 7:153
·
Kuran-ı Kerim
وَٱلَّذِينَ عَمِلُواْ ٱلسَّيِّـَٔاتِ ثُمَّ تَابُواْ مِنۢ بَعۡدِهَا وَءَامَنُوٓاْ إِنَّ رَبَّكَ مِنۢ بَعۡدِهَا لَغَفُورٞ رَّحِيمٞ
Ve kötülükleri yapan, sonra ondan sonra dönen ve inanan kimseler; şüphesiz Rabbin ondan sonra kesinlikle Örten'dir, Merhameti Kesintisiz'dir.
Nahl 16:34
·
Kuran-ı Kerim
فَأَصَابَهُمۡ سَيِّـَٔاتُ مَا عَمِلُواْ وَحَاقَ بِهِم مَّا كَانُواْ بِهِۦ يَسۡتَهۡزِءُونَ
Böylece yaptıklarının kötülükleri onlara isabet etti ve alay etmekte oldukları şey onları kuşattı.
Nahl 16:119
·
Kuran-ı Kerim
ثُمَّ إِنَّ رَبَّكَ لِلَّذِينَ عَمِلُواْ ٱلسُّوٓءَ بِجَهَٰلَةٖ ثُمَّ تَابُواْ مِنۢ بَعۡدِ ذَٰلِكَ وَأَصۡلَحُوٓاْ إِنَّ رَبَّكَ مِنۢ بَعۡدِهَا لَغَفُورٞ رَّحِيمٌ
Sonra şüphesiz senin Rabbin, cehaletle kötülüğü yapan, sonra bundan sonra dönen ve düzeltenler için, şüphesiz senin Rabbin bunun ardından kesinlikle Örtendir, Merhameti Kesintisizdir.
Kehf 18:49
·
Kuran-ı Kerim
وَوُضِعَ ٱلۡكِتَٰبُ فَتَرَى ٱلۡمُجۡرِمِينَ مُشۡفِقِينَ مِمَّا فِيهِ وَيَقُولُونَ يَٰوَيۡلَتَنَا مَالِ هَٰذَا ٱلۡكِتَٰبِ لَا يُغَادِرُ صَغِيرَةٗ وَلَا كَبِيرَةً إِلَّآ أَحۡصَىٰهَاۚ وَوَجَدُواْ مَا عَمِلُواْ حَاضِرٗاۗ وَلَا يَظۡلِمُ رَبُّكَ أَحَدٗا
Ve kitap konuldu. Bunun üzerine suçluları onun içindeki şeyden korkanlar olarak görürsün ve derler: 'Ey vah bize! Bu kitaba ne var, onu saymış olması hariç ne küçük ne büyük bırakıyor.' Ve yaptıkları şeyi hazır buldular. Ve Rabbin hiç kimseye zulmetmez.
Örnek Ayetler (5 / 11)
Bakara 2:62
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَٱلَّذِينَ هَادُواْ وَٱلنَّصَٰرَىٰ وَٱلصَّـٰبِـِٔينَ مَنۡ ءَامَنَ بِٱللَّهِ وَٱلۡيَوۡمِ ٱلۡأٓخِرِ وَعَمِلَ صَٰلِحٗا فَلَهُمۡ أَجۡرُهُمۡ عِندَ رَبِّهِمۡ وَلَا خَوۡفٌ عَلَيۡهِمۡ وَلَا هُمۡ يَحۡزَنُونَ
Şüphesiz inananlar, dönmüş olanlar, Nasraniler ve Sabiilerden kim Allah'a ve son güne inanırsa ve iyi bir iş yaparsa, onların ödülü Rablerinin katındadır. Ve onlara ne korku vardır ne de onlar üzülürler.
Maide 5:69
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَٱلَّذِينَ هَادُواْ وَٱلصَّـٰبِـُٔونَ وَٱلنَّصَٰرَىٰ مَنۡ ءَامَنَ بِٱللَّهِ وَٱلۡيَوۡمِ ٱلۡأٓخِرِ وَعَمِلَ صَٰلِحٗا فَلَا خَوۡفٌ عَلَيۡهِمۡ وَلَا هُمۡ يَحۡزَنُونَ
Şüphesiz inanan kimseler, dönen kimseler, Sabiiler ve Nasraniler; kim Allah'a ve son güne inanırsa ve iyi yaparsa, o halde onların üzerine bir korku yoktur ve onlar üzülmezler.
Kehf 18:88
·
Kuran-ı Kerim
وَأَمَّا مَنۡ ءَامَنَ وَعَمِلَ صَٰلِحٗا فَلَهُۥ جَزَآءً ٱلۡحُسۡنَىٰۖ وَسَنَقُولُ لَهُۥ مِنۡ أَمۡرِنَا يُسۡرٗا
Ve inanıp doğru olanı yapana gelince, onun için karşılık olarak en güzeli vardır; ve ona emrimizden bir kolaylık söyleyeceğiz.'
Meryem 19:60
·
Kuran-ı Kerim
إِلَّا مَن تَابَ وَءَامَنَ وَعَمِلَ صَٰلِحٗا فَأُوْلَـٰٓئِكَ يَدۡخُلُونَ ٱلۡجَنَّةَ وَلَا يُظۡلَمُونَ شَيۡـٔٗا
Dönen, inanan ve iyi iş yapan hariç. İşte onlar bahçeye girerler ve hiçbir şeyde zulme uğratılmazlar.
Taha 20:82
·
Kuran-ı Kerim
وَإِنِّي لَغَفَّارٞ لِّمَن تَابَ وَءَامَنَ وَعَمِلَ صَٰلِحٗا ثُمَّ ٱهۡتَدَىٰ
'Ve şüphesiz ben, dönen, inanan ve doğru iş yapan, sonra doğru yola giren kimseyi kesinlikle çokça örtenim.'
Örnek Ayetler (5 / 8)
En'am 6:54
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذَا جَآءَكَ ٱلَّذِينَ يُؤۡمِنُونَ بِـَٔايَٰتِنَا فَقُلۡ سَلَٰمٌ عَلَيۡكُمۡۖ كَتَبَ رَبُّكُمۡ عَلَىٰ نَفۡسِهِ ٱلرَّحۡمَةَ أَنَّهُۥ مَنۡ عَمِلَ مِنكُمۡ سُوٓءَۢا بِجَهَٰلَةٖ ثُمَّ تَابَ مِنۢ بَعۡدِهِۦ وَأَصۡلَحَ فَأَنَّهُۥ غَفُورٞ رَّحِيمٞ
Ve ayetlerimize inananlar sana geldikleri zaman de ki: 'Esenlik sizin üzerinize olsun. Rabbiniz kendi nefsinin üzerine merhameti yazdı; şüphesiz sizden kim cehaletle kötülük yaparsa, sonra onun ardından dönerse ve düzeltirse, şüphesiz O Örtendir, Merhameti Kesintisizdir.'
Nahl 16:97
·
Kuran-ı Kerim
مَنۡ عَمِلَ صَٰلِحٗا مِّن ذَكَرٍ أَوۡ أُنثَىٰ وَهُوَ مُؤۡمِنٞ فَلَنُحۡيِيَنَّهُۥ حَيَوٰةٗ طَيِّبَةٗۖ وَلَنَجۡزِيَنَّهُمۡ أَجۡرَهُم بِأَحۡسَنِ مَا كَانُواْ يَعۡمَلُونَ
Erkekten veya dişiden inanan olarak kim iyi bir iş yaparsa, böylece onu kesinlikle temiz bir hayatla yaşatacağız. Ve onlara ödüllerini, yapmakta olduklarının en güzeliyle kesinlikle karşılık vereceğiz.
Taha 20:75
·
Kuran-ı Kerim
وَمَن يَأۡتِهِۦ مُؤۡمِنٗا قَدۡ عَمِلَ ٱلصَّـٰلِحَٰتِ فَأُوْلَـٰٓئِكَ لَهُمُ ٱلدَّرَجَٰتُ ٱلۡعُلَىٰ
'Ve kim O'na doğru işler yapmış inanan olarak gelirse, işte onlar için en yüksek dereceler vardır.'
Rum 30:44
·
Kuran-ı Kerim
مَن كَفَرَ فَعَلَيۡهِ كُفۡرُهُۥۖ وَمَنۡ عَمِلَ صَٰلِحٗا فَلِأَنفُسِهِمۡ يَمۡهَدُونَ
Kim örterse, onun örtmesi kendi aleyhinedir; ve kim iyi bir iş yaparsa, kendi nefsleri için hazırlık yaparlar.
Mü'min 40:40
·
Kuran-ı Kerim
مَنۡ عَمِلَ سَيِّئَةٗ فَلَا يُجۡزَىٰٓ إِلَّا مِثۡلَهَاۖ وَمَنۡ عَمِلَ صَٰلِحٗا مِّن ذَكَرٍ أَوۡ أُنثَىٰ وَهُوَ مُؤۡمِنٞ فَأُوْلَـٰٓئِكَ يَدۡخُلُونَ ٱلۡجَنَّةَ يُرۡزَقُونَ فِيهَا بِغَيۡرِ حِسَابٖ
Kim kötülük yaparsa, onun mislinden başkasıyla karşılık verilmez. Ve erkekten veya dişiden kim inanan olarak iyilik yaparsa, işte onlar bahçeye girerler, orada hesap olmaksızın rızıklandırılırlar.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Nisa 4:110
·
Kuran-ı Kerim
وَمَن يَعۡمَلۡ سُوٓءًا أَوۡ يَظۡلِمۡ نَفۡسَهُۥ ثُمَّ يَسۡتَغۡفِرِ ٱللَّهَ يَجِدِ ٱللَّهَ غَفُورٗا رَّحِيمٗا
Ve kim bir kötülük yapar veya kendi nefsine zulmederse, sonra Allah'tan örtülme dilerse, Allah'ı Örten, Merhameti Kesintisiz bulur.
Nisa 4:123
·
Kuran-ı Kerim
لَّيۡسَ بِأَمَانِيِّكُمۡ وَلَآ أَمَانِيِّ أَهۡلِ ٱلۡكِتَٰبِۗ مَن يَعۡمَلۡ سُوٓءٗا يُجۡزَ بِهِۦ وَلَا يَجِدۡ لَهُۥ مِن دُونِ ٱللَّهِ وَلِيّٗا وَلَا نَصِيرٗا
Sizin umutlarınızla değildir ve kitap halkının umutlarıyla da değildir. Kim bir kötülük yaparsa onunla karşılık verilir ve kendisi için Allah'ın dışında ne bir koruyucu ne de bir yardımcı bulamaz.
Nisa 4:124
·
Kuran-ı Kerim
وَمَن يَعۡمَلۡ مِنَ ٱلصَّـٰلِحَٰتِ مِن ذَكَرٍ أَوۡ أُنثَىٰ وَهُوَ مُؤۡمِنٞ فَأُوْلَـٰٓئِكَ يَدۡخُلُونَ ٱلۡجَنَّةَ وَلَا يُظۡلَمُونَ نَقِيرٗا
Ve erkek veya dişiden kim inanan biri olarak doğrulardan yaparsa, işte onlar bahçeye girerler ve bir hurma çekirdeği çukuru kadar zulme uğratılmazlar.
Taha 20:112
·
Kuran-ı Kerim
وَمَن يَعۡمَلۡ مِنَ ٱلصَّـٰلِحَٰتِ وَهُوَ مُؤۡمِنٞ فَلَا يَخَافُ ظُلۡمٗا وَلَا هَضۡمٗا
Ve kim inanan iken düzeltici işlerden yaparsa, böylece ne zulümden ne de hakkının yenmesinden korkar.
Enbiya 21:94
·
Kuran-ı Kerim
فَمَن يَعۡمَلۡ مِنَ ٱلصَّـٰلِحَٰتِ وَهُوَ مُؤۡمِنٞ فَلَا كُفۡرَانَ لِسَعۡيِهِۦ وَإِنَّا لَهُۥ كَٰتِبُونَ
Artık kim inanan biri olarak iyiliklerden yaparsa, onun çabası için örtülme yoktur. Ve şüphesiz Biz onu yazanlarız.
Örnek Ayetler (5 / 6)
En'am 6:135
·
Kuran-ı Kerim
قُلۡ يَٰقَوۡمِ ٱعۡمَلُواْ عَلَىٰ مَكَانَتِكُمۡ إِنِّي عَامِلٞۖ فَسَوۡفَ تَعۡلَمُونَ مَن تَكُونُ لَهُۥ عَٰقِبَةُ ٱلدَّارِۚ إِنَّهُۥ لَا يُفۡلِحُ ٱلظَّـٰلِمُونَ
De ki: 'Ey topluluğum, kendi konumunuz üzere yapın; şüphesiz ben yapanım. Yurdun sonunun kimin olacağını yakında bileceksiniz. Şüphesiz o zalimler kurtuluşa ermez.'
Tevbe 9:105
·
Kuran-ı Kerim
وَقُلِ ٱعۡمَلُواْ فَسَيَرَى ٱللَّهُ عَمَلَكُمۡ وَرَسُولُهُۥ وَٱلۡمُؤۡمِنُونَۖ وَسَتُرَدُّونَ إِلَىٰ عَٰلِمِ ٱلۡغَيۡبِ وَٱلشَّهَٰدَةِ فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ
Ve de ki: 'Yapın, bunun üzerine Allah, O'nun resulü ve inananlar sizin işinizi görecektir. Ve görünmeyeni ve görüneni Bilen'e döndürüleceksiniz, bunun üzerine yapıyor olduğunuz şeyi size haber verecektir.'
Hud 11:93
·
Kuran-ı Kerim
وَيَٰقَوۡمِ ٱعۡمَلُواْ عَلَىٰ مَكَانَتِكُمۡ إِنِّي عَٰمِلٞۖ سَوۡفَ تَعۡلَمُونَ مَن يَأۡتِيهِ عَذَابٞ يُخۡزِيهِ وَمَنۡ هُوَ كَٰذِبٞۖ وَٱرۡتَقِبُوٓاْ إِنِّي مَعَكُمۡ رَقِيبٞ
Ve ey kavmim, konumunuz üzere yapın, şüphesiz ben yapanım. Kendisini rezil edecek azabın kime geleceğini ve kimin yalancı olduğunu yakında bileceksiniz. Ve gözetleyin, şüphesiz ben sizinle beraber gözetleyenim.
Hud 11:121
·
Kuran-ı Kerim
وَقُل لِّلَّذِينَ لَا يُؤۡمِنُونَ ٱعۡمَلُواْ عَلَىٰ مَكَانَتِكُمۡ إِنَّا عَٰمِلُونَ
Ve inanmayan kimselere de ki: 'Konumunuz üzere yapın, şüphesiz biz yapanlarız.'
Zümer 39:39
·
Kuran-ı Kerim
قُلۡ يَٰقَوۡمِ ٱعۡمَلُواْ عَلَىٰ مَكَانَتِكُمۡ إِنِّي عَٰمِلٞۖ فَسَوۡفَ تَعۡلَمُونَ
De ki: 'Ey kavmim, konumunuz üzere yapın; şüphesiz ben de yapanım. Sonra bileceksiniz.'
Örnek Ayetler (4)
Ali İmran 3:30
·
Kuran-ı Kerim
يَوۡمَ تَجِدُ كُلُّ نَفۡسٖ مَّا عَمِلَتۡ مِنۡ خَيۡرٖ مُّحۡضَرٗا وَمَا عَمِلَتۡ مِن سُوٓءٖ تَوَدُّ لَوۡ أَنَّ بَيۡنَهَا وَبَيۡنَهُۥٓ أَمَدَۢا بَعِيدٗاۗ وَيُحَذِّرُكُمُ ٱللَّهُ نَفۡسَهُۥۗ وَٱللَّهُ رَءُوفُۢ بِٱلۡعِبَادِ
O gün her nefis iyilikten ne yaptıysa hazır bulur ve kötülükten ne yaptıysa; onunla kendi arasında uzak bir mesafe olmasını ister. Ve Allah sizi Kendisinden sakındırır. Ve Allah kullara Şefkatlidir.
Nahl 16:111
·
Kuran-ı Kerim
۞يَوۡمَ تَأۡتِي كُلُّ نَفۡسٖ تُجَٰدِلُ عَن نَّفۡسِهَا وَتُوَفَّىٰ كُلُّ نَفۡسٖ مَّا عَمِلَتۡ وَهُمۡ لَا يُظۡلَمُونَ
O gün her nefs kendi nefsini savunarak gelir ve her nefse yaptığı eksiksiz ödenir ve onlar zulme uğratılmazlar.
Yasin 36:71
·
Kuran-ı Kerim
أَوَلَمۡ يَرَوۡاْ أَنَّا خَلَقۡنَا لَهُم مِّمَّا عَمِلَتۡ أَيۡدِينَآ أَنۡعَٰمٗا فَهُمۡ لَهَا مَٰلِكُونَ
Ellerimizin yaptığı şeyden onlar için hayvanlar yarattığımızı görmediler mi? Böylece onlar onlara sahiptirler.
Zümer 39:70
·
Kuran-ı Kerim
وَوُفِّيَتۡ كُلُّ نَفۡسٖ مَّا عَمِلَتۡ وَهُوَ أَعۡلَمُ بِمَا يَفۡعَلُونَ
Ve her nefse yaptığı tam olarak verildi. Ve O, onların yaptıklarını en iyi bilendir.
Örnek Ayetler (3)
A'raf 7:53
·
Kuran-ı Kerim
هَلۡ يَنظُرُونَ إِلَّا تَأۡوِيلَهُۥۚ يَوۡمَ يَأۡتِي تَأۡوِيلُهُۥ يَقُولُ ٱلَّذِينَ نَسُوهُ مِن قَبۡلُ قَدۡ جَآءَتۡ رُسُلُ رَبِّنَا بِٱلۡحَقِّ فَهَل لَّنَا مِن شُفَعَآءَ فَيَشۡفَعُواْ لَنَآ أَوۡ نُرَدُّ فَنَعۡمَلَ غَيۡرَ ٱلَّذِي كُنَّا نَعۡمَلُۚ قَدۡ خَسِرُوٓاْ أَنفُسَهُمۡ وَضَلَّ عَنۡهُم مَّا كَانُواْ يَفۡتَرُونَ
Onun sonucundan başkasını mı bekliyorlar? Onun sonucunun geldiği gün, önceden onu unutanlar der: 'Kesinlikle Rabbimizin resulleri gerçek ile gelmişti. Bizim için aracılardan var mı ki bize aracılık etsinler veya geri döndürülür müyüz ki yapıyor olduğumuzdan başkasını yapalım?' Kesinlikle nefslerini hüsrana uğrattılar ve uyduruyor oldukları şeyler onlardan kaybolup gitti.
Nahl 16:28
·
Kuran-ı Kerim
ٱلَّذِينَ تَتَوَفَّىٰهُمُ ٱلۡمَلَـٰٓئِكَةُ ظَالِمِيٓ أَنفُسِهِمۡۖ فَأَلۡقَوُاْ ٱلسَّلَمَ مَا كُنَّا نَعۡمَلُ مِن سُوٓءِۭۚ بَلَىٰٓۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَلِيمُۢ بِمَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ
Onlar, meleklerin nefslerine zalimler olarak vefat ettirdiği kimselerdir. Bunun üzerine teslimiyeti sundular: 'Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk.' Hayır; şüphesiz Allah, yapmakta olduklarınızı Bilendir.
Fatır 35:37
·
Kuran-ı Kerim
وَهُمۡ يَصۡطَرِخُونَ فِيهَا رَبَّنَآ أَخۡرِجۡنَا نَعۡمَلۡ صَٰلِحًا غَيۡرَ ٱلَّذِي كُنَّا نَعۡمَلُۚ أَوَلَمۡ نُعَمِّرۡكُم مَّا يَتَذَكَّرُ فِيهِ مَن تَذَكَّرَ وَجَآءَكُمُ ٱلنَّذِيرُۖ فَذُوقُواْ فَمَا لِلظَّـٰلِمِينَ مِن نَّصِيرٍ
Ve onlar orada feryat ederler: 'Rabbimiz, bizi çıkar, yapıyor olduğumuzdan başka iyi şeyler yapalım.' Hatırlayan kimsenin içinde hatırlayacağı kadar size ömür vermedik mi ve size uyarıcı gelmişti. Bunun üzerine tadın; zalimler için hiçbir yardımcı yoktur.
Örnek Ayetler (3)
İbrahim 14:42
·
Kuran-ı Kerim
وَلَا تَحۡسَبَنَّ ٱللَّهَ غَٰفِلًا عَمَّا يَعۡمَلُ ٱلظَّـٰلِمُونَۚ إِنَّمَا يُؤَخِّرُهُمۡ لِيَوۡمٖ تَشۡخَصُ فِيهِ ٱلۡأَبۡصَٰرُ
Ve zalimlerin yaptıklarından Allah'ı kesinlikle habersiz zannetme; ancak onları onda görüşlerin dikildiği bir güne erteler.
İsra 17:84
·
Kuran-ı Kerim
قُلۡ كُلّٞ يَعۡمَلُ عَلَىٰ شَاكِلَتِهِۦ فَرَبُّكُمۡ أَعۡلَمُ بِمَنۡ هُوَ أَهۡدَىٰ سَبِيلٗا
De ki: 'Herkes kendi yapısı üzerine iş yapar. Böylece Rabbiniz, yol bakımından daha doğru yolda olan kimseyi daha iyi bilendir.'
Sebe 34:12
·
Kuran-ı Kerim
وَلِسُلَيۡمَٰنَ ٱلرِّيحَ غُدُوُّهَا شَهۡرٞ وَرَوَاحُهَا شَهۡرٞۖ وَأَسَلۡنَا لَهُۥ عَيۡنَ ٱلۡقِطۡرِۖ وَمِنَ ٱلۡجِنِّ مَن يَعۡمَلُ بَيۡنَ يَدَيۡهِ بِإِذۡنِ رَبِّهِۦۖ وَمَن يَزِغۡ مِنۡهُمۡ عَنۡ أَمۡرِنَا نُذِقۡهُ مِنۡ عَذَابِ ٱلسَّعِيرِ
Ve Süleyman'a rüzgarı; onun sabah gidişi bir aydır ve onun akşam dönüşü bir aydır. Ve onun için erimiş bakır pınarını akıttık. Ve cinlerden Rabbinin izniyle onun iki elleri arasında yapan kimse vardır. Ve onlardan kim emrimizden saparsa ona alevli ateş azabından tattırırız.
Örnek Ayetler (2)
Yunus 10:41
·
Kuran-ı Kerim
وَإِن كَذَّبُوكَ فَقُل لِّي عَمَلِي وَلَكُمۡ عَمَلُكُمۡۖ أَنتُم بَرِيٓـُٔونَ مِمَّآ أَعۡمَلُ وَأَنَا۠ بَرِيٓءٞ مِّمَّا تَعۡمَلُونَ
Ve eğer seni yalanlarlarsa de ki: 'Benim işim benimdir ve sizin işiniz sizindir. Siz benim yaptığımdan uzaksınız ve ben sizin yaptığınızdan uzağım.'
Mü'minun 23:100
·
Kuran-ı Kerim
لَعَلِّيٓ أَعۡمَلُ صَٰلِحٗا فِيمَا تَرَكۡتُۚ كَلَّآۚ إِنَّهَا كَلِمَةٌ هُوَ قَآئِلُهَاۖ وَمِن وَرَآئِهِم بَرۡزَخٌ إِلَىٰ يَوۡمِ يُبۡعَثُونَ
'Umulur ki terk ettiğim şeyde iyi bir iş yaparım.' Hayır! Şüphesiz o, onun söyleyeni olduğu bir sözdür. Ve diriltilecekleri güne kadar arkalarında bir engel vardır.
Örnek Ayetler (2)
Tegabun 64:9
·
Kuran-ı Kerim
يَوۡمَ يَجۡمَعُكُمۡ لِيَوۡمِ ٱلۡجَمۡعِۖ ذَٰلِكَ يَوۡمُ ٱلتَّغَابُنِۗ وَمَن يُؤۡمِنۢ بِٱللَّهِ وَيَعۡمَلۡ صَٰلِحٗا يُكَفِّرۡ عَنۡهُ سَيِّـَٔاتِهِۦ وَيُدۡخِلۡهُ جَنَّـٰتٖ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدٗاۚ ذَٰلِكَ ٱلۡفَوۡزُ ٱلۡعَظِيمُ
Toplanma günü için sizi toplayacağı gün; bu, aldanışın ortaya çıkma günüdür. Ve kim Allah'a inanır ve iyi iş yaparsa, onun kötülüklerini örter ve onu altından ırmaklar akan bahçelere, içlerinde sonsuza dek kalıcılar olarak girdirir. Bu, büyük kurtuluştur.
Talak 65:11
·
Kuran-ı Kerim
رَّسُولٗا يَتۡلُواْ عَلَيۡكُمۡ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ مُبَيِّنَٰتٖ لِّيُخۡرِجَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَٰتِ مِنَ ٱلظُّلُمَٰتِ إِلَى ٱلنُّورِۚ وَمَن يُؤۡمِنۢ بِٱللَّهِ وَيَعۡمَلۡ صَٰلِحٗا يُدۡخِلۡهُ جَنَّـٰتٖ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدٗاۖ قَدۡ أَحۡسَنَ ٱللَّهُ لَهُۥ رِزۡقًا
İnanan ve iyilikler yapan kimseleri karanlıklardan nura çıkarması için size Allah'ın açıklayıcı ayetlerini okuyan bir resul. Ve kim Allah'a inanır ve iyi iş yaparsa, onu altından ırmaklar akan bahçelere, içlerinde sonsuza dek kalıcılar olarak girdirir. Kesinlikle Allah onun için bir rızık güzel yapmıştır.
Örnek Ayetler (2)
Secde 32:12
·
Kuran-ı Kerim
وَلَوۡ تَرَىٰٓ إِذِ ٱلۡمُجۡرِمُونَ نَاكِسُواْ رُءُوسِهِمۡ عِندَ رَبِّهِمۡ رَبَّنَآ أَبۡصَرۡنَا وَسَمِعۡنَا فَٱرۡجِعۡنَا نَعۡمَلۡ صَٰلِحًا إِنَّا مُوقِنُونَ
Ve suçlular Rablerinin katında başlarını eğmişken görseydin: 'Rabbimiz, gördük ve işittik, bunun üzerine bizi döndür, iyi iş yapalım. Şüphesiz biz kesin inananlarız.'
Fatır 35:37
·
Kuran-ı Kerim
وَهُمۡ يَصۡطَرِخُونَ فِيهَا رَبَّنَآ أَخۡرِجۡنَا نَعۡمَلۡ صَٰلِحًا غَيۡرَ ٱلَّذِي كُنَّا نَعۡمَلُۚ أَوَلَمۡ نُعَمِّرۡكُم مَّا يَتَذَكَّرُ فِيهِ مَن تَذَكَّرَ وَجَآءَكُمُ ٱلنَّذِيرُۖ فَذُوقُواْ فَمَا لِلظَّـٰلِمِينَ مِن نَّصِيرٍ
Ve onlar orada feryat ederler: 'Rabbimiz, bizi çıkar, yapıyor olduğumuzdan başka iyi şeyler yapalım.' Hatırlayan kimsenin içinde hatırlayacağı kadar size ömür vermedik mi ve size uyarıcı gelmişti. Bunun üzerine tadın; zalimler için hiçbir yardımcı yoktur.
Örnek Ayetler (2)
Mü'minun 23:51
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلرُّسُلُ كُلُواْ مِنَ ٱلطَّيِّبَٰتِ وَٱعۡمَلُواْ صَٰلِحًاۖ إِنِّي بِمَا تَعۡمَلُونَ عَلِيمٞ
Ey resuller, temiz şeylerden yiyin ve iyi iş yapın. Şüphesiz ben yaptığınız şeyi bilenim.
Sebe 34:11
·
Kuran-ı Kerim
أَنِ ٱعۡمَلۡ سَٰبِغَٰتٖ وَقَدِّرۡ فِي ٱلسَّرۡدِۖ وَٱعۡمَلُواْ صَٰلِحًاۖ إِنِّي بِمَا تَعۡمَلُونَ بَصِيرٞ
'Geniş zırhlar yap ve örgünün içinde ölçü koy ve doğruyu yapın. Şüphesiz ben yaptığınız şeyi Gören'im.'
Örnek Ayetler (2)
Neml 27:19
·
Kuran-ı Kerim
فَتَبَسَّمَ ضَاحِكٗا مِّن قَوۡلِهَا وَقَالَ رَبِّ أَوۡزِعۡنِيٓ أَنۡ أَشۡكُرَ نِعۡمَتَكَ ٱلَّتِيٓ أَنۡعَمۡتَ عَلَيَّ وَعَلَىٰ وَٰلِدَيَّ وَأَنۡ أَعۡمَلَ صَٰلِحٗا تَرۡضَىٰهُ وَأَدۡخِلۡنِي بِرَحۡمَتِكَ فِي عِبَادِكَ ٱلصَّـٰلِحِينَ
Bunun üzerine onun sözünden gülerek gülümsedi ve dedi: 'Rabbim, bana ve anne babama verdiğin nimetine şükretmemi ve razı olacağın iyi iş yapmamı bana ilham et. Ve beni merhametinle iyi kullarının arasına sok.'
Ahkaf 46:15
·
Kuran-ı Kerim
وَوَصَّيۡنَا ٱلۡإِنسَٰنَ بِوَٰلِدَيۡهِ إِحۡسَٰنًاۖ حَمَلَتۡهُ أُمُّهُۥ كُرۡهٗا وَوَضَعَتۡهُ كُرۡهٗاۖ وَحَمۡلُهُۥ وَفِصَٰلُهُۥ ثَلَٰثُونَ شَهۡرًاۚ حَتَّىٰٓ إِذَا بَلَغَ أَشُدَّهُۥ وَبَلَغَ أَرۡبَعِينَ سَنَةٗ قَالَ رَبِّ أَوۡزِعۡنِيٓ أَنۡ أَشۡكُرَ نِعۡمَتَكَ ٱلَّتِيٓ أَنۡعَمۡتَ عَلَيَّ وَعَلَىٰ وَٰلِدَيَّ وَأَنۡ أَعۡمَلَ صَٰلِحٗا تَرۡضَىٰهُ وَأَصۡلِحۡ لِي فِي ذُرِّيَّتِيٓۖ إِنِّي تُبۡتُ إِلَيۡكَ وَإِنِّي مِنَ ٱلۡمُسۡلِمِينَ
Ve insana anne babasına iyilik yapmayı emrettik; annesi onu zorlukla taşıdı ve onu zorlukla doğurdu. Ve onun taşınması ve sütten kesilmesi otuz aydır. Nihayet gücüne ulaştığı ve kırk yıla ulaştığı zaman dedi: 'Rabbim, bana ve anne babama verdiğin nimetine şükretmemi ve ondan razı olacağın iyi iş yapmamı bana yönelt; ve benim için soyumda düzelt. Şüphesiz ben sana döndüm ve şüphesiz ben Müslümanlardanım.'
Örnek Ayetler (2)
Lokman 31:23
·
Kuran-ı Kerim
وَمَن كَفَرَ فَلَا يَحۡزُنكَ كُفۡرُهُۥٓۚ إِلَيۡنَا مَرۡجِعُهُمۡ فَنُنَبِّئُهُم بِمَا عَمِلُوٓاْۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَلِيمُۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ
Ve kim örterse, onun örtmesi seni üzmesin. Onların dönüşü bizedir, bunun üzerine onlara yaptıklarını haber veririz. Şüphesiz Allah, göğüslerin sahip olanını Bilen'dir.
Mücadele 58:6
·
Kuran-ı Kerim
يَوۡمَ يَبۡعَثُهُمُ ٱللَّهُ جَمِيعٗا فَيُنَبِّئُهُم بِمَا عَمِلُوٓاْۚ أَحۡصَىٰهُ ٱللَّهُ وَنَسُوهُۚ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ شَهِيدٌ
O gün Allah onları topluca diriltir, böylece onlara yaptıkları şeyleri haber verir. Allah onu saydı ve onlar onu unuttular. Ve Allah her şeye Tanıktır.
Örnek Ayetler (1)
Yasin 36:35
·
Kuran-ı Kerim
لِيَأۡكُلُواْ مِن ثَمَرِهِۦ وَمَا عَمِلَتۡهُ أَيۡدِيهِمۡۚ أَفَلَا يَشۡكُرُونَ
Onun ürününden ve ellerinin yaptıklarından yemeleri için. Hala şükretmezler mi?
Örnek Ayetler (1)
Tegabun 64:7
·
Kuran-ı Kerim
زَعَمَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓاْ أَن لَّن يُبۡعَثُواْۚ قُلۡ بَلَىٰ وَرَبِّي لَتُبۡعَثُنَّ ثُمَّ لَتُنَبَّؤُنَّ بِمَا عَمِلۡتُمۡۚ وَذَٰلِكَ عَلَى ٱللَّهِ يَسِيرٞ
Örten kimseler, asla diriltilmeyeceklerini iddia ettiler. De ki: 'Hayır, Rabbime andolsun ki kesinlikle diriltileceksiniz, sonra yaptığınız şeyler kesinlikle size haber verilecektir. Ve bu, Allah'a kolaydır.'
Örnek Ayetler (1)
Fussilet 41:5
·
Kuran-ı Kerim
وَقَالُواْ قُلُوبُنَا فِيٓ أَكِنَّةٖ مِّمَّا تَدۡعُونَآ إِلَيۡهِ وَفِيٓ ءَاذَانِنَا وَقۡرٞ وَمِنۢ بَيۡنِنَا وَبَيۡنِكَ حِجَابٞ فَٱعۡمَلۡ إِنَّنَا عَٰمِلُونَ
Ve dediler: 'Bizi kendisine çağırdığın şeye karşı kalplerimiz örtüler içindedir, kulaklarımızda bir ağırlık vardır ve bizimle senin aranda bir perde vardır. Böylece yap, şüphesiz biz yapanlarız.'