475
Kullanım
1
Lemma
43
Türev
33
Anlam
1 lemma, 43 türev form
Örnek Ayetler (5 / 133)
Bakara 2:113
·
Kuran-ı Kerim
وَقَالَتِ ٱلۡيَهُودُ لَيۡسَتِ ٱلنَّصَٰرَىٰ عَلَىٰ شَيۡءٖ وَقَالَتِ ٱلنَّصَٰرَىٰ لَيۡسَتِ ٱلۡيَهُودُ عَلَىٰ شَيۡءٖ وَهُمۡ يَتۡلُونَ ٱلۡكِتَٰبَۗ كَذَٰلِكَ قَالَ ٱلَّذِينَ لَا يَعۡلَمُونَ مِثۡلَ قَوۡلِهِمۡۚ فَٱللَّهُ يَحۡكُمُ بَيۡنَهُمۡ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِ فِيمَا كَانُواْ فِيهِ يَخۡتَلِفُونَ
Ve Yahudiler 'Nasraniler bir şey üzerinde değildir' dedi ve Nasraniler 'Yahudiler bir şey üzerinde değildir' dedi; ve onlar kitabı okuyorlar. Bunun gibi bilmeyen kimseler onların sözünün mislini dedi. Bunun üzerine Allah, içinde ayrılığa düştükleri şeyde kalkış günü onların arasında hüküm verir.
Bakara 2:174
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ ٱلَّذِينَ يَكۡتُمُونَ مَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ مِنَ ٱلۡكِتَٰبِ وَيَشۡتَرُونَ بِهِۦ ثَمَنٗا قَلِيلًا أُوْلَـٰٓئِكَ مَا يَأۡكُلُونَ فِي بُطُونِهِمۡ إِلَّا ٱلنَّارَ وَلَا يُكَلِّمُهُمُ ٱللَّهُ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِ وَلَا يُزَكِّيهِمۡ وَلَهُمۡ عَذَابٌ أَلِيمٌ
Şüphesiz Allah'ın kitaptan indirdiğini gizleyenler ve onun karşılığında az bir bedel satın alanlar; işte onlar, karınlarında ateşten başkasını yemezler. Ve kalkış gününde Allah onlarla konuşmaz ve onları arındırmaz. Ve onlar için acı verici bir azap vardır.
Bakara 2:212
·
Kuran-ı Kerim
زُيِّنَ لِلَّذِينَ كَفَرُواْ ٱلۡحَيَوٰةُ ٱلدُّنۡيَا وَيَسۡخَرُونَ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْۘ وَٱلَّذِينَ ٱتَّقَوۡاْ فَوۡقَهُمۡ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِۗ وَٱللَّهُ يَرۡزُقُ مَن يَشَآءُ بِغَيۡرِ حِسَابٖ
Dünya hayatı örtenlere süslü gösterildi ve inananlarla alay ederler. Sakınanlar kalkış gününde onların üstündedir. Allah dilediğini hesapsız rızıklandırır.
Ali İmran 3:30
·
Kuran-ı Kerim
يَوۡمَ تَجِدُ كُلُّ نَفۡسٖ مَّا عَمِلَتۡ مِنۡ خَيۡرٖ مُّحۡضَرٗا وَمَا عَمِلَتۡ مِن سُوٓءٖ تَوَدُّ لَوۡ أَنَّ بَيۡنَهَا وَبَيۡنَهُۥٓ أَمَدَۢا بَعِيدٗاۗ وَيُحَذِّرُكُمُ ٱللَّهُ نَفۡسَهُۥۗ وَٱللَّهُ رَءُوفُۢ بِٱلۡعِبَادِ
O gün her nefis iyilikten ne yaptıysa hazır bulur ve kötülükten ne yaptıysa; onunla kendi arasında uzak bir mesafe olmasını ister. Ve Allah sizi Kendisinden sakındırır. Ve Allah kullara Şefkatlidir.
Ali İmran 3:77
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ ٱلَّذِينَ يَشۡتَرُونَ بِعَهۡدِ ٱللَّهِ وَأَيۡمَٰنِهِمۡ ثَمَنٗا قَلِيلًا أُوْلَـٰٓئِكَ لَا خَلَٰقَ لَهُمۡ فِي ٱلۡأٓخِرَةِ وَلَا يُكَلِّمُهُمُ ٱللَّهُ وَلَا يَنظُرُ إِلَيۡهِمۡ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِ وَلَا يُزَكِّيهِمۡ وَلَهُمۡ عَذَابٌ أَلِيمٞ
Şüphesiz Allah'ın sözü ve yeminleri karşılığında az bir bedeli satın alan kimseler; işte onlar için ahirette bir pay yoktur. Ve kalkış günü Allah onlarla konuşmaz ve onlara bakmaz. Ve onları arındırmaz ve onlar için acı verici bir azap vardır.
Örnek Ayetler (5 / 47)
Nisa 4:42
·
Kuran-ı Kerim
يَوۡمَئِذٖ يَوَدُّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ وَعَصَوُاْ ٱلرَّسُولَ لَوۡ تُسَوَّىٰ بِهِمُ ٱلۡأَرۡضُ وَلَا يَكۡتُمُونَ ٱللَّهَ حَدِيثٗا
O gün örten ve resule isyan eden kimseler yer onlarla düzlense ister. Ve Allah'tan bir sözü gizleyemezler.
En'am 6:16
·
Kuran-ı Kerim
مَّن يُصۡرَفۡ عَنۡهُ يَوۡمَئِذٖ فَقَدۡ رَحِمَهُۥۚ وَذَٰلِكَ ٱلۡفَوۡزُ ٱلۡمُبِينُ
O gün kimden çevrilirse, kesinlikle ona merhamet etmiştir. Ve işte bu, apaçık kurtuluştur.
Enfal 8:16
·
Kuran-ı Kerim
وَمَن يُوَلِّهِمۡ يَوۡمَئِذٖ دُبُرَهُۥٓ إِلَّا مُتَحَرِّفٗا لِّقِتَالٍ أَوۡ مُتَحَيِّزًا إِلَىٰ فِئَةٖ فَقَدۡ بَآءَ بِغَضَبٖ مِّنَ ٱللَّهِ وَمَأۡوَىٰهُ جَهَنَّمُۖ وَبِئۡسَ ٱلۡمَصِيرُ
Ve savaş için manevra yapan veya bir gruba katılan hariç, o gün kim onlara arkasını dönerse, kesinlikle Allah'tan bir öfkeyle dönmüş olur ve onun barınağı cehennemdir; ve o ne kötü varış yeridir.
İbrahim 14:49
·
Kuran-ı Kerim
وَتَرَى ٱلۡمُجۡرِمِينَ يَوۡمَئِذٖ مُّقَرَّنِينَ فِي ٱلۡأَصۡفَادِ
Ve o gün suçluları zincirlerde bağlanmış görürsün.
Kehf 18:99
·
Kuran-ı Kerim
۞وَتَرَكۡنَا بَعۡضَهُمۡ يَوۡمَئِذٖ يَمُوجُ فِي بَعۡضٖۖ وَنُفِخَ فِي ٱلصُّورِ فَجَمَعۡنَٰهُمۡ جَمۡعٗا
Ve o gün onların bazısını bazısının içinde dalgalanır bıraktık; ve sura üflendi, böylece onları tamamen topladık.
Örnek Ayetler (5 / 44)
Bakara 2:85
·
Kuran-ı Kerim
ثُمَّ أَنتُمۡ هَـٰٓؤُلَآءِ تَقۡتُلُونَ أَنفُسَكُمۡ وَتُخۡرِجُونَ فَرِيقٗا مِّنكُم مِّن دِيَٰرِهِمۡ تَظَٰهَرُونَ عَلَيۡهِم بِٱلۡإِثۡمِ وَٱلۡعُدۡوَٰنِ وَإِن يَأۡتُوكُمۡ أُسَٰرَىٰ تُفَٰدُوهُمۡ وَهُوَ مُحَرَّمٌ عَلَيۡكُمۡ إِخۡرَاجُهُمۡۚ أَفَتُؤۡمِنُونَ بِبَعۡضِ ٱلۡكِتَٰبِ وَتَكۡفُرُونَ بِبَعۡضٖۚ فَمَا جَزَآءُ مَن يَفۡعَلُ ذَٰلِكَ مِنكُمۡ إِلَّا خِزۡيٞ فِي ٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَاۖ وَيَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِ يُرَدُّونَ إِلَىٰٓ أَشَدِّ ٱلۡعَذَابِۗ وَمَا ٱللَّهُ بِغَٰفِلٍ عَمَّا تَعۡمَلُونَ
Sonra siz şunlarsınız; nefslerinizi katlediyorsunuz ve sizden bir grubu diyarlarından çıkarıyorsunuz, onlara karşı günah ve düşmanlık ile yardımlaşıyorsunuz. Ve eğer size esirler olarak gelirlerse onların fidyelerini veriyorsunuz; ve onların çıkarılması size haram kılınmıştır. Bunun üzerine kitabın bir kısmına inanıyor ve bir kısmını örtüyor musunuz? Bunun üzerine sizden bunu yapan kimsenin karşılığı dünya hayatı içinde rezillik hariç nedir? Ve kalkış günü azabın en şiddetlisine döndürülürler. Ve Allah yaptığınız şeyden habersiz değildir.
Nisa 4:159
·
Kuran-ı Kerim
وَإِن مِّنۡ أَهۡلِ ٱلۡكِتَٰبِ إِلَّا لَيُؤۡمِنَنَّ بِهِۦ قَبۡلَ مَوۡتِهِۦۖ وَيَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِ يَكُونُ عَلَيۡهِمۡ شَهِيدٗا
Ve kitap ehlinden onun ölümünden önce ona kesinlikle inanacak olmayan yoktur. Ve kalkış günü onların üzerine bir tanık olacaktır.
En'am 6:22
·
Kuran-ı Kerim
وَيَوۡمَ نَحۡشُرُهُمۡ جَمِيعٗا ثُمَّ نَقُولُ لِلَّذِينَ أَشۡرَكُوٓاْ أَيۡنَ شُرَكَآؤُكُمُ ٱلَّذِينَ كُنتُمۡ تَزۡعُمُونَ
Ve o gün onların hepsini toplarız, sonra ortak koşanlara deriz: 'İddia ettiğiniz ortaklarınız nerede?'
En'am 6:73
·
Kuran-ı Kerim
وَهُوَ ٱلَّذِي خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ بِٱلۡحَقِّۖ وَيَوۡمَ يَقُولُ كُن فَيَكُونُۚ قَوۡلُهُ ٱلۡحَقُّۚ وَلَهُ ٱلۡمُلۡكُ يَوۡمَ يُنفَخُ فِي ٱلصُّورِۚ عَٰلِمُ ٱلۡغَيۡبِ وَٱلشَّهَٰدَةِۚ وَهُوَ ٱلۡحَكِيمُ ٱلۡخَبِيرُ
Ve gökleri ve yeri gerçek ile yaratan O'dur. Ve 'Ol' dediği gün böylece olur; O'nun sözü gerçektir. Sur'un içine üflendiği gün egemenlik O'nundur; görünmeyeni ve görüneni Bilenidir. Ve O, Hikmetli olandır, Haberdar olandır.
En'am 6:128
·
Kuran-ı Kerim
وَيَوۡمَ يَحۡشُرُهُمۡ جَمِيعٗا يَٰمَعۡشَرَ ٱلۡجِنِّ قَدِ ٱسۡتَكۡثَرۡتُم مِّنَ ٱلۡإِنسِۖ وَقَالَ أَوۡلِيَآؤُهُم مِّنَ ٱلۡإِنسِ رَبَّنَا ٱسۡتَمۡتَعَ بَعۡضُنَا بِبَعۡضٖ وَبَلَغۡنَآ أَجَلَنَا ٱلَّذِيٓ أَجَّلۡتَ لَنَاۚ قَالَ ٱلنَّارُ مَثۡوَىٰكُمۡ خَٰلِدِينَ فِيهَآ إِلَّا مَا شَآءَ ٱللَّهُۚ إِنَّ رَبَّكَ حَكِيمٌ عَلِيمٞ
Ve onları topluca topladığı gün: 'Ey cin topluluğu, kesinlikle insandan çoğalttınız.' Ve insandan onların dostları dedi: 'Rabbimiz, bazımız bazısından yararlandı ve bizim için belirlediğin süremize ulaştık.' Dedi: 'Allah'ın dilediği şey hariç, orada kalıcılar olarak ateş sizin kalacağınız yerdir.' Şüphesiz Rabbin Hikmetlidir, Bilendir.
Örnek Ayetler (4 / 38)
Bakara 2:249
·
Kuran-ı Kerim
فَلَمَّا فَصَلَ طَالُوتُ بِٱلۡجُنُودِ قَالَ إِنَّ ٱللَّهَ مُبۡتَلِيكُم بِنَهَرٖ فَمَن شَرِبَ مِنۡهُ فَلَيۡسَ مِنِّي وَمَن لَّمۡ يَطۡعَمۡهُ فَإِنَّهُۥ مِنِّيٓ إِلَّا مَنِ ٱغۡتَرَفَ غُرۡفَةَۢ بِيَدِهِۦۚ فَشَرِبُواْ مِنۡهُ إِلَّا قَلِيلٗا مِّنۡهُمۡۚ فَلَمَّا جَاوَزَهُۥ هُوَ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ مَعَهُۥ قَالُواْ لَا طَاقَةَ لَنَا ٱلۡيَوۡمَ بِجَالُوتَ وَجُنُودِهِۦۚ قَالَ ٱلَّذِينَ يَظُنُّونَ أَنَّهُم مُّلَٰقُواْ ٱللَّهِ كَم مِّن فِئَةٖ قَلِيلَةٍ غَلَبَتۡ فِئَةٗ كَثِيرَةَۢ بِإِذۡنِ ٱللَّهِۗ وَٱللَّهُ مَعَ ٱلصَّـٰبِرِينَ
Talut ordularla ayrıldığında 'Şüphesiz Allah sizi bir nehirle sınayandır; kim ondan içerse benden değildir, kim onu tatmazsa şüphesiz o bendendir, eliyle bir avuç avuçlayan kimse hariç' demişti. Bunun üzerine onlardan azı hariç ondan içtiler. O ve onunla inanan kimseler onu geçtiğinde 'Bugün Calut'a ve ordularına bizim için güç yoktur' dediler. Allah'a kavuşacakları zannında bulunan kimseler 'Nice az grup, Allah'ın izniyle çok gruba galip gelmiştir' dediler. Ve Allah sabredenlerle beraberdir.
Maide 5:3
·
Kuran-ı Kerim
حُرِّمَتۡ عَلَيۡكُمُ ٱلۡمَيۡتَةُ وَٱلدَّمُ وَلَحۡمُ ٱلۡخِنزِيرِ وَمَآ أُهِلَّ لِغَيۡرِ ٱللَّهِ بِهِۦ وَٱلۡمُنۡخَنِقَةُ وَٱلۡمَوۡقُوذَةُ وَٱلۡمُتَرَدِّيَةُ وَٱلنَّطِيحَةُ وَمَآ أَكَلَ ٱلسَّبُعُ إِلَّا مَا ذَكَّيۡتُمۡ وَمَا ذُبِحَ عَلَى ٱلنُّصُبِ وَأَن تَسۡتَقۡسِمُواْ بِٱلۡأَزۡلَٰمِۚ ذَٰلِكُمۡ فِسۡقٌۗ ٱلۡيَوۡمَ يَئِسَ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ مِن دِينِكُمۡ فَلَا تَخۡشَوۡهُمۡ وَٱخۡشَوۡنِۚ ٱلۡيَوۡمَ أَكۡمَلۡتُ لَكُمۡ دِينَكُمۡ وَأَتۡمَمۡتُ عَلَيۡكُمۡ نِعۡمَتِي وَرَضِيتُ لَكُمُ ٱلۡإِسۡلَٰمَ دِينٗاۚ فَمَنِ ٱضۡطُرَّ فِي مَخۡمَصَةٍ غَيۡرَ مُتَجَانِفٖ لِّإِثۡمٖ فَإِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٞ رَّحِيمٞ
Ölü, kan, domuzun eti, onunla Allah'tan başkası için seslenilen şey, boğulmuş, vurulmuş, yuvarlanmış, süsülmüş, kestiğiniz şey hariç yırtıcı hayvanın yediği şey, dikili taşların üzerinde kesilen şey ve oklar ile kısmet aramanız size haram kılındı. İşte bu bir yoldan çıkmadır. Bugün örten kimseler dininizden umut kestiler; böylece onlardan korkmayın ve Benden korkun. Bugün sizin için dininizi tamamladım, üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için bir din olarak İslam'dan hoşnut oldum. Böylece kim bir günaha meyleden olmadan bir açlık içinde zorunda kalırsa, böylece şüphesiz Allah Örten'dir, Merhameti Kesintisiz'dir.
Maide 5:5
·
Kuran-ı Kerim
ٱلۡيَوۡمَ أُحِلَّ لَكُمُ ٱلطَّيِّبَٰتُۖ وَطَعَامُ ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡكِتَٰبَ حِلّٞ لَّكُمۡ وَطَعَامُكُمۡ حِلّٞ لَّهُمۡۖ وَٱلۡمُحۡصَنَٰتُ مِنَ ٱلۡمُؤۡمِنَٰتِ وَٱلۡمُحۡصَنَٰتُ مِنَ ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡكِتَٰبَ مِن قَبۡلِكُمۡ إِذَآ ءَاتَيۡتُمُوهُنَّ أُجُورَهُنَّ مُحۡصِنِينَ غَيۡرَ مُسَٰفِحِينَ وَلَا مُتَّخِذِيٓ أَخۡدَانٖۗ وَمَن يَكۡفُرۡ بِٱلۡإِيمَٰنِ فَقَدۡ حَبِطَ عَمَلُهُۥ وَهُوَ فِي ٱلۡأٓخِرَةِ مِنَ ٱلۡخَٰسِرِينَ
Bugün temiz şeyler size helal kılındı. Ve kitap verilen kimselerin yiyeceği size helaldir ve sizin yiyeceğiniz onlara helaldir. Ve inanan kadınlardan iffetli kadınlar ve sizden önce kitap verilen kimselerden iffetli kadınlar, zina edenler ve gizli dostlar edinenler olmadan iffetliler olarak onların ödüllerini onlara verdiğiniz zaman. Ve kim inancı örterse, böylece kesinlikle onun işi boşa gitmiştir ve o ahiret içinde hüsrana uğrayanlardandır.
En'am 6:93
·
Kuran-ı Kerim
وَمَنۡ أَظۡلَمُ مِمَّنِ ٱفۡتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا أَوۡ قَالَ أُوحِيَ إِلَيَّ وَلَمۡ يُوحَ إِلَيۡهِ شَيۡءٞ وَمَن قَالَ سَأُنزِلُ مِثۡلَ مَآ أَنزَلَ ٱللَّهُۗ وَلَوۡ تَرَىٰٓ إِذِ ٱلظَّـٰلِمُونَ فِي غَمَرَٰتِ ٱلۡمَوۡتِ وَٱلۡمَلَـٰٓئِكَةُ بَاسِطُوٓاْ أَيۡدِيهِمۡ أَخۡرِجُوٓاْ أَنفُسَكُمُۖ ٱلۡيَوۡمَ تُجۡزَوۡنَ عَذَابَ ٱلۡهُونِ بِمَا كُنتُمۡ تَقُولُونَ عَلَى ٱللَّهِ غَيۡرَ ٱلۡحَقِّ وَكُنتُمۡ عَنۡ ءَايَٰتِهِۦ تَسۡتَكۡبِرُونَ
Ve Allah'ın üzerine bir yalan uyduran veya ona hiçbir şey vahiy olunmadığı halde 'Bana vahiy olundu' diyen ve 'Allah'ın indirdiği şeyin benzerini indireceğim' diyen kimseden kim daha zalimdir? Ve zalimler ölümün şiddetleri içindeyken ve melekler ellerini uzatmışken: 'Nefslerinizi çıkarın; Allah'ın üzerine gerçekten başka şey söylüyor olduğunuz ve O'nun ayetlerinden büyüklük taslıyor olduğunuz için bugün aşağılanmanın azabıyla karşılık göreceksiniz' derken eğer görseydin.
Örnek Ayetler (5 / 31)
Ali İmran 3:55
·
Kuran-ı Kerim
إِذۡ قَالَ ٱللَّهُ يَٰعِيسَىٰٓ إِنِّي مُتَوَفِّيكَ وَرَافِعُكَ إِلَيَّ وَمُطَهِّرُكَ مِنَ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ وَجَاعِلُ ٱلَّذِينَ ٱتَّبَعُوكَ فَوۡقَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓاْ إِلَىٰ يَوۡمِ ٱلۡقِيَٰمَةِۖ ثُمَّ إِلَيَّ مَرۡجِعُكُمۡ فَأَحۡكُمُ بَيۡنَكُمۡ فِيمَا كُنتُمۡ فِيهِ تَخۡتَلِفُونَ
Allah demişti: 'Ey İsa, şüphesiz ben seni vefat ettireceğim, seni kendime yükselteceğim, seni örtenlerden arındıracağım ve sana uyanları kalkış gününe kadar örtenlerin üstünde kılacağım. Sonra dönüşünüz banadır, böylece içinde ayrılığa düştüğünüz şeylerde aranızda hükmedeceğim.'
Nisa 4:87
·
Kuran-ı Kerim
ٱللَّهُ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَۚ لَيَجۡمَعَنَّكُمۡ إِلَىٰ يَوۡمِ ٱلۡقِيَٰمَةِ لَا رَيۡبَ فِيهِۗ وَمَنۡ أَصۡدَقُ مِنَ ٱللَّهِ حَدِيثٗا
Allah, O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. İçinde hiçbir şüphe olmayan kalkış gününe sizi kesinlikle toplayacaktır. Söz bakımından Allah'tan daha doğru kim vardır?
Maide 5:14
·
Kuran-ı Kerim
وَمِنَ ٱلَّذِينَ قَالُوٓاْ إِنَّا نَصَٰرَىٰٓ أَخَذۡنَا مِيثَٰقَهُمۡ فَنَسُواْ حَظّٗا مِّمَّا ذُكِّرُواْ بِهِۦ فَأَغۡرَيۡنَا بَيۡنَهُمُ ٱلۡعَدَاوَةَ وَٱلۡبَغۡضَآءَ إِلَىٰ يَوۡمِ ٱلۡقِيَٰمَةِۚ وَسَوۡفَ يُنَبِّئُهُمُ ٱللَّهُ بِمَا كَانُواْ يَصۡنَعُونَ
Ve 'Şüphesiz biz Nasranileriz' diyen kimselerden onların sözleşmesini aldık. Böylece onunla hatırlatıldıkları şeyden bir payı unuttular. Böylece kalkış gününe kadar onların arasına düşmanlığı ve kini kışkırttık. Ve Allah yapıyor oldukları şeyi ileride onlara haber verecektir.
Maide 5:36
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ لَوۡ أَنَّ لَهُم مَّا فِي ٱلۡأَرۡضِ جَمِيعٗا وَمِثۡلَهُۥ مَعَهُۥ لِيَفۡتَدُواْ بِهِۦ مِنۡ عَذَابِ يَوۡمِ ٱلۡقِيَٰمَةِ مَا تُقُبِّلَ مِنۡهُمۡۖ وَلَهُمۡ عَذَابٌ أَلِيمٞ
Şüphesiz örten kimseler, eğer yeryüzündeki şeylerin tamamı ve onunla beraber onun misli onların olsa, kalkış gününün azabından onunla fidye vermek için, onlardan kabul edilmez. Ve onlar için acı verici bir azap vardır.
Maide 5:64
·
Kuran-ı Kerim
وَقَالَتِ ٱلۡيَهُودُ يَدُ ٱللَّهِ مَغۡلُولَةٌۚ غُلَّتۡ أَيۡدِيهِمۡ وَلُعِنُواْ بِمَا قَالُواْۘ بَلۡ يَدَاهُ مَبۡسُوطَتَانِ يُنفِقُ كَيۡفَ يَشَآءُۚ وَلَيَزِيدَنَّ كَثِيرٗا مِّنۡهُم مَّآ أُنزِلَ إِلَيۡكَ مِن رَّبِّكَ طُغۡيَٰنٗا وَكُفۡرٗاۚ وَأَلۡقَيۡنَا بَيۡنَهُمُ ٱلۡعَدَٰوَةَ وَٱلۡبَغۡضَآءَ إِلَىٰ يَوۡمِ ٱلۡقِيَٰمَةِۚ كُلَّمَآ أَوۡقَدُواْ نَارٗا لِّلۡحَرۡبِ أَطۡفَأَهَا ٱللَّهُۚ وَيَسۡعَوۡنَ فِي ٱلۡأَرۡضِ فَسَادٗاۚ وَٱللَّهُ لَا يُحِبُّ ٱلۡمُفۡسِدِينَ
Ve Yahudiler dediler: 'Allah'ın eli bağlıdır.' Dedikleri sebebiyle onların elleri bağlandı ve lanetlendiler. Aksine O'nun iki eli açıktır, nasıl dilerse harcar. Ve Rabbinden sana indirilen, onlardan çoğunun azgınlığını ve örtmesini kesinlikle artıracaktır. Ve kalkış gününe kadar onların arasına düşmanlık ve kin attık. Savaş için her ne zaman bir ateş yaktılarsa Allah onu söndürdü. Ve yeryüzünde bozgunculuk için çabalarlar. Ve Allah bozguncuları sevmez.
Örnek Ayetler (5 / 21)
Bakara 2:62
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَٱلَّذِينَ هَادُواْ وَٱلنَّصَٰرَىٰ وَٱلصَّـٰبِـِٔينَ مَنۡ ءَامَنَ بِٱللَّهِ وَٱلۡيَوۡمِ ٱلۡأٓخِرِ وَعَمِلَ صَٰلِحٗا فَلَهُمۡ أَجۡرُهُمۡ عِندَ رَبِّهِمۡ وَلَا خَوۡفٌ عَلَيۡهِمۡ وَلَا هُمۡ يَحۡزَنُونَ
Şüphesiz inananlar, dönmüş olanlar, Nasraniler ve Sabiilerden kim Allah'a ve son güne inanırsa ve iyi bir iş yaparsa, onların ödülü Rablerinin katındadır. Ve onlara ne korku vardır ne de onlar üzülürler.
Bakara 2:126
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذۡ قَالَ إِبۡرَٰهِـۧمُ رَبِّ ٱجۡعَلۡ هَٰذَا بَلَدًا ءَامِنٗا وَٱرۡزُقۡ أَهۡلَهُۥ مِنَ ٱلثَّمَرَٰتِ مَنۡ ءَامَنَ مِنۡهُم بِٱللَّهِ وَٱلۡيَوۡمِ ٱلۡأٓخِرِۚ قَالَ وَمَن كَفَرَ فَأُمَتِّعُهُۥ قَلِيلٗا ثُمَّ أَضۡطَرُّهُۥٓ إِلَىٰ عَذَابِ ٱلنَّارِۖ وَبِئۡسَ ٱلۡمَصِيرُ
Ve hani İbrahim demişti: 'Rabbim, bunu güvenli bir şehir yap ve onun halkından Allah'a ve son güne inanan kimseyi ürünlerden rızıklandır.' Dedi: 'Ve kim örterse, onu biraz faydalandırırım, sonra onu ateşin azabına zorlarım. Ve o varış yeri ne kötüdür.'
Bakara 2:177
·
Kuran-ı Kerim
۞لَّيۡسَ ٱلۡبِرَّ أَن تُوَلُّواْ وُجُوهَكُمۡ قِبَلَ ٱلۡمَشۡرِقِ وَٱلۡمَغۡرِبِ وَلَٰكِنَّ ٱلۡبِرَّ مَنۡ ءَامَنَ بِٱللَّهِ وَٱلۡيَوۡمِ ٱلۡأٓخِرِ وَٱلۡمَلَـٰٓئِكَةِ وَٱلۡكِتَٰبِ وَٱلنَّبِيِّـۧنَ وَءَاتَى ٱلۡمَالَ عَلَىٰ حُبِّهِۦ ذَوِي ٱلۡقُرۡبَىٰ وَٱلۡيَتَٰمَىٰ وَٱلۡمَسَٰكِينَ وَٱبۡنَ ٱلسَّبِيلِ وَٱلسَّآئِلِينَ وَفِي ٱلرِّقَابِ وَأَقَامَ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتَى ٱلزَّكَوٰةَ وَٱلۡمُوفُونَ بِعَهۡدِهِمۡ إِذَا عَٰهَدُواْۖ وَٱلصَّـٰبِرِينَ فِي ٱلۡبَأۡسَآءِ وَٱلضَّرَّآءِ وَحِينَ ٱلۡبَأۡسِۗ أُوْلَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ صَدَقُواْۖ وَأُوْلَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡمُتَّقُونَ
İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı tarafına çevirmeniz değildir. Fakat iyilik; Allah'a, son güne, meleklere, kitaba ve nebilere inanan; ona sevgisine rağmen malı yakınlık sahiplerine, yetimlere, yoksullara, yol oğluna, isteyenlere ve boyunduruk altındakilere veren; salatı ayağa kaldıran ve zekatı veren kimsenin iyiliğidir. Ve sözleştiklerinde sözlerini yerine getirenler; zorlukta, darlıkta ve zorluk anında sabredenler; işte onlar doğru olanlardır ve işte onlar sakınanlardır.
Bakara 2:228
·
Kuran-ı Kerim
وَٱلۡمُطَلَّقَٰتُ يَتَرَبَّصۡنَ بِأَنفُسِهِنَّ ثَلَٰثَةَ قُرُوٓءٖۚ وَلَا يَحِلُّ لَهُنَّ أَن يَكۡتُمۡنَ مَا خَلَقَ ٱللَّهُ فِيٓ أَرۡحَامِهِنَّ إِن كُنَّ يُؤۡمِنَّ بِٱللَّهِ وَٱلۡيَوۡمِ ٱلۡأٓخِرِۚ وَبُعُولَتُهُنَّ أَحَقُّ بِرَدِّهِنَّ فِي ذَٰلِكَ إِنۡ أَرَادُوٓاْ إِصۡلَٰحٗاۚ وَلَهُنَّ مِثۡلُ ٱلَّذِي عَلَيۡهِنَّ بِٱلۡمَعۡرُوفِۚ وَلِلرِّجَالِ عَلَيۡهِنَّ دَرَجَةٞۗ وَٱللَّهُ عَزِيزٌ حَكِيمٌ
Boşanmış kadınlar kendi başlarına üç aybaşı süresi beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah'ın rahimlerinde yarattığını gizlemeleri onlara helal olmaz. Eğer düzeltmek isterlerse, kocaları bu süre içinde onları geri almaya daha hak sahibidir. Uygun olan ölçüde, onların aleyhine olduğu gibi lehlerine de hakları vardır; erkeklerin onların üzerinde bir derecesi vardır. Allah Üstün'dür, Hikmetli'dir.
Bakara 2:232
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذَا طَلَّقۡتُمُ ٱلنِّسَآءَ فَبَلَغۡنَ أَجَلَهُنَّ فَلَا تَعۡضُلُوهُنَّ أَن يَنكِحۡنَ أَزۡوَٰجَهُنَّ إِذَا تَرَٰضَوۡاْ بَيۡنَهُم بِٱلۡمَعۡرُوفِۗ ذَٰلِكَ يُوعَظُ بِهِۦ مَن كَانَ مِنكُمۡ يُؤۡمِنُ بِٱللَّهِ وَٱلۡيَوۡمِ ٱلۡأٓخِرِۗ ذَٰلِكُمۡ أَزۡكَىٰ لَكُمۡ وَأَطۡهَرُۚ وَٱللَّهُ يَعۡلَمُ وَأَنتُمۡ لَا تَعۡلَمُونَ
Kadınları boşadığınızda ve sürelerine ulaştıklarında, aralarında uygun şekilde anlaştıklarında eşleriyle evlenmelerini engellemeyin. Bununla, sizden Allah'a ve ahiret gününe inanan kimseye öğüt verilir. Bu sizin için daha temiz ve daha arıdır. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Örnek Ayetler (5 / 16)
En'am 6:15
·
Kuran-ı Kerim
قُلۡ إِنِّيٓ أَخَافُ إِنۡ عَصَيۡتُ رَبِّي عَذَابَ يَوۡمٍ عَظِيمٖ
De ki: 'Şüphesiz ben, eğer benim Rabbime isyan edersem büyük bir günün azabından korkarım.'
A'raf 7:59
·
Kuran-ı Kerim
لَقَدۡ أَرۡسَلۡنَا نُوحًا إِلَىٰ قَوۡمِهِۦ فَقَالَ يَٰقَوۡمِ ٱعۡبُدُواْ ٱللَّهَ مَا لَكُم مِّنۡ إِلَٰهٍ غَيۡرُهُۥٓ إِنِّيٓ أَخَافُ عَلَيۡكُمۡ عَذَابَ يَوۡمٍ عَظِيمٖ
Kesinlikle Nuh'u kavmine gönderdik, bunun üzerine dedi: 'Ey kavmim, Allah'a kulluk edin, sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Şüphesiz ben sizin üzerinize büyük bir günün azabından korkuyorum.'
Tevbe 9:108
·
Kuran-ı Kerim
لَا تَقُمۡ فِيهِ أَبَدٗاۚ لَّمَسۡجِدٌ أُسِّسَ عَلَى ٱلتَّقۡوَىٰ مِنۡ أَوَّلِ يَوۡمٍ أَحَقُّ أَن تَقُومَ فِيهِۚ فِيهِ رِجَالٞ يُحِبُّونَ أَن يَتَطَهَّرُواْۚ وَٱللَّهُ يُحِبُّ ٱلۡمُطَّهِّرِينَ
Onun içinde asla durma. Kesinlikle ilk günden sakınma üzerine kurulmuş bir mescit, onun içinde durmana daha hak sahibidir. Onun içinde temizlenmeyi seven adamlar vardır. Ve Allah temizlenenleri sever.
Yunus 10:15
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذَا تُتۡلَىٰ عَلَيۡهِمۡ ءَايَاتُنَا بَيِّنَٰتٖ قَالَ ٱلَّذِينَ لَا يَرۡجُونَ لِقَآءَنَا ٱئۡتِ بِقُرۡءَانٍ غَيۡرِ هَٰذَآ أَوۡ بَدِّلۡهُۚ قُلۡ مَا يَكُونُ لِيٓ أَنۡ أُبَدِّلَهُۥ مِن تِلۡقَآيِٕ نَفۡسِيٓۖ إِنۡ أَتَّبِعُ إِلَّا مَا يُوحَىٰٓ إِلَيَّۖ إِنِّيٓ أَخَافُ إِنۡ عَصَيۡتُ رَبِّي عَذَابَ يَوۡمٍ عَظِيمٖ
Ve ayetlerimiz onlara açık kanıtlar olarak okunduğu zaman, bizimle karşılaşmayı ummayan kimseler dedi: 'Bundan başka bir kuran getir veya onu değiştir.' De ki: 'Onu kendi nefsimin tarafından değiştirmem benim için olmaz. Bana vahiy edilenden başkasına uymam. Şüphesiz ben, eğer rabbime karşı gelirsem büyük bir günün azabından korkarım.'
Hud 11:26
·
Kuran-ı Kerim
أَن لَّا تَعۡبُدُوٓاْ إِلَّا ٱللَّهَۖ إِنِّيٓ أَخَافُ عَلَيۡكُمۡ عَذَابَ يَوۡمٍ أَلِيمٖ
'Allah'tan başkasına kulluk etmeyin. Şüphesiz ben sizin üzerinize acı verici bir günün azabından korkuyorum.'
Örnek Ayetler (5 / 16)
Maide 5:119
·
Kuran-ı Kerim
قَالَ ٱللَّهُ هَٰذَا يَوۡمُ يَنفَعُ ٱلصَّـٰدِقِينَ صِدۡقُهُمۡۚ لَهُمۡ جَنَّـٰتٞ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدٗاۖ رَّضِيَ ٱللَّهُ عَنۡهُمۡ وَرَضُواْ عَنۡهُۚ ذَٰلِكَ ٱلۡفَوۡزُ ٱلۡعَظِيمُ
Allah dedi: 'Bu, doğru söyleyenlere doğruluklarının fayda vereceği gündür. Onlar için altından ırmaklar akan, içinde ebediyen kalıcılar olarak bahçeler vardır. Allah onlardan razı oldu ve onlar O'ndan razı oldular. Bu, büyük kurtuluştur.'
Taha 20:59
·
Kuran-ı Kerim
قَالَ مَوۡعِدُكُمۡ يَوۡمُ ٱلزِّينَةِ وَأَن يُحۡشَرَ ٱلنَّاسُ ضُحٗى
Dedi ki: 'Buluşmanız süs günüdür ve insanların kuşluk vakti toplanmasıdır.'
Rum 30:56
·
Kuran-ı Kerim
وَقَالَ ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡعِلۡمَ وَٱلۡإِيمَٰنَ لَقَدۡ لَبِثۡتُمۡ فِي كِتَٰبِ ٱللَّهِ إِلَىٰ يَوۡمِ ٱلۡبَعۡثِۖ فَهَٰذَا يَوۡمُ ٱلۡبَعۡثِ وَلَٰكِنَّكُمۡ كُنتُمۡ لَا تَعۡلَمُونَ
Ve bilgi ve inanç verilen kimseler dedi: 'Kesinlikle Allah'ın kitabında diriliş gününe kadar kaldınız. İşte bu diriliş günüdür; ve fakat siz bilmeyenler idiniz.'
Saffat 37:20
·
Kuran-ı Kerim
وَقَالُواْ يَٰوَيۡلَنَا هَٰذَا يَوۡمُ ٱلدِّينِ
Ve dediler: 'Ey vay halimize! Bu, karşılık günüdür.'
Saffat 37:21
·
Kuran-ı Kerim
هَٰذَا يَوۡمُ ٱلۡفَصۡلِ ٱلَّذِي كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ
Bu, onu yalanlıyor olduğunuz ayırma günüdür.
Örnek Ayetler (5 / 14)
Bakara 2:196
·
Kuran-ı Kerim
وَأَتِمُّواْ ٱلۡحَجَّ وَٱلۡعُمۡرَةَ لِلَّهِۚ فَإِنۡ أُحۡصِرۡتُمۡ فَمَا ٱسۡتَيۡسَرَ مِنَ ٱلۡهَدۡيِۖ وَلَا تَحۡلِقُواْ رُءُوسَكُمۡ حَتَّىٰ يَبۡلُغَ ٱلۡهَدۡيُ مَحِلَّهُۥۚ فَمَن كَانَ مِنكُم مَّرِيضًا أَوۡ بِهِۦٓ أَذٗى مِّن رَّأۡسِهِۦ فَفِدۡيَةٞ مِّن صِيَامٍ أَوۡ صَدَقَةٍ أَوۡ نُسُكٖۚ فَإِذَآ أَمِنتُمۡ فَمَن تَمَتَّعَ بِٱلۡعُمۡرَةِ إِلَى ٱلۡحَجِّ فَمَا ٱسۡتَيۡسَرَ مِنَ ٱلۡهَدۡيِۚ فَمَن لَّمۡ يَجِدۡ فَصِيَامُ ثَلَٰثَةِ أَيَّامٖ فِي ٱلۡحَجِّ وَسَبۡعَةٍ إِذَا رَجَعۡتُمۡۗ تِلۡكَ عَشَرَةٞ كَامِلَةٞۗ ذَٰلِكَ لِمَن لَّمۡ يَكُنۡ أَهۡلُهُۥ حَاضِرِي ٱلۡمَسۡجِدِ ٱلۡحَرَامِۚ وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَٱعۡلَمُوٓاْ أَنَّ ٱللَّهَ شَدِيدُ ٱلۡعِقَابِ
Ve hac ve umreyi Allah için tamamlayın. Artık eğer engellenirseniz, kurbandan kolay olanı vardır. Ve kurban yerine ulaşıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin. Artık sizden kim hasta olursa veya başından bir eziyeti olursa, oruçtan veya sadakadan veya kurbandan bir fidye vardır. Artık güvende olduğunuzda, kim hacca kadar umre ile faydalanırsa, kurbandan kolay olanı vardır. Artık kim bulamazsa, hacda üç gün ve döndüğünüzde yedi gün oruç vardır; bunlar tam ondur. Bu, ailesi Mescid-i Haram'da hazır olmayan kimse içindir. Ve Allah'tan sakının ve bilin ki şüphesiz Allah cezası şiddetli olandır.
Bakara 2:203
·
Kuran-ı Kerim
۞وَٱذۡكُرُواْ ٱللَّهَ فِيٓ أَيَّامٖ مَّعۡدُودَٰتٖۚ فَمَن تَعَجَّلَ فِي يَوۡمَيۡنِ فَلَآ إِثۡمَ عَلَيۡهِ وَمَن تَأَخَّرَ فَلَآ إِثۡمَ عَلَيۡهِۖ لِمَنِ ٱتَّقَىٰۗ وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَٱعۡلَمُوٓاْ أَنَّكُمۡ إِلَيۡهِ تُحۡشَرُونَ
Sayılı günlerde Allah'ı anın. Kim iki gün içinde acele ederse onun üzerine günah yoktur, kim de gecikirse onun üzerine günah yoktur; sakınan kimse için. Allah'tan sakının ve şüphesiz O'na toplanacağınızı bilin.
Maide 5:89
·
Kuran-ı Kerim
لَا يُؤَاخِذُكُمُ ٱللَّهُ بِٱللَّغۡوِ فِيٓ أَيۡمَٰنِكُمۡ وَلَٰكِن يُؤَاخِذُكُم بِمَا عَقَّدتُّمُ ٱلۡأَيۡمَٰنَۖ فَكَفَّـٰرَتُهُۥٓ إِطۡعَامُ عَشَرَةِ مَسَٰكِينَ مِنۡ أَوۡسَطِ مَا تُطۡعِمُونَ أَهۡلِيكُمۡ أَوۡ كِسۡوَتُهُمۡ أَوۡ تَحۡرِيرُ رَقَبَةٖۖ فَمَن لَّمۡ يَجِدۡ فَصِيَامُ ثَلَٰثَةِ أَيَّامٖۚ ذَٰلِكَ كَفَّـٰرَةُ أَيۡمَٰنِكُمۡ إِذَا حَلَفۡتُمۡۚ وَٱحۡفَظُوٓاْ أَيۡمَٰنَكُمۡۚ كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمۡ ءَايَٰتِهِۦ لَعَلَّكُمۡ تَشۡكُرُونَ
Allah yeminlerinizin içindeki boş söz sebebiyle sizi sorumlu tutmaz, ve lakin bağladığınız yeminler sebebiyle sizi sorumlu tutar. Bunun üzerine onun kefareti, ailenize yedirdiğiniz şeyin ortalamasından on yoksula yedirmektir veya onları giydirmektir veya bir boynu özgürleştirmektir. Bunun üzerine kim bulamazsa o zaman üç gün oruçtur. Bu, yemin ettiğiniz zaman yeminlerinizin kefaretidir. Ve yeminlerinizi koruyun. Böylece Allah size ayetlerini açıklar, umulur ki şükredersiniz.
A'raf 7:54
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ رَبَّكُمُ ٱللَّهُ ٱلَّذِي خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ فِي سِتَّةِ أَيَّامٖ ثُمَّ ٱسۡتَوَىٰ عَلَى ٱلۡعَرۡشِۖ يُغۡشِي ٱلَّيۡلَ ٱلنَّهَارَ يَطۡلُبُهُۥ حَثِيثٗا وَٱلشَّمۡسَ وَٱلۡقَمَرَ وَٱلنُّجُومَ مُسَخَّرَٰتِۭ بِأَمۡرِهِۦٓۗ أَلَا لَهُ ٱلۡخَلۡقُ وَٱلۡأَمۡرُۗ تَبَارَكَ ٱللَّهُ رَبُّ ٱلۡعَٰلَمِينَ
Şüphesiz Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra arşın üzerine kurulan, geceyi onu hızlıca arayan gündüze örten, güneşi, ayı ve yıldızları emriyle boyun eğdirilmiş olarak yaratan Allah'tır. Dikkat edin, yaratmak ve emretmek O'nundur. Alemlerin Rabbi olan Allah ne bereketlidir!
Yunus 10:3
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ رَبَّكُمُ ٱللَّهُ ٱلَّذِي خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ فِي سِتَّةِ أَيَّامٖ ثُمَّ ٱسۡتَوَىٰ عَلَى ٱلۡعَرۡشِۖ يُدَبِّرُ ٱلۡأَمۡرَۖ مَا مِن شَفِيعٍ إِلَّا مِنۢ بَعۡدِ إِذۡنِهِۦۚ ذَٰلِكُمُ ٱللَّهُ رَبُّكُمۡ فَٱعۡبُدُوهُۚ أَفَلَا تَذَكَّرُونَ
Şüphesiz rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde yaratan, sonra arşın üzerine kurulan, işi düzenleyen Allah'tır. O'nun izninden sonrası hariç hiçbir aracı yoktur. İşte bu rabbiniz Allah'tır, bunun üzerine O'na kulluk edin. Hatırlamıyor musunuz?
Örnek Ayetler (5 / 12)
Bakara 2:259
·
Kuran-ı Kerim
أَوۡ كَٱلَّذِي مَرَّ عَلَىٰ قَرۡيَةٖ وَهِيَ خَاوِيَةٌ عَلَىٰ عُرُوشِهَا قَالَ أَنَّىٰ يُحۡيِۦ هَٰذِهِ ٱللَّهُ بَعۡدَ مَوۡتِهَاۖ فَأَمَاتَهُ ٱللَّهُ مِاْئَةَ عَامٖ ثُمَّ بَعَثَهُۥۖ قَالَ كَمۡ لَبِثۡتَۖ قَالَ لَبِثۡتُ يَوۡمًا أَوۡ بَعۡضَ يَوۡمٖۖ قَالَ بَل لَّبِثۡتَ مِاْئَةَ عَامٖ فَٱنظُرۡ إِلَىٰ طَعَامِكَ وَشَرَابِكَ لَمۡ يَتَسَنَّهۡۖ وَٱنظُرۡ إِلَىٰ حِمَارِكَ وَلِنَجۡعَلَكَ ءَايَةٗ لِّلنَّاسِۖ وَٱنظُرۡ إِلَى ٱلۡعِظَامِ كَيۡفَ نُنشِزُهَا ثُمَّ نَكۡسُوهَا لَحۡمٗاۚ فَلَمَّا تَبَيَّنَ لَهُۥ قَالَ أَعۡلَمُ أَنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ قَدِيرٞ
Veya çatıları üzerine çökmüşken bir şehrin üzerine uğrayan kimse gibi. 'Ölümünden sonra Allah bunu nasıl diriltir?' demişti. Bunun üzerine Allah onu yüz yıl öldürdü, sonra onu diriltti. 'Ne kadar kaldın?' dedi. 'Bir gün veya günün bir kısmı kaldım' dedi. 'Hayır, yüz yıl kaldın; böylece yiyeceğine ve içeceğine bak, bozulmamış. Ve eşeğine bak; ve seni insanlara bir ayet kılmamız için. Ve kemiklere bak, onları nasıl kaldırıyoruz, sonra onlara et giydiriyoruz' dedi. Ona açıkça belli olduğunda 'Biliyorum ki Allah her şeyin üzerine Güç Yetiren'dir' dedi.
Hud 11:3
·
Kuran-ı Kerim
وَأَنِ ٱسۡتَغۡفِرُواْ رَبَّكُمۡ ثُمَّ تُوبُوٓاْ إِلَيۡهِ يُمَتِّعۡكُم مَّتَٰعًا حَسَنًا إِلَىٰٓ أَجَلٖ مُّسَمّٗى وَيُؤۡتِ كُلَّ ذِي فَضۡلٖ فَضۡلَهُۥۖ وَإِن تَوَلَّوۡاْ فَإِنِّيٓ أَخَافُ عَلَيۡكُمۡ عَذَابَ يَوۡمٖ كَبِيرٍ
Ve Rabbinizden örtülme dileyin, sonra O'na dönün ki belirlenmiş süreye kadar sizi güzel faydalanma ile faydalandırsın ve her lütuf sahibine lütfunu versin. Ve eğer yüz çevirirseniz, öyleyse şüphesiz ben üzerinize büyük günün azabından korkarım.
Hud 11:84
·
Kuran-ı Kerim
۞وَإِلَىٰ مَدۡيَنَ أَخَاهُمۡ شُعَيۡبٗاۚ قَالَ يَٰقَوۡمِ ٱعۡبُدُواْ ٱللَّهَ مَا لَكُم مِّنۡ إِلَٰهٍ غَيۡرُهُۥۖ وَلَا تَنقُصُواْ ٱلۡمِكۡيَالَ وَٱلۡمِيزَانَۖ إِنِّيٓ أَرَىٰكُم بِخَيۡرٖ وَإِنِّيٓ أَخَافُ عَلَيۡكُمۡ عَذَابَ يَوۡمٖ مُّحِيطٖ
Ve Medyen'e kardeşleri Şuayb'ı. Dedi ki: 'Ey kavmim, Allah'a kulluk edin, sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Ve ölçeği ve tartıyı eksiltmeyin. Şüphesiz ben sizi bir hayır ile görüyorum ve şüphesiz ben sizin üzerinize kuşatan bir günün azabından korkuyorum.'
Kehf 18:19
·
Kuran-ı Kerim
وَكَذَٰلِكَ بَعَثۡنَٰهُمۡ لِيَتَسَآءَلُواْ بَيۡنَهُمۡۚ قَالَ قَآئِلٞ مِّنۡهُمۡ كَمۡ لَبِثۡتُمۡۖ قَالُواْ لَبِثۡنَا يَوۡمًا أَوۡ بَعۡضَ يَوۡمٖۚ قَالُواْ رَبُّكُمۡ أَعۡلَمُ بِمَا لَبِثۡتُمۡ فَٱبۡعَثُوٓاْ أَحَدَكُم بِوَرِقِكُمۡ هَٰذِهِۦٓ إِلَى ٱلۡمَدِينَةِ فَلۡيَنظُرۡ أَيُّهَآ أَزۡكَىٰ طَعَامٗا فَلۡيَأۡتِكُم بِرِزۡقٖ مِّنۡهُ وَلۡيَتَلَطَّفۡ وَلَا يُشۡعِرَنَّ بِكُمۡ أَحَدًا
Aralarında soruşmaları için onları böylece kaldırdık. Onlardan bir söyleyen dedi: 'Ne kadar kaldınız?' Dediler: 'Bir gün veya günün bir kısmı kaldık.' Dediler: 'Rabbiniz kaldığınız şeyi daha iyi bilendir; o halde birinizi bu gümüşünüzle şehre gönderin. Böylece hangisi yiyecek olarak daha temizdir baksın, böylece ondan size bir rızık getirsin. Nazik davransın ve sizi hiç kimseye kesinlikle hissettirmesin.'
Mü'minun 23:113
·
Kuran-ı Kerim
قَالُواْ لَبِثۡنَا يَوۡمًا أَوۡ بَعۡضَ يَوۡمٖ فَسۡـَٔلِ ٱلۡعَآدِّينَ
Dediler ki: 'Bir gün veya günün bir kısmı kaldık, öyleyse sayanlara sor.'
Örnek Ayetler (5 / 12)
Ali İmran 3:167
·
Kuran-ı Kerim
وَلِيَعۡلَمَ ٱلَّذِينَ نَافَقُواْۚ وَقِيلَ لَهُمۡ تَعَالَوۡاْ قَٰتِلُواْ فِي سَبِيلِ ٱللَّهِ أَوِ ٱدۡفَعُواْۖ قَالُواْ لَوۡ نَعۡلَمُ قِتَالٗا لَّٱتَّبَعۡنَٰكُمۡۗ هُمۡ لِلۡكُفۡرِ يَوۡمَئِذٍ أَقۡرَبُ مِنۡهُمۡ لِلۡإِيمَٰنِۚ يَقُولُونَ بِأَفۡوَٰهِهِم مَّا لَيۡسَ فِي قُلُوبِهِمۡۚ وَٱللَّهُ أَعۡلَمُ بِمَا يَكۡتُمُونَ
Ve ikiyüzlülük edenleri bilmesi içindir. Ve onlara denildi: 'Gelin, Allah yolunda savaşın veya savunun.' Dediler: 'Eğer savaşmayı bilseydik kesinlikle size uyardık.' Onlar o gün inançtan çok örtmeye daha yakındılar. Kalplerinde olmayan şeyi ağızlarıyla söylüyorlar. Ve Allah gizlediklerini en iyi bilendir.
A'raf 7:8
·
Kuran-ı Kerim
وَٱلۡوَزۡنُ يَوۡمَئِذٍ ٱلۡحَقُّۚ فَمَن ثَقُلَتۡ مَوَٰزِينُهُۥ فَأُوْلَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡمُفۡلِحُونَ
Ve o gün tartı haktır; böylece kimin tartıları ağır gelirse böylece işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
Nahl 16:87
·
Kuran-ı Kerim
وَأَلۡقَوۡاْ إِلَى ٱللَّهِ يَوۡمَئِذٍ ٱلسَّلَمَۖ وَضَلَّ عَنۡهُم مَّا كَانُواْ يَفۡتَرُونَ
Ve o gün Allah'a teslimiyeti attılar ve uydurdukları şeyler onlardan kayboldu.
Furkan 25:24
·
Kuran-ı Kerim
أَصۡحَٰبُ ٱلۡجَنَّةِ يَوۡمَئِذٍ خَيۡرٞ مُّسۡتَقَرّٗا وَأَحۡسَنُ مَقِيلٗا
Bahçe halkı o gün karar kılma yeri olarak daha iyidir ve dinlenme yeri olarak daha güzeldir.
Furkan 25:26
·
Kuran-ı Kerim
ٱلۡمُلۡكُ يَوۡمَئِذٍ ٱلۡحَقُّ لِلرَّحۡمَٰنِۚ وَكَانَ يَوۡمًا عَلَى ٱلۡكَٰفِرِينَ عَسِيرٗا
O gün gerçek egemenlik Merhameti Bol olanındır. Ve örtenlerin üzerinde zorlu bir gün olmuştur.
Örnek Ayetler (5 / 10)
Bakara 2:48
·
Kuran-ı Kerim
وَٱتَّقُواْ يَوۡمٗا لَّا تَجۡزِي نَفۡسٌ عَن نَّفۡسٖ شَيۡـٔٗا وَلَا يُقۡبَلُ مِنۡهَا شَفَٰعَةٞ وَلَا يُؤۡخَذُ مِنۡهَا عَدۡلٞ وَلَا هُمۡ يُنصَرُونَ
Ve hiçbir nefsin bir nefs için hiçbir şey ödemeyeceği, ondan ne bir aracılığın kabul edileceği, ne ondan bir fidye alınacağı, ne de onlara yardım edileceği bir günden sakının.
Bakara 2:123
·
Kuran-ı Kerim
وَٱتَّقُواْ يَوۡمٗا لَّا تَجۡزِي نَفۡسٌ عَن نَّفۡسٖ شَيۡـٔٗا وَلَا يُقۡبَلُ مِنۡهَا عَدۡلٞ وَلَا تَنفَعُهَا شَفَٰعَةٞ وَلَا هُمۡ يُنصَرُونَ
Ve hiçbir nefsin hiçbir nefs için hiçbir şey ödemeyeceği, ondan hiçbir fidyenin kabul edilmeyeceği, ona hiçbir aracılığın fayda vermeyeceği ve onların yardım görmeyeceği bir günden sakının.
Bakara 2:281
·
Kuran-ı Kerim
وَٱتَّقُواْ يَوۡمٗا تُرۡجَعُونَ فِيهِ إِلَى ٱللَّهِۖ ثُمَّ تُوَفَّىٰ كُلُّ نَفۡسٖ مَّا كَسَبَتۡ وَهُمۡ لَا يُظۡلَمُونَ
Ve onda Allah'a döndürüleceğiniz bir günden sakının. Sonra her nefse kazandığı eksiksiz verilir ve onlar zulme uğramazlar.
Taha 20:104
·
Kuran-ı Kerim
نَّحۡنُ أَعۡلَمُ بِمَا يَقُولُونَ إِذۡ يَقُولُ أَمۡثَلُهُمۡ طَرِيقَةً إِن لَّبِثۡتُمۡ إِلَّا يَوۡمٗا
Söylediklerini Biz daha iyi biliriz; hani onların yolca en örnek olanı der: 'Bir gün hariç kalmadınız.'
Nur 24:37
·
Kuran-ı Kerim
رِجَالٞ لَّا تُلۡهِيهِمۡ تِجَٰرَةٞ وَلَا بَيۡعٌ عَن ذِكۡرِ ٱللَّهِ وَإِقَامِ ٱلصَّلَوٰةِ وَإِيتَآءِ ٱلزَّكَوٰةِ يَخَافُونَ يَوۡمٗا تَتَقَلَّبُ فِيهِ ٱلۡقُلُوبُ وَٱلۡأَبۡصَٰرُ
Ne bir ticaret ne de bir alışveriş onları Allah'ı anmaktan, salatı ayağa kaldırmaktan ve zekatı vermekten oyalamayan adamlar; içinde kalplerin ve görüşlerin döneceği bir günden korkarlar.
Örnek Ayetler (5 / 8)
A'raf 7:51
·
Kuran-ı Kerim
ٱلَّذِينَ ٱتَّخَذُواْ دِينَهُمۡ لَهۡوٗا وَلَعِبٗا وَغَرَّتۡهُمُ ٱلۡحَيَوٰةُ ٱلدُّنۡيَاۚ فَٱلۡيَوۡمَ نَنسَىٰهُمۡ كَمَا نَسُواْ لِقَآءَ يَوۡمِهِمۡ هَٰذَا وَمَا كَانُواْ بِـَٔايَٰتِنَا يَجۡحَدُونَ
Dinlerini bir eğlence ve bir oyun edinen ve dünya hayatının kendilerini aldattığı kimseleri; bu günleriyle karşılaşmayı unuttukları ve ayetlerimizi inkar ettikleri gibi bugün unuturuz.
Yunus 10:92
·
Kuran-ı Kerim
فَٱلۡيَوۡمَ نُنَجِّيكَ بِبَدَنِكَ لِتَكُونَ لِمَنۡ خَلۡفَكَ ءَايَةٗۚ وَإِنَّ كَثِيرٗا مِّنَ ٱلنَّاسِ عَنۡ ءَايَٰتِنَا لَغَٰفِلُونَ
Böylece arkandaki kimselere işaret olman için bugün seni bedeninle kurtaracağız. Ve şüphesiz insanların çoğu işaretlerimizden kesinlikle habersizdirler.
Sebe 34:42
·
Kuran-ı Kerim
فَٱلۡيَوۡمَ لَا يَمۡلِكُ بَعۡضُكُمۡ لِبَعۡضٖ نَّفۡعٗا وَلَا ضَرّٗا وَنَقُولُ لِلَّذِينَ ظَلَمُواْ ذُوقُواْ عَذَابَ ٱلنَّارِ ٱلَّتِي كُنتُم بِهَا تُكَذِّبُونَ
Böylece bugün bazınız bazınıza ne bir faydaya ne de bir zarara sahip olur. Ve zalimlere deriz: 'Kendisini yalanladığınız ateşin azabını tadın.'
Yasin 36:54
·
Kuran-ı Kerim
فَٱلۡيَوۡمَ لَا تُظۡلَمُ نَفۡسٞ شَيۡـٔٗا وَلَا تُجۡزَوۡنَ إِلَّا مَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ
Böylece bugün hiçbir nefse hiçbir şey zulmedilmez ve yapıyor olduğunuz şeyden başkasıyla karşılık verilmezsiniz.
Casiye 45:35
·
Kuran-ı Kerim
ذَٰلِكُم بِأَنَّكُمُ ٱتَّخَذۡتُمۡ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ هُزُوٗا وَغَرَّتۡكُمُ ٱلۡحَيَوٰةُ ٱلدُّنۡيَاۚ فَٱلۡيَوۡمَ لَا يُخۡرَجُونَ مِنۡهَا وَلَا هُمۡ يُسۡتَعۡتَبُونَ
Bu, sizin Allah'ın ayetlerini alay konusu edinmeniz ve dünya hayatının sizi aldatması sebebiyledir. Böylece bugün oradan çıkarılmazlar ve onlardan hoşnutluk istenmez.
Örnek Ayetler (4 / 6)
Bakara 2:254
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ أَنفِقُواْ مِمَّا رَزَقۡنَٰكُم مِّن قَبۡلِ أَن يَأۡتِيَ يَوۡمٞ لَّا بَيۡعٞ فِيهِ وَلَا خُلَّةٞ وَلَا شَفَٰعَةٞۗ وَٱلۡكَٰفِرُونَ هُمُ ٱلظَّـٰلِمُونَ
Ey inanan kimseler, içinde alışveriş, dostluk ve aracılık olmayan bir gün gelmesinden önce sizi rızıklandırdığımız şeyden infak edin. Ve örtenler, zalimler onlardır.
Hud 11:103
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَأٓيَةٗ لِّمَنۡ خَافَ عَذَابَ ٱلۡأٓخِرَةِۚ ذَٰلِكَ يَوۡمٞ مَّجۡمُوعٞ لَّهُ ٱلنَّاسُ وَذَٰلِكَ يَوۡمٞ مَّشۡهُودٞ
Şüphesiz bunda ahiret azabından korkan kimse için kesinlikle bir ayet vardır. Bu, insanların kendisi için toplandığı bir gündür ve bu, tanık olunan bir gündür.
İbrahim 14:31
·
Kuran-ı Kerim
قُل لِّعِبَادِيَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ يُقِيمُواْ ٱلصَّلَوٰةَ وَيُنفِقُواْ مِمَّا رَزَقۡنَٰهُمۡ سِرّٗا وَعَلَانِيَةٗ مِّن قَبۡلِ أَن يَأۡتِيَ يَوۡمٞ لَّا بَيۡعٞ فِيهِ وَلَا خِلَٰلٌ
İnanan kullarıma de: Onda ne alışveriş ne dostluk olan gün gelmeden önce salatı ayağa kaldırsınlar ve onları rızıklandırdıklarımızdan gizli ve açık harcasınlar.
Rum 30:43
·
Kuran-ı Kerim
فَأَقِمۡ وَجۡهَكَ لِلدِّينِ ٱلۡقَيِّمِ مِن قَبۡلِ أَن يَأۡتِيَ يَوۡمٞ لَّا مَرَدَّ لَهُۥ مِنَ ٱللَّهِۖ يَوۡمَئِذٖ يَصَّدَّعُونَ
Öyleyse Allah'tan geri çevrilmesi olmayan bir günün gelmesinden önce yüzünü dosdoğru din için dik tut. O gün ayrılırlar.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Bakara 2:259
·
Kuran-ı Kerim
أَوۡ كَٱلَّذِي مَرَّ عَلَىٰ قَرۡيَةٖ وَهِيَ خَاوِيَةٌ عَلَىٰ عُرُوشِهَا قَالَ أَنَّىٰ يُحۡيِۦ هَٰذِهِ ٱللَّهُ بَعۡدَ مَوۡتِهَاۖ فَأَمَاتَهُ ٱللَّهُ مِاْئَةَ عَامٖ ثُمَّ بَعَثَهُۥۖ قَالَ كَمۡ لَبِثۡتَۖ قَالَ لَبِثۡتُ يَوۡمًا أَوۡ بَعۡضَ يَوۡمٖۖ قَالَ بَل لَّبِثۡتَ مِاْئَةَ عَامٖ فَٱنظُرۡ إِلَىٰ طَعَامِكَ وَشَرَابِكَ لَمۡ يَتَسَنَّهۡۖ وَٱنظُرۡ إِلَىٰ حِمَارِكَ وَلِنَجۡعَلَكَ ءَايَةٗ لِّلنَّاسِۖ وَٱنظُرۡ إِلَى ٱلۡعِظَامِ كَيۡفَ نُنشِزُهَا ثُمَّ نَكۡسُوهَا لَحۡمٗاۚ فَلَمَّا تَبَيَّنَ لَهُۥ قَالَ أَعۡلَمُ أَنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ قَدِيرٞ
Veya çatıları üzerine çökmüşken bir şehrin üzerine uğrayan kimse gibi. 'Ölümünden sonra Allah bunu nasıl diriltir?' demişti. Bunun üzerine Allah onu yüz yıl öldürdü, sonra onu diriltti. 'Ne kadar kaldın?' dedi. 'Bir gün veya günün bir kısmı kaldım' dedi. 'Hayır, yüz yıl kaldın; böylece yiyeceğine ve içeceğine bak, bozulmamış. Ve eşeğine bak; ve seni insanlara bir ayet kılmamız için. Ve kemiklere bak, onları nasıl kaldırıyoruz, sonra onlara et giydiriyoruz' dedi. Ona açıkça belli olduğunda 'Biliyorum ki Allah her şeyin üzerine Güç Yetiren'dir' dedi.
Kehf 18:19
·
Kuran-ı Kerim
وَكَذَٰلِكَ بَعَثۡنَٰهُمۡ لِيَتَسَآءَلُواْ بَيۡنَهُمۡۚ قَالَ قَآئِلٞ مِّنۡهُمۡ كَمۡ لَبِثۡتُمۡۖ قَالُواْ لَبِثۡنَا يَوۡمًا أَوۡ بَعۡضَ يَوۡمٖۚ قَالُواْ رَبُّكُمۡ أَعۡلَمُ بِمَا لَبِثۡتُمۡ فَٱبۡعَثُوٓاْ أَحَدَكُم بِوَرِقِكُمۡ هَٰذِهِۦٓ إِلَى ٱلۡمَدِينَةِ فَلۡيَنظُرۡ أَيُّهَآ أَزۡكَىٰ طَعَامٗا فَلۡيَأۡتِكُم بِرِزۡقٖ مِّنۡهُ وَلۡيَتَلَطَّفۡ وَلَا يُشۡعِرَنَّ بِكُمۡ أَحَدًا
Aralarında soruşmaları için onları böylece kaldırdık. Onlardan bir söyleyen dedi: 'Ne kadar kaldınız?' Dediler: 'Bir gün veya günün bir kısmı kaldık.' Dediler: 'Rabbiniz kaldığınız şeyi daha iyi bilendir; o halde birinizi bu gümüşünüzle şehre gönderin. Böylece hangisi yiyecek olarak daha temizdir baksın, böylece ondan size bir rızık getirsin. Nazik davransın ve sizi hiç kimseye kesinlikle hissettirmesin.'
Hac 22:47
·
Kuran-ı Kerim
وَيَسۡتَعۡجِلُونَكَ بِٱلۡعَذَابِ وَلَن يُخۡلِفَ ٱللَّهُ وَعۡدَهُۥۚ وَإِنَّ يَوۡمًا عِندَ رَبِّكَ كَأَلۡفِ سَنَةٖ مِّمَّا تَعُدُّونَ
Ve senden azabı acele istiyorlar. Ve Allah O'nun vaadini asla bozmaz. Ve şüphesiz senin Rabbinin katında bir gün, sizin saydığınız şeyden bin yıl gibidir.
Mü'minun 23:113
·
Kuran-ı Kerim
قَالُواْ لَبِثۡنَا يَوۡمًا أَوۡ بَعۡضَ يَوۡمٖ فَسۡـَٔلِ ٱلۡعَآدِّينَ
Dediler ki: 'Bir gün veya günün bir kısmı kaldık, öyleyse sayanlara sor.'
Furkan 25:26
·
Kuran-ı Kerim
ٱلۡمُلۡكُ يَوۡمَئِذٍ ٱلۡحَقُّ لِلرَّحۡمَٰنِۚ وَكَانَ يَوۡمًا عَلَى ٱلۡكَٰفِرِينَ عَسِيرٗا
O gün gerçek egemenlik Merhameti Bol olanındır. Ve örtenlerin üzerinde zorlu bir gün olmuştur.
Örnek Ayetler (5)
Mü'min 40:27
·
Kuran-ı Kerim
وَقَالَ مُوسَىٰٓ إِنِّي عُذۡتُ بِرَبِّي وَرَبِّكُم مِّن كُلِّ مُتَكَبِّرٖ لَّا يُؤۡمِنُ بِيَوۡمِ ٱلۡحِسَابِ
Ve Musa dedi: 'Şüphesiz ben, hesap gününe inanmayan, büyüklüğü aşan herkesten benim Rabbime ve sizin Rabbinize sığındım.'
Mearic 70:26
·
Kuran-ı Kerim
وَٱلَّذِينَ يُصَدِّقُونَ بِيَوۡمِ ٱلدِّينِ
Ve o kimseler ki din gününü doğrularlar.
Müddessir 74:46
·
Kuran-ı Kerim
وَكُنَّا نُكَذِّبُ بِيَوۡمِ ٱلدِّينِ
Ve karşılık gününü yalanlıyorduk.
Kıyamet 75:1
·
Kuran-ı Kerim
لَآ أُقۡسِمُ بِيَوۡمِ ٱلۡقِيَٰمَةِ
Hayır, kalkış gününe yemin ederim.
Mutaffifin 83:11
·
Kuran-ı Kerim
ٱلَّذِينَ يُكَذِّبُونَ بِيَوۡمِ ٱلدِّينِ
Onlar ki karşılık gününü yalanlarlar.
Örnek Ayetler (4)
Bakara 2:184
·
Kuran-ı Kerim
أَيَّامٗا مَّعۡدُودَٰتٖۚ فَمَن كَانَ مِنكُم مَّرِيضًا أَوۡ عَلَىٰ سَفَرٖ فَعِدَّةٞ مِّنۡ أَيَّامٍ أُخَرَۚ وَعَلَى ٱلَّذِينَ يُطِيقُونَهُۥ فِدۡيَةٞ طَعَامُ مِسۡكِينٖۖ فَمَن تَطَوَّعَ خَيۡرٗا فَهُوَ خَيۡرٞ لَّهُۥۚ وَأَن تَصُومُواْ خَيۡرٞ لَّكُمۡ إِن كُنتُمۡ تَعۡلَمُونَ
Sayılı günlerdir. Artık sizden kim hasta veya bir yolculuk üzerinde olursa, diğer günlerden sayısıncadır. Ve ona güç yetirenlerin üzerine bir yoksulun yiyeceği fidye vardır. Artık kim gönülden bir iyilik yaparsa, o onun için daha iyidir. Ve oruç tutmanız sizin için daha iyidir, eğer biliyorsanız.
Bakara 2:185
·
Kuran-ı Kerim
شَهۡرُ رَمَضَانَ ٱلَّذِيٓ أُنزِلَ فِيهِ ٱلۡقُرۡءَانُ هُدٗى لِّلنَّاسِ وَبَيِّنَٰتٖ مِّنَ ٱلۡهُدَىٰ وَٱلۡفُرۡقَانِۚ فَمَن شَهِدَ مِنكُمُ ٱلشَّهۡرَ فَلۡيَصُمۡهُۖ وَمَن كَانَ مَرِيضًا أَوۡ عَلَىٰ سَفَرٖ فَعِدَّةٞ مِّنۡ أَيَّامٍ أُخَرَۗ يُرِيدُ ٱللَّهُ بِكُمُ ٱلۡيُسۡرَ وَلَا يُرِيدُ بِكُمُ ٱلۡعُسۡرَ وَلِتُكۡمِلُواْ ٱلۡعِدَّةَ وَلِتُكَبِّرُواْ ٱللَّهَ عَلَىٰ مَا هَدَىٰكُمۡ وَلَعَلَّكُمۡ تَشۡكُرُونَ
İnsanlara bir yol gösterme, yol göstermeden ve furkandan apaçık deliller olarak Kuran'ın onda indirildiği Ramazan ayıdır. Artık sizden kim aya tanık olursa onu oruç tutsun. Ve kim hasta veya bir yolculuk üzerinde olursa, diğer günlerden sayısıncadır. Allah sizin için kolaylık ister ve sizin için zorluk istemez; sayıyı tamamlamanız, sizi doğru yola ilettiği şey üzerine Allah'ı büyüklemeniz için. Ve umulur ki şükredersiniz.
Ali İmran 3:41
·
Kuran-ı Kerim
قَالَ رَبِّ ٱجۡعَل لِّيٓ ءَايَةٗۖ قَالَ ءَايَتُكَ أَلَّا تُكَلِّمَ ٱلنَّاسَ ثَلَٰثَةَ أَيَّامٍ إِلَّا رَمۡزٗاۗ وَٱذۡكُر رَّبَّكَ كَثِيرٗا وَسَبِّحۡ بِٱلۡعَشِيِّ وَٱلۡإِبۡكَٰرِ
Dedi: 'Rabbim, benim için bir ayet kıl.' Dedi: 'Senin ayetin, işaret dışında insanlarla üç gün konuşmamandır. Ve Rabbini çok an, akşam ve sabah uzak tut.'
Hakka 69:7
·
Kuran-ı Kerim
سَخَّرَهَا عَلَيۡهِمۡ سَبۡعَ لَيَالٖ وَثَمَٰنِيَةَ أَيَّامٍ حُسُومٗاۖ فَتَرَى ٱلۡقَوۡمَ فِيهَا صَرۡعَىٰ كَأَنَّهُمۡ أَعۡجَازُ نَخۡلٍ خَاوِيَةٖ
Onu yedi gece ve sekiz gün kesintisiz onların üzerine musallat etti; böylece orada topluluğu, sanki içi boş hurma ağacı gövdeleriymiş gibi yere serilmiş görürsün.
Örnek Ayetler (4)
Enbiya 21:47
·
Kuran-ı Kerim
وَنَضَعُ ٱلۡمَوَٰزِينَ ٱلۡقِسۡطَ لِيَوۡمِ ٱلۡقِيَٰمَةِ فَلَا تُظۡلَمُ نَفۡسٞ شَيۡـٔٗاۖ وَإِن كَانَ مِثۡقَالَ حَبَّةٖ مِّنۡ خَرۡدَلٍ أَتَيۡنَا بِهَاۗ وَكَفَىٰ بِنَا حَٰسِبِينَ
Ve kalkış günü için adalet terazilerini koyarız, böylece hiçbir nefse bir şey zulmedilmez. Ve hardaldan bir tane ağırlığınca olsa onu getiririz. Ve hesap görenler olarak biz yeteriz.
Sad 38:53
·
Kuran-ı Kerim
هَٰذَا مَا تُوعَدُونَ لِيَوۡمِ ٱلۡحِسَابِ
Bu, hesap günü için size söz verilendir.
Tegabun 64:9
·
Kuran-ı Kerim
يَوۡمَ يَجۡمَعُكُمۡ لِيَوۡمِ ٱلۡجَمۡعِۖ ذَٰلِكَ يَوۡمُ ٱلتَّغَابُنِۗ وَمَن يُؤۡمِنۢ بِٱللَّهِ وَيَعۡمَلۡ صَٰلِحٗا يُكَفِّرۡ عَنۡهُ سَيِّـَٔاتِهِۦ وَيُدۡخِلۡهُ جَنَّـٰتٖ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدٗاۚ ذَٰلِكَ ٱلۡفَوۡزُ ٱلۡعَظِيمُ
Toplanma günü için sizi toplayacağı gün; bu, aldanışın ortaya çıkma günüdür. Ve kim Allah'a inanır ve iyi iş yaparsa, onun kötülüklerini örter ve onu altından ırmaklar akan bahçelere, içlerinde sonsuza dek kalıcılar olarak girdirir. Bu, büyük kurtuluştur.
Mürselat 77:13
·
Kuran-ı Kerim
لِيَوۡمِ ٱلۡفَصۡلِ
Ayrım günü için.
Örnek Ayetler (4)
Rum 30:57
·
Kuran-ı Kerim
فَيَوۡمَئِذٖ لَّا يَنفَعُ ٱلَّذِينَ ظَلَمُواْ مَعۡذِرَتُهُمۡ وَلَا هُمۡ يُسۡتَعۡتَبُونَ
Böylece o gün zulmeden kimselere mazeretleri fayda vermez ve onların hoşnutlukları istenmez.
Rahman 55:39
·
Kuran-ı Kerim
فَيَوۡمَئِذٖ لَّا يُسۡـَٔلُ عَن ذَنۢبِهِۦٓ إِنسٞ وَلَا جَآنّٞ
Böylece o gün günahından ne insan ne cin sorulur.
Hakka 69:15
·
Kuran-ı Kerim
فَيَوۡمَئِذٖ وَقَعَتِ ٱلۡوَاقِعَةُ
İşte o gün gerçekleşecek olan gerçekleşmiştir.
Fecr 89:25
·
Kuran-ı Kerim
فَيَوۡمَئِذٖ لَّا يُعَذِّبُ عَذَابَهُۥٓ أَحَدٞ
Böylece o gün hiç kimse O'nun azabı gibi azap etmez.
Örnek Ayetler (4)
Zuhruf 43:67
·
Kuran-ı Kerim
ٱلۡأَخِلَّآءُ يَوۡمَئِذِۭ بَعۡضُهُمۡ لِبَعۡضٍ عَدُوٌّ إِلَّا ٱلۡمُتَّقِينَ
O gün dostlar, sakınanlar hariç, birbirlerine düşmandır.
Kıyamet 75:13
·
Kuran-ı Kerim
يُنَبَّؤُاْ ٱلۡإِنسَٰنُ يَوۡمَئِذِۭ بِمَا قَدَّمَ وَأَخَّرَ
O gün insana öne aldığı ve geriye bıraktığı şeyler haber verilir.
Kıyamet 75:24
·
Kuran-ı Kerim
وَوُجُوهٞ يَوۡمَئِذِۭ بَاسِرَةٞ
Ve o gün yüzler asıktır.
Fecr 89:23
·
Kuran-ı Kerim
وَجِاْيٓءَ يَوۡمَئِذِۭ بِجَهَنَّمَۚ يَوۡمَئِذٖ يَتَذَكَّرُ ٱلۡإِنسَٰنُ وَأَنَّىٰ لَهُ ٱلذِّكۡرَىٰ
Ve o gün cehennem getirildi; o gün insan hatırlar, ve hatırlama ona nereden?