Kelime Analizi
(25)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | يَكَادُ yekadu | neredeyse olur Fiil yaklaşmak | ك و د |
2 | ٱلۡبَرۡقُ el-berku | şimşek İsim parlamak, kamaşmak | ب ر ق |
3 | يَخۡطَفُ yahtafu | kapar Fiil çekip almak, hızla almak | خ ط ف |
4 | أَبۡصَٰرَهُمۡ ebsarehum | gözleri İsim Harf (Edât) görme, görüş | ب ص ر |
5 | كُلَّمَآ kullema | her ne zaman Zarf Zaman Zarfı her defasında, her ne zaman | ك ل ل |
6 | أَضَآءَ edâ'e | ışık saçtı Fiil aydınlatmak, parlamak | ض و أ |
7 | لَهُم lehum | onlar için Zamir ait, sahip | — |
8 | مَّشَوۡاْ meşev | yürüdüler Fiil ilerlemek, hareket etmek | م ش ي |
9 | فِيهِ fihi | içinde Zamir hakkında, zarfında | — |
10 | وَإِذَآ ve-iza | ve olduğunda Zarf Zaman Zarfı zaman, ansızın | — |
11 | أَظۡلَمَ azleme | karanlıkta bıraktı Fiil haksızlık etmek, zulmetmek | ظ ل م |
12 | عَلَيۡهِمۡ aleyhim | onların üzerine Zamir karşı, hakkında | — |
13 | قَامُواْ kamu | kalktılar Fiil dik durmak, ayakta durmak | ق و م |
14 | وَلَوۡ ve-lev | ve eğer İlgeç/Harf Harf (Edât) olsa bile, keşke | — |
15 | شَآءَ şae | diledi Fiil istemek, irade etmek | ش ي أ |
16 | ٱللَّهُ allahu | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
17 | لَذَهَبَ le-zehebe | elbette gitti Fiil ayrılmak, yok olmak | ذ ه ب |
18 | بِسَمۡعِهِمۡ bi-sem'ihim | işitmeleri ile İsim duyma, kulak | س م ع |
19 | وَأَبۡصَٰرِهِمۡ ve-ebsarihim | ve gözlerinin İsim görme yetisi, kavrayış | ب ص ر |
20 | إِنَّ inne | şüphesiz İlgeç/Harf Harf (Edât) gerçekten, muhakkak ki | — |
21 | ٱللَّهَ allahe | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
22 | عَلَىٰ ala | üzerine Edat karşı, hakkında | — |
23 | كُلِّ kulli | hepsi İsim hepsi, her | ك ل ل |
24 | شَيۡءٖ şey'in | şey İsim nesne, varlık | ش ي أ |
25 | قَدِيرٞ kadirun | ölçen İsim gücü yeten, muktedir | ق د ر |
4
أَبۡصَٰرَهُمۡ
ebsarehum
7
لَهُم
lehum
onlar için
ait, sahip
9
فِيهِ
fihi
içinde
hakkında, zarfında
10
وَإِذَآ
ve-iza
ve olduğunda
zaman, ansızın
12
عَلَيۡهِمۡ
aleyhim
onların üzerine
karşı, hakkında
14
وَلَوۡ
ve-lev
ve eğer
olsa bile, keşke
18
بِسَمۡعِهِمۡ
bi-sem'ihim
19
وَأَبۡصَٰرِهِمۡ
ve-ebsarihim
20
إِنَّ
inne
şüphesiz
gerçekten, muhakkak ki
22
عَلَىٰ
ala
üzerine
karşı, hakkında