Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ش ي أ

ş-y-' — Kök Analizi

ش ي أ

519

Kullanım

2

Lemma

32

Türev

35

Anlam

2 lemma, 32 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

شَيۡءٖ

Lemma

şey'in

şey, şey, nesne, varlık

İsim
117

شَيۡءٍ

şey'in

şeyin, şey, nesne, varlık

İsim
59

شَيۡـٔٗا

şey'en

şeyi, şey, nesne, varlık

İsim
57

شَيۡـًٔا

şey'en

şeyi, şey, nesne, varlık

İsim
20

شَيۡءٞ

şey'un

şey, şey, nesne, varlık

İsim
8

بِشَيۡءٖ

bi-şey'in

bir şey ile, şey, nesne, varlık

İsim
4

شَيۡءِۭ

şey'in

dilenen şeyin, dilenen şey, nesne, şey

İsim
3

شَيۡءٌ

şey'un

dilenen, dilenen, nesne, şey

İsim
3

أَشۡيَآءَهُمۡ

eşyaehum

onların şeylerini, şey, nesne, varlık

İsim
3

لَشَيۡءٌ

le-şey'un

elbette şey, şey, nesne, varlık

İsim
2

بِشَيۡءٍ

bi-şey'in

bir şey ile, şey, nesne, varlık

İsim
2

وَشَيۡءٖ

ve-şey'in

ve şey, şey, nesne, varlık

İsim
1

لَشَيۡءٞ

le-şey'un

elbette bir şey, şey, nesne, varlık

İsim
1

لِشَاْيۡءٍ

li-şey'in

şey için, şey, nesne, dilenen

İsim
1

أَشۡيَآءَ

eşya'e

şeyleri, şey, nesne, varlık

İsim
1

لِشَيۡءٍ

li-şey'in

bir şey için, şey, nesne, varlık

İsim
1

يَشَآءُ

Lemma

yaşau

diler, dilemek, istemek, arzu etmek

Fiil
108

شَآءَ

şae

diledi, dilemek, istemek, irade etmek

Fiil
56

Örnek Ayetler (4 / 56)

Bakara 2:20

·

Kuran-ı Kerim

يَكَادُ ٱلۡبَرۡقُ يَخۡطَفُ أَبۡصَٰرَهُمۡۖ كُلَّمَآ أَضَآءَ لَهُم مَّشَوۡاْ فِيهِ وَإِذَآ أَظۡلَمَ عَلَيۡهِمۡ قَامُواْۚ وَلَوۡ شَآءَ ٱللَّهُ لَذَهَبَ بِسَمۡعِهِمۡ وَأَبۡصَٰرِهِمۡۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ قَدِيرٞ

Neredeyse şimşek onların görüşlerini kapar; onlara her aydınlattığında içinde yürürler ve onların üzerine karardığı zaman dururlar. Ve eğer Allah dileseydi onların işitmelerini ve görüşlerini kesinlikle alıp götürürdü. Şüphesiz Allah her şeye güç yetirendir.

Bakara 2:70

·

Kuran-ı Kerim

قَالُواْ ٱدۡعُ لَنَا رَبَّكَ يُبَيِّن لَّنَا مَا هِيَ إِنَّ ٱلۡبَقَرَ تَشَٰبَهَ عَلَيۡنَا وَإِنَّآ إِن شَآءَ ٱللَّهُ لَمُهۡتَدُونَ

Dediler: 'Bizim için Rabbini çağır, onun ne olduğunu bize açıklasın. Şüphesiz inekler bize benzeşti. Ve şüphesiz biz, eğer Allah dilerse, kesinlikle yol bulanlarız.'

Bakara 2:220

·

Kuran-ı Kerim

فِي ٱلدُّنۡيَا وَٱلۡأٓخِرَةِۗ وَيَسۡـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلۡيَتَٰمَىٰۖ قُلۡ إِصۡلَاحٞ لَّهُمۡ خَيۡرٞۖ وَإِن تُخَالِطُوهُمۡ فَإِخۡوَٰنُكُمۡۚ وَٱللَّهُ يَعۡلَمُ ٱلۡمُفۡسِدَ مِنَ ٱلۡمُصۡلِحِۚ وَلَوۡ شَآءَ ٱللَّهُ لَأَعۡنَتَكُمۡۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٞ

Dünya ve ahiret hakkında. Sana yetimlerden soruyorlar. De ki: 'Onlar için düzeltmek iyidir. Onlarla bir arada yaşarsanız, onlar sizin kardeşlerinizdir.' Allah bozguncuyu düzelticiden ayırıp bilir. Allah dileseydi sizi zora sokardı. Şüphesiz Allah Üstün'dür, Hikmetli'dir.

Bakara 2:253

·

Kuran-ı Kerim

۞تِلۡكَ ٱلرُّسُلُ فَضَّلۡنَا بَعۡضَهُمۡ عَلَىٰ بَعۡضٖۘ مِّنۡهُم مَّن كَلَّمَ ٱللَّهُۖ وَرَفَعَ بَعۡضَهُمۡ دَرَجَٰتٖۚ وَءَاتَيۡنَا عِيسَى ٱبۡنَ مَرۡيَمَ ٱلۡبَيِّنَٰتِ وَأَيَّدۡنَٰهُ بِرُوحِ ٱلۡقُدُسِۗ وَلَوۡ شَآءَ ٱللَّهُ مَا ٱقۡتَتَلَ ٱلَّذِينَ مِنۢ بَعۡدِهِم مِّنۢ بَعۡدِ مَا جَآءَتۡهُمُ ٱلۡبَيِّنَٰتُ وَلَٰكِنِ ٱخۡتَلَفُواْ فَمِنۡهُم مَّنۡ ءَامَنَ وَمِنۡهُم مَّن كَفَرَۚ وَلَوۡ شَآءَ ٱللَّهُ مَا ٱقۡتَتَلُواْ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ يَفۡعَلُ مَا يُرِيدُ

İşte bu resuller, onların bir kısmını bir kısmının üzerine üstün kıldık. Allah'ın konuştuğu kimse onlardandır ve onların bir kısmını derecelerle yükseltti. Ve Meryem oğlu İsa'ya açık delilleri verdik ve onu kutsal ruhla destekledik. Ve eğer Allah dileseydi, açık deliller onlara geldikten sonra onlardan sonraki kimseler savaşmazdı; fakat ayrılığa düştüler. Böylece inanan kimse onlardandır ve örten kimse onlardandır. Ve eğer Allah dileseydi savaşmazlardı, fakat Allah istediği şeyi yapar.

Tüm 56 kullanımı gör

نَشَآءُ

neşa'u

dileriz, dilemek, istemek, irade etmek

Fiil
11

تَشَآءُ

teşau

dilersin, dilemek, istemek, niyet etmek

Fiil
9

شَيۡءٖ

Lemma

şey'inşey

117

شَيۡءٍ

şey'inşeyin

59

شَيۡـٔٗا

şey'enşeyi

57

شَيۡـًٔا

şey'enşeyi

20

شَيۡءٞ

şey'unşey

8

بِشَيۡءٖ

bi-şey'inbir şey ile

4

شَيۡءِۭ

şey'indilenen şeyin

3

شَيۡءٌ

şey'undilenen

3

أَشۡيَآءَهُمۡ

eşyaehumonların şeylerini

3

لَشَيۡءٌ

le-şey'unelbette şey

2

بِشَيۡءٍ

bi-şey'inbir şey ile

2

وَشَيۡءٖ

ve-şey'inve şey

1

لَشَيۡءٞ

le-şey'unelbette bir şey

1

لِشَاْيۡءٍ

li-şey'inşey için

1

أَشۡيَآءَ

eşya'eşeyleri

1

لِشَيۡءٍ

li-şey'inbir şey için

1

يَشَآءُ

Lemma

yaşaudiler

108

شَآءَ

şaediledi

56

Örnek Ayetler (4 / 56)

Bakara 2:20

·

Kuran-ı Kerim

يَكَادُ ٱلۡبَرۡقُ يَخۡطَفُ أَبۡصَٰرَهُمۡۖ كُلَّمَآ أَضَآءَ لَهُم مَّشَوۡاْ فِيهِ وَإِذَآ أَظۡلَمَ عَلَيۡهِمۡ قَامُواْۚ وَلَوۡ شَآءَ ٱللَّهُ لَذَهَبَ بِسَمۡعِهِمۡ وَأَبۡصَٰرِهِمۡۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ قَدِيرٞ

Neredeyse şimşek onların görüşlerini kapar; onlara her aydınlattığında içinde yürürler ve onların üzerine karardığı zaman dururlar. Ve eğer Allah dileseydi onların işitmelerini ve görüşlerini kesinlikle alıp götürürdü. Şüphesiz Allah her şeye güç yetirendir.

Bakara 2:70

·

Kuran-ı Kerim

قَالُواْ ٱدۡعُ لَنَا رَبَّكَ يُبَيِّن لَّنَا مَا هِيَ إِنَّ ٱلۡبَقَرَ تَشَٰبَهَ عَلَيۡنَا وَإِنَّآ إِن شَآءَ ٱللَّهُ لَمُهۡتَدُونَ

Dediler: 'Bizim için Rabbini çağır, onun ne olduğunu bize açıklasın. Şüphesiz inekler bize benzeşti. Ve şüphesiz biz, eğer Allah dilerse, kesinlikle yol bulanlarız.'

Bakara 2:220

·

Kuran-ı Kerim

فِي ٱلدُّنۡيَا وَٱلۡأٓخِرَةِۗ وَيَسۡـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلۡيَتَٰمَىٰۖ قُلۡ إِصۡلَاحٞ لَّهُمۡ خَيۡرٞۖ وَإِن تُخَالِطُوهُمۡ فَإِخۡوَٰنُكُمۡۚ وَٱللَّهُ يَعۡلَمُ ٱلۡمُفۡسِدَ مِنَ ٱلۡمُصۡلِحِۚ وَلَوۡ شَآءَ ٱللَّهُ لَأَعۡنَتَكُمۡۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٞ

Dünya ve ahiret hakkında. Sana yetimlerden soruyorlar. De ki: 'Onlar için düzeltmek iyidir. Onlarla bir arada yaşarsanız, onlar sizin kardeşlerinizdir.' Allah bozguncuyu düzelticiden ayırıp bilir. Allah dileseydi sizi zora sokardı. Şüphesiz Allah Üstün'dür, Hikmetli'dir.

Bakara 2:253

·

Kuran-ı Kerim

۞تِلۡكَ ٱلرُّسُلُ فَضَّلۡنَا بَعۡضَهُمۡ عَلَىٰ بَعۡضٖۘ مِّنۡهُم مَّن كَلَّمَ ٱللَّهُۖ وَرَفَعَ بَعۡضَهُمۡ دَرَجَٰتٖۚ وَءَاتَيۡنَا عِيسَى ٱبۡنَ مَرۡيَمَ ٱلۡبَيِّنَٰتِ وَأَيَّدۡنَٰهُ بِرُوحِ ٱلۡقُدُسِۗ وَلَوۡ شَآءَ ٱللَّهُ مَا ٱقۡتَتَلَ ٱلَّذِينَ مِنۢ بَعۡدِهِم مِّنۢ بَعۡدِ مَا جَآءَتۡهُمُ ٱلۡبَيِّنَٰتُ وَلَٰكِنِ ٱخۡتَلَفُواْ فَمِنۡهُم مَّنۡ ءَامَنَ وَمِنۡهُم مَّن كَفَرَۚ وَلَوۡ شَآءَ ٱللَّهُ مَا ٱقۡتَتَلُواْ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ يَفۡعَلُ مَا يُرِيدُ

İşte bu resuller, onların bir kısmını bir kısmının üzerine üstün kıldık. Allah'ın konuştuğu kimse onlardandır ve onların bir kısmını derecelerle yükseltti. Ve Meryem oğlu İsa'ya açık delilleri verdik ve onu kutsal ruhla destekledik. Ve eğer Allah dileseydi, açık deliller onlara geldikten sonra onlardan sonraki kimseler savaşmazdı; fakat ayrılığa düştüler. Böylece inanan kimse onlardandır ve örten kimse onlardandır. Ve eğer Allah dileseydi savaşmazlardı, fakat Allah istediği şeyi yapar.

Tüm 56 kullanımı gör

نَشَآءُ

neşa'udileriz

11

تَشَآءُ

teşaudilersin

9