2851
Kullanım
3
Lemma
54
Türev
52
Anlam
3 lemma, 54 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
ٱللَّهِ Lemma | allahi | Allah, Allah, İlah, Tanrı | Özel İsim | 827 | ||
ٱللَّهُ | allahu | Allah, Allah, İlah, Tanrı | Özel İsim | 733 | ||
Örnek Ayetler (5 / 733) Bakara 2:7 · Kuran-ı Kerim خَتَمَ ٱللَّهُ عَلَىٰ قُلُوبِهِمۡ وَعَلَىٰ سَمۡعِهِمۡۖ وَعَلَىٰٓ أَبۡصَٰرِهِمۡ غِشَٰوَةٞۖ وَلَهُمۡ عَذَابٌ عَظِيمٞ Allah onların kalplerinin ve işitmelerinin üzerini mühürledi, görüşlerinin üzerinde bir perde vardır; ve onlar için büyük bir azap vardır. Bakara 2:10 · Kuran-ı Kerim فِي قُلُوبِهِم مَّرَضٞ فَزَادَهُمُ ٱللَّهُ مَرَضٗاۖ وَلَهُمۡ عَذَابٌ أَلِيمُۢ بِمَا كَانُواْ يَكۡذِبُونَ Kalplerinin içinde bir hastalık vardır, bunun üzerine Allah onlara hastalık artırdı; ve yalan söylemeleri sebebiyle onlar için acı verici bir azap vardır. Bakara 2:15 · Kuran-ı Kerim ٱللَّهُ يَسۡتَهۡزِئُ بِهِمۡ وَيَمُدُّهُمۡ فِي طُغۡيَٰنِهِمۡ يَعۡمَهُونَ Allah onlarla alay eder ve kendi taşkınlıkları içinde bocalamalarına süre verir. Bakara 2:17 · Kuran-ı Kerim مَثَلُهُمۡ كَمَثَلِ ٱلَّذِي ٱسۡتَوۡقَدَ نَارٗا فَلَمَّآ أَضَآءَتۡ مَا حَوۡلَهُۥ ذَهَبَ ٱللَّهُ بِنُورِهِمۡ وَتَرَكَهُمۡ فِي ظُلُمَٰتٖ لَّا يُبۡصِرُونَ Onların durumu, ateş yakan kimsenin durumu gibidir, bunun üzerine etrafındaki şeyi aydınlattığı zaman, Allah onların ışığını alıp götürdü ve onları karanlıklar içinde bıraktı, görmezler. Bakara 2:20 · Kuran-ı Kerim يَكَادُ ٱلۡبَرۡقُ يَخۡطَفُ أَبۡصَٰرَهُمۡۖ كُلَّمَآ أَضَآءَ لَهُم مَّشَوۡاْ فِيهِ وَإِذَآ أَظۡلَمَ عَلَيۡهِمۡ قَامُواْۚ وَلَوۡ شَآءَ ٱللَّهُ لَذَهَبَ بِسَمۡعِهِمۡ وَأَبۡصَٰرِهِمۡۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ قَدِيرٞ Neredeyse şimşek onların görüşlerini kapar; onlara her aydınlattığında içinde yürürler ve onların üzerine karardığı zaman dururlar. Ve eğer Allah dileseydi onların işitmelerini ve görüşlerini kesinlikle alıp götürürdü. Şüphesiz Allah her şeye güç yetirendir. | ||||||
ٱللَّهَ | allahe | Allah, Allah, İlah, Tanrı | Özel İsim | 592 | ||
وَٱللَّهُ | va-llahu | ve Allah, Allah, İlah, Tanrı | Özel İsim | 239 | ||
بِٱللَّهِ | bi-allahi | Allah ile, Allah, İlah, Tanrı | Özel İsim | 139 | ||
لِلَّهِ | lillahi | Allah'a, Allah, ilah, tanrı | Özel İsim | 99 | ||
وَلِلَّهِ | ve-lillahi | ve Allah'a, Allah, ilah, tanrı | Özel İsim | 25 | ||
لِّلَّهِ | lillahi | Allah için, Allah, Tanrı, İlah | Özel İsim | 14 | ||
تَٱللَّهِ | ta'llahi | Allah'a, Allah, Tanrı, İlah | Özel İsim | 8 | ||
فَٱللَّهُ | fa-llahu | böylece Allah, Allah, Tanrı, İlah | Özel İsim | 6 | ||
فَلِلَّهِ | fe-lillahi | ve yönelinene, yönelinen, kulluk edilen, Allah | Özel İsim | 6 | ||
لِلَّهِۤ | lillahi | Allah'a, Allah, ilah, tapınılan | Özel İsim | 2 | ||
وَلِلَّهِۤ | ve-lillahi | ve yönelinene, yönelinen, kulluk edilen, Tanrı, Allah | Özel İsim | 2 | ||
ءَآللَّهُ | e-allahu | Allah mı, Allah, yönelinen, tapınılan | Özel İsim | 2 | ||
ٱللَّهِ | allahi | Allah'ın, İlah, Allah, Tanrı | Özel İsim | 1 | ||
وَتَٱللَّهِ | ve-tallahi | ve Allah'a, Allah, Tanrı, İlah | Özel İsim | 1 | ||
لِلَّهِ | lillahi | Allah'a, Allah, Tanrı, yönelinen | Özel İsim | 1 | ||
وَٱللَّهِ | ve-allahi | ve Allah'ın, Allah, ilah, yönelinen | Özel İsim | 1 | ||
أَبِٱللَّهِ | e-bi-llahi | Allah ile mi, Allah, Tanrı, İlah | Özel İsim | 1 | ||
إِلَٰهَ Lemma | ilahe | yönelineni, yönelinen, tapınılan, tanrı | İsim | 37 | ||
Örnek Ayetler (4 / 827)
Bakara 2:23
·
Kuran-ı Kerim
وَإِن كُنتُمۡ فِي رَيۡبٖ مِّمَّا نَزَّلۡنَا عَلَىٰ عَبۡدِنَا فَأۡتُواْ بِسُورَةٖ مِّن مِّثۡلِهِۦ وَٱدۡعُواْ شُهَدَآءَكُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ إِن كُنتُمۡ صَٰدِقِينَ
Ve eğer kulumuzun üzerine indirdiğimiz şeyden bir şüphe içinde iseniz, bunun üzerine onun benzerinden bir sure getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz Allah'tan başka tanıklarınızı çağırın.
Bakara 2:27
·
Kuran-ı Kerim
ٱلَّذِينَ يَنقُضُونَ عَهۡدَ ٱللَّهِ مِنۢ بَعۡدِ مِيثَٰقِهِۦ وَيَقۡطَعُونَ مَآ أَمَرَ ٱللَّهُ بِهِۦٓ أَن يُوصَلَ وَيُفۡسِدُونَ فِي ٱلۡأَرۡضِۚ أُوْلَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡخَٰسِرُونَ
O kimseler ki onun kesin sözünden sonra Allah'ın sözleşmesini bozarlar ve Allah'ın birleştirilmesini emrettiği şeyi keserler ve yeryüzünde bozgunculuk yaparlar. İşte onlar kaybedenlerin ta kendileridir.
Bakara 2:60
·
Kuran-ı Kerim
۞وَإِذِ ٱسۡتَسۡقَىٰ مُوسَىٰ لِقَوۡمِهِۦ فَقُلۡنَا ٱضۡرِب بِّعَصَاكَ ٱلۡحَجَرَۖ فَٱنفَجَرَتۡ مِنۡهُ ٱثۡنَتَا عَشۡرَةَ عَيۡنٗاۖ قَدۡ عَلِمَ كُلُّ أُنَاسٖ مَّشۡرَبَهُمۡۖ كُلُواْ وَٱشۡرَبُواْ مِن رِّزۡقِ ٱللَّهِ وَلَا تَعۡثَوۡاْ فِي ٱلۡأَرۡضِ مُفۡسِدِينَ
Ve Musa kavmi için su istemişti, bunun üzerine demiştik: 'Asanla taşa vur.' Bunun üzerine ondan on iki pınar fışkırmıştı. Kesinlikle her insan grubu içeceği yeri bilmişti. 'Allah'ın rızkından yiyin ve için ve yeryüzünde bozguncular olarak taşkınlık yapmayın.'
Bakara 2:61
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذۡ قُلۡتُمۡ يَٰمُوسَىٰ لَن نَّصۡبِرَ عَلَىٰ طَعَامٖ وَٰحِدٖ فَٱدۡعُ لَنَا رَبَّكَ يُخۡرِجۡ لَنَا مِمَّا تُنۢبِتُ ٱلۡأَرۡضُ مِنۢ بَقۡلِهَا وَقِثَّآئِهَا وَفُومِهَا وَعَدَسِهَا وَبَصَلِهَاۖ قَالَ أَتَسۡتَبۡدِلُونَ ٱلَّذِي هُوَ أَدۡنَىٰ بِٱلَّذِي هُوَ خَيۡرٌۚ ٱهۡبِطُواْ مِصۡرٗا فَإِنَّ لَكُم مَّا سَأَلۡتُمۡۗ وَضُرِبَتۡ عَلَيۡهِمُ ٱلذِّلَّةُ وَٱلۡمَسۡكَنَةُ وَبَآءُو بِغَضَبٖ مِّنَ ٱللَّهِۚ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمۡ كَانُواْ يَكۡفُرُونَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَيَقۡتُلُونَ ٱلنَّبِيِّـۧنَ بِغَيۡرِ ٱلۡحَقِّۚ ذَٰلِكَ بِمَا عَصَواْ وَّكَانُواْ يَعۡتَدُونَ
Ve demiştiniz: 'Ey Musa, tek bir yemeğin üzerine asla sabretmeyeceğiz. Öyleyse bizim için Rabbini çağır, yeryüzünün bitirdiği şeylerden; sebzesinden, acurundan, sarımsağından, mercimeğinden ve soğanından bize çıkarsın.' Demişti: 'Daha aşağı olanı daha hayırlı olanla mı değiştiriyorsunuz? Mısır'a inin, şüphesiz istediğiniz şey sizin içindir.' Ve onların üzerine alçaklık ve miskinlik vuruldu ve Allah'tan bir gazapla döndüler. Bu, onların Allah'ın ayetlerini örtmeleri ve nebileri hak olmaksızın katletmeleri sebebiyledir. Bu, isyan etmeleri ve haddi aşmaları sebebiyledir.
Örnek Ayetler (5 / 733)
Bakara 2:7
·
Kuran-ı Kerim
خَتَمَ ٱللَّهُ عَلَىٰ قُلُوبِهِمۡ وَعَلَىٰ سَمۡعِهِمۡۖ وَعَلَىٰٓ أَبۡصَٰرِهِمۡ غِشَٰوَةٞۖ وَلَهُمۡ عَذَابٌ عَظِيمٞ
Allah onların kalplerinin ve işitmelerinin üzerini mühürledi, görüşlerinin üzerinde bir perde vardır; ve onlar için büyük bir azap vardır.
Bakara 2:10
·
Kuran-ı Kerim
فِي قُلُوبِهِم مَّرَضٞ فَزَادَهُمُ ٱللَّهُ مَرَضٗاۖ وَلَهُمۡ عَذَابٌ أَلِيمُۢ بِمَا كَانُواْ يَكۡذِبُونَ
Kalplerinin içinde bir hastalık vardır, bunun üzerine Allah onlara hastalık artırdı; ve yalan söylemeleri sebebiyle onlar için acı verici bir azap vardır.
Bakara 2:15
·
Kuran-ı Kerim
ٱللَّهُ يَسۡتَهۡزِئُ بِهِمۡ وَيَمُدُّهُمۡ فِي طُغۡيَٰنِهِمۡ يَعۡمَهُونَ
Allah onlarla alay eder ve kendi taşkınlıkları içinde bocalamalarına süre verir.
Bakara 2:17
·
Kuran-ı Kerim
مَثَلُهُمۡ كَمَثَلِ ٱلَّذِي ٱسۡتَوۡقَدَ نَارٗا فَلَمَّآ أَضَآءَتۡ مَا حَوۡلَهُۥ ذَهَبَ ٱللَّهُ بِنُورِهِمۡ وَتَرَكَهُمۡ فِي ظُلُمَٰتٖ لَّا يُبۡصِرُونَ
Onların durumu, ateş yakan kimsenin durumu gibidir, bunun üzerine etrafındaki şeyi aydınlattığı zaman, Allah onların ışığını alıp götürdü ve onları karanlıklar içinde bıraktı, görmezler.
Bakara 2:20
·
Kuran-ı Kerim
يَكَادُ ٱلۡبَرۡقُ يَخۡطَفُ أَبۡصَٰرَهُمۡۖ كُلَّمَآ أَضَآءَ لَهُم مَّشَوۡاْ فِيهِ وَإِذَآ أَظۡلَمَ عَلَيۡهِمۡ قَامُواْۚ وَلَوۡ شَآءَ ٱللَّهُ لَذَهَبَ بِسَمۡعِهِمۡ وَأَبۡصَٰرِهِمۡۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ قَدِيرٞ
Neredeyse şimşek onların görüşlerini kapar; onlara her aydınlattığında içinde yürürler ve onların üzerine karardığı zaman dururlar. Ve eğer Allah dileseydi onların işitmelerini ve görüşlerini kesinlikle alıp götürürdü. Şüphesiz Allah her şeye güç yetirendir.
Örnek Ayetler (5 / 592)
Bakara 2:9
·
Kuran-ı Kerim
يُخَٰدِعُونَ ٱللَّهَ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَمَا يَخۡدَعُونَ إِلَّآ أَنفُسَهُمۡ وَمَا يَشۡعُرُونَ
Allah'ı ve inanan kimseleri aldatmaya çalışırlar, oysa kendi nefslerinden başkasını aldatmazlar ve farkında olmazlar.
Bakara 2:20
·
Kuran-ı Kerim
يَكَادُ ٱلۡبَرۡقُ يَخۡطَفُ أَبۡصَٰرَهُمۡۖ كُلَّمَآ أَضَآءَ لَهُم مَّشَوۡاْ فِيهِ وَإِذَآ أَظۡلَمَ عَلَيۡهِمۡ قَامُواْۚ وَلَوۡ شَآءَ ٱللَّهُ لَذَهَبَ بِسَمۡعِهِمۡ وَأَبۡصَٰرِهِمۡۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ قَدِيرٞ
Neredeyse şimşek onların görüşlerini kapar; onlara her aydınlattığında içinde yürürler ve onların üzerine karardığı zaman dururlar. Ve eğer Allah dileseydi onların işitmelerini ve görüşlerini kesinlikle alıp götürürdü. Şüphesiz Allah her şeye güç yetirendir.
Bakara 2:26
·
Kuran-ı Kerim
۞إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَسۡتَحۡيِۦٓ أَن يَضۡرِبَ مَثَلٗا مَّا بَعُوضَةٗ فَمَا فَوۡقَهَاۚ فَأَمَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ فَيَعۡلَمُونَ أَنَّهُ ٱلۡحَقُّ مِن رَّبِّهِمۡۖ وَأَمَّا ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ فَيَقُولُونَ مَاذَآ أَرَادَ ٱللَّهُ بِهَٰذَا مَثَلٗاۘ يُضِلُّ بِهِۦ كَثِيرٗا وَيَهۡدِي بِهِۦ كَثِيرٗاۚ وَمَا يُضِلُّ بِهِۦٓ إِلَّا ٱلۡفَٰسِقِينَ
Şüphesiz Allah herhangi bir sivrisinek veya onun üstündeki şeyi bir örnek vermekten çekinmez. Bunun üzerine inanan kimseler, şüphesiz onun Rablerinden gelen gerçek olduğunu bilirler. Ve örten kimseler, 'Allah bir örnek olarak bununla ne istedi?' derler. Onunla çoğunu saptırır ve onunla çoğuna yol gösterir. Ve onunla yoldan çıkanlardan başkasını saptırmaz.
Bakara 2:55
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذۡ قُلۡتُمۡ يَٰمُوسَىٰ لَن نُّؤۡمِنَ لَكَ حَتَّىٰ نَرَى ٱللَّهَ جَهۡرَةٗ فَأَخَذَتۡكُمُ ٱلصَّـٰعِقَةُ وَأَنتُمۡ تَنظُرُونَ
Ve demiştiniz: 'Ey Musa, Allah'ı açıkça görene kadar sana asla inanmayacağız.' Bunun üzerine siz bakıyorken sizi yıldırım yakalamıştı.
Bakara 2:67
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذۡ قَالَ مُوسَىٰ لِقَوۡمِهِۦٓ إِنَّ ٱللَّهَ يَأۡمُرُكُمۡ أَن تَذۡبَحُواْ بَقَرَةٗۖ قَالُوٓاْ أَتَتَّخِذُنَا هُزُوٗاۖ قَالَ أَعُوذُ بِٱللَّهِ أَنۡ أَكُونَ مِنَ ٱلۡجَٰهِلِينَ
Ve Musa kavmine demişti: 'Şüphesiz Allah size bir inek boğazlamanızı emrediyor.' Dediler: 'Bizi bir alay mı ediniyorsun?' Dedi: 'Cahillerden olmaktan Allah'a sığınırım.'
Örnek Ayetler (5 / 239)
Bakara 2:19
·
Kuran-ı Kerim
أَوۡ كَصَيِّبٖ مِّنَ ٱلسَّمَآءِ فِيهِ ظُلُمَٰتٞ وَرَعۡدٞ وَبَرۡقٞ يَجۡعَلُونَ أَصَٰبِعَهُمۡ فِيٓ ءَاذَانِهِم مِّنَ ٱلصَّوَٰعِقِ حَذَرَ ٱلۡمَوۡتِۚ وَٱللَّهُ مُحِيطُۢ بِٱلۡكَٰفِرِينَ
Veya gökten gelen bir sağanak gibidir, içinde karanlıklar, gök gürültüsü ve şimşek vardır. Ölüm korkusuyla yıldırımlardan dolayı parmaklarını kulaklarının içine koyarlar. Ve Allah örtenleri kuşatandır.
Bakara 2:72
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذۡ قَتَلۡتُمۡ نَفۡسٗا فَٱدَّـٰرَ ٰٔتُمۡ فِيهَاۖ وَٱللَّهُ مُخۡرِجٞ مَّا كُنتُمۡ تَكۡتُمُونَ
Ve bir nefsi katletmiştiniz, sonra onda birbirinize düşmüştünüz. Ve Allah, gizliyor olduğunuz şeyi çıkarandır.
Bakara 2:95
·
Kuran-ı Kerim
وَلَن يَتَمَنَّوۡهُ أَبَدَۢا بِمَا قَدَّمَتۡ أَيۡدِيهِمۡۚ وَٱللَّهُ عَلِيمُۢ بِٱلظَّـٰلِمِينَ
Ve ellerinin öne sürdüğü şey sebebiyle onu asla dilemeyecekler. Ve Allah zalimleri Bilendir.
Bakara 2:96
·
Kuran-ı Kerim
وَلَتَجِدَنَّهُمۡ أَحۡرَصَ ٱلنَّاسِ عَلَىٰ حَيَوٰةٖ وَمِنَ ٱلَّذِينَ أَشۡرَكُواْۚ يَوَدُّ أَحَدُهُمۡ لَوۡ يُعَمَّرُ أَلۡفَ سَنَةٖ وَمَا هُوَ بِمُزَحۡزِحِهِۦ مِنَ ٱلۡعَذَابِ أَن يُعَمَّرَۗ وَٱللَّهُ بَصِيرُۢ بِمَا يَعۡمَلُونَ
Ve kesinlikle onları bir hayat üzerine insanların ve ortak koşan kimselerin en hırslısı bulacaksın. Onlardan biri bin yıl ömür verilmesini arzu eder; ve ömür verilmesi onu azaptan uzaklaştırıcı değildir. Ve Allah yaptıkları şeyi Görendir.
Bakara 2:105
·
Kuran-ı Kerim
مَّا يَوَدُّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ مِنۡ أَهۡلِ ٱلۡكِتَٰبِ وَلَا ٱلۡمُشۡرِكِينَ أَن يُنَزَّلَ عَلَيۡكُم مِّنۡ خَيۡرٖ مِّن رَّبِّكُمۡۚ وَٱللَّهُ يَخۡتَصُّ بِرَحۡمَتِهِۦ مَن يَشَآءُۚ وَٱللَّهُ ذُو ٱلۡفَضۡلِ ٱلۡعَظِيمِ
Kitap ehlinden örten kimseler ve ortak koşanlar Rabbinizden üzerinize bir iyilik indirilmesini arzu etmez. Ve Allah dilediği kimseyi merhametiyle özel kılar. Ve Allah büyük lütfun sahibidir.
Örnek Ayetler (5 / 139)
Bakara 2:8
·
Kuran-ı Kerim
وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يَقُولُ ءَامَنَّا بِٱللَّهِ وَبِٱلۡيَوۡمِ ٱلۡأٓخِرِ وَمَا هُم بِمُؤۡمِنِينَ
Ve insanlardan 'Allah'a ve son güne inandık' diyen kimse vardır, oysa onlar inananlar değildir.
Bakara 2:28
·
Kuran-ı Kerim
كَيۡفَ تَكۡفُرُونَ بِٱللَّهِ وَكُنتُمۡ أَمۡوَٰتٗا فَأَحۡيَٰكُمۡۖ ثُمَّ يُمِيتُكُمۡ ثُمَّ يُحۡيِيكُمۡ ثُمَّ إِلَيۡهِ تُرۡجَعُونَ
Siz ölüler iken sizi dirilttiği halde Allah'ı nasıl örtersiniz? Sonra sizi öldürür, sonra sizi diriltir, sonra O'na döndürülürsünüz.
Bakara 2:62
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَٱلَّذِينَ هَادُواْ وَٱلنَّصَٰرَىٰ وَٱلصَّـٰبِـِٔينَ مَنۡ ءَامَنَ بِٱللَّهِ وَٱلۡيَوۡمِ ٱلۡأٓخِرِ وَعَمِلَ صَٰلِحٗا فَلَهُمۡ أَجۡرُهُمۡ عِندَ رَبِّهِمۡ وَلَا خَوۡفٌ عَلَيۡهِمۡ وَلَا هُمۡ يَحۡزَنُونَ
Şüphesiz inananlar, dönmüş olanlar, Nasraniler ve Sabiilerden kim Allah'a ve son güne inanırsa ve iyi bir iş yaparsa, onların ödülü Rablerinin katındadır. Ve onlara ne korku vardır ne de onlar üzülürler.
Bakara 2:67
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذۡ قَالَ مُوسَىٰ لِقَوۡمِهِۦٓ إِنَّ ٱللَّهَ يَأۡمُرُكُمۡ أَن تَذۡبَحُواْ بَقَرَةٗۖ قَالُوٓاْ أَتَتَّخِذُنَا هُزُوٗاۖ قَالَ أَعُوذُ بِٱللَّهِ أَنۡ أَكُونَ مِنَ ٱلۡجَٰهِلِينَ
Ve Musa kavmine demişti: 'Şüphesiz Allah size bir inek boğazlamanızı emrediyor.' Dediler: 'Bizi bir alay mı ediniyorsun?' Dedi: 'Cahillerden olmaktan Allah'a sığınırım.'
Bakara 2:126
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذۡ قَالَ إِبۡرَٰهِـۧمُ رَبِّ ٱجۡعَلۡ هَٰذَا بَلَدًا ءَامِنٗا وَٱرۡزُقۡ أَهۡلَهُۥ مِنَ ٱلثَّمَرَٰتِ مَنۡ ءَامَنَ مِنۡهُم بِٱللَّهِ وَٱلۡيَوۡمِ ٱلۡأٓخِرِۚ قَالَ وَمَن كَفَرَ فَأُمَتِّعُهُۥ قَلِيلٗا ثُمَّ أَضۡطَرُّهُۥٓ إِلَىٰ عَذَابِ ٱلنَّارِۖ وَبِئۡسَ ٱلۡمَصِيرُ
Ve hani İbrahim demişti: 'Rabbim, bunu güvenli bir şehir yap ve onun halkından Allah'a ve son güne inanan kimseyi ürünlerden rızıklandır.' Dedi: 'Ve kim örterse, onu biraz faydalandırırım, sonra onu ateşin azabına zorlarım. Ve o varış yeri ne kötüdür.'
Örnek Ayetler (5 / 99)
Bakara 2:22
·
Kuran-ı Kerim
ٱلَّذِي جَعَلَ لَكُمُ ٱلۡأَرۡضَ فِرَٰشٗا وَٱلسَّمَآءَ بِنَآءٗ وَأَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءٗ فَأَخۡرَجَ بِهِۦ مِنَ ٱلثَّمَرَٰتِ رِزۡقٗا لَّكُمۡۖ فَلَا تَجۡعَلُواْ لِلَّهِ أَندَادٗا وَأَنتُمۡ تَعۡلَمُونَ
O ki sizin için yeri bir döşek ve göğü bir bina kıldı ve gökten bir su indirdi, bunun üzerine onunla sizin için ürünlerden bir rızık çıkardı. Bunun üzerine siz biliyorken Allah'a denkler kılmayın.
Bakara 2:112
·
Kuran-ı Kerim
بَلَىٰۚ مَنۡ أَسۡلَمَ وَجۡهَهُۥ لِلَّهِ وَهُوَ مُحۡسِنٞ فَلَهُۥٓ أَجۡرُهُۥ عِندَ رَبِّهِۦ وَلَا خَوۡفٌ عَلَيۡهِمۡ وَلَا هُمۡ يَحۡزَنُونَ
Aksine, kim iyilik eden olarak yüzünü Allah'a teslim ederse, bunun üzerine Rabbinin katında onun karşılığı onundur; ve onların üzerine bir korku yoktur ve onlar üzülmezler.
Bakara 2:156
·
Kuran-ı Kerim
ٱلَّذِينَ إِذَآ أَصَٰبَتۡهُم مُّصِيبَةٞ قَالُوٓاْ إِنَّا لِلَّهِ وَإِنَّآ إِلَيۡهِ رَٰجِعُونَ
Onlara bir musibet isabet ettiği zaman: 'Şüphesiz biz Allah'ınız ve şüphesiz biz ona dönenleriz' diyen kimseler.
Bakara 2:165
·
Kuran-ı Kerim
وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يَتَّخِذُ مِن دُونِ ٱللَّهِ أَندَادٗا يُحِبُّونَهُمۡ كَحُبِّ ٱللَّهِۖ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ أَشَدُّ حُبّٗا لِّلَّهِۗ وَلَوۡ يَرَى ٱلَّذِينَ ظَلَمُوٓاْ إِذۡ يَرَوۡنَ ٱلۡعَذَابَ أَنَّ ٱلۡقُوَّةَ لِلَّهِ جَمِيعٗا وَأَنَّ ٱللَّهَ شَدِيدُ ٱلۡعَذَابِ
Ve insanlardan kimisi vardır ki Allah'ın astından denkler edinir, onları Allah'ın sevgisi gibi severler. İnananlar ise Allah'a sevgice daha şiddetlidir. Ve zalimler azabı gördüklerinde, şüphesiz bütün kuvvetin Allah'a ait olduğunu ve şüphesiz Allah'ın azabının şiddetli olduğunu görseydi!
Bakara 2:172
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ كُلُواْ مِن طَيِّبَٰتِ مَا رَزَقۡنَٰكُمۡ وَٱشۡكُرُواْ لِلَّهِ إِن كُنتُمۡ إِيَّاهُ تَعۡبُدُونَ
Ey inananlar, sizi rızıklandırdığımız şeylerin temizlerinden yiyin ve eğer yalnızca O'na kulluk ediyorsanız Allah'a şükredin.
Örnek Ayetler (5 / 25)
Bakara 2:115
·
Kuran-ı Kerim
وَلِلَّهِ ٱلۡمَشۡرِقُ وَٱلۡمَغۡرِبُۚ فَأَيۡنَمَا تُوَلُّواْ فَثَمَّ وَجۡهُ ٱللَّهِۚ إِنَّ ٱللَّهَ وَٰسِعٌ عَلِيمٞ
Ve doğu ve batı Allah'ındır; bunun üzerine her nereye dönerseniz bunun üzerine Allah'ın yüzü oradadır. Şüphesiz Allah Geniştir, Bilendir.
Ali İmran 3:97
·
Kuran-ı Kerim
فِيهِ ءَايَٰتُۢ بَيِّنَٰتٞ مَّقَامُ إِبۡرَٰهِيمَۖ وَمَن دَخَلَهُۥ كَانَ ءَامِنٗاۗ وَلِلَّهِ عَلَى ٱلنَّاسِ حِجُّ ٱلۡبَيۡتِ مَنِ ٱسۡتَطَاعَ إِلَيۡهِ سَبِيلٗاۚ وَمَن كَفَرَ فَإِنَّ ٱللَّهَ غَنِيٌّ عَنِ ٱلۡعَٰلَمِينَ
Onun içinde açık ayetler vardır; İbrahim'in makamı. Ve kim ona girerse güvende olur. Ve ona bir yol güç yetiren kimsenin evin haccı insanların üzerinde Allah'ındır. Ve kim örterse; şüphesiz Allah alemlerden Zengin'dir.
Ali İmran 3:109
·
Kuran-ı Kerim
وَلِلَّهِ مَا فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِي ٱلۡأَرۡضِۚ وَإِلَى ٱللَّهِ تُرۡجَعُ ٱلۡأُمُورُ
Ve göklerdeki şeyler ve yerdeki şeyler Allah'ındır. Ve işler Allah'a döndürülür.
Ali İmran 3:129
·
Kuran-ı Kerim
وَلِلَّهِ مَا فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِي ٱلۡأَرۡضِۚ يَغۡفِرُ لِمَن يَشَآءُ وَيُعَذِّبُ مَن يَشَآءُۚ وَٱللَّهُ غَفُورٞ رَّحِيمٞ
Ve göklerdekiler ve yerdekiler Allah'ındır; dilediğini örter ve dilediğine azap eder. Ve Allah Örtendir, Merhameti Kesintisizdir.
Ali İmran 3:180
·
Kuran-ı Kerim
وَلَا يَحۡسَبَنَّ ٱلَّذِينَ يَبۡخَلُونَ بِمَآ ءَاتَىٰهُمُ ٱللَّهُ مِن فَضۡلِهِۦ هُوَ خَيۡرٗا لَّهُمۖ بَلۡ هُوَ شَرّٞ لَّهُمۡۖ سَيُطَوَّقُونَ مَا بَخِلُواْ بِهِۦ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِۗ وَلِلَّهِ مِيرَٰثُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۗ وَٱللَّهُ بِمَا تَعۡمَلُونَ خَبِيرٞ
Allah'ın lütfundan onlara verdiği şeyde cimrilik edenler onun kendileri için hayırlı olduğunu zannetmesinler. Aksine o onlar için şerdir. Cimrilik ettikleri şey kalkış günü boyunlarına dolanacaktır. Ve göklerin ve yerin mirası Allah'ındır. Ve Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
Örnek Ayetler (5 / 14)
Bakara 2:98
·
Kuran-ı Kerim
مَن كَانَ عَدُوّٗا لِّلَّهِ وَمَلَـٰٓئِكَتِهِۦ وَرُسُلِهِۦ وَجِبۡرِيلَ وَمِيكَىٰلَ فَإِنَّ ٱللَّهَ عَدُوّٞ لِّلۡكَٰفِرِينَ
Kim Allah'a, meleklerine, resullerine, Cebrail'e ve Mikail'e düşman ise, bunun üzerine şüphesiz Allah örtenlere düşmandır.
Bakara 2:142
·
Kuran-ı Kerim
۞سَيَقُولُ ٱلسُّفَهَآءُ مِنَ ٱلنَّاسِ مَا وَلَّىٰهُمۡ عَن قِبۡلَتِهِمُ ٱلَّتِي كَانُواْ عَلَيۡهَاۚ قُل لِّلَّهِ ٱلۡمَشۡرِقُ وَٱلۡمَغۡرِبُۚ يَهۡدِي مَن يَشَآءُ إِلَىٰ صِرَٰطٖ مُّسۡتَقِيمٖ
İnsanlardan akılsızlar diyecek: 'Üzerinde oldukları kıblelerinden onları ne çevirdi?' De ki: 'Doğu ve batı Allah'ındır. Dilediği kimseye dosdoğru bir yola yol gösterir.'
Bakara 2:165
·
Kuran-ı Kerim
وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يَتَّخِذُ مِن دُونِ ٱللَّهِ أَندَادٗا يُحِبُّونَهُمۡ كَحُبِّ ٱللَّهِۖ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ أَشَدُّ حُبّٗا لِّلَّهِۗ وَلَوۡ يَرَى ٱلَّذِينَ ظَلَمُوٓاْ إِذۡ يَرَوۡنَ ٱلۡعَذَابَ أَنَّ ٱلۡقُوَّةَ لِلَّهِ جَمِيعٗا وَأَنَّ ٱللَّهَ شَدِيدُ ٱلۡعَذَابِ
Ve insanlardan kimisi vardır ki Allah'ın astından denkler edinir, onları Allah'ın sevgisi gibi severler. İnananlar ise Allah'a sevgice daha şiddetlidir. Ve zalimler azabı gördüklerinde, şüphesiz bütün kuvvetin Allah'a ait olduğunu ve şüphesiz Allah'ın azabının şiddetli olduğunu görseydi!
Bakara 2:284
·
Kuran-ı Kerim
لِّلَّهِ مَا فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِي ٱلۡأَرۡضِۗ وَإِن تُبۡدُواْ مَا فِيٓ أَنفُسِكُمۡ أَوۡ تُخۡفُوهُ يُحَاسِبۡكُم بِهِ ٱللَّهُۖ فَيَغۡفِرُ لِمَن يَشَآءُ وَيُعَذِّبُ مَن يَشَآءُۗ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ قَدِيرٌ
Göklerde olanlar ve yerde olanlar Allah'ındır. Ve nefislerinizde olanı açıklasanız da veya onu gizleseniz de Allah onunla sizi hesaba çeker. Böylece dilediğini örter ve dilediğine azap eder. Ve Allah her şeye Güç Yetirendir.
Nisa 4:172
·
Kuran-ı Kerim
لَّن يَسۡتَنكِفَ ٱلۡمَسِيحُ أَن يَكُونَ عَبۡدٗا لِّلَّهِ وَلَا ٱلۡمَلَـٰٓئِكَةُ ٱلۡمُقَرَّبُونَۚ وَمَن يَسۡتَنكِفۡ عَنۡ عِبَادَتِهِۦ وَيَسۡتَكۡبِرۡ فَسَيَحۡشُرُهُمۡ إِلَيۡهِ جَمِيعٗا
Mesih Allah'a bir kul olmaktan asla çekinmez, yakınlaştırılmış melekler de. Ve kim O'na kulluk etmekten çekinirse ve büyüklük taslarsa, böylece hepsini Kendisine toplayacaktır.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Yusuf 12:73
·
Kuran-ı Kerim
قَالُواْ تَٱللَّهِ لَقَدۡ عَلِمۡتُم مَّا جِئۡنَا لِنُفۡسِدَ فِي ٱلۡأَرۡضِ وَمَا كُنَّا سَٰرِقِينَ
Dediler: 'Allah'a yemin olsun, yerin içinde bozgunculuk yapmak için gelmediğimizi kesinlikle bildiniz. Ve biz çalanlar olmadık.'
Yusuf 12:85
·
Kuran-ı Kerim
قَالُواْ تَٱللَّهِ تَفۡتَؤُاْ تَذۡكُرُ يُوسُفَ حَتَّىٰ تَكُونَ حَرَضًا أَوۡ تَكُونَ مِنَ ٱلۡهَٰلِكِينَ
Dediler: 'Allah'a yemin olsun, ağır hasta olana veya helak olanlardan olana kadar Yusuf'u hatırlamayı bırakmıyorsun.'
Yusuf 12:91
·
Kuran-ı Kerim
قَالُواْ تَٱللَّهِ لَقَدۡ ءَاثَرَكَ ٱللَّهُ عَلَيۡنَا وَإِن كُنَّا لَخَٰطِـِٔينَ
Dediler ki: 'Allah'a yemin olsun, kesinlikle Allah seni bize üstün kıldı ve şüphesiz biz hata edenlerdik.'
Yusuf 12:95
·
Kuran-ı Kerim
قَالُواْ تَٱللَّهِ إِنَّكَ لَفِي ضَلَٰلِكَ ٱلۡقَدِيمِ
Dediler ki: 'Allah'a yemin olsun, şüphesiz sen gerçekten eski sapkınlığının içindesin.'
Nahl 16:56
·
Kuran-ı Kerim
وَيَجۡعَلُونَ لِمَا لَا يَعۡلَمُونَ نَصِيبٗا مِّمَّا رَزَقۡنَٰهُمۡۗ تَٱللَّهِ لَتُسۡـَٔلُنَّ عَمَّا كُنتُمۡ تَفۡتَرُونَ
Ve bilmedikleri şeylere, onları rızıklandırdığımız şeylerden bir pay kılarlar. Allah'a yemin olsun ki, uydurmakta olduklarınızdan kesinlikle sorulacaksınız.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Bakara 2:113
·
Kuran-ı Kerim
وَقَالَتِ ٱلۡيَهُودُ لَيۡسَتِ ٱلنَّصَٰرَىٰ عَلَىٰ شَيۡءٖ وَقَالَتِ ٱلنَّصَٰرَىٰ لَيۡسَتِ ٱلۡيَهُودُ عَلَىٰ شَيۡءٖ وَهُمۡ يَتۡلُونَ ٱلۡكِتَٰبَۗ كَذَٰلِكَ قَالَ ٱلَّذِينَ لَا يَعۡلَمُونَ مِثۡلَ قَوۡلِهِمۡۚ فَٱللَّهُ يَحۡكُمُ بَيۡنَهُمۡ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِ فِيمَا كَانُواْ فِيهِ يَخۡتَلِفُونَ
Ve Yahudiler 'Nasraniler bir şey üzerinde değildir' dedi ve Nasraniler 'Yahudiler bir şey üzerinde değildir' dedi; ve onlar kitabı okuyorlar. Bunun gibi bilmeyen kimseler onların sözünün mislini dedi. Bunun üzerine Allah, içinde ayrılığa düştükleri şeyde kalkış günü onların arasında hüküm verir.
Nisa 4:135
·
Kuran-ı Kerim
۞يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ كُونُواْ قَوَّـٰمِينَ بِٱلۡقِسۡطِ شُهَدَآءَ لِلَّهِ وَلَوۡ عَلَىٰٓ أَنفُسِكُمۡ أَوِ ٱلۡوَٰلِدَيۡنِ وَٱلۡأَقۡرَبِينَۚ إِن يَكُنۡ غَنِيًّا أَوۡ فَقِيرٗا فَٱللَّهُ أَوۡلَىٰ بِهِمَاۖ فَلَا تَتَّبِعُواْ ٱلۡهَوَىٰٓ أَن تَعۡدِلُواْۚ وَإِن تَلۡوُۥٓاْ أَوۡ تُعۡرِضُواْ فَإِنَّ ٱللَّهَ كَانَ بِمَا تَعۡمَلُونَ خَبِيرٗا
Ey inanan kimseler, kendi nefslerinizin veya ana babanın ve yakınların aleyhine olsa da, adaleti ayakta tutanlar, Allah için tanıklar olun. Eğer zengin veya fakir olursa, Allah ikisine daha yakındır. Öyleyse adaletli olmaktan hevese uymayın. Ve eğer çarpıtırsanız veya yüz çevirirseniz, şüphesiz Allah yaptığınız şeyden Haberdar'dır.
Nisa 4:141
·
Kuran-ı Kerim
ٱلَّذِينَ يَتَرَبَّصُونَ بِكُمۡ فَإِن كَانَ لَكُمۡ فَتۡحٞ مِّنَ ٱللَّهِ قَالُوٓاْ أَلَمۡ نَكُن مَّعَكُمۡ وَإِن كَانَ لِلۡكَٰفِرِينَ نَصِيبٞ قَالُوٓاْ أَلَمۡ نَسۡتَحۡوِذۡ عَلَيۡكُمۡ وَنَمۡنَعۡكُم مِّنَ ٱلۡمُؤۡمِنِينَۚ فَٱللَّهُ يَحۡكُمُ بَيۡنَكُمۡ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِۚ وَلَن يَجۡعَلَ ٱللَّهُ لِلۡكَٰفِرِينَ عَلَى ٱلۡمُؤۡمِنِينَ سَبِيلًا
Sizi gözetleyen o kimseler, bunun üzerine eğer sizin için Allah'tan bir fetih olursa derler: 'Biz sizinle beraber değil miydik?' Ve eğer örtenler için bir pay olursa derler: 'Biz size üstün gelmedik mi ve sizi inananlardan engellemedik mi?' Bunun üzerine Allah kalkış günü aranızda hüküm verir. Ve Allah örtenler için inananların üzerine asla bir yol kılmayacaktır.
Tevbe 9:13
·
Kuran-ı Kerim
أَلَا تُقَٰتِلُونَ قَوۡمٗا نَّكَثُوٓاْ أَيۡمَٰنَهُمۡ وَهَمُّواْ بِإِخۡرَاجِ ٱلرَّسُولِ وَهُم بَدَءُوكُمۡ أَوَّلَ مَرَّةٍۚ أَتَخۡشَوۡنَهُمۡۚ فَٱللَّهُ أَحَقُّ أَن تَخۡشَوۡهُ إِن كُنتُم مُّؤۡمِنِينَ
Yeminlerini bozan, resulü çıkarmaya yeltenen ve size ilk defa başlayan bir toplulukla savaşmıyor musunuz? Onlardan korkuyor musunuz? Eğer inananlar iseniz, kendisinden korkmanıza Allah daha hak sahibidir.
Yusuf 12:64
·
Kuran-ı Kerim
قَالَ هَلۡ ءَامَنُكُمۡ عَلَيۡهِ إِلَّا كَمَآ أَمِنتُكُمۡ عَلَىٰٓ أَخِيهِ مِن قَبۡلُ فَٱللَّهُ خَيۡرٌ حَٰفِظٗاۖ وَهُوَ أَرۡحَمُ ٱلرَّـٰحِمِينَ
Dedi: 'Önceden kardeşinin üzerine size güvendiğimden başka onun üzerine size güvenir miyim? Bunun üzerine Allah koruyan olarak en hayırlısıdır. Ve O, merhamet edenlerin en merhametlisidir.'
Örnek Ayetler (5 / 6)
En'am 6:149
·
Kuran-ı Kerim
قُلۡ فَلِلَّهِ ٱلۡحُجَّةُ ٱلۡبَٰلِغَةُۖ فَلَوۡ شَآءَ لَهَدَىٰكُمۡ أَجۡمَعِينَ
De ki: 'Böylece kesin delil Allah'ındır; böylece eğer dileseydi hepinize yol gösterirdi.'
Ra'd 13:42
·
Kuran-ı Kerim
وَقَدۡ مَكَرَ ٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِهِمۡ فَلِلَّهِ ٱلۡمَكۡرُ جَمِيعٗاۖ يَعۡلَمُ مَا تَكۡسِبُ كُلُّ نَفۡسٖۗ وَسَيَعۡلَمُ ٱلۡكُفَّـٰرُ لِمَنۡ عُقۡبَى ٱلدَّارِ
Ve onlardan öncekiler kesinlikle tuzak kurmuştu. Fakat tuzağın tamamı Allah'ındır. Her nefsin ne kazandığını bilir. Ve örtenler yurdun sonunun kimin olduğunu bilecekler.
Fatır 35:10
·
Kuran-ı Kerim
مَن كَانَ يُرِيدُ ٱلۡعِزَّةَ فَلِلَّهِ ٱلۡعِزَّةُ جَمِيعًاۚ إِلَيۡهِ يَصۡعَدُ ٱلۡكَلِمُ ٱلطَّيِّبُ وَٱلۡعَمَلُ ٱلصَّـٰلِحُ يَرۡفَعُهُۥۚ وَٱلَّذِينَ يَمۡكُرُونَ ٱلسَّيِّـَٔاتِ لَهُمۡ عَذَابٞ شَدِيدٞۖ وَمَكۡرُ أُوْلَـٰٓئِكَ هُوَ يَبُورُ
Kim üstünlük istiyorsa, üstünlük tamamen Allah'ındır. Güzel söz O'na yükselir ve doğru iş onu yükseltir. Ve kötülükleri kuranlar, onlar için şiddetli bir azap vardır. Ve onların kurdukları, o yok olur.
Casiye 45:36
·
Kuran-ı Kerim
فَلِلَّهِ ٱلۡحَمۡدُ رَبِّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَرَبِّ ٱلۡأَرۡضِ رَبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ
Övgü, göklerin Rabbi, yerin Rabbi ve alemlerin Rabbi olan Allah'adır.
Necm 53:25
·
Kuran-ı Kerim
فَلِلَّهِ ٱلۡأٓخِرَةُ وَٱلۡأُولَىٰ
Böylece ahiret ve ilk Allah'ındır.
Örnek Ayetler (2)
Fussilet 41:37
·
Kuran-ı Kerim
وَمِنۡ ءَايَٰتِهِ ٱلَّيۡلُ وَٱلنَّهَارُ وَٱلشَّمۡسُ وَٱلۡقَمَرُۚ لَا تَسۡجُدُواْ لِلشَّمۡسِ وَلَا لِلۡقَمَرِ وَٱسۡجُدُواْۤ لِلَّهِۤ ٱلَّذِي خَلَقَهُنَّ إِن كُنتُمۡ إِيَّاهُ تَعۡبُدُونَ
Gece, gündüz, güneş ve ay O'nun ayetlerindendir. Güneşe ve aya secde etmeyin; eğer sadece O'na kulluk ediyorsanız, onları yaratan Allah'a secde edin.
Necm 53:62
·
Kuran-ı Kerim
فَٱسۡجُدُواْۤ لِلَّهِۤ وَٱعۡبُدُواْ۩
Bunun üzerine Allah'a secde edin ve kulluk edin.
Örnek Ayetler (2)
Ra'd 13:15
·
Kuran-ı Kerim
وَلِلَّهِۤ يَسۡجُدُۤ مَن فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ طَوۡعٗا وَكَرۡهٗا وَظِلَٰلُهُم بِٱلۡغُدُوِّ وَٱلۡأٓصَالِ۩
Ve göklerde ve yerde olan kimseler, isteyerek ve zorla, ve onların gölgeleri sabahlar ve akşamlar Allah'a secde eder.
Nahl 16:49
·
Kuran-ı Kerim
وَلِلَّهِۤ يَسۡجُدُۤ مَا فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِي ٱلۡأَرۡضِ مِن دَآبَّةٖ وَٱلۡمَلَـٰٓئِكَةُ وَهُمۡ لَا يَسۡتَكۡبِرُونَ
Ve göklerde olanlar ve yeryüzünde olan hareketli canlılardan ve melekler Allah'a secde ederler ve onlar büyüklük taslamazlar.
Örnek Ayetler (2)
Yunus 10:59
·
Kuran-ı Kerim
قُلۡ أَرَءَيۡتُم مَّآ أَنزَلَ ٱللَّهُ لَكُم مِّن رِّزۡقٖ فَجَعَلۡتُم مِّنۡهُ حَرَامٗا وَحَلَٰلٗا قُلۡ ءَآللَّهُ أَذِنَ لَكُمۡۖ أَمۡ عَلَى ٱللَّهِ تَفۡتَرُونَ
De ki: 'Gördünüz mü, Allah'ın size rızıktan indirdiğini, böylece ondan haram ve helal kıldınız.' De ki: 'Allah mı size izin verdi yoksa Allah'a iftira mı ediyorsunuz?'
Neml 27:59
·
Kuran-ı Kerim
قُلِ ٱلۡحَمۡدُ لِلَّهِ وَسَلَٰمٌ عَلَىٰ عِبَادِهِ ٱلَّذِينَ ٱصۡطَفَىٰٓۗ ءَآللَّهُ خَيۡرٌ أَمَّا يُشۡرِكُونَ
De ki: 'Övgü Allah'adır ve esenlik O'nun seçtiği kullarının üzerinedir. Allah mı daha iyidir, yoksa ortak koştukları mı?'
Örnek Ayetler (1)
Fatiha 1:1
·
Kuran-ı Kerim
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Merhameti Bol ve Kesintisiz Olan Allah'ın adıyla
Örnek Ayetler (1)
Enbiya 21:57
·
Kuran-ı Kerim
وَتَٱللَّهِ لَأَكِيدَنَّ أَصۡنَٰمَكُم بَعۡدَ أَن تُوَلُّواْ مُدۡبِرِينَ
'Ve Allah'a yemin olsun, arkanızı dönenler olarak dönmenizden sonra putlarınıza kesinlikle tuzak kuracağım.'
Örnek Ayetler (1)
Fatiha 1:2
·
Kuran-ı Kerim
ٱلۡحَمۡدُ لِلَّهِ رَبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ
Övgü, alemlerin Rabbi Allah'adır.
Örnek Ayetler (1)
En'am 6:23
·
Kuran-ı Kerim
ثُمَّ لَمۡ تَكُن فِتۡنَتُهُمۡ إِلَّآ أَن قَالُواْ وَٱللَّهِ رَبِّنَا مَا كُنَّا مُشۡرِكِينَ
Sonra onların sınanması, 'Rabbimiz Allah'a andolsun, biz ortak koşanlar değildik' demelerinden başka olmadı.
Örnek Ayetler (1)
Tevbe 9:65
·
Kuran-ı Kerim
وَلَئِن سَأَلۡتَهُمۡ لَيَقُولُنَّ إِنَّمَا كُنَّا نَخُوضُ وَنَلۡعَبُۚ قُلۡ أَبِٱللَّهِ وَءَايَٰتِهِۦ وَرَسُولِهِۦ كُنتُمۡ تَسۡتَهۡزِءُونَ
Ve eğer onlara sorarsan, kesinlikle derler: 'Biz ancak dalıyorduk ve oynuyorduk.' De ki: 'Allah ile, O'nun ayetleriyle ve O'nun resulüyle mi alay ediyordunuz?'
Örnek Ayetler (5 / 37)
Bakara 2:163
·
Kuran-ı Kerim
وَإِلَٰهُكُمۡ إِلَٰهٞ وَٰحِدٞۖ لَّآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ ٱلرَّحۡمَٰنُ ٱلرَّحِيمُ
Ve ilahınız bir tek ilahtır. O'ndan başka ilah yoktur; Merhameti Bol Olandır, Merhameti Kesintisiz Olandır.
Bakara 2:255
·
Kuran-ı Kerim
ٱللَّهُ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ ٱلۡحَيُّ ٱلۡقَيُّومُۚ لَا تَأۡخُذُهُۥ سِنَةٞ وَلَا نَوۡمٞۚ لَّهُۥ مَا فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِي ٱلۡأَرۡضِۗ مَن ذَا ٱلَّذِي يَشۡفَعُ عِندَهُۥٓ إِلَّا بِإِذۡنِهِۦۚ يَعۡلَمُ مَا بَيۡنَ أَيۡدِيهِمۡ وَمَا خَلۡفَهُمۡۖ وَلَا يُحِيطُونَ بِشَيۡءٖ مِّنۡ عِلۡمِهِۦٓ إِلَّا بِمَا شَآءَۚ وَسِعَ كُرۡسِيُّهُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَۖ وَلَا يَـُٔودُهُۥ حِفۡظُهُمَاۚ وَهُوَ ٱلۡعَلِيُّ ٱلۡعَظِيمُ
Allah, O'ndan başka ilah yoktur; Diri'dir, Ayakta Duran'dır. O'nu ne uyuklama ne uyku tutar. Göklerin içindeki şeyler ve yerin içindeki şeyler O'nundur. O'nun izni hariç O'nun katında aracılık edecek şu kimse kimdir? Onların elleri arasındaki şeyi ve arkalarındaki şeyi bilir. Ve O'nun dilediği şey hariç O'nun bilgisinden bir şeyi kavrayamazlar. O'nun kürsüsü gökleri ve yeri kuşatmıştır ve o ikisinin korunması O'na ağır gelmez. Ve O Yüce'dir, Büyük'tür.
Ali İmran 3:2
·
Kuran-ı Kerim
ٱللَّهُ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ ٱلۡحَيُّ ٱلۡقَيُّومُ
Allah, O'ndan başka ilah yoktur; Diridir, Ayakta Durandır.
Ali İmran 3:6
·
Kuran-ı Kerim
هُوَ ٱلَّذِي يُصَوِّرُكُمۡ فِي ٱلۡأَرۡحَامِ كَيۡفَ يَشَآءُۚ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلۡحَكِيمُ
Rahimlerde dilediği gibi size şekil veren O'dur. O'ndan başka ilah yoktur; Üstündür, Hikmetlidir.
Ali İmran 3:18
·
Kuran-ı Kerim
شَهِدَ ٱللَّهُ أَنَّهُۥ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ وَٱلۡمَلَـٰٓئِكَةُ وَأُوْلُواْ ٱلۡعِلۡمِ قَآئِمَۢا بِٱلۡقِسۡطِۚ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلۡحَكِيمُ
Allah, melekler ve ilim sahipleri adaletle ayakta durarak O'ndan başka ilah olmadığına tanıklık etti. O'ndan başka ilah yoktur; Üstündür, Hikmetlidir.