Kelime Analizi
(43)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | أَلَمۡ e-lem | değil mi Zamir Soru Edatı olmadı mı | — |
2 | تَرَ tera | görürsün Fiil fark etmek, anlamak | ر أ ي |
3 | إِلَى ila | -e doğru Edat kadar, yönelik | — |
4 | ٱلَّذِي el-lezi | o ki Zamir İsm-i Mevsûl olan | — |
5 | حَآجَّ hacce | karşılıklı yöneldi Fiil tartışmak, delil getirmek | ح ج ج |
6 | إِبۡرَٰهِـۧمَ ibrahime | İbrahim Özel İsim çokların babası | ب ر ه |
7 | فِي fi | içinde Edat -de/-da, hakkında | — |
8 | رَبِّهِۦٓ rabbihi | onun efendisi İsim sahip, yetiştiren, rab | ر ب ب |
9 | أَنۡ en | ki Bağlaç Şart Bağlacı olduğunu, diye | — |
10 | ءَاتَىٰهُ atahu | ona verdi Fiil bahşetmek, getirmek | أ ت ي |
11 | ٱللَّهُ allahu | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
12 | ٱلۡمُلۡكَ el-mulke | sahip olmayı İsim Harf (Edât) egemenlik, krallık | م ل ك |
13 | إِذۡ iz | o zaman Zarf Zaman Zarfı dığında | — |
14 | قَالَ kale | söyledi Fiil demek, konuşmak | ق و ل |
15 | إِبۡرَٰهِـۧمُ ibrahimu | İbrahim Özel İsim yüce baba, çokların babası | ب ر ه م |
16 | رَبِّيَ rabbiye | efendim İsim sahip, yetiştiren | ر ب ب |
17 | ٱلَّذِي el-lezi | o ki Zamir İsm-i Mevsûl olan | — |
18 | يُحۡيِۦ yuhyi | canlandırır Fiil yaşatmak, hayat vermek | ح ي ي |
19 | وَيُمِيتُ ve-yumitu | ve öldürür Fiil cansız bırakmak, yok etmek | م و ت |
20 | قَالَ kale | söyledi Fiil demek, konuşmak | ق و ل |
21 | أَنَا۠ ene | ben Zamir | — |
22 | أُحۡيِۦ uhyi | canlandırırım Fiil hayat vermek, yaşatmak | ح ي ي |
23 | وَأُمِيتُ ve-umitu | ve öldürürüm Fiil canını almak | م و ت |
24 | قَالَ kale | söyledi Fiil demek, konuşmak | ق و ل |
25 | إِبۡرَٰهِـۧمُ ibrahimu | İbrahim Özel İsim yüce baba, çokların babası | ب ر ه م |
26 | فَإِنَّ fe-inne | o halde şüphesiz İlgeç/Harf Harf (Edât) çünkü, gerçekten | — |
27 | ٱللَّهَ allahe | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
28 | يَأۡتِي ye'ti | gelir Fiil varmak, getirmek | أ ت ي |
29 | بِٱلشَّمۡسِ bi-ş-şemsi | güneş ile İsim | ش م س |
30 | مِنَ mine | -den/-dan Edat arasından, itibaren | — |
31 | ٱلۡمَشۡرِقِ el-meşriki | doğunun İsim güneşin doğduğu yer | ش ر ق |
32 | فَأۡتِ fe'ti | ve gel Fiil getirmek, yapmak | أ ت ي |
33 | بِهَا bi-ha | onunla Zamir vasıtasıyla, içinde | — |
34 | مِنَ mine | -den/-dan Edat arasından, itibaren | — |
35 | ٱلۡمَغۡرِبِ el-mağribi | uzaklaşma yerinin İsim batı, güneşin battığı yer | غ ر ب |
36 | فَبُهِتَ fe-buhite | ve şaşkına döndü Fiil donup kalmak, afallamak | ب ه ت |
37 | ٱلَّذِي el-lezi | o ki Zamir İsm-i Mevsûl olan | — |
38 | كَفَرَ kefere | örttü Fiil gizlemek, inkar etmek | ك ف ر |
39 | وَٱللَّهُ va-llahu | ve Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
40 | لَا la | hayır İlgeç/Harf Olumsuzluk Edatı değil, yok | — |
41 | يَهۡدِي yehdi | yol gösterir Fiil yol göstermek, iletmek | ه د ي |
42 | ٱلۡقَوۡمَ el-kavme | kalkanları İsim Harf (Edât) duranlar, topluluk, halk | ق و م |
43 | ٱلظَّـٰلِمِينَ el-zalimine | karanlıkta bırakanlar İsim İsm-i Fâil haksızlık eden, zulmeden | ظ ل م |
1
أَلَمۡ
e-lem
değil mi
olmadı mı
3
إِلَى
ila
-e doğru
kadar, yönelik
4
ٱلَّذِي
el-lezi
o ki
olan
6
إِبۡرَٰهِـۧمَ
ibrahime
7
فِي
fi
içinde
-de/-da, hakkında
9
أَنۡ
en
ki
olduğunu, diye
13
إِذۡ
iz
o zaman
dığında
15
إِبۡرَٰهِـۧمُ
ibrahimu
17
ٱلَّذِي
el-lezi
o ki
olan
21
أَنَا۠
ene
ben
25
إِبۡرَٰهِـۧمُ
ibrahimu
26
فَإِنَّ
fe-inne
o halde şüphesiz
çünkü, gerçekten
29
بِٱلشَّمۡسِ
bi-ş-şemsi
güneş ile
30
مِنَ
mine
-den/-dan
arasından, itibaren
31
ٱلۡمَشۡرِقِ
el-meşriki
33
بِهَا
bi-ha
onunla
vasıtasıyla, içinde
34
مِنَ
mine
-den/-dan
arasından, itibaren
35
ٱلۡمَغۡرِبِ
el-mağribi
37
ٱلَّذِي
el-lezi
o ki
olan
40
لَا
la
hayır
değil, yok
43
ٱلظَّـٰلِمِينَ
el-zalimine