Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ق و ل

q-v-l — Kök Analizi

ق و ل

1723

Kullanım

6

Lemma

144

Türev

112

Anlam

6 lemma, 144 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

قَالَ

Lemma

kale

söyledi, söylemek, demek, konuşmak

Fiil
412

Örnek Ayetler (3 / 412)

Bakara 2:30

·

Kuran-ı Kerim

وَإِذۡ قَالَ رَبُّكَ لِلۡمَلَـٰٓئِكَةِ إِنِّي جَاعِلٞ فِي ٱلۡأَرۡضِ خَلِيفَةٗۖ قَالُوٓاْ أَتَجۡعَلُ فِيهَا مَن يُفۡسِدُ فِيهَا وَيَسۡفِكُ ٱلدِّمَآءَ وَنَحۡنُ نُسَبِّحُ بِحَمۡدِكَ وَنُقَدِّسُ لَكَۖ قَالَ إِنِّيٓ أَعۡلَمُ مَا لَا تَعۡلَمُونَ

Ve Rabbin meleklere 'Şüphesiz ben yeryüzünde bir halife kılanım' demişti. 'Biz senin övgünle uzak tutarız ve seni kutsal sayarız iken, onun içinde bozgunculuk yapan ve kanları döken kimseyi mi onun içinde kılarsın?' dediler. 'Şüphesiz ben sizin bilmediğiniz şeyi bilirim' dedi.

Bakara 2:33

·

Kuran-ı Kerim

قَالَ يَـٰٓـَٔادَمُ أَنۢبِئۡهُم بِأَسۡمَآئِهِمۡۖ فَلَمَّآ أَنۢبَأَهُم بِأَسۡمَآئِهِمۡ قَالَ أَلَمۡ أَقُل لَّكُمۡ إِنِّيٓ أَعۡلَمُ غَيۡبَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَأَعۡلَمُ مَا تُبۡدُونَ وَمَا كُنتُمۡ تَكۡتُمُونَ

'Ey Adem, onların isimlerini onlara haber ver' dedi. Bunun üzerine onların isimlerini onlara haber verdiği zaman, 'Size şüphesiz ben göklerin ve yerin görünmeyenini bilirim ve açığa vurduğunuz şeyi ve gizliyor olduğunuz şeyi bilirim demedim mi?' dedi.

Bakara 2:54

·

Kuran-ı Kerim

وَإِذۡ قَالَ مُوسَىٰ لِقَوۡمِهِۦ يَٰقَوۡمِ إِنَّكُمۡ ظَلَمۡتُمۡ أَنفُسَكُم بِٱتِّخَاذِكُمُ ٱلۡعِجۡلَ فَتُوبُوٓاْ إِلَىٰ بَارِئِكُمۡ فَٱقۡتُلُوٓاْ أَنفُسَكُمۡ ذَٰلِكُمۡ خَيۡرٞ لَّكُمۡ عِندَ بَارِئِكُمۡ فَتَابَ عَلَيۡكُمۡۚ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلتَّوَّابُ ٱلرَّحِيمُ

Ve Musa kavmine demişti: 'Ey kavmim, şüphesiz siz buzağıyı edinmenizle nefslerinize zulmettiniz. Öyleyse Yaratanınıza dönün ve nefslerinizi katledin; bu, Yaratanınızın katında sizin için daha hayırlıdır.' Bunun üzerine O size döndü. Şüphesiz O, Dönüşü Kabul Eden'dir, Merhameti Kesintisiz'dir.

Tüm 412 kullanımı gör

قُلۡ

kul

söyle, söylemek, demek, konuşmak

Fiil
218

قَالُواْ

kalu

söylediler, söylemek, demek, konuşmak

Fiil
173

وَقَالَ

ve-kale

ve söyledi, söylemek, demek, konuşmak

Fiil
85

قَالُوٓاْ

kalu

söylediler, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
77

يَقُولُونَ

yekulune

söylerler, söylemek, konuşmak, iddia etmek

Fiil
51

وَقَالُواْ

ve-kalu

ve söylediler, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
49

قُل

kul

söyle, söylemek, demek, konuşmak

Fiil
45

يَقُولُ

yekulu

söyler, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
35

قِيلَ

kile

söylendi, söylenmek, denilmek

Fiil
34

قُلِ

kuli

söyle, söylemek, demek, konuşmak

Fiil
30

وَيَقُولُونَ

ve-yekulune

ve söylerler, söylemek, konuşmak, ifade etmek

Fiil
28

فَقَالَ

fe-kale

ve söyledi, söylemek, demek, konuşmak

Fiil
27

قَالَتۡ

kalet

söyledi, söylemek, demek, konuşmak

Fiil
23

وَقِيلَ

ve-kile

ve söylendi, söylemek, demek, konuşmak

Fiil
15

تَقُولُواْ

tekulu

seslenirsiniz, seslenmek, söylemek, demek

Fiil
13

قُلۡنَا

kulna

seslendik, seslenmek, söylemek, demek

Fiil
13

فَقُلۡ

fe-kul

ve söyle, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
12

وَقُل

ve-kul

ve söyle, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
12

فَيَقُولُ

fe-yekulu

ve söyler, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
12

قَالَ

Lemma

kalesöyledi

412

Örnek Ayetler (3 / 412)

Bakara 2:30

·

Kuran-ı Kerim

وَإِذۡ قَالَ رَبُّكَ لِلۡمَلَـٰٓئِكَةِ إِنِّي جَاعِلٞ فِي ٱلۡأَرۡضِ خَلِيفَةٗۖ قَالُوٓاْ أَتَجۡعَلُ فِيهَا مَن يُفۡسِدُ فِيهَا وَيَسۡفِكُ ٱلدِّمَآءَ وَنَحۡنُ نُسَبِّحُ بِحَمۡدِكَ وَنُقَدِّسُ لَكَۖ قَالَ إِنِّيٓ أَعۡلَمُ مَا لَا تَعۡلَمُونَ

Ve Rabbin meleklere 'Şüphesiz ben yeryüzünde bir halife kılanım' demişti. 'Biz senin övgünle uzak tutarız ve seni kutsal sayarız iken, onun içinde bozgunculuk yapan ve kanları döken kimseyi mi onun içinde kılarsın?' dediler. 'Şüphesiz ben sizin bilmediğiniz şeyi bilirim' dedi.

Bakara 2:33

·

Kuran-ı Kerim

قَالَ يَـٰٓـَٔادَمُ أَنۢبِئۡهُم بِأَسۡمَآئِهِمۡۖ فَلَمَّآ أَنۢبَأَهُم بِأَسۡمَآئِهِمۡ قَالَ أَلَمۡ أَقُل لَّكُمۡ إِنِّيٓ أَعۡلَمُ غَيۡبَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَأَعۡلَمُ مَا تُبۡدُونَ وَمَا كُنتُمۡ تَكۡتُمُونَ

'Ey Adem, onların isimlerini onlara haber ver' dedi. Bunun üzerine onların isimlerini onlara haber verdiği zaman, 'Size şüphesiz ben göklerin ve yerin görünmeyenini bilirim ve açığa vurduğunuz şeyi ve gizliyor olduğunuz şeyi bilirim demedim mi?' dedi.

Bakara 2:54

·

Kuran-ı Kerim

وَإِذۡ قَالَ مُوسَىٰ لِقَوۡمِهِۦ يَٰقَوۡمِ إِنَّكُمۡ ظَلَمۡتُمۡ أَنفُسَكُم بِٱتِّخَاذِكُمُ ٱلۡعِجۡلَ فَتُوبُوٓاْ إِلَىٰ بَارِئِكُمۡ فَٱقۡتُلُوٓاْ أَنفُسَكُمۡ ذَٰلِكُمۡ خَيۡرٞ لَّكُمۡ عِندَ بَارِئِكُمۡ فَتَابَ عَلَيۡكُمۡۚ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلتَّوَّابُ ٱلرَّحِيمُ

Ve Musa kavmine demişti: 'Ey kavmim, şüphesiz siz buzağıyı edinmenizle nefslerinize zulmettiniz. Öyleyse Yaratanınıza dönün ve nefslerinizi katledin; bu, Yaratanınızın katında sizin için daha hayırlıdır.' Bunun üzerine O size döndü. Şüphesiz O, Dönüşü Kabul Eden'dir, Merhameti Kesintisiz'dir.

Tüm 412 kullanımı gör

قُلۡ

kulsöyle

218

قَالُواْ

kalusöylediler

173

وَقَالَ

ve-kaleve söyledi

85

قَالُوٓاْ

kalusöylediler

77

يَقُولُونَ

yekulunesöylerler

51

وَقَالُواْ

ve-kaluve söylediler

49

قُل

kulsöyle

45

يَقُولُ

yekulusöyler

35

قِيلَ

kilesöylendi

34

قُلِ

kulisöyle

30

وَيَقُولُونَ

ve-yekuluneve söylerler

28

فَقَالَ

fe-kaleve söyledi

27

قَالَتۡ

kaletsöyledi

23

وَقِيلَ

ve-kileve söylendi

15

تَقُولُواْ

tekuluseslenirsiniz

13

قُلۡنَا

kulnaseslendik

13

فَقُلۡ

fe-kulve söyle

12

وَقُل

ve-kulve söyle

12

فَيَقُولُ

fe-yekuluve söyler

12