316
Kullanım
11
Lemma
107
Türev
134
Anlam
11 lemma, 107 türev form
Örnek Ayetler (5 / 38)
Bakara 2:142
·
Kuran-ı Kerim
۞سَيَقُولُ ٱلسُّفَهَآءُ مِنَ ٱلنَّاسِ مَا وَلَّىٰهُمۡ عَن قِبۡلَتِهِمُ ٱلَّتِي كَانُواْ عَلَيۡهَاۚ قُل لِّلَّهِ ٱلۡمَشۡرِقُ وَٱلۡمَغۡرِبُۚ يَهۡدِي مَن يَشَآءُ إِلَىٰ صِرَٰطٖ مُّسۡتَقِيمٖ
İnsanlardan akılsızlar diyecek: 'Üzerinde oldukları kıblelerinden onları ne çevirdi?' De ki: 'Doğu ve batı Allah'ındır. Dilediği kimseye dosdoğru bir yola yol gösterir.'
Bakara 2:213
·
Kuran-ı Kerim
كَانَ ٱلنَّاسُ أُمَّةٗ وَٰحِدَةٗ فَبَعَثَ ٱللَّهُ ٱلنَّبِيِّـۧنَ مُبَشِّرِينَ وَمُنذِرِينَ وَأَنزَلَ مَعَهُمُ ٱلۡكِتَٰبَ بِٱلۡحَقِّ لِيَحۡكُمَ بَيۡنَ ٱلنَّاسِ فِيمَا ٱخۡتَلَفُواْ فِيهِۚ وَمَا ٱخۡتَلَفَ فِيهِ إِلَّا ٱلَّذِينَ أُوتُوهُ مِنۢ بَعۡدِ مَا جَآءَتۡهُمُ ٱلۡبَيِّنَٰتُ بَغۡيَۢا بَيۡنَهُمۡۖ فَهَدَى ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ لِمَا ٱخۡتَلَفُواْ فِيهِ مِنَ ٱلۡحَقِّ بِإِذۡنِهِۦۗ وَٱللَّهُ يَهۡدِي مَن يَشَآءُ إِلَىٰ صِرَٰطٖ مُّسۡتَقِيمٍ
İnsanlar tek bir topluluktu. Allah nebileri müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak gönderdi; insanların ayrılığa düştükleri konularda aralarında hükmetmek için onlarla birlikte gerçeği içeren kitabı indirdi. Kendilerine apaçık kanıtlar geldikten sonra, aralarındaki azgınlıktan dolayı onda ayrılığa düşenler, ancak o verilenlerdir. Bunun üzerine Allah, inananları kendi izniyle ayrılığa düştükleri gerçeğe iletti. Allah dilediğini doğru yola iletir.
Bakara 2:258
·
Kuran-ı Kerim
أَلَمۡ تَرَ إِلَى ٱلَّذِي حَآجَّ إِبۡرَٰهِـۧمَ فِي رَبِّهِۦٓ أَنۡ ءَاتَىٰهُ ٱللَّهُ ٱلۡمُلۡكَ إِذۡ قَالَ إِبۡرَٰهِـۧمُ رَبِّيَ ٱلَّذِي يُحۡيِۦ وَيُمِيتُ قَالَ أَنَا۠ أُحۡيِۦ وَأُمِيتُۖ قَالَ إِبۡرَٰهِـۧمُ فَإِنَّ ٱللَّهَ يَأۡتِي بِٱلشَّمۡسِ مِنَ ٱلۡمَشۡرِقِ فَأۡتِ بِهَا مِنَ ٱلۡمَغۡرِبِ فَبُهِتَ ٱلَّذِي كَفَرَۗ وَٱللَّهُ لَا يَهۡدِي ٱلۡقَوۡمَ ٱلظَّـٰلِمِينَ
Allah ona egemenliği verdi diye Rabbi hakkında İbrahim'le tartışan kimseyi görmedin mi? Hani İbrahim 'Benim Rabbim dirilten ve öldüren kimsedir' demişti. 'Ben diriltirim ve öldürürüm' demişti. İbrahim 'Şüphesiz Allah güneşi doğudan getirir, böylece onu batıdan getir' demişti. Bunun üzerine örten kimse şaşırıp kaldı. Ve Allah zalim topluluğa yol göstermez.
Bakara 2:264
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ لَا تُبۡطِلُواْ صَدَقَٰتِكُم بِٱلۡمَنِّ وَٱلۡأَذَىٰ كَٱلَّذِي يُنفِقُ مَالَهُۥ رِئَآءَ ٱلنَّاسِ وَلَا يُؤۡمِنُ بِٱللَّهِ وَٱلۡيَوۡمِ ٱلۡأٓخِرِۖ فَمَثَلُهُۥ كَمَثَلِ صَفۡوَانٍ عَلَيۡهِ تُرَابٞ فَأَصَابَهُۥ وَابِلٞ فَتَرَكَهُۥ صَلۡدٗاۖ لَّا يَقۡدِرُونَ عَلَىٰ شَيۡءٖ مِّمَّا كَسَبُواْۗ وَٱللَّهُ لَا يَهۡدِي ٱلۡقَوۡمَ ٱلۡكَٰفِرِينَ
Ey inanan kimseler, insanlara gösterişi için malını infak eden ve Allah'a ve son güne inanmayan kimse gibi sadakalarınızı başa kakmayla ve eziyetle boşa çıkarmayın. Böylece onun durumu, üzerinde toprak olan bir kayanın durumu gibidir; ona sağanak isabet eder, böylece onu çıplak bırakır. Kazandıkları şeyden bir şeyin üzerine güç yetiremezler. Ve Allah örten topluluğa yol göstermez.
Bakara 2:272
·
Kuran-ı Kerim
۞لَّيۡسَ عَلَيۡكَ هُدَىٰهُمۡ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ يَهۡدِي مَن يَشَآءُۗ وَمَا تُنفِقُواْ مِنۡ خَيۡرٖ فَلِأَنفُسِكُمۡۚ وَمَا تُنفِقُونَ إِلَّا ٱبۡتِغَآءَ وَجۡهِ ٱللَّهِۚ وَمَا تُنفِقُواْ مِنۡ خَيۡرٖ يُوَفَّ إِلَيۡكُمۡ وَأَنتُمۡ لَا تُظۡلَمُونَ
Onların yol göstermesi senin üzerine değildir, fakat Allah dilediği kimseye yol gösterir. Ve iyilikten ne infak ederseniz böylece nefsleriniz içindir. Ve Allah'ın yüzünü aramak hariç infak etmezsiniz. Ve iyilikten ne infak ederseniz size tamamıyla ödenir ve siz zulme uğratılmazsınız.
Örnek Ayetler (5 / 8)
A'raf 7:100
·
Kuran-ı Kerim
أَوَلَمۡ يَهۡدِ لِلَّذِينَ يَرِثُونَ ٱلۡأَرۡضَ مِنۢ بَعۡدِ أَهۡلِهَآ أَن لَّوۡ نَشَآءُ أَصَبۡنَٰهُم بِذُنُوبِهِمۡۚ وَنَطۡبَعُ عَلَىٰ قُلُوبِهِمۡ فَهُمۡ لَا يَسۡمَعُونَ
Yeri onun halkından sonra miras alanlara belli olmadı mı ki, eğer dileseydik günahları sebebiyle onlara isabet ettirirdik; ve kalplerinin üzerini mühürleriz, böylece onlar işitmezler.
A'raf 7:178
·
Kuran-ı Kerim
مَن يَهۡدِ ٱللَّهُ فَهُوَ ٱلۡمُهۡتَدِيۖ وَمَن يُضۡلِلۡ فَأُوْلَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡخَٰسِرُونَ
Allah kime yol gösterirse işte o doğru yola ulaşandır. Ve kimi saptırırsa işte onlar hüsrana uğrayanlardır.
İsra 17:97
·
Kuran-ı Kerim
وَمَن يَهۡدِ ٱللَّهُ فَهُوَ ٱلۡمُهۡتَدِۖ وَمَن يُضۡلِلۡ فَلَن تَجِدَ لَهُمۡ أَوۡلِيَآءَ مِن دُونِهِۦۖ وَنَحۡشُرُهُمۡ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِ عَلَىٰ وُجُوهِهِمۡ عُمۡيٗا وَبُكۡمٗا وَصُمّٗاۖ مَّأۡوَىٰهُمۡ جَهَنَّمُۖ كُلَّمَا خَبَتۡ زِدۡنَٰهُمۡ سَعِيرٗا
Allah kime yol gösterirse, işte o yol bulandır. Kimi saptırırsa, onlar için O'ndan başka koruyucular bulamazsın. Kalkış günü onları körler, dilsizler ve sağırlar olarak yüzleri üzerine toplarız. Onların barınağı cehennemdir; her ne zaman sönerse, onlara alevi artırırız.
Kehf 18:17
·
Kuran-ı Kerim
۞وَتَرَى ٱلشَّمۡسَ إِذَا طَلَعَت تَّزَٰوَرُ عَن كَهۡفِهِمۡ ذَاتَ ٱلۡيَمِينِ وَإِذَا غَرَبَت تَّقۡرِضُهُمۡ ذَاتَ ٱلشِّمَالِ وَهُمۡ فِي فَجۡوَةٖ مِّنۡهُۚ ذَٰلِكَ مِنۡ ءَايَٰتِ ٱللَّهِۗ مَن يَهۡدِ ٱللَّهُ فَهُوَ ٱلۡمُهۡتَدِۖ وَمَن يُضۡلِلۡ فَلَن تَجِدَ لَهُۥ وَلِيّٗا مُّرۡشِدٗا
Güneşi görürsün; doğduğu zaman onların mağarasından sağ tarafına eğilirken ve battığı zaman onları sol tarafından kesip geçerken. Onlar ondan bir boşluk içindedirler. İşte bu Allah'ın ayetlerindendir. Allah kime yol gösterirse, işte o yol bulandır. Kimi saptırırsa, onun için doğruya yönelten bir koruyucu bulamazsın.
Taha 20:128
·
Kuran-ı Kerim
أَفَلَمۡ يَهۡدِ لَهُمۡ كَمۡ أَهۡلَكۡنَا قَبۡلَهُم مِّنَ ٱلۡقُرُونِ يَمۡشُونَ فِي مَسَٰكِنِهِمۡۚ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَأٓيَٰتٖ لِّأُوْلِي ٱلنُّهَىٰ
Onlardan önce nesillerden ne kadarını yok ettik, onların meskenleri içinde yürüyorlar, onlara yol göstermedi mi? Şüphesiz bunun içinde akıl sahipleri için kesinlikle ayetler vardır.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Bakara 2:26
·
Kuran-ı Kerim
۞إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَسۡتَحۡيِۦٓ أَن يَضۡرِبَ مَثَلٗا مَّا بَعُوضَةٗ فَمَا فَوۡقَهَاۚ فَأَمَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ فَيَعۡلَمُونَ أَنَّهُ ٱلۡحَقُّ مِن رَّبِّهِمۡۖ وَأَمَّا ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ فَيَقُولُونَ مَاذَآ أَرَادَ ٱللَّهُ بِهَٰذَا مَثَلٗاۘ يُضِلُّ بِهِۦ كَثِيرٗا وَيَهۡدِي بِهِۦ كَثِيرٗاۚ وَمَا يُضِلُّ بِهِۦٓ إِلَّا ٱلۡفَٰسِقِينَ
Şüphesiz Allah herhangi bir sivrisinek veya onun üstündeki şeyi bir örnek vermekten çekinmez. Bunun üzerine inanan kimseler, şüphesiz onun Rablerinden gelen gerçek olduğunu bilirler. Ve örten kimseler, 'Allah bir örnek olarak bununla ne istedi?' derler. Onunla çoğunu saptırır ve onunla çoğuna yol gösterir. Ve onunla yoldan çıkanlardan başkasını saptırmaz.
Yunus 10:25
·
Kuran-ı Kerim
وَٱللَّهُ يَدۡعُوٓاْ إِلَىٰ دَارِ ٱلسَّلَٰمِ وَيَهۡدِي مَن يَشَآءُ إِلَىٰ صِرَٰطٖ مُّسۡتَقِيمٖ
Ve Allah esenlik yurduna çağırır ve dilediği kimseye doğru bir yola yol gösterir.
İbrahim 14:4
·
Kuran-ı Kerim
وَمَآ أَرۡسَلۡنَا مِن رَّسُولٍ إِلَّا بِلِسَانِ قَوۡمِهِۦ لِيُبَيِّنَ لَهُمۡۖ فَيُضِلُّ ٱللَّهُ مَن يَشَآءُ وَيَهۡدِي مَن يَشَآءُۚ وَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلۡحَكِيمُ
Ve onlara açıklasın diye kendi kavminin dilinden başka hiçbir resul göndermedik. Bunun üzerine Allah dilediği kimseyi saptırır ve dilediği kimseye yol gösterir. Ve O, Üstün'dür, Hikmetli'dir.
Nahl 16:93
·
Kuran-ı Kerim
وَلَوۡ شَآءَ ٱللَّهُ لَجَعَلَكُمۡ أُمَّةٗ وَٰحِدَةٗ وَلَٰكِن يُضِلُّ مَن يَشَآءُ وَيَهۡدِي مَن يَشَآءُۚ وَلَتُسۡـَٔلُنَّ عَمَّا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ
Ve eğer Allah dileseydi sizi tek bir ümmet kılardı, fakat dilediği kimseyi saptırır ve dilediği kimseye yol gösterir. Ve yapmakta olduğunuz şeylerden kesinlikle sorulacaksınız.
Fatır 35:8
·
Kuran-ı Kerim
أَفَمَن زُيِّنَ لَهُۥ سُوٓءُ عَمَلِهِۦ فَرَءَاهُ حَسَنٗاۖ فَإِنَّ ٱللَّهَ يُضِلُّ مَن يَشَآءُ وَيَهۡدِي مَن يَشَآءُۖ فَلَا تَذۡهَبۡ نَفۡسُكَ عَلَيۡهِمۡ حَسَرَٰتٍۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَلِيمُۢ بِمَا يَصۡنَعُونَ
Kötü işi kendisine süslü gösterilip de onu güzel gören kimse mi? Şüphesiz Allah dilediğini saptırır ve dilediğine doğru yolu gösterir. Böylece nefsin onlara karşı hasretlerle gitmesin. Şüphesiz Allah, onların yaptıklarını bilendir.
Örnek Ayetler (4)
En'am 6:71
·
Kuran-ı Kerim
قُلۡ أَنَدۡعُواْ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَا لَا يَنفَعُنَا وَلَا يَضُرُّنَا وَنُرَدُّ عَلَىٰٓ أَعۡقَابِنَا بَعۡدَ إِذۡ هَدَىٰنَا ٱللَّهُ كَٱلَّذِي ٱسۡتَهۡوَتۡهُ ٱلشَّيَٰطِينُ فِي ٱلۡأَرۡضِ حَيۡرَانَ لَهُۥٓ أَصۡحَٰبٞ يَدۡعُونَهُۥٓ إِلَى ٱلۡهُدَى ٱئۡتِنَاۗ قُلۡ إِنَّ هُدَى ٱللَّهِ هُوَ ٱلۡهُدَىٰۖ وَأُمِرۡنَا لِنُسۡلِمَ لِرَبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ
De ki: 'Allah'ın dışında bize fayda vermeyen ve bize zarar vermeyen şeyi mi çağıralım? Ve Allah bize yol gösterdikten sonra, yerin içinde Şeytanların şaşkın bir halde ayarttığı, "Bize gel" diye yol göstermeye çağıran arkadaşları olan kimse gibi topuklarımızın üzerine mi döndürülelim?' De ki: 'Şüphesiz Allah'ın yol göstermesi, yol göstermenin ta kendisidir; ve biz alemlerin Rabbine teslim olmamız için emrolunduk.'
A'raf 7:43
·
Kuran-ı Kerim
وَنَزَعۡنَا مَا فِي صُدُورِهِم مِّنۡ غِلّٖ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهِمُ ٱلۡأَنۡهَٰرُۖ وَقَالُواْ ٱلۡحَمۡدُ لِلَّهِ ٱلَّذِي هَدَىٰنَا لِهَٰذَا وَمَا كُنَّا لِنَهۡتَدِيَ لَوۡلَآ أَنۡ هَدَىٰنَا ٱللَّهُۖ لَقَدۡ جَآءَتۡ رُسُلُ رَبِّنَا بِٱلۡحَقِّۖ وَنُودُوٓاْ أَن تِلۡكُمُ ٱلۡجَنَّةُ أُورِثۡتُمُوهَا بِمَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ
Ve onların göğüsleri içinde kinden ne varsa çıkardık, onların altından ırmaklar akar; ve dediler: 'Övgü, bize buna yol gösteren Allah'adır; ve Allah bize yol göstermeseydi biz yol gösterilenler olmazdık. Kesinlikle Rabbimizin elçileri gerçekle geldi.' Ve onlara seslenildi: 'İşte bu bahçe, yaptığınız şey sebebiyle size miras bırakıldı.'
İbrahim 14:12
·
Kuran-ı Kerim
وَمَا لَنَآ أَلَّا نَتَوَكَّلَ عَلَى ٱللَّهِ وَقَدۡ هَدَىٰنَا سُبُلَنَاۚ وَلَنَصۡبِرَنَّ عَلَىٰ مَآ ءَاذَيۡتُمُونَاۚ وَعَلَى ٱللَّهِ فَلۡيَتَوَكَّلِ ٱلۡمُتَوَكِّلُونَ
'Ve bize ne oluyor ki Allah'ı vekil edinmeyelim? Ve kesinlikle bize yollarımızı gösterdi. Ve bize eziyet ettiğiniz şeylere kesinlikle sabredeceğiz. Ve vekil edinenler Allah'ı vekil edinsinler.'
İbrahim 14:21
·
Kuran-ı Kerim
وَبَرَزُواْ لِلَّهِ جَمِيعٗا فَقَالَ ٱلضُّعَفَـٰٓؤُاْ لِلَّذِينَ ٱسۡتَكۡبَرُوٓاْ إِنَّا كُنَّا لَكُمۡ تَبَعٗا فَهَلۡ أَنتُم مُّغۡنُونَ عَنَّا مِنۡ عَذَابِ ٱللَّهِ مِن شَيۡءٖۚ قَالُواْ لَوۡ هَدَىٰنَا ٱللَّهُ لَهَدَيۡنَٰكُمۡۖ سَوَآءٌ عَلَيۡنَآ أَجَزِعۡنَآ أَمۡ صَبَرۡنَا مَا لَنَا مِن مَّحِيصٖ
Ve hepsi Allah'a ortaya çıktılar; bunun üzerine zayıflar büyüklük taslayanlara dedi: 'Şüphesiz biz size uyanlardık, peki siz Allah'ın azabından bir şeyi bizden savanlar mısınız?' Dediler: 'Eğer Allah bize yol gösterseydi, kesinlikle size yol gösterirdik; sızlansak da veya sabretsek de bize eşittir, bizim için kaçacak yer yoktur.'
Örnek Ayetler (4)
Bakara 2:185
·
Kuran-ı Kerim
شَهۡرُ رَمَضَانَ ٱلَّذِيٓ أُنزِلَ فِيهِ ٱلۡقُرۡءَانُ هُدٗى لِّلنَّاسِ وَبَيِّنَٰتٖ مِّنَ ٱلۡهُدَىٰ وَٱلۡفُرۡقَانِۚ فَمَن شَهِدَ مِنكُمُ ٱلشَّهۡرَ فَلۡيَصُمۡهُۖ وَمَن كَانَ مَرِيضًا أَوۡ عَلَىٰ سَفَرٖ فَعِدَّةٞ مِّنۡ أَيَّامٍ أُخَرَۗ يُرِيدُ ٱللَّهُ بِكُمُ ٱلۡيُسۡرَ وَلَا يُرِيدُ بِكُمُ ٱلۡعُسۡرَ وَلِتُكۡمِلُواْ ٱلۡعِدَّةَ وَلِتُكَبِّرُواْ ٱللَّهَ عَلَىٰ مَا هَدَىٰكُمۡ وَلَعَلَّكُمۡ تَشۡكُرُونَ
İnsanlara bir yol gösterme, yol göstermeden ve furkandan apaçık deliller olarak Kuran'ın onda indirildiği Ramazan ayıdır. Artık sizden kim aya tanık olursa onu oruç tutsun. Ve kim hasta veya bir yolculuk üzerinde olursa, diğer günlerden sayısıncadır. Allah sizin için kolaylık ister ve sizin için zorluk istemez; sayıyı tamamlamanız, sizi doğru yola ilettiği şey üzerine Allah'ı büyüklemeniz için. Ve umulur ki şükredersiniz.
Bakara 2:198
·
Kuran-ı Kerim
لَيۡسَ عَلَيۡكُمۡ جُنَاحٌ أَن تَبۡتَغُواْ فَضۡلٗا مِّن رَّبِّكُمۡۚ فَإِذَآ أَفَضۡتُم مِّنۡ عَرَفَٰتٖ فَٱذۡكُرُواْ ٱللَّهَ عِندَ ٱلۡمَشۡعَرِ ٱلۡحَرَامِۖ وَٱذۡكُرُوهُ كَمَا هَدَىٰكُمۡ وَإِن كُنتُم مِّن قَبۡلِهِۦ لَمِنَ ٱلضَّآلِّينَ
Rabbinizden lütuf aramanızda üzerinize günah yoktur. Arafat'tan akın ettiğinizde, Kutsal Meş'ar'ın yanında Allah'ı anın. Sizi doğru yola ilettiği gibi O'nu anın. Şüphesiz ondan önce kesinlikle sapanlardandınız.
Hac 22:37
·
Kuran-ı Kerim
لَن يَنَالَ ٱللَّهَ لُحُومُهَا وَلَا دِمَآؤُهَا وَلَٰكِن يَنَالُهُ ٱلتَّقۡوَىٰ مِنكُمۡۚ كَذَٰلِكَ سَخَّرَهَا لَكُمۡ لِتُكَبِّرُواْ ٱللَّهَ عَلَىٰ مَا هَدَىٰكُمۡۗ وَبَشِّرِ ٱلۡمُحۡسِنِينَ
Onların etleri ve kanları Allah'a asla ulaşmaz ve ancak sizden sakınma O'na ulaşır. Size yol gösterdiği şey üzerine Allah'ı büyütmeniz için onları size böylece boyun eğdirdi. Ve iyilik edenleri müjdele.
Hucurat 49:17
·
Kuran-ı Kerim
يَمُنُّونَ عَلَيۡكَ أَنۡ أَسۡلَمُواْۖ قُل لَّا تَمُنُّواْ عَلَيَّ إِسۡلَٰمَكُمۖ بَلِ ٱللَّهُ يَمُنُّ عَلَيۡكُمۡ أَنۡ هَدَىٰكُمۡ لِلۡإِيمَٰنِ إِن كُنتُمۡ صَٰدِقِينَ
Teslim oldular diye sana lütuf sayıyorlar. De ki: 'İslamınızı bana lütuf saymayın. Aksine, inanca sizi yol gösterdi diye Allah size lütuf sayar; eğer doğru olanlar iseniz.'
Örnek Ayetler (4)
A'raf 7:159
·
Kuran-ı Kerim
وَمِن قَوۡمِ مُوسَىٰٓ أُمَّةٞ يَهۡدُونَ بِٱلۡحَقِّ وَبِهِۦ يَعۡدِلُونَ
Ve Musa'nın toplumundan gerçekle yol gösteren ve onunla adalet sağlayan bir topluluk vardır.
A'raf 7:181
·
Kuran-ı Kerim
وَمِمَّنۡ خَلَقۡنَآ أُمَّةٞ يَهۡدُونَ بِٱلۡحَقِّ وَبِهِۦ يَعۡدِلُونَ
Ve yarattıklarımızdan bir topluluk vardır ki gerçek ile yol gösterirler ve onunla adaletli davranırlar.
Enbiya 21:73
·
Kuran-ı Kerim
وَجَعَلۡنَٰهُمۡ أَئِمَّةٗ يَهۡدُونَ بِأَمۡرِنَا وَأَوۡحَيۡنَآ إِلَيۡهِمۡ فِعۡلَ ٱلۡخَيۡرَٰتِ وَإِقَامَ ٱلصَّلَوٰةِ وَإِيتَآءَ ٱلزَّكَوٰةِۖ وَكَانُواْ لَنَا عَٰبِدِينَ
Ve onları emrimizle yol gösteren önderler yaptık. Ve onlara iyilikleri yapmayı, salatı ikame etmeyi ve zekatı vermeyi vahyettik. Ve onlar bize kulluk edenlerdi.
Secde 32:24
·
Kuran-ı Kerim
وَجَعَلۡنَا مِنۡهُمۡ أَئِمَّةٗ يَهۡدُونَ بِأَمۡرِنَا لَمَّا صَبَرُواْۖ وَكَانُواْ بِـَٔايَٰتِنَا يُوقِنُونَ
Ve sabrettiklerinde onlardan emrimizle yol gösteren önderler kıldık. Ve ayetlerimize kesin olarak inanıyorlardı.
Örnek Ayetler (3)
Yunus 10:35
·
Kuran-ı Kerim
قُلۡ هَلۡ مِن شُرَكَآئِكُم مَّن يَهۡدِيٓ إِلَى ٱلۡحَقِّۚ قُلِ ٱللَّهُ يَهۡدِي لِلۡحَقِّۗ أَفَمَن يَهۡدِيٓ إِلَى ٱلۡحَقِّ أَحَقُّ أَن يُتَّبَعَ أَمَّن لَّا يَهِدِّيٓ إِلَّآ أَن يُهۡدَىٰۖ فَمَا لَكُمۡ كَيۡفَ تَحۡكُمُونَ
De ki: 'Ortaklarınızdan gerçeğe yol gösteren kimse var mı?' De ki: 'Allah gerçeğe yol gösterir. O halde gerçeğe yol gösteren kimse mi uyulmaya daha hak sahibidir, yoksa ona yol gösterilmesi hariç yol bulamayan kimse mi? O halde size ne oluyor, nasıl hüküm veriyorsunuz?'
Ahkaf 46:30
·
Kuran-ı Kerim
قَالُواْ يَٰقَوۡمَنَآ إِنَّا سَمِعۡنَا كِتَٰبًا أُنزِلَ مِنۢ بَعۡدِ مُوسَىٰ مُصَدِّقٗا لِّمَا بَيۡنَ يَدَيۡهِ يَهۡدِيٓ إِلَى ٱلۡحَقِّ وَإِلَىٰ طَرِيقٖ مُّسۡتَقِيمٖ
Dediler: 'Ey kavmimiz, şüphesiz biz Musa'dan sonra indirilen, onun iki ellerinin arasındakini doğrulayıcı, gerçeğe ve dosdoğru bir yola yol gösteren bir kitap işittik.'
Cin 72:2
·
Kuran-ı Kerim
يَهۡدِيٓ إِلَى ٱلرُّشۡدِ فَـَٔامَنَّا بِهِۦۖ وَلَن نُّشۡرِكَ بِرَبِّنَآ أَحَدٗا
Doğruya yol gösterir, bunun üzerine ona inandık; ve Rabbimize hiç kimseyi ortak koşmayacağız.
Örnek Ayetler (2)
En'am 6:84
·
Kuran-ı Kerim
وَوَهَبۡنَا لَهُۥٓ إِسۡحَٰقَ وَيَعۡقُوبَۚ كُلًّا هَدَيۡنَاۚ وَنُوحًا هَدَيۡنَا مِن قَبۡلُۖ وَمِن ذُرِّيَّتِهِۦ دَاوُۥدَ وَسُلَيۡمَٰنَ وَأَيُّوبَ وَيُوسُفَ وَمُوسَىٰ وَهَٰرُونَۚ وَكَذَٰلِكَ نَجۡزِي ٱلۡمُحۡسِنِينَ
Ve ona İshak'ı ve Yakup'u karşılıksız verdik; her birine yol gösterdik. Ve daha önce Nuh'a yol gösterdik; ve onun soyundan Davut'a, Süleyman'a, Eyyup'a, Yusuf'a, Musa'ya ve Harun'a. Ve iyilik edenlere böylece karşılık veririz.
Meryem 19:58
·
Kuran-ı Kerim
أُوْلَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ أَنۡعَمَ ٱللَّهُ عَلَيۡهِم مِّنَ ٱلنَّبِيِّـۧنَ مِن ذُرِّيَّةِ ءَادَمَ وَمِمَّنۡ حَمَلۡنَا مَعَ نُوحٖ وَمِن ذُرِّيَّةِ إِبۡرَٰهِيمَ وَإِسۡرَـٰٓءِيلَ وَمِمَّنۡ هَدَيۡنَا وَٱجۡتَبَيۡنَآۚ إِذَا تُتۡلَىٰ عَلَيۡهِمۡ ءَايَٰتُ ٱلرَّحۡمَٰنِ خَرُّواْۤ سُجَّدٗاۤ وَبُكِيّٗا۩
İşte bunlar, Allah'ın kendilerine nimet verdiği nebilerden, Adem'in soyundan, Nuh ile birlikte taşıdıklarımızdan, İbrahim ve İsrail'in soyundan, yol gösterdiğimiz ve seçtiğimiz kimselerdir. Onlara Merhameti Bol Olanın ayetleri okunduğunda secde ederek ve ağlayarak kapanırlardı.
Örnek Ayetler (3)
Bakara 2:143
·
Kuran-ı Kerim
وَكَذَٰلِكَ جَعَلۡنَٰكُمۡ أُمَّةٗ وَسَطٗا لِّتَكُونُواْ شُهَدَآءَ عَلَى ٱلنَّاسِ وَيَكُونَ ٱلرَّسُولُ عَلَيۡكُمۡ شَهِيدٗاۗ وَمَا جَعَلۡنَا ٱلۡقِبۡلَةَ ٱلَّتِي كُنتَ عَلَيۡهَآ إِلَّا لِنَعۡلَمَ مَن يَتَّبِعُ ٱلرَّسُولَ مِمَّن يَنقَلِبُ عَلَىٰ عَقِبَيۡهِۚ وَإِن كَانَتۡ لَكَبِيرَةً إِلَّا عَلَى ٱلَّذِينَ هَدَى ٱللَّهُۗ وَمَا كَانَ ٱللَّهُ لِيُضِيعَ إِيمَٰنَكُمۡۚ إِنَّ ٱللَّهَ بِٱلنَّاسِ لَرَءُوفٞ رَّحِيمٞ
Ve insanların üzerine tanıklar olmanız için ve resulün sizin üzerinize bir tanık olması için bunun gibi sizi orta bir ümmet yaptık. Ve üzerinde olduğun kıbleyi, kendi iki topuğu üzerine dönen kimseden resule uyan kimseyi bilmemiz hariç yapmadık. Ve şüphesiz o, Allah'ın yol gösterdiği kimselerin üzerine hariç kesinlikle büyüktü. Ve Allah sizin inancınızı zayi edecek değildi. Şüphesiz Allah insanlara kesinlikle Şefkatlidir, Merhameti Kesintisizdir.
En'am 6:90
·
Kuran-ı Kerim
أُوْلَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ هَدَى ٱللَّهُۖ فَبِهُدَىٰهُمُ ٱقۡتَدِهۡۗ قُل لَّآ أَسۡـَٔلُكُمۡ عَلَيۡهِ أَجۡرًاۖ إِنۡ هُوَ إِلَّا ذِكۡرَىٰ لِلۡعَٰلَمِينَ
İşte onlar Allah'ın yol gösterdiği kimselerdir; bunun üzerine onların yol göstermesine uy. De ki: 'Ben onun üzerine sizden bir ücret istemiyorum; o alemler için bir hatırlatmadan başka bir şey değildir.'
Nahl 16:36
·
Kuran-ı Kerim
وَلَقَدۡ بَعَثۡنَا فِي كُلِّ أُمَّةٖ رَّسُولًا أَنِ ٱعۡبُدُواْ ٱللَّهَ وَٱجۡتَنِبُواْ ٱلطَّـٰغُوتَۖ فَمِنۡهُم مَّنۡ هَدَى ٱللَّهُ وَمِنۡهُم مَّنۡ حَقَّتۡ عَلَيۡهِ ٱلضَّلَٰلَةُۚ فَسِيرُواْ فِي ٱلۡأَرۡضِ فَٱنظُرُواْ كَيۡفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلۡمُكَذِّبِينَ
Ve kesinlikle her toplulukta: 'Allah'a kulluk edin ve taguttan kaçının' diye bir resul gönderdik. Böylece onlardan kimini Allah doğru yola iletti, onlardan kiminin üzerine de sapkınlık hak oldu. O halde yeryüzünde yürüyün de yalanlayanların sonu nasıl oldu görün.
Örnek Ayetler (3)
Ra'd 13:27
·
Kuran-ı Kerim
وَيَقُولُ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ لَوۡلَآ أُنزِلَ عَلَيۡهِ ءَايَةٞ مِّن رَّبِّهِۦۚ قُلۡ إِنَّ ٱللَّهَ يُضِلُّ مَن يَشَآءُ وَيَهۡدِيٓ إِلَيۡهِ مَنۡ أَنَابَ
Ve örtenler derler: 'Ona Rabbinden bir ayet indirilseydi ya!' De ki: 'Şüphesiz Allah dilediği kimseyi saptırır ve yönelen kimseyi Kendisine yol gösterir.'
Sebe 34:6
·
Kuran-ı Kerim
وَيَرَى ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡعِلۡمَ ٱلَّذِيٓ أُنزِلَ إِلَيۡكَ مِن رَّبِّكَ هُوَ ٱلۡحَقَّ وَيَهۡدِيٓ إِلَىٰ صِرَٰطِ ٱلۡعَزِيزِ ٱلۡحَمِيدِ
Ve bilgi verilen kimseler, Rabbinden sana indirilenin gerçek olduğunu ve Üstün, Övülen'in yoluna yol gösterdiğini görür.
Şura 42:13
·
Kuran-ı Kerim
۞شَرَعَ لَكُم مِّنَ ٱلدِّينِ مَا وَصَّىٰ بِهِۦ نُوحٗا وَٱلَّذِيٓ أَوۡحَيۡنَآ إِلَيۡكَ وَمَا وَصَّيۡنَا بِهِۦٓ إِبۡرَٰهِيمَ وَمُوسَىٰ وَعِيسَىٰٓۖ أَنۡ أَقِيمُواْ ٱلدِّينَ وَلَا تَتَفَرَّقُواْ فِيهِۚ كَبُرَ عَلَى ٱلۡمُشۡرِكِينَ مَا تَدۡعُوهُمۡ إِلَيۡهِۚ ٱللَّهُ يَجۡتَبِيٓ إِلَيۡهِ مَن يَشَآءُ وَيَهۡدِيٓ إِلَيۡهِ مَن يُنِيبُ
Nuh'a emrettiğini, sana vahyettiğimizi, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya emrettiğimizi sizin için dinden belirledi: 'Dini ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin.' Ortak koşanlara, onları kendisine çağırdığın şey ağır geldi. Allah dilediği kimseyi kendisine seçer ve dönen kimseye kendisine yol gösterir.
Örnek Ayetler (3)
A'raf 7:30
·
Kuran-ı Kerim
فَرِيقًا هَدَىٰ وَفَرِيقًا حَقَّ عَلَيۡهِمُ ٱلضَّلَٰلَةُۚ إِنَّهُمُ ٱتَّخَذُواْ ٱلشَّيَٰطِينَ أَوۡلِيَآءَ مِن دُونِ ٱللَّهِ وَيَحۡسَبُونَ أَنَّهُم مُّهۡتَدُونَ
Bir gruba yol gösterdi ve bir grubun üzerine sapkınlık hak oldu. Şüphesiz onlar Allah'ın dışında şeytanları koruyucular edindiler ve kendilerinin yol gösterilenler olduklarını sanırlar.
Taha 20:50
·
Kuran-ı Kerim
قَالَ رَبُّنَا ٱلَّذِيٓ أَعۡطَىٰ كُلَّ شَيۡءٍ خَلۡقَهُۥ ثُمَّ هَدَىٰ
Dedi: 'Rabbimiz, her şeye onun yaratılışını veren, sonra yol gösterendir.'
Taha 20:79
·
Kuran-ı Kerim
وَأَضَلَّ فِرۡعَوۡنُ قَوۡمَهُۥ وَمَا هَدَىٰ
Ve Firavun kavmini saptırdı ve yol göstermedi.
Örnek Ayetler (3)
Yunus 10:43
·
Kuran-ı Kerim
وَمِنۡهُم مَّن يَنظُرُ إِلَيۡكَۚ أَفَأَنتَ تَهۡدِي ٱلۡعُمۡيَ وَلَوۡ كَانُواْ لَا يُبۡصِرُونَ
Ve onlardan sana bakanlar vardır. Görmüyor olsalar bile körlere sen mi yol göstereceksin?
Kasas 28:56
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّكَ لَا تَهۡدِي مَنۡ أَحۡبَبۡتَ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ يَهۡدِي مَن يَشَآءُۚ وَهُوَ أَعۡلَمُ بِٱلۡمُهۡتَدِينَ
Şüphesiz sen sevdiğine yol gösteremezsin, fakat Allah dilediğine yol gösterir. Ve O, yol gösterilenleri daha iyi bilendir.
Zuhruf 43:40
·
Kuran-ı Kerim
أَفَأَنتَ تُسۡمِعُ ٱلصُّمَّ أَوۡ تَهۡدِي ٱلۡعُمۡيَ وَمَن كَانَ فِي ضَلَٰلٖ مُّبِينٖ
O halde sağırlara sen mi işittireceksin veya körlere ve açık bir sapkınlık içinde olan kimseye sen mi yol göstereceksin?
Örnek Ayetler (3)
Şuara 26:62
·
Kuran-ı Kerim
قَالَ كَلَّآۖ إِنَّ مَعِيَ رَبِّي سَيَهۡدِينِ
Dedi: 'Hayır, şüphesiz Rabbim benimle beraberdir, bana yol gösterecektir.'
Saffat 37:99
·
Kuran-ı Kerim
وَقَالَ إِنِّي ذَاهِبٌ إِلَىٰ رَبِّي سَيَهۡدِينِ
Ve dedi: 'Şüphesiz ben Rabbime gidiciyim, bana yol gösterecektir.'
Zuhruf 43:27
·
Kuran-ı Kerim
إِلَّا ٱلَّذِي فَطَرَنِي فَإِنَّهُۥ سَيَهۡدِينِ
'Beni yaratan hariç. Çünkü şüphesiz O bana yol gösterecektir.'
Örnek Ayetler (2)
A'raf 7:148
·
Kuran-ı Kerim
وَٱتَّخَذَ قَوۡمُ مُوسَىٰ مِنۢ بَعۡدِهِۦ مِنۡ حُلِيِّهِمۡ عِجۡلٗا جَسَدٗا لَّهُۥ خُوَارٌۚ أَلَمۡ يَرَوۡاْ أَنَّهُۥ لَا يُكَلِّمُهُمۡ وَلَا يَهۡدِيهِمۡ سَبِيلًاۘ ٱتَّخَذُوهُ وَكَانُواْ ظَٰلِمِينَ
Ve Musa'nın toplumu ondan sonra süs eşyalarından böğürmesi olan beden bir buzağı edindi. Şüphesiz onun onlarla konuşmadığını ve onlara bir yola yol göstermediğini görmediler mi? Onu edindiler ve zalimler idiler.
Yunus 10:9
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَٰتِ يَهۡدِيهِمۡ رَبُّهُم بِإِيمَٰنِهِمۡۖ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهِمُ ٱلۡأَنۡهَٰرُ فِي جَنَّـٰتِ ٱلنَّعِيمِ
Şüphesiz inanan ve düzeltici işler yapan kimselere, inançları sebebiyle rableri yol gösterir; nimet bahçeleri içinde onların altından ırmaklar akar.
Örnek Ayetler (2)
Nisa 4:137
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ ثُمَّ كَفَرُواْ ثُمَّ ءَامَنُواْ ثُمَّ كَفَرُواْ ثُمَّ ٱزۡدَادُواْ كُفۡرٗا لَّمۡ يَكُنِ ٱللَّهُ لِيَغۡفِرَ لَهُمۡ وَلَا لِيَهۡدِيَهُمۡ سَبِيلَۢا
Şüphesiz inanan, sonra örten, sonra inanan, sonra örten, sonra örtmeyi arttıran kimseler için Allah örtecek değildir ve onlara bir yola yol gösterecek de değildir.
Nisa 4:168
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ وَظَلَمُواْ لَمۡ يَكُنِ ٱللَّهُ لِيَغۡفِرَ لَهُمۡ وَلَا لِيَهۡدِيَهُمۡ طَرِيقًا
Şüphesiz örten ve zulmeden kimseleri Allah örtecek değildir ve onlara bir yola yol gösterecek değildir.
Örnek Ayetler (1)
Hac 22:24
·
Kuran-ı Kerim
وَهُدُوٓاْ إِلَى ٱلطَّيِّبِ مِنَ ٱلۡقَوۡلِ وَهُدُوٓاْ إِلَىٰ صِرَٰطِ ٱلۡحَمِيدِ
Ve sözden temiz olana yol gösterildiler ve Övülenin yoluna yol gösterildiler.
Örnek Ayetler (2)
Nisa 4:26
·
Kuran-ı Kerim
يُرِيدُ ٱللَّهُ لِيُبَيِّنَ لَكُمۡ وَيَهۡدِيَكُمۡ سُنَنَ ٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِكُمۡ وَيَتُوبَ عَلَيۡكُمۡۗ وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٞ
Allah size açıklamak, sizden önceki kimselerin yollarına size yol göstermek ve size dönmek ister. Ve Allah Bilen'dir, Hikmetli'dir.
Fetih 48:20
·
Kuran-ı Kerim
وَعَدَكُمُ ٱللَّهُ مَغَانِمَ كَثِيرَةٗ تَأۡخُذُونَهَا فَعَجَّلَ لَكُمۡ هَٰذِهِۦ وَكَفَّ أَيۡدِيَ ٱلنَّاسِ عَنكُمۡ وَلِتَكُونَ ءَايَةٗ لِّلۡمُؤۡمِنِينَ وَيَهۡدِيَكُمۡ صِرَٰطٗا مُّسۡتَقِيمٗا
Allah size onları alacağınız çok ganimetler söz verdi, böylece bunu size acele verdi ve insanların ellerini sizden çekti; inananlar için bir işaret olması ve size dosdoğru bir yola yol göstermesi için.
Örnek Ayetler (2)
En'am 6:149
·
Kuran-ı Kerim
قُلۡ فَلِلَّهِ ٱلۡحُجَّةُ ٱلۡبَٰلِغَةُۖ فَلَوۡ شَآءَ لَهَدَىٰكُمۡ أَجۡمَعِينَ
De ki: 'Böylece kesin delil Allah'ındır; böylece eğer dileseydi hepinize yol gösterirdi.'
Nahl 16:9
·
Kuran-ı Kerim
وَعَلَى ٱللَّهِ قَصۡدُ ٱلسَّبِيلِ وَمِنۡهَا جَآئِرٞۚ وَلَوۡ شَآءَ لَهَدَىٰكُمۡ أَجۡمَعِينَ
Ve yolun doğruluğu Allah'ın üzerinedir ve ondan sapan vardır. Ve eğer dileseydi kesinlikle hepinize yol gösterirdi.
Örnek Ayetler (2)
Nisa 4:175
·
Kuran-ı Kerim
فَأَمَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ بِٱللَّهِ وَٱعۡتَصَمُواْ بِهِۦ فَسَيُدۡخِلُهُمۡ فِي رَحۡمَةٖ مِّنۡهُ وَفَضۡلٖ وَيَهۡدِيهِمۡ إِلَيۡهِ صِرَٰطٗا مُّسۡتَقِيمٗا
Allah'a inanan ve O'na sarılan kimselere gelince, böylece onları O'ndan bir merhametin ve bir lütfun içine sokacaktır ve onlara Kendisine doğru bir yola yol gösterecektir.
Maide 5:16
·
Kuran-ı Kerim
يَهۡدِي بِهِ ٱللَّهُ مَنِ ٱتَّبَعَ رِضۡوَٰنَهُۥ سُبُلَ ٱلسَّلَٰمِ وَيُخۡرِجُهُم مِّنَ ٱلظُّلُمَٰتِ إِلَى ٱلنُّورِ بِإِذۡنِهِۦ وَيَهۡدِيهِمۡ إِلَىٰ صِرَٰطٖ مُّسۡتَقِيمٖ
Allah, onunla kendi rızasına uyan kimseye esenlik yollarına yol gösterir, onları izniyle karanlıklardan aydınlığa çıkarır ve onlara dosdoğru yola yol gösterir.
Örnek Ayetler (2)
En'am 6:161
·
Kuran-ı Kerim
قُلۡ إِنَّنِي هَدَىٰنِي رَبِّيٓ إِلَىٰ صِرَٰطٖ مُّسۡتَقِيمٖ دِينٗا قِيَمٗا مِّلَّةَ إِبۡرَٰهِيمَ حَنِيفٗاۚ وَمَا كَانَ مِنَ ٱلۡمُشۡرِكِينَ
De ki: 'Şüphesiz Rabbim bana dosdoğru bir yola, dosdoğru bir din olarak dosdoğru yönelen İbrahim'in dinine yol gösterdi; ve ortak koşanlardan olmadı.'
Zümer 39:57
·
Kuran-ı Kerim
أَوۡ تَقُولَ لَوۡ أَنَّ ٱللَّهَ هَدَىٰنِي لَكُنتُ مِنَ ٱلۡمُتَّقِينَ
Veya 'Eğer Allah bana yol gösterseydi, kesinlikle sakınanlardan olurdum' dememesi için.