Kelime Analizi
(39)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | وَلَمَّا ve-lemma | ve henüz değil Zarf Zaman Zarfı dığı zaman, olunca | — |
2 | رَجَعَ race'a | geri döndü Fiil çevirmek, başvurmak | ر ج ع |
3 | مُوسَىٰٓ musa | Musa Özel İsim sudan çıkarılan | م و س |
4 | إِلَىٰ ila | -e/-a doğru Edat kadar, yönelik | — |
5 | قَوۡمِهِۦ kavmihi | topluluğunun İsim kavim, topluluk | ق و م |
6 | غَضۡبَٰنَ ğadbane | öfkeli İsim Harf (Edât) kızgın | غ ض ب |
7 | أَسِفٗا esifen | üzüntülü İsim Harf (Edât) kederli, öfkeli | أ س ف |
8 | قَالَ kale | söyledi Fiil demek, konuşmak | ق و ل |
9 | بِئۡسَمَا bi'sema | ne kötüdür Fiil zorluk çekmek, çetin olmak | ب أ س |
10 | خَلَفۡتُمُونِي haleftumuni | arkamda kaldınız Fiil yerine geçmek, muhalefet etmek | خ ل ف |
11 | مِنۢ min | -den/-dan Edat arasından, itibaren | — |
12 | بَعۡدِيٓ ba'di | benden sonra İsim uzaklık, ardından | ب ع د |
13 | أَعَجِلۡتُمۡ e-aciltum | acele mi ettiniz Fiil hızlanmak, önüne geçmek | ع ج ل |
14 | أَمۡرَ emra | işi İsim Harf (Edât) durum, emir | أ م ر |
15 | رَبِّكُمۡ rabbikum | efendiniz İsim sahip, yetiştiren | ر ب ب |
16 | وَأَلۡقَى ve-elka | ve fırlattı Fiil bırakmak, karşılaşmak | ل ق ي |
17 | ٱلۡأَلۡوَاحَ el-elvaha | levhaları İsim Harf (Edât) levhalar, tahtalar, yüzeyler | ل و ح |
18 | وَأَخَذَ ve-ehaze | ve aldı Fiil tutmak, yakalamak | أ خ ذ |
19 | بِرَأۡسِ bi-ra'si | başı ile İsim tepe, başlangıç | ر أ س |
20 | أَخِيهِ ahihi | onun kardeşinin İsim dost, arkadaş | أ خ و |
21 | يَجُرُّهُۥٓ yecurruhu | çeker Fiil sürüklemek | ج ر ر |
22 | إِلَيۡهِ ileyhi | ona doğru Zamir yönüne, tarafına | — |
23 | قَالَ kale | söyledi Fiil demek, konuşmak | ق و ل |
24 | ٱبۡنَ ibne | inşa edileni İsim Harf (Edât) oğul, soy | ب ن ي |
25 | أُمَّ umme | anne İsim Harf (Edât) kök, kaynak | أ م م |
26 | إِنَّ inne | şüphesiz İlgeç/Harf Harf (Edât) gerçekten, muhakkak ki | — |
27 | ٱلۡقَوۡمَ el-kavme | kalkanları İsim Harf (Edât) duranlar, topluluk, halk | ق و م |
28 | ٱسۡتَضۡعَفُونِي istad'afuni | beni zayıf buldular Fiil güçsüz görmek, ezmek | ض ع ف |
29 | وَكَادُواْ ve-kadu | ve neredeyse oldular Fiil yaklaşmak, kalkışmak | ك و د |
30 | يَقۡتُلُونَنِي yaktuluneni | beni öldürürler Fiil canını almak, katletmek | ق ت ل |
31 | فَلَا fe-la | o halde değil İlgeç/Harf Harf (Edât) hayır, yok | — |
32 | تُشۡمِتۡ tuşmit | düşmanın felaketine sevindirme Fiil gülünç duruma düşürmek | ش م ت |
33 | بِيَ biye | benimle Zamir içinde, vasıtasıyla | — |
34 | ٱلۡأَعۡدَآءَ el-a'dae | düşmanları İsim Harf (Edât) hasım, sınırı aşan | ع د و |
35 | وَلَا ve-la | ve hayır Bağlaç değil, yok | — |
36 | تَجۡعَلۡنِي tec'alni | beni yaparsın Fiil kılmak, yapmak | ج ع ل |
37 | مَعَ me'a | ile İsim Harf (Edât) beraber, birlikte | — |
38 | ٱلۡقَوۡمِ el-kavmi | kalkan topluluğun İsim kavim, halk | ق و م |
39 | ٱلظَّـٰلِمِينَ el-zalimine | karanlıkta bırakanlar İsim İsm-i Fâil haksızlık eden, zulmeden | ظ ل م |
1
وَلَمَّا
ve-lemma
ve henüz değil
dığı zaman, olunca
4
إِلَىٰ
ila
-e/-a doğru
kadar, yönelik
10
خَلَفۡتُمُونِي
haleftumuni
11
مِنۢ
min
-den/-dan
arasından, itibaren
13
أَعَجِلۡتُمۡ
e-aciltum
17
ٱلۡأَلۡوَاحَ
el-elvaha
21
يَجُرُّهُۥٓ
yecurruhu
22
إِلَيۡهِ
ileyhi
ona doğru
yönüne, tarafına
26
إِنَّ
inne
şüphesiz
gerçekten, muhakkak ki
28
ٱسۡتَضۡعَفُونِي
istad'afuni
29
وَكَادُواْ
ve-kadu
30
يَقۡتُلُونَنِي
yaktuluneni
31
فَلَا
fe-la
o halde değil
hayır, yok
33
بِيَ
biye
benimle
içinde, vasıtasıyla
34
ٱلۡأَعۡدَآءَ
el-a'dae
35
وَلَا
ve-la
ve hayır
değil, yok
36
تَجۡعَلۡنِي
tec'alni
37
مَعَ
me'a
ile
beraber, birlikte
39
ٱلظَّـٰلِمِينَ
el-zalimine