Kelime Analizi
(41)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | يَـٰٓأَيُّهَا ya-eyyuha | ey İsim Harf (Edât) hey | أ ي ي |
2 | ٱلنَّبِيُّ en-nebiyyu | haberci İsim bildiren, peygamber | ن ب أ |
3 | إِذَا iza | zaman Zarf Zaman Zarfı olduğunda, ansızın | — |
4 | طَلَّقۡتُمُ tallaktumu | serbest bıraktınız Fiil salıvermek, boşamak | ط ل ق |
5 | ٱلنِّسَآءَ en-nisa'e | geride kalan İsim Harf (Edât) kadın | ن س و |
6 | فَطَلِّقُوهُنَّ fe-tallikuhunne | ve serbest bırakın Fiil salıvermek, boşamak | ط ل ق |
7 | لِعِدَّتِهِنَّ li-iddetihinne | sayıları için İsim sayma, süre | ع د د |
8 | وَأَحۡصُواْ ve-ahsu | ve sayın Fiil hesaplamak, kaydetmek | ح ص ي |
9 | ٱلۡعِدَّةَ el-iddete | sayıyı İsim Harf (Edât) miktar, süre, bekleme süresi | ع د د |
10 | وَٱتَّقُواْ ve-itteku | ve korunun Fiil sakınmak, korkmak | و ق ي |
11 | ٱللَّهَ allahe | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
12 | رَبَّكُمۡ rabbekum | efendinizi İsim Harf (Edât) sahip, yetiştiren | ر ب ب |
13 | لَا la | hayır İlgeç/Harf Olumsuzluk Edatı değil, yok | — |
14 | تُخۡرِجُوهُنَّ tuhricuhunne | çıkarırsınız Fiil dışarı atmak, sürmek | خ ر ج |
15 | مِنۢ min | -den/-dan Edat arasından, itibaren | — |
16 | بُيُوتِهِنَّ buyutihinne | evlerinin İsim geceleme yeri, çadır | ب ي ت |
17 | وَلَا ve-la | ve hayır Bağlaç değil, yok | — |
18 | يَخۡرُجۡنَ yahrucne | çıkarlar Fiil ayrılmak | خ ر ج |
19 | إِلَّآ illa | hariç İlgeç/Harf Harf (Edât) ancak | — |
20 | أَن en | -mek/-mak Bağlaç Şart Bağlacı olduğunu, diye | — |
21 | يَأۡتِينَ ye'tine | gelirler Fiil varmak, ulaşmak | أ ت ي |
22 | بِفَٰحِشَةٖ bi-fahişetin | aşırılık ile İsim çirkinlik, ahlaksızlık | ف ح ش |
23 | مُّبَيِّنَةٖ mubeyyinetin | ayıran Sıfat İsm-i Fâil açıklayan, ortaya çıkaran | ب ي ن |
24 | وَتِلۡكَ ve-tilke | ve şu Zamir İşaret Zamiri o | — |
25 | حُدُودُ hududu | engeller İsim sınır, hüküm | ح د د |
26 | ٱللَّهِ allahi | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
27 | وَمَن ve-men | ve kim İsim Harf (Edât) her kim, o kişi ki | — |
28 | يَتَعَدَّ yete'adde | sınırı aşar Fiil haddi aşmak, düşmanlık etmek | ع د و |
29 | حُدُودَ hudude | sınırları İsim Harf (Edât) engel, hüküm | ح د د |
30 | ٱللَّهِ allahi | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
31 | فَقَدۡ fe-kad | ve kesinlikle İlgeç/Harf Harf (Edât) zaten, gerçekten | — |
32 | ظَلَمَ zeleme | karanlıkta bıraktı Fiil hakkını yemek, zulmetmek | ظ ل م |
33 | نَفۡسَهُۥ nefsehu | nefesini İsim Harf (Edât) can, kendi | ن ف س |
34 | لَا la | hayır İlgeç/Harf Olumsuzluk Edatı değil, yok | — |
35 | تَدۡرِي tedri | farkında olursun Fiil bilmek, anlamak | د ر ي |
36 | لَعَلَّ le'alle | umulur ki İlgeç/Harf Harf (Edât) belki, olur ki | — |
37 | ٱللَّهَ allahe | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
38 | يُحۡدِثُ yuhdisu | meydana getirir Fiil yaratmak, ortaya çıkarmak | ح د ث |
39 | بَعۡدَ ba'de | sonra Zarf Zaman Zarfı sonra, öte | ب ع د |
40 | ذَٰلِكَ zalike | şu Zamir İşaret Zamiri o, bu | — |
41 | أَمۡرٗا emran | emri İsim Harf (Edât) iş, durum | أ م ر |
1
يَـٰٓأَيُّهَا
ya-eyyuha
2
ٱلنَّبِيُّ
en-nebiyyu
3
إِذَا
iza
zaman
olduğunda, ansızın
4
طَلَّقۡتُمُ
tallaktumu
5
ٱلنِّسَآءَ
en-nisa'e
6
فَطَلِّقُوهُنَّ
fe-tallikuhunne
7
لِعِدَّتِهِنَّ
li-iddetihinne
8
وَأَحۡصُواْ
ve-ahsu
9
ٱلۡعِدَّةَ
el-iddete
10
وَٱتَّقُواْ
ve-itteku
13
لَا
la
hayır
değil, yok
14
تُخۡرِجُوهُنَّ
tuhricuhunne
15
مِنۢ
min
-den/-dan
arasından, itibaren
16
بُيُوتِهِنَّ
buyutihinne
17
وَلَا
ve-la
ve hayır
değil, yok
18
يَخۡرُجۡنَ
yahrucne
19
إِلَّآ
illa
hariç
ancak
20
أَن
en
-mek/-mak
olduğunu, diye
22
بِفَٰحِشَةٖ
bi-fahişetin
23
مُّبَيِّنَةٖ
mubeyyinetin
24
وَتِلۡكَ
ve-tilke
ve şu
o
27
وَمَن
ve-men
ve kim
her kim, o kişi ki
31
فَقَدۡ
fe-kad
ve kesinlikle
zaten, gerçekten
34
لَا
la
hayır
değil, yok
36
لَعَلَّ
le'alle
umulur ki
belki, olur ki
40
ذَٰلِكَ
zalike
şu
o, bu