Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ب ع د

b-c-d — Kök Analizi

ب ع د

235

Kullanım

6

Lemma

24

Türev

38

Anlam

6 lemma, 24 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

بَعۡدِ

Lemma

ba'di

sonra, sonra, uzak, ardından

İsim
82

بَعۡدَ

ba'de

sonra, uzak, sonra, öte

Zarf
57

Örnek Ayetler (5 / 57)

Bakara 2:120

·

Kuran-ı Kerim

وَلَن تَرۡضَىٰ عَنكَ ٱلۡيَهُودُ وَلَا ٱلنَّصَٰرَىٰ حَتَّىٰ تَتَّبِعَ مِلَّتَهُمۡۗ قُلۡ إِنَّ هُدَى ٱللَّهِ هُوَ ٱلۡهُدَىٰۗ وَلَئِنِ ٱتَّبَعۡتَ أَهۡوَآءَهُم بَعۡدَ ٱلَّذِي جَآءَكَ مِنَ ٱلۡعِلۡمِ مَا لَكَ مِنَ ٱللَّهِ مِن وَلِيّٖ وَلَا نَصِيرٍ

Ve sen onların dinine uyana kadar ne Yahudiler ne de Nasraniler senden asla razı olmaz. De ki: 'Şüphesiz Allah'ın yol göstermesi, yol göstermenin ta kendisidir.' Ve sana bilgiden gelenden sonra eğer onların arzularına uyarsan, senin için Allah'tan ne bir koruyucu ne de bir yardımcı vardır.

Bakara 2:164

·

Kuran-ı Kerim

إِنَّ فِي خَلۡقِ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَٱخۡتِلَٰفِ ٱلَّيۡلِ وَٱلنَّهَارِ وَٱلۡفُلۡكِ ٱلَّتِي تَجۡرِي فِي ٱلۡبَحۡرِ بِمَا يَنفَعُ ٱلنَّاسَ وَمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مِن مَّآءٖ فَأَحۡيَا بِهِ ٱلۡأَرۡضَ بَعۡدَ مَوۡتِهَا وَبَثَّ فِيهَا مِن كُلِّ دَآبَّةٖ وَتَصۡرِيفِ ٱلرِّيَٰحِ وَٱلسَّحَابِ ٱلۡمُسَخَّرِ بَيۡنَ ٱلسَّمَآءِ وَٱلۡأَرۡضِ لَأٓيَٰتٖ لِّقَوۡمٖ يَعۡقِلُونَ

Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında, gecenin ve gündüzün değişmesinde, insanlara fayda veren şeylerle denizde akıp giden gemilerde; Allah'ın gökten indirdiği, böylece onunla ölümünden sonra yeri dirilttiği ve orada her hareket eden canlıdan yaydığı suda; rüzgarların yönlendirilmesinde ve gök ile yer arasında boyun eğdirilmiş bulutlarda akleden bir topluluk için kesinlikle işaretler vardır.

Bakara 2:178

·

Kuran-ı Kerim

يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ كُتِبَ عَلَيۡكُمُ ٱلۡقِصَاصُ فِي ٱلۡقَتۡلَىۖ ٱلۡحُرُّ بِٱلۡحُرِّ وَٱلۡعَبۡدُ بِٱلۡعَبۡدِ وَٱلۡأُنثَىٰ بِٱلۡأُنثَىٰۚ فَمَنۡ عُفِيَ لَهُۥ مِنۡ أَخِيهِ شَيۡءٞ فَٱتِّبَاعُۢ بِٱلۡمَعۡرُوفِ وَأَدَآءٌ إِلَيۡهِ بِإِحۡسَٰنٖۗ ذَٰلِكَ تَخۡفِيفٞ مِّن رَّبِّكُمۡ وَرَحۡمَةٞۗ فَمَنِ ٱعۡتَدَىٰ بَعۡدَ ذَٰلِكَ فَلَهُۥ عَذَابٌ أَلِيمٞ

Ey inananlar, katledilenler hakkında kısas üzerinize yazıldı: Hür hür ile, köle köle ile ve dişi dişi ile. Artık kime kardeşi tarafından bir şey bağışlanırsa, o zaman iyilikle uymak ve ona güzellikle ödemek vardır. Bu Rabbinizden bir hafifletme ve bir merhamettir. Artık kim bundan sonra sınırı aşarsa, onun için acı verici bir azap vardır.

Bakara 2:181

·

Kuran-ı Kerim

فَمَنۢ بَدَّلَهُۥ بَعۡدَ مَا سَمِعَهُۥ فَإِنَّمَآ إِثۡمُهُۥ عَلَى ٱلَّذِينَ يُبَدِّلُونَهُۥٓۚ إِنَّ ٱللَّهَ سَمِيعٌ عَلِيمٞ

Artık kim onu işittikten sonra değiştirirse, şüphesiz onun günahı ancak onu değiştirenlerin üzerinedir. Şüphesiz Allah İşitendir, Bilendir.

Bakara 2:259

·

Kuran-ı Kerim

أَوۡ كَٱلَّذِي مَرَّ عَلَىٰ قَرۡيَةٖ وَهِيَ خَاوِيَةٌ عَلَىٰ عُرُوشِهَا قَالَ أَنَّىٰ يُحۡيِۦ هَٰذِهِ ٱللَّهُ بَعۡدَ مَوۡتِهَاۖ فَأَمَاتَهُ ٱللَّهُ مِاْئَةَ عَامٖ ثُمَّ بَعَثَهُۥۖ قَالَ كَمۡ لَبِثۡتَۖ قَالَ لَبِثۡتُ يَوۡمًا أَوۡ بَعۡضَ يَوۡمٖۖ قَالَ بَل لَّبِثۡتَ مِاْئَةَ عَامٖ فَٱنظُرۡ إِلَىٰ طَعَامِكَ وَشَرَابِكَ لَمۡ يَتَسَنَّهۡۖ وَٱنظُرۡ إِلَىٰ حِمَارِكَ وَلِنَجۡعَلَكَ ءَايَةٗ لِّلنَّاسِۖ وَٱنظُرۡ إِلَى ٱلۡعِظَامِ كَيۡفَ نُنشِزُهَا ثُمَّ نَكۡسُوهَا لَحۡمٗاۚ فَلَمَّا تَبَيَّنَ لَهُۥ قَالَ أَعۡلَمُ أَنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ قَدِيرٞ

Veya çatıları üzerine çökmüşken bir şehrin üzerine uğrayan kimse gibi. 'Ölümünden sonra Allah bunu nasıl diriltir?' demişti. Bunun üzerine Allah onu yüz yıl öldürdü, sonra onu diriltti. 'Ne kadar kaldın?' dedi. 'Bir gün veya günün bir kısmı kaldım' dedi. 'Hayır, yüz yıl kaldın; böylece yiyeceğine ve içeceğine bak, bozulmamış. Ve eşeğine bak; ve seni insanlara bir ayet kılmamız için. Ve kemiklere bak, onları nasıl kaldırıyoruz, sonra onlara et giydiriyoruz' dedi. Ona açıkça belli olduğunda 'Biliyorum ki Allah her şeyin üzerine Güç Yetiren'dir' dedi.

Tüm 57 kullanımı gör

بَعۡدِهِۦ

ba'dihi

ondan sonra, uzak, sonra, ardından

İsim
16

بَعۡدِهِمۡ

ba'dihim

uzaklıklarından, uzaklık, arka, sonra

İsim
14

بَعۡدُ

ba'du

sonra, sonra, uzak, öte

İsim
9

بَعۡدِهَا

ba'diha

sonra, sonra, uzak, öte

İsim
4

بَعۡدِهِۦٓ

ba'dihi

ondan sonra, sonra, ardından, ötesinde

İsim
3

بَعۡدِهِم

ba'dihim

uzaklıklarında, uzaklık, ayrılık, sonra

İsim
3

بَعۡدَهُۥ

ba'dehu

uzaklığından, uzaklık, arka, sonra

Zarf
2

بَعۡدَهَا

ba'deha

ondan sonra, sonra, uzak, ardından

Zarf
2

بَعۡدِي

ba'di

benden sonra, sonra, uzak, öte

İsim
2

بَعۡدِيٓ

ba'di

benden sonra, sonra, uzaklık, ardından

İsim
2

بَعۡدَهُنَّ

ba'dehunne

onlardan sonra, sonra, uzaklık, ardından

Zarf
1

بَعۡدِكَ

ba'dike

sonran, uzak, sonra, ardından

İsim
1

بَعۡدِكُم

ba'dikum

sonranız, uzak, sonra, öte

İsim
1

بَعِيدٖ

Lemma

baidin

uzak, uzak, mesafeli, ihtimal dışı

Sıfat
10

بَعِيدٗا

ba'iden

uzak, uzak, ırak, mesafeli

Sıfat
3

بَعِيدًا

baiden

uzak, uzak, ırak, mesafeli

Sıfat
3

بِبَعِيدٖ

bi-baidin

uzak, uzak, ırak, mesafeli

İsim
2

ٱلۡبَعِيدُ

el-baidu

uzak, uzak, ırak, mesafeli

Sıfat
2

بَعۡدِ

Lemma

ba'disonra

82

بَعۡدَ

ba'desonra

57

Örnek Ayetler (5 / 57)

Bakara 2:120

·

Kuran-ı Kerim

وَلَن تَرۡضَىٰ عَنكَ ٱلۡيَهُودُ وَلَا ٱلنَّصَٰرَىٰ حَتَّىٰ تَتَّبِعَ مِلَّتَهُمۡۗ قُلۡ إِنَّ هُدَى ٱللَّهِ هُوَ ٱلۡهُدَىٰۗ وَلَئِنِ ٱتَّبَعۡتَ أَهۡوَآءَهُم بَعۡدَ ٱلَّذِي جَآءَكَ مِنَ ٱلۡعِلۡمِ مَا لَكَ مِنَ ٱللَّهِ مِن وَلِيّٖ وَلَا نَصِيرٍ

Ve sen onların dinine uyana kadar ne Yahudiler ne de Nasraniler senden asla razı olmaz. De ki: 'Şüphesiz Allah'ın yol göstermesi, yol göstermenin ta kendisidir.' Ve sana bilgiden gelenden sonra eğer onların arzularına uyarsan, senin için Allah'tan ne bir koruyucu ne de bir yardımcı vardır.

Bakara 2:164

·

Kuran-ı Kerim

إِنَّ فِي خَلۡقِ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَٱخۡتِلَٰفِ ٱلَّيۡلِ وَٱلنَّهَارِ وَٱلۡفُلۡكِ ٱلَّتِي تَجۡرِي فِي ٱلۡبَحۡرِ بِمَا يَنفَعُ ٱلنَّاسَ وَمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مِن مَّآءٖ فَأَحۡيَا بِهِ ٱلۡأَرۡضَ بَعۡدَ مَوۡتِهَا وَبَثَّ فِيهَا مِن كُلِّ دَآبَّةٖ وَتَصۡرِيفِ ٱلرِّيَٰحِ وَٱلسَّحَابِ ٱلۡمُسَخَّرِ بَيۡنَ ٱلسَّمَآءِ وَٱلۡأَرۡضِ لَأٓيَٰتٖ لِّقَوۡمٖ يَعۡقِلُونَ

Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında, gecenin ve gündüzün değişmesinde, insanlara fayda veren şeylerle denizde akıp giden gemilerde; Allah'ın gökten indirdiği, böylece onunla ölümünden sonra yeri dirilttiği ve orada her hareket eden canlıdan yaydığı suda; rüzgarların yönlendirilmesinde ve gök ile yer arasında boyun eğdirilmiş bulutlarda akleden bir topluluk için kesinlikle işaretler vardır.

Bakara 2:178

·

Kuran-ı Kerim

يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ كُتِبَ عَلَيۡكُمُ ٱلۡقِصَاصُ فِي ٱلۡقَتۡلَىۖ ٱلۡحُرُّ بِٱلۡحُرِّ وَٱلۡعَبۡدُ بِٱلۡعَبۡدِ وَٱلۡأُنثَىٰ بِٱلۡأُنثَىٰۚ فَمَنۡ عُفِيَ لَهُۥ مِنۡ أَخِيهِ شَيۡءٞ فَٱتِّبَاعُۢ بِٱلۡمَعۡرُوفِ وَأَدَآءٌ إِلَيۡهِ بِإِحۡسَٰنٖۗ ذَٰلِكَ تَخۡفِيفٞ مِّن رَّبِّكُمۡ وَرَحۡمَةٞۗ فَمَنِ ٱعۡتَدَىٰ بَعۡدَ ذَٰلِكَ فَلَهُۥ عَذَابٌ أَلِيمٞ

Ey inananlar, katledilenler hakkında kısas üzerinize yazıldı: Hür hür ile, köle köle ile ve dişi dişi ile. Artık kime kardeşi tarafından bir şey bağışlanırsa, o zaman iyilikle uymak ve ona güzellikle ödemek vardır. Bu Rabbinizden bir hafifletme ve bir merhamettir. Artık kim bundan sonra sınırı aşarsa, onun için acı verici bir azap vardır.

Bakara 2:181

·

Kuran-ı Kerim

فَمَنۢ بَدَّلَهُۥ بَعۡدَ مَا سَمِعَهُۥ فَإِنَّمَآ إِثۡمُهُۥ عَلَى ٱلَّذِينَ يُبَدِّلُونَهُۥٓۚ إِنَّ ٱللَّهَ سَمِيعٌ عَلِيمٞ

Artık kim onu işittikten sonra değiştirirse, şüphesiz onun günahı ancak onu değiştirenlerin üzerinedir. Şüphesiz Allah İşitendir, Bilendir.

Bakara 2:259

·

Kuran-ı Kerim

أَوۡ كَٱلَّذِي مَرَّ عَلَىٰ قَرۡيَةٖ وَهِيَ خَاوِيَةٌ عَلَىٰ عُرُوشِهَا قَالَ أَنَّىٰ يُحۡيِۦ هَٰذِهِ ٱللَّهُ بَعۡدَ مَوۡتِهَاۖ فَأَمَاتَهُ ٱللَّهُ مِاْئَةَ عَامٖ ثُمَّ بَعَثَهُۥۖ قَالَ كَمۡ لَبِثۡتَۖ قَالَ لَبِثۡتُ يَوۡمًا أَوۡ بَعۡضَ يَوۡمٖۖ قَالَ بَل لَّبِثۡتَ مِاْئَةَ عَامٖ فَٱنظُرۡ إِلَىٰ طَعَامِكَ وَشَرَابِكَ لَمۡ يَتَسَنَّهۡۖ وَٱنظُرۡ إِلَىٰ حِمَارِكَ وَلِنَجۡعَلَكَ ءَايَةٗ لِّلنَّاسِۖ وَٱنظُرۡ إِلَى ٱلۡعِظَامِ كَيۡفَ نُنشِزُهَا ثُمَّ نَكۡسُوهَا لَحۡمٗاۚ فَلَمَّا تَبَيَّنَ لَهُۥ قَالَ أَعۡلَمُ أَنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ قَدِيرٞ

Veya çatıları üzerine çökmüşken bir şehrin üzerine uğrayan kimse gibi. 'Ölümünden sonra Allah bunu nasıl diriltir?' demişti. Bunun üzerine Allah onu yüz yıl öldürdü, sonra onu diriltti. 'Ne kadar kaldın?' dedi. 'Bir gün veya günün bir kısmı kaldım' dedi. 'Hayır, yüz yıl kaldın; böylece yiyeceğine ve içeceğine bak, bozulmamış. Ve eşeğine bak; ve seni insanlara bir ayet kılmamız için. Ve kemiklere bak, onları nasıl kaldırıyoruz, sonra onlara et giydiriyoruz' dedi. Ona açıkça belli olduğunda 'Biliyorum ki Allah her şeyin üzerine Güç Yetiren'dir' dedi.

Tüm 57 kullanımı gör

بَعۡدِهِۦ

ba'dihiondan sonra

16

بَعۡدِهِمۡ

ba'dihimuzaklıklarından

14

بَعۡدُ

ba'dusonra

9

بَعۡدِهَا

ba'dihasonra

4

بَعۡدِهِۦٓ

ba'dihiondan sonra

3

بَعۡدِهِم

ba'dihimuzaklıklarında

3

بَعۡدَهُۥ

ba'dehuuzaklığından

2

بَعۡدَهَا

ba'dehaondan sonra

2

بَعۡدِي

ba'dibenden sonra

2

بَعۡدِيٓ

ba'dibenden sonra

2

بَعۡدَهُنَّ

ba'dehunneonlardan sonra

1

بَعۡدِكَ

ba'dikesonran

1

بَعۡدِكُم

ba'dikumsonranız

1

بَعِيدٖ

Lemma

baidinuzak

10

بَعِيدٗا

ba'idenuzak

3

بَعِيدًا

baidenuzak

3

بِبَعِيدٖ

bi-baidinuzak

2

ٱلۡبَعِيدُ

el-baiduuzak

2