Kelime Analizi
(38)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | وَكَذَٰلِكَ ve-kezalike | ve şu Zamir İşaret Zamiri o, böylece | — |
2 | بَعَثۡنَٰهُمۡ be'asnahum | onları kaldırdık Fiil göndermek, diriltmek | ب ع ث |
3 | لِيَتَسَآءَلُواْ li-yetesa'elu | sorsunlar diye Fiil sorgulamak, istekte bulunmak | س أ ل |
4 | بَيۡنَهُمۡ beynehum | aralarında İsim Harf (Edât) mesafe, ayrım | ب ي ن |
5 | قَالَ kale | söyledi Fiil demek, konuşmak | ق و ل |
6 | قَآئِلٞ kailun | söyleyen İsim İsm-i Fâil konuşan, diyen | ق و ل |
7 | مِّنۡهُمۡ minhum | onlardan Zamir ayrılma, kısım | — |
8 | كَمۡ kem | ne kadar Zamir Soru Edatı nice, kaç | — |
9 | لَبِثۡتُمۡ lebistum | kaldınız Fiil beklemek, durmak | ل ب ث |
10 | قَالُواْ kalu | söylediler Fiil demek, konuşmak | ق و ل |
11 | لَبِثۡنَا lebisna | kaldık Fiil beklemek, durmak | ل ب ث |
12 | يَوۡمًا yevmen | bir günü İsim Harf (Edât) vakit, dönem | ي و م |
13 | أَوۡ ev | veya Bağlaç yahut | — |
14 | بَعۡضَ ba'da | parçasını İsim Harf (Edât) kısım, bazı | ب ع ض |
15 | يَوۡمٖ yevmin | gün İsim zaman, dönem | ي و م |
16 | قَالُواْ kalu | söylediler Fiil demek, konuşmak | ق و ل |
17 | رَبُّكُمۡ rabbukum | efendiniz İsim sahip, yetiştiren | ر ب ب |
18 | أَعۡلَمُ a'lemu | bilirim Fiil daha iyi bilen | ع ل م |
19 | بِمَا bi-ma | şey ile Zamir İsm-i Mevsûl şey ile | — |
20 | لَبِثۡتُمۡ lebistum | kaldınız Fiil beklemek, durmak | ل ب ث |
21 | فَٱبۡعَثُوٓاْ fe-b'asu | öyleyse gönderin Fiil kaldırmak, diriltmek | ب ع ث |
22 | أَحَدَكُم ehadekum | birinizi İsim Harf (Edât) tek, herhangi biri | أ ح د |
23 | بِوَرِقِكُمۡ bi-verikikum | gümüş paranız ile İsim gümüş para, sayfa | و ر ق |
24 | هَٰذِهِۦٓ hazihi | bu Zamir İşaret Zamiri şu | — |
25 | إِلَى ila | -e doğru Edat kadar, yönelik | — |
26 | ٱلۡمَدِينَةِ el-medineti | şehre İsim şehir, medeni yer | م د ن |
27 | فَلۡيَنظُرۡ fe-lyenzur | o halde baksın Fiil gözlemlemek, beklemek | ن ظ ر |
28 | أَيُّهَآ eyyuha | ey Zamir Soru Edatı hangi, kim | أ ي ي |
29 | أَزۡكَىٰ ezka | daha temiz İsim daha saf, daha bereketli | ز ك و |
30 | طَعَامٗا ta'amen | bir yiyecek İsim Harf (Edât) tat, besin | ط ع م |
31 | فَلۡيَأۡتِكُم fel-ye'tikum | böylece size gelsin Fiil ulaşmak, getirmek | أ ت ي |
32 | بِرِزۡقٖ bi-rizkin | rızık ile İsim pay, nasip | ر ز ق |
33 | مِّنۡهُ minhu | ondan Zamir içinden | — |
34 | وَلۡيَتَلَطَّفۡ ve-l-yetelettaf | ve ince davransın Fiil nazik olmak, dikkat çekmemek | ل ط ف |
35 | وَلَا ve-la | ve hayır Bağlaç değil, yok | — |
36 | يُشۡعِرَنَّ yuş'iranne | kesinlikle fark ettirir Fiil bildirmek, hissettirmek | ش ع ر |
37 | بِكُمۡ bikum | sizinle Zamir vasıtasıyla, içinde | — |
38 | أَحَدًا ehaden | biri İsim Harf (Edât) tek, kimse | أ ح د |
1
وَكَذَٰلِكَ
ve-kezalike
ve şu
o, böylece
2
بَعَثۡنَٰهُمۡ
be'asnahum
3
لِيَتَسَآءَلُواْ
li-yetesa'elu
4
بَيۡنَهُمۡ
beynehum
7
مِّنۡهُمۡ
minhum
onlardan
ayrılma, kısım
8
كَمۡ
kem
ne kadar
nice, kaç
9
لَبِثۡتُمۡ
lebistum
13
أَوۡ
ev
veya
yahut
19
بِمَا
bi-ma
şey ile
şey ile
20
لَبِثۡتُمۡ
lebistum
21
فَٱبۡعَثُوٓاْ
fe-b'asu
23
بِوَرِقِكُمۡ
bi-verikikum
24
هَٰذِهِۦٓ
hazihi
bu
şu
25
إِلَى
ila
-e doğru
kadar, yönelik
26
ٱلۡمَدِينَةِ
el-medineti
27
فَلۡيَنظُرۡ
fe-lyenzur
31
فَلۡيَأۡتِكُم
fel-ye'tikum
33
مِّنۡهُ
minhu
ondan
içinden
34
وَلۡيَتَلَطَّفۡ
ve-l-yetelettaf
35
وَلَا
ve-la
ve hayır
değil, yok
36
يُشۡعِرَنَّ
yuş'iranne
37
بِكُمۡ
bikum
sizinle
vasıtasıyla, içinde