Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ل ط ف

l-t-f — Kök Analizi

ل ط ف

8

Kullanım

2

Lemma

4

Türev

9

Anlam

2 lemma, 4 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

ٱللَّطِيفُ

Lemma

el-latifu

ince olan, ince olan, nüfuz eden, lütufkar

İsim
2

لَطِيفٌ

latifun

ince, ince, nüfuz eden, lütufkar

Sıfat
2

لَطِيفٞ

latifun

ince olandır, ince olan, nüfuz eden, lütufkar

Sıfat
1

لَطِيفًا

latifan

ince, ince, nüfuz eden, lütufkar

İsim
1

لَطِيفُۢ

latifun

ince, ince, nüfuz eden, lütufkar

Sıfat
1

وَلۡيَتَلَطَّفۡ

Lemma

ve-l-yetelettaf

ve ince davransın, ince davranmak, nazik olmak, dikkat çekmemek

Fiil
1

Örnek Ayetler (1)

Kehf 18:19

·

Kuran-ı Kerim

وَكَذَٰلِكَ بَعَثۡنَٰهُمۡ لِيَتَسَآءَلُواْ بَيۡنَهُمۡۚ قَالَ قَآئِلٞ مِّنۡهُمۡ كَمۡ لَبِثۡتُمۡۖ قَالُواْ لَبِثۡنَا يَوۡمًا أَوۡ بَعۡضَ يَوۡمٖۚ قَالُواْ رَبُّكُمۡ أَعۡلَمُ بِمَا لَبِثۡتُمۡ فَٱبۡعَثُوٓاْ أَحَدَكُم بِوَرِقِكُمۡ هَٰذِهِۦٓ إِلَى ٱلۡمَدِينَةِ فَلۡيَنظُرۡ أَيُّهَآ أَزۡكَىٰ طَعَامٗا فَلۡيَأۡتِكُم بِرِزۡقٖ مِّنۡهُ وَلۡيَتَلَطَّفۡ وَلَا يُشۡعِرَنَّ بِكُمۡ أَحَدًا

Aralarında soruşmaları için onları böylece kaldırdık. Onlardan bir söyleyen dedi: 'Ne kadar kaldınız?' Dediler: 'Bir gün veya günün bir kısmı kaldık.' Dediler: 'Rabbiniz kaldığınız şeyi daha iyi bilendir; o halde birinizi bu gümüşünüzle şehre gönderin. Böylece hangisi yiyecek olarak daha temizdir baksın, böylece ondan size bir rızık getirsin. Nazik davransın ve sizi hiç kimseye kesinlikle hissettirmesin.'

ٱللَّطِيفُ

Lemma

el-latifuince olan

2

لَطِيفٌ

latifunince

2

لَطِيفٞ

latifunince olandır

1

لَطِيفًا

latifanince

1

لَطِيفُۢ

latifunince

1

وَلۡيَتَلَطَّفۡ

Lemma

ve-l-yetelettafve ince davransın

1

Örnek Ayetler (1)

Kehf 18:19

·

Kuran-ı Kerim

وَكَذَٰلِكَ بَعَثۡنَٰهُمۡ لِيَتَسَآءَلُواْ بَيۡنَهُمۡۚ قَالَ قَآئِلٞ مِّنۡهُمۡ كَمۡ لَبِثۡتُمۡۖ قَالُواْ لَبِثۡنَا يَوۡمًا أَوۡ بَعۡضَ يَوۡمٖۚ قَالُواْ رَبُّكُمۡ أَعۡلَمُ بِمَا لَبِثۡتُمۡ فَٱبۡعَثُوٓاْ أَحَدَكُم بِوَرِقِكُمۡ هَٰذِهِۦٓ إِلَى ٱلۡمَدِينَةِ فَلۡيَنظُرۡ أَيُّهَآ أَزۡكَىٰ طَعَامٗا فَلۡيَأۡتِكُم بِرِزۡقٖ مِّنۡهُ وَلۡيَتَلَطَّفۡ وَلَا يُشۡعِرَنَّ بِكُمۡ أَحَدًا

Aralarında soruşmaları için onları böylece kaldırdık. Onlardan bir söyleyen dedi: 'Ne kadar kaldınız?' Dediler: 'Bir gün veya günün bir kısmı kaldık.' Dediler: 'Rabbiniz kaldığınız şeyi daha iyi bilendir; o halde birinizi bu gümüşünüzle şehre gönderin. Böylece hangisi yiyecek olarak daha temizdir baksın, böylece ondan size bir rızık getirsin. Nazik davransın ve sizi hiç kimseye kesinlikle hissettirmesin.'