Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

س أ ل

s-'-l — Kök Analizi

س أ ل

129

Kullanım

6

Lemma

64

Türev

76

Anlam

6 lemma, 64 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

لَنَسۡـَٔلَنَّهُمۡ

le-nes'elennehum

elbette onlara soracağız, sormak, istemek, talep etmek

Fiil
1

سَلۡهُمۡ

selhum

sor onlara, sormak, istemek, dilenmek

Fiil
1

أَسۡـَٔلَكَ

es'eleke

sana sorarım, sormak, istemek, talep etmek

Fiil
1

فَسۡـَٔلُوهُنَّ

fes'eluhunne

o halde onlara sorun, sormak, talep etmek, istekle bulunmak

Fiil
1

تُسۡـَٔلُ

tus'elu

sorulursun, sormak, istemek, talep etmek

Fiil
1

لِّيَسۡـَٔلَ

li-yes'ele

sorsun diye, sormak, istemek, talep etmek

Fiil
1

نُسۡـَٔلُ

nus'elu

soruluruz, sormak, istek, sorgulamak

Fiil
1

فَلَنَسۡـَٔلَنَّ

fe-le-nes'elenne

o halde kesinlikle soracağız, sormak, talep etmek, sorguya çekmek

Fiil
1

سُئِلَتۡ

su'ilet

soruldu, sormak, istek, sorgulamak

Fiil
1

وَلَنَسۡـَٔلَنَّ

ve-le-nes'elenne

ve kesinlikle soracağız, sormak, istemek, talep etmek

Fiil
1

سَأَلۡتُكَ

se'eltuke

sana sordum, sormak, istemek, talep etmek

Fiil
1

وَلَتُسۡـَٔلُنَّ

ve-le-tus'elunne

ve elbette sorulacaksınız, sormak, istek, sorguya çekmek

Fiil
1

سُئِلُواْ

su'ilu

soruldular, sormak, talep etmek, dilenmek

Fiil
1

سَأَلُواْ

se'elu

sordular, sormak, istemek, talep etmek

Fiil
1

نَسۡـَٔلُكَ

nes'eluke

sorarız sana, sormak, talep etmek, istemek

Fiil
1

يَسۡـَٔلۡكُمُوهَا

yes'elkumuhâ

sorar, sormak, istemek, talep etmek

Fiil
1

سَأَلۡتَهُمۡ

se'eltehum

onlara sordun, sormak, istemek, talep etmek

Fiil
1

يَتَسَآءَلُونَ

Lemma

yetesa'elune

sorarlar, sormak, talep etmek, dilenmek

Fiil
7

تَسَآءَلُونَ

tesa'elune

birbirinize sorarsınız, sormak, istemek, dilenmek

Fiil
1

لِيَتَسَآءَلُواْ

li-yetesa'elu

sorsunlar diye, sormak, sorgulamak, istekte bulunmak

Fiil
1

Örnek Ayetler (1)

Kehf 18:19

·

Kuran-ı Kerim

وَكَذَٰلِكَ بَعَثۡنَٰهُمۡ لِيَتَسَآءَلُواْ بَيۡنَهُمۡۚ قَالَ قَآئِلٞ مِّنۡهُمۡ كَمۡ لَبِثۡتُمۡۖ قَالُواْ لَبِثۡنَا يَوۡمًا أَوۡ بَعۡضَ يَوۡمٖۚ قَالُواْ رَبُّكُمۡ أَعۡلَمُ بِمَا لَبِثۡتُمۡ فَٱبۡعَثُوٓاْ أَحَدَكُم بِوَرِقِكُمۡ هَٰذِهِۦٓ إِلَى ٱلۡمَدِينَةِ فَلۡيَنظُرۡ أَيُّهَآ أَزۡكَىٰ طَعَامٗا فَلۡيَأۡتِكُم بِرِزۡقٖ مِّنۡهُ وَلۡيَتَلَطَّفۡ وَلَا يُشۡعِرَنَّ بِكُمۡ أَحَدًا

Aralarında soruşmaları için onları böylece kaldırdık. Onlardan bir söyleyen dedi: 'Ne kadar kaldınız?' Dediler: 'Bir gün veya günün bir kısmı kaldık.' Dediler: 'Rabbiniz kaldığınız şeyi daha iyi bilendir; o halde birinizi bu gümüşünüzle şehre gönderin. Böylece hangisi yiyecek olarak daha temizdir baksın, böylece ondan size bir rızık getirsin. Nazik davransın ve sizi hiç kimseye kesinlikle hissettirmesin.'

لَنَسۡـَٔلَنَّهُمۡ

le-nes'elennehumelbette onlara soracağız

1

سَلۡهُمۡ

selhumsor onlara

1

أَسۡـَٔلَكَ

es'elekesana sorarım

1

فَسۡـَٔلُوهُنَّ

fes'eluhunneo halde onlara sorun

1

تُسۡـَٔلُ

tus'elusorulursun

1

لِّيَسۡـَٔلَ

li-yes'elesorsun diye

1

نُسۡـَٔلُ

nus'elusoruluruz

1

فَلَنَسۡـَٔلَنَّ

fe-le-nes'elenneo halde kesinlikle soracağız

1

سُئِلَتۡ

su'iletsoruldu

1

وَلَنَسۡـَٔلَنَّ

ve-le-nes'elenneve kesinlikle soracağız

1

سَأَلۡتُكَ

se'eltukesana sordum

1

وَلَتُسۡـَٔلُنَّ

ve-le-tus'elunneve elbette sorulacaksınız

1

سُئِلُواْ

su'ilusoruldular

1

سَأَلُواْ

se'elusordular

1

نَسۡـَٔلُكَ

nes'elukesorarız sana

1

يَسۡـَٔلۡكُمُوهَا

yes'elkumuhâsorar

1

سَأَلۡتَهُمۡ

se'eltehumonlara sordun

1

يَتَسَآءَلُونَ

Lemma

yetesa'elunesorarlar

7

تَسَآءَلُونَ

tesa'elunebirbirinize sorarsınız

1

لِيَتَسَآءَلُواْ

li-yetesa'elusorsunlar diye

1

Örnek Ayetler (1)

Kehf 18:19

·

Kuran-ı Kerim

وَكَذَٰلِكَ بَعَثۡنَٰهُمۡ لِيَتَسَآءَلُواْ بَيۡنَهُمۡۚ قَالَ قَآئِلٞ مِّنۡهُمۡ كَمۡ لَبِثۡتُمۡۖ قَالُواْ لَبِثۡنَا يَوۡمًا أَوۡ بَعۡضَ يَوۡمٖۚ قَالُواْ رَبُّكُمۡ أَعۡلَمُ بِمَا لَبِثۡتُمۡ فَٱبۡعَثُوٓاْ أَحَدَكُم بِوَرِقِكُمۡ هَٰذِهِۦٓ إِلَى ٱلۡمَدِينَةِ فَلۡيَنظُرۡ أَيُّهَآ أَزۡكَىٰ طَعَامٗا فَلۡيَأۡتِكُم بِرِزۡقٖ مِّنۡهُ وَلۡيَتَلَطَّفۡ وَلَا يُشۡعِرَنَّ بِكُمۡ أَحَدًا

Aralarında soruşmaları için onları böylece kaldırdık. Onlardan bir söyleyen dedi: 'Ne kadar kaldınız?' Dediler: 'Bir gün veya günün bir kısmı kaldık.' Dediler: 'Rabbiniz kaldığınız şeyi daha iyi bilendir; o halde birinizi bu gümüşünüzle şehre gönderin. Böylece hangisi yiyecek olarak daha temizdir baksın, böylece ondan size bir rızık getirsin. Nazik davransın ve sizi hiç kimseye kesinlikle hissettirmesin.'

س أ ل Kökü — Kelime Analizi | Vahiy.org