Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ب ع ض

b-c-d — Kök Analizi

ب ع ض

158

Kullanım

2

Lemma

28

Türev

28

Anlam

2 lemma, 28 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

بَعۡضٖ

Lemma

ba'din

parçasının, parça, kısım, bazı

İsim
31

بَعۡضُهُمۡ

ba'duhum

parçaları, parça, kısım, bazı

İsim
19

بَعۡضَ

ba'da

parçasını, parça, kısım, bazı

İsim
14

Örnek Ayetler (5 / 14)

Bakara 2:259

·

Kuran-ı Kerim

أَوۡ كَٱلَّذِي مَرَّ عَلَىٰ قَرۡيَةٖ وَهِيَ خَاوِيَةٌ عَلَىٰ عُرُوشِهَا قَالَ أَنَّىٰ يُحۡيِۦ هَٰذِهِ ٱللَّهُ بَعۡدَ مَوۡتِهَاۖ فَأَمَاتَهُ ٱللَّهُ مِاْئَةَ عَامٖ ثُمَّ بَعَثَهُۥۖ قَالَ كَمۡ لَبِثۡتَۖ قَالَ لَبِثۡتُ يَوۡمًا أَوۡ بَعۡضَ يَوۡمٖۖ قَالَ بَل لَّبِثۡتَ مِاْئَةَ عَامٖ فَٱنظُرۡ إِلَىٰ طَعَامِكَ وَشَرَابِكَ لَمۡ يَتَسَنَّهۡۖ وَٱنظُرۡ إِلَىٰ حِمَارِكَ وَلِنَجۡعَلَكَ ءَايَةٗ لِّلنَّاسِۖ وَٱنظُرۡ إِلَى ٱلۡعِظَامِ كَيۡفَ نُنشِزُهَا ثُمَّ نَكۡسُوهَا لَحۡمٗاۚ فَلَمَّا تَبَيَّنَ لَهُۥ قَالَ أَعۡلَمُ أَنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ قَدِيرٞ

Veya çatıları üzerine çökmüşken bir şehrin üzerine uğrayan kimse gibi. 'Ölümünden sonra Allah bunu nasıl diriltir?' demişti. Bunun üzerine Allah onu yüz yıl öldürdü, sonra onu diriltti. 'Ne kadar kaldın?' dedi. 'Bir gün veya günün bir kısmı kaldım' dedi. 'Hayır, yüz yıl kaldın; böylece yiyeceğine ve içeceğine bak, bozulmamış. Ve eşeğine bak; ve seni insanlara bir ayet kılmamız için. Ve kemiklere bak, onları nasıl kaldırıyoruz, sonra onlara et giydiriyoruz' dedi. Ona açıkça belli olduğunda 'Biliyorum ki Allah her şeyin üzerine Güç Yetiren'dir' dedi.

Ali İmran 3:50

·

Kuran-ı Kerim

وَمُصَدِّقٗا لِّمَا بَيۡنَ يَدَيَّ مِنَ ٱلتَّوۡرَىٰةِ وَلِأُحِلَّ لَكُم بَعۡضَ ٱلَّذِي حُرِّمَ عَلَيۡكُمۡۚ وَجِئۡتُكُم بِـَٔايَةٖ مِّن رَّبِّكُمۡ فَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

'Ve iki ellerimin arasındaki Tevrat'tan olanı doğrulayıcı olarak ve size haram kılınanların bir kısmını size helal kılmak için. Ve size Rabbinizden bir ayet ile geldim. Bunun üzerine Allah'tan sakının ve bana itaat edin.'

En'am 6:129

·

Kuran-ı Kerim

وَكَذَٰلِكَ نُوَلِّي بَعۡضَ ٱلظَّـٰلِمِينَ بَعۡضَۢا بِمَا كَانُواْ يَكۡسِبُونَ

Ve işte böyle kazanmış oldukları şey sebebiyle zalimlerin bazısını bazısına yönetici kılarız.

Yunus 10:46

·

Kuran-ı Kerim

وَإِمَّا نُرِيَنَّكَ بَعۡضَ ٱلَّذِي نَعِدُهُمۡ أَوۡ نَتَوَفَّيَنَّكَ فَإِلَيۡنَا مَرۡجِعُهُمۡ ثُمَّ ٱللَّهُ شَهِيدٌ عَلَىٰ مَا يَفۡعَلُونَ

Ve onlara vaat ettiğimizin bazısını sana gösteririz veya seni vefat ettiririz; onların dönüşü bizedir. Sonra Allah onların yaptıklarına tanıktır.

Hud 11:12

·

Kuran-ı Kerim

فَلَعَلَّكَ تَارِكُۢ بَعۡضَ مَا يُوحَىٰٓ إِلَيۡكَ وَضَآئِقُۢ بِهِۦ صَدۡرُكَ أَن يَقُولُواْ لَوۡلَآ أُنزِلَ عَلَيۡهِ كَنزٌ أَوۡ جَآءَ مَعَهُۥ مَلَكٌۚ إِنَّمَآ أَنتَ نَذِيرٞۚ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ وَكِيلٌ

Belki sen, 'Ona bir hazine indirilmeli veya onunla beraber bir melek gelmeli değil miydi?' demeleri sebebiyle sana vahyedilenin bazısını terk edensin ve onunla göğsün daralandır. Sen ancak bir uyarıcısın. Ve Allah her şeye Vekildir.

Tüm 14 kullanımı gör

بِبَعۡضٖ

bi-ba'din

parçasıyla, parça, kısım, bazı

İsim
11

بَعۡضُكُمۡ

ba'dukum

parçanız, parça, kısım, bazı

İsim
6

بَعۡضُ

ba'du

parçası, parça, kısım, bazı

İsim
6

بَعۡضَهُمۡ

ba'dahum

parçası, parça, kısım, biraz

İsim
6

بَعۡضٍ

ba'din

parçanın, parça, kısım, bazı

İsim
6

بَعۡضٗا

ba'dan

parçayı, parça, kısım, bazı

İsim
5

بَعۡضُكُم

ba'dukum

bir kısmınız, parça, kısım, bazı

İsim
5

لِبَعۡضٍ

li-ba'din

bir kısmı için, parça, bir kısım, bazı

İsim
5

بَعۡضِ

ba'di

parça, parça, kısım, bazı

İsim
4

بِبَعۡضِ

bi-ba'di

parçasıyla, parça, kısım, bazı

İsim
4

بَعۡضُهُم

ba'duhum

bir parçası, parça, kısım, bazı

İsim
4

بَعۡضَهُم

ba'dahum

bir kısmını, parça, kısım, bazı

İsim
4

بَعۡضَكُمۡ

ba'dakum

bazınız, parça, kısım, bazı

İsim
4

بَعۡضُنَا

ba'duna

parçamız, parça, kısım, bazı, bir miktar

İsim
3

لِبَعۡضٖ

li-ba'din

bir kısmı için, parça, bir kısım, bazı

İsim
3

بَعۡضًا

ba'dan

parçayı, parça, kısım, bölüm

İsim
3

بَعۡضَهُۥ

ba'dahu

onun parçasını, parça, kısım, bazı

İsim
3

بَعۡضٖ

Lemma

ba'dinparçasının

31

بَعۡضُهُمۡ

ba'duhumparçaları

19

بَعۡضَ

ba'daparçasını

14

Örnek Ayetler (5 / 14)

Bakara 2:259

·

Kuran-ı Kerim

أَوۡ كَٱلَّذِي مَرَّ عَلَىٰ قَرۡيَةٖ وَهِيَ خَاوِيَةٌ عَلَىٰ عُرُوشِهَا قَالَ أَنَّىٰ يُحۡيِۦ هَٰذِهِ ٱللَّهُ بَعۡدَ مَوۡتِهَاۖ فَأَمَاتَهُ ٱللَّهُ مِاْئَةَ عَامٖ ثُمَّ بَعَثَهُۥۖ قَالَ كَمۡ لَبِثۡتَۖ قَالَ لَبِثۡتُ يَوۡمًا أَوۡ بَعۡضَ يَوۡمٖۖ قَالَ بَل لَّبِثۡتَ مِاْئَةَ عَامٖ فَٱنظُرۡ إِلَىٰ طَعَامِكَ وَشَرَابِكَ لَمۡ يَتَسَنَّهۡۖ وَٱنظُرۡ إِلَىٰ حِمَارِكَ وَلِنَجۡعَلَكَ ءَايَةٗ لِّلنَّاسِۖ وَٱنظُرۡ إِلَى ٱلۡعِظَامِ كَيۡفَ نُنشِزُهَا ثُمَّ نَكۡسُوهَا لَحۡمٗاۚ فَلَمَّا تَبَيَّنَ لَهُۥ قَالَ أَعۡلَمُ أَنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ قَدِيرٞ

Veya çatıları üzerine çökmüşken bir şehrin üzerine uğrayan kimse gibi. 'Ölümünden sonra Allah bunu nasıl diriltir?' demişti. Bunun üzerine Allah onu yüz yıl öldürdü, sonra onu diriltti. 'Ne kadar kaldın?' dedi. 'Bir gün veya günün bir kısmı kaldım' dedi. 'Hayır, yüz yıl kaldın; böylece yiyeceğine ve içeceğine bak, bozulmamış. Ve eşeğine bak; ve seni insanlara bir ayet kılmamız için. Ve kemiklere bak, onları nasıl kaldırıyoruz, sonra onlara et giydiriyoruz' dedi. Ona açıkça belli olduğunda 'Biliyorum ki Allah her şeyin üzerine Güç Yetiren'dir' dedi.

Ali İmran 3:50

·

Kuran-ı Kerim

وَمُصَدِّقٗا لِّمَا بَيۡنَ يَدَيَّ مِنَ ٱلتَّوۡرَىٰةِ وَلِأُحِلَّ لَكُم بَعۡضَ ٱلَّذِي حُرِّمَ عَلَيۡكُمۡۚ وَجِئۡتُكُم بِـَٔايَةٖ مِّن رَّبِّكُمۡ فَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

'Ve iki ellerimin arasındaki Tevrat'tan olanı doğrulayıcı olarak ve size haram kılınanların bir kısmını size helal kılmak için. Ve size Rabbinizden bir ayet ile geldim. Bunun üzerine Allah'tan sakının ve bana itaat edin.'

En'am 6:129

·

Kuran-ı Kerim

وَكَذَٰلِكَ نُوَلِّي بَعۡضَ ٱلظَّـٰلِمِينَ بَعۡضَۢا بِمَا كَانُواْ يَكۡسِبُونَ

Ve işte böyle kazanmış oldukları şey sebebiyle zalimlerin bazısını bazısına yönetici kılarız.

Yunus 10:46

·

Kuran-ı Kerim

وَإِمَّا نُرِيَنَّكَ بَعۡضَ ٱلَّذِي نَعِدُهُمۡ أَوۡ نَتَوَفَّيَنَّكَ فَإِلَيۡنَا مَرۡجِعُهُمۡ ثُمَّ ٱللَّهُ شَهِيدٌ عَلَىٰ مَا يَفۡعَلُونَ

Ve onlara vaat ettiğimizin bazısını sana gösteririz veya seni vefat ettiririz; onların dönüşü bizedir. Sonra Allah onların yaptıklarına tanıktır.

Hud 11:12

·

Kuran-ı Kerim

فَلَعَلَّكَ تَارِكُۢ بَعۡضَ مَا يُوحَىٰٓ إِلَيۡكَ وَضَآئِقُۢ بِهِۦ صَدۡرُكَ أَن يَقُولُواْ لَوۡلَآ أُنزِلَ عَلَيۡهِ كَنزٌ أَوۡ جَآءَ مَعَهُۥ مَلَكٌۚ إِنَّمَآ أَنتَ نَذِيرٞۚ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ وَكِيلٌ

Belki sen, 'Ona bir hazine indirilmeli veya onunla beraber bir melek gelmeli değil miydi?' demeleri sebebiyle sana vahyedilenin bazısını terk edensin ve onunla göğsün daralandır. Sen ancak bir uyarıcısın. Ve Allah her şeye Vekildir.

Tüm 14 kullanımı gör

بِبَعۡضٖ

bi-ba'dinparçasıyla

11

بَعۡضُكُمۡ

ba'dukumparçanız

6

بَعۡضُ

ba'duparçası

6

بَعۡضَهُمۡ

ba'dahumparçası

6

بَعۡضٍ

ba'dinparçanın

6

بَعۡضٗا

ba'danparçayı

5

بَعۡضُكُم

ba'dukumbir kısmınız

5

لِبَعۡضٍ

li-ba'dinbir kısmı için

5

بَعۡضِ

ba'diparça

4

بِبَعۡضِ

bi-ba'diparçasıyla

4

بَعۡضُهُم

ba'duhumbir parçası

4

بَعۡضَهُم

ba'dahumbir kısmını

4

بَعۡضَكُمۡ

ba'dakumbazınız

4

بَعۡضُنَا

ba'dunaparçamız

3

لِبَعۡضٖ

li-ba'dinbir kısmı için

3

بَعۡضًا

ba'danparçayı

3

بَعۡضَهُۥ

ba'dahuonun parçasını

3