Kelime Analizi
(43)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | ٱلَّذِينَ el-lezine | o kimseler ki Zamir İsm-i Mevsûl onlar ki, olanlar | — |
2 | يَتَّبِعُونَ yettebiune | izlerler Fiil peşinden gitmek, uymak | ت ب ع |
3 | ٱلرَّسُولَ el-resule | elçiyi İsim Harf (Edât) haberci, gönderilen | ر س ل |
4 | ٱلنَّبِيَّ en-nebiyye | haberciyi İsim Harf (Edât) peygamber, uyarıcı | ن ب أ |
5 | ٱلۡأُمِّيَّ el-ummiyye | topluluğa ait olanı Sıfat Harf (Edât) okuma yazma bilmeyen, anneye ait | أ م م |
6 | ٱلَّذِي el-lezi | o ki Zamir İsm-i Mevsûl olan | — |
7 | يَجِدُونَهُۥ yecidunehu | onu bulurlar Fiil rastlamak, elde etmek | و ج د |
8 | مَكۡتُوبًا mektuben | yazılmış İsim İsm-i Mef'ûl kaydedilmiş, farz kılınmış | ك ت ب |
9 | عِندَهُمۡ indehum | yanlarında İsim Harf (Edât) katında, huzurunda, nezdinde | ع ن د |
10 | فِي fi | içinde Edat -de/-da, hakkında | — |
11 | ٱلتَّوۡرَىٰةِ et-tevrati | yasa Özel İsim öğreti, yönlendirme | و ر ي |
12 | وَٱلۡإِنجِيلِ ve'l-incili | ve müjdenin Özel İsim iyi haber, İncil | — |
13 | يَأۡمُرُهُم ye'muruhum | buyurur Fiil emretmek, iş | أ م ر |
14 | بِٱلۡمَعۡرُوفِ bi-el-ma'rufi | bilinen ile İsim İsm-i Mef'ûl tanınan, uygun olan | ع ر ف |
15 | وَيَنۡهَىٰهُمۡ ve-yenhahum | ve alıkoyar onları Fiil yasaklamak, engellemek | ن ه ي |
16 | عَنِ ani | -den Edat hakkında, uzaklaşarak | — |
17 | ٱلۡمُنكَرِ el-munkeri | tanınmayanın İsim İsm-i Mef'ûl reddedilen, kötülük | ن ك ر |
18 | وَيُحِلُّ ve-yuhıllu | ve çözer Fiil serbest bırakmak, helal kılmak | ح ل ل |
19 | لَهُمُ lehumu | onlar için Zamir ait, göre | — |
20 | ٱلطَّيِّبَٰتِ et-tayyibati | temizleri İsim Harf (Edât) iyi, hoş | ط ي ب |
21 | وَيُحَرِّمُ ve-yuharrimu | ve ayırır Fiil yasaklamak, haram kılmak | ح ر م |
22 | عَلَيۡهِمُ aleyhimu | onların üzerine Zamir karşı, hakkında | — |
23 | ٱلۡخَبَـٰٓئِثَ el-habais | pislik İsim Harf (Edât) kötülük, iğrenç şey | خ ب ث |
24 | وَيَضَعُ ve-yeda'u | ve koyar Fiil bırakmak, indirmek | و ض ع |
25 | عَنۡهُمۡ anhum | onlardan Zamir hakkında, -den/-dan | — |
26 | إِصۡرَهُمۡ israhum | bağlarını İsim Harf (Edât) ağır yük, antlaşma | أ ص ر |
27 | وَٱلۡأَغۡلَٰلَ ve-el-ağlale | ve boyundurukları İsim Harf (Edât) halka, zincir | غ ل ل |
28 | ٱلَّتِي el-leti | o ki Zamir İsm-i Mevsûl olan, şu | — |
29 | كَانَتۡ kanet | oldu Fiil var olmak, bulunmak | ك و ن |
30 | عَلَيۡهِمۡ aleyhim | onların üzerine Zamir karşı, hakkında | — |
31 | فَٱلَّذِينَ fe-llezine | o halde o kimseler ki Zamir İsm-i Mevsûl onlar ki, olanlar | — |
32 | ءَامَنُواْ amenu | güvendiler Fiil inanmak, emniyette olmak | أ م ن |
33 | بِهِۦ bi-hi | onunla Zamir ona, onun vasıtasıyla | — |
34 | وَعَزَّرُوهُ ve-azzeruhu | ve desteklediler onu Fiil yardım etmek, saygı göstermek | ع ز ر |
35 | وَنَصَرُوهُ ve-nesaruhu | ve yardım ettiler ona Fiil desteklemek, kurtarmak | ن ص ر |
36 | وَٱتَّبَعُواْ ve'ttebe'u | ve izlediler Fiil peşinden gitmek, uymak | ت ب ع |
37 | ٱلنُّورَ en-nura | ışığı İsim Harf (Edât) aydınlık, nur | ن و ر |
38 | ٱلَّذِيٓ ellezi | o ki Zamir İsm-i Mevsûl şu, ki o | — |
39 | أُنزِلَ unzile | indirildi Fiil konaklamak, düşmek | ن ز ل |
40 | مَعَهُۥٓ me'ahu | onunla birlikte İsim Harf (Edât) beraber, yanında | — |
41 | أُوْلَـٰٓئِكَ ulaike | işte onlar Zamir İşaret Zamiri şunlar, bunlar | — |
42 | هُمُ humu | onlar Zamir kendileri | — |
43 | ٱلۡمُفۡلِحُونَ el-muflihune | yaranlar İsim İsm-i Fâil kurtuluşa eren, başaran | ف ل ح |
1
ٱلَّذِينَ
el-lezine
o kimseler ki
onlar ki, olanlar
2
يَتَّبِعُونَ
yettebiune
3
ٱلرَّسُولَ
el-resule
4
ٱلنَّبِيَّ
en-nebiyye
5
ٱلۡأُمِّيَّ
el-ummiyye
6
ٱلَّذِي
el-lezi
o ki
olan
7
يَجِدُونَهُۥ
yecidunehu
8
مَكۡتُوبًا
mektuben
10
فِي
fi
içinde
-de/-da, hakkında
11
ٱلتَّوۡرَىٰةِ
et-tevrati
12
وَٱلۡإِنجِيلِ
ve'l-incili
ve müjdenin
iyi haber, İncil
13
يَأۡمُرُهُم
ye'muruhum
14
بِٱلۡمَعۡرُوفِ
bi-el-ma'rufi
15
وَيَنۡهَىٰهُمۡ
ve-yenhahum
16
عَنِ
ani
-den
hakkında, uzaklaşarak
17
ٱلۡمُنكَرِ
el-munkeri
19
لَهُمُ
lehumu
onlar için
ait, göre
20
ٱلطَّيِّبَٰتِ
et-tayyibati
21
وَيُحَرِّمُ
ve-yuharrimu
22
عَلَيۡهِمُ
aleyhimu
onların üzerine
karşı, hakkında
23
ٱلۡخَبَـٰٓئِثَ
el-habais
25
عَنۡهُمۡ
anhum
onlardan
hakkında, -den/-dan
26
إِصۡرَهُمۡ
israhum
27
وَٱلۡأَغۡلَٰلَ
ve-el-ağlale
28
ٱلَّتِي
el-leti
o ki
olan, şu
30
عَلَيۡهِمۡ
aleyhim
onların üzerine
karşı, hakkında
31
فَٱلَّذِينَ
fe-llezine
o halde o kimseler ki
onlar ki, olanlar
32
ءَامَنُواْ
amenu
33
بِهِۦ
bi-hi
onunla
ona, onun vasıtasıyla
34
وَعَزَّرُوهُ
ve-azzeruhu
35
وَنَصَرُوهُ
ve-nesaruhu
36
وَٱتَّبَعُواْ
ve'ttebe'u
38
ٱلَّذِيٓ
ellezi
o ki
şu, ki o
40
مَعَهُۥٓ
me'ahu
onunla birlikte
beraber, yanında
41
أُوْلَـٰٓئِكَ
ulaike
işte onlar
şunlar, bunlar
42
هُمُ
humu
onlar
kendileri
43
ٱلۡمُفۡلِحُونَ
el-muflihune