Kelime Analizi
(45)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | وَوَصَّيۡنَا ve-vasseyna | ve bağladık Fiil bitiştirmek, vasiyet etmek, emretmek | و ص ي |
2 | ٱلۡإِنسَٰنَ el-insane | insanı İsim Harf (Edât) alışan, sosyal varlık | أ ن س |
3 | بِوَٰلِدَيۡهِ bi-valideyhi | doğuranları ile İsim baba, ebeveyn | و ل د |
4 | إِحۡسَٰنًا ihsanen | güzellik İsim Masdar (Fiil İsmi) iyilik, lütuf | ح س ن |
5 | حَمَلَتۡهُ hamelethu | onu taşıdı Fiil yüklenmek, gebe kalmak | ح م ل |
6 | أُمُّهُۥ ummuhu | annesi İsim kaynak, kök | أ م م |
7 | كُرۡهٗا kurhen | zorlamayla İsim Harf (Edât) isteksizlik, iğrenme | ك ر ه |
8 | وَوَضَعَتۡهُ ve-vada'athu | ve onu koydu Fiil bırakmak, doğurmak | و ض ع |
9 | كُرۡهٗا kurhen | zorlamayla İsim Harf (Edât) isteksizlik, iğrenme | ك ر ه |
10 | وَحَمۡلُهُۥ ve-hamluhu | ve onun yükü İsim taşıma, gebelik | ح م ل |
11 | وَفِصَٰلُهُۥ ve-fisaluhu | ve ayırması İsim sütten kesme, bölme | ف ص ل |
12 | ثَلَٰثُونَ selasune | otuz İsim | ث ل ث |
13 | شَهۡرًا şehren | yeni ayı İsim Harf (Edât) ay, bilinen şey | ش ه ر |
14 | حَتَّىٰٓ hatta | -e kadar İlgeç/Harf Harf (Edât) ta ki, böylece | — |
15 | إِذَا iza | zaman Zarf Zaman Zarfı olduğunda, ansızın | — |
16 | بَلَغَ belega | ulaştı Fiil varmak, yetişmek | ب ل غ |
17 | أَشُدَّهُۥ eşeddehu | sıkı bağına İsim Harf (Edât) güç, olgunluk | ش د د |
18 | وَبَلَغَ ve-belega | ve ulaştı Fiil varmak, erişmek | ب ل غ |
19 | أَرۡبَعِينَ erbe'ine | kırk İsim Harf (Edât) dört, çeyrek | ر ب ع |
20 | سَنَةٗ seneten | yıl İsim Harf (Edât) sene | س ن و |
21 | قَالَ kale | söyledi Fiil demek, konuşmak | ق و ل |
22 | رَبِّ rabbi | efendinin İsim Harf (Edât) sahip, yetiştiren | ر ب ب |
23 | أَوۡزِعۡنِيٓ evzi'ni | beni yönelt Fiil ilham etmek, alıkoymak | و ز ع |
24 | أَنۡ en | ki Bağlaç Şart Bağlacı olduğunu, diye | — |
25 | أَشۡكُرَ eşkura | teşekkür edeyim Fiil şükretmek | ش ك ر |
26 | نِعۡمَتَكَ ni'meteke | yumuşaklığını İsim Harf (Edât) iyilik, lütuf | ن ع م |
27 | ٱلَّتِيٓ elleti | ki o Zamir İsm-i Mevsûl olan | — |
28 | أَنۡعَمۡتَ en'amte | yumuşattın Fiil nimet vermek, iyilik etmek | ن ع م |
29 | عَلَيَّ aleyye | üzerimde Zamir üstünde, karşı | — |
30 | وَعَلَىٰ ve-ala | ve üzerinde Bağlaç üstünde, karşı | — |
31 | وَٰلِدَيَّ valideyya | doğuranlarım İsim ebeveyn, baba | و ل د |
32 | وَأَنۡ ve-en | ve -dığı Bağlaç olduğu, ki | — |
33 | أَعۡمَلَ a'mele | çalıştırdı Fiil çalıştırmak, iş yaptırmak, uygulamak | ع م ل |
34 | صَٰلِحٗا salihan | düzelten İsim İsm-i Fâil iyi, faydalı, uygun | ص ل ح |
35 | تَرۡضَىٰهُ terdahu | ondan hoşnut olursun Fiil kabul etmek, razı olmak | ر ض و |
36 | وَأَصۡلِحۡ ve-aslih | ve düzelt Fiil iyi yapmak, barışmak | ص ل ح |
37 | لِي li | benim için Zamir ait, göre | — |
38 | فِي fi | içinde Edat -de/-da, hakkında | — |
39 | ذُرِّيَّتِيٓ zurriyeti | saçılan şeyim İsim nesil, soy | ذ ر ر |
40 | إِنِّي inni | şüphesiz ben Zamir gerçekten ben | — |
41 | تُبۡتُ tubtu | geri döndüm Fiil yönelmek, tövbe etmek | ت و ب |
42 | إِلَيۡكَ ileyke | sana doğru Zamir yönüne, tarafına | — |
43 | وَإِنِّي ve-inni | ve şüphesiz ben Zamir şüphesiz ben, muhakkak ki ben | — |
44 | مِنَ mine | -den/-dan Edat arasından, itibaren | — |
45 | ٱلۡمُسۡلِمِينَ el-muslimine | teslim olanların İsim İsm-i Fâil barış yapan, bütünlüğe eren | س ل م |
1
وَوَصَّيۡنَا
ve-vasseyna
2
ٱلۡإِنسَٰنَ
el-insane
3
بِوَٰلِدَيۡهِ
bi-valideyhi
4
إِحۡسَٰنًا
ihsanen
5
حَمَلَتۡهُ
hamelethu
8
وَوَضَعَتۡهُ
ve-vada'athu
10
وَحَمۡلُهُۥ
ve-hamluhu
11
وَفِصَٰلُهُۥ
ve-fisaluhu
12
ثَلَٰثُونَ
selasune
otuz
14
حَتَّىٰٓ
hatta
-e kadar
ta ki, böylece
15
إِذَا
iza
zaman
olduğunda, ansızın
17
أَشُدَّهُۥ
eşeddehu
19
أَرۡبَعِينَ
erbe'ine
23
أَوۡزِعۡنِيٓ
evzi'ni
24
أَنۡ
en
ki
olduğunu, diye
26
نِعۡمَتَكَ
ni'meteke
27
ٱلَّتِيٓ
elleti
ki o
olan
28
أَنۡعَمۡتَ
en'amte
29
عَلَيَّ
aleyye
üzerimde
üstünde, karşı
30
وَعَلَىٰ
ve-ala
ve üzerinde
üstünde, karşı
31
وَٰلِدَيَّ
valideyya
32
وَأَنۡ
ve-en
ve -dığı
olduğu, ki
35
تَرۡضَىٰهُ
terdahu
36
وَأَصۡلِحۡ
ve-aslih
37
لِي
li
benim için
ait, göre
38
فِي
fi
içinde
-de/-da, hakkında
39
ذُرِّيَّتِيٓ
zurriyeti
40
إِنِّي
inni
şüphesiz ben
gerçekten ben
42
إِلَيۡكَ
ileyke
sana doğru
yönüne, tarafına
43
وَإِنِّي
ve-inni
ve şüphesiz ben
şüphesiz ben, muhakkak ki ben
44
مِنَ
mine
-den/-dan
arasından, itibaren
45
ٱلۡمُسۡلِمِينَ
el-muslimine