Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ف ص ل

f-s-l — Kök Analizi

ف ص ل

43

Kullanım

9

Lemma

13

Türev

38

Anlam

9 lemma, 13 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

ٱلۡفَصۡلِ

Lemma

el-fasli

ayırma, ayırma, bölüm, hüküm

İsim
7

وَفَصۡلَ

ve-fasle

ve ayırma, ayırma, bölme, hüküm

İsim
1

فَصۡلٞ

faslun

ayırma, ayırma, hüküm, ayrım

Sıfat
1

نُفَصِّلُ

Lemma

nufassilu

ayırırız, ayırmak, bölmek, açıklamak

Fiil
5

فَصَّلۡنَا

fassalna

ayırdık, ayırmak, bölümlere ayırmak, detaylandırmak

Fiil
3

فُصِّلَتۡ

fussilet

ayrıldı, ayırmak, bölmek, açıklamak

Fiil
3

فَصَّلۡنَٰهُ

fassalnahu

ayırdık onu, ayırmak, bölümlere ayırmak, açıklamak

Fiil
2

يُفَصِّلُ

yufassilu

ayırır, ayırmak, bölmek, açıklamak

Fiil
2

وَنُفَصِّلُ

ve-nufassilu

ve ayırırız, ayırmak, açıklamak, detaylandırmak

Fiil
1

فَصَّلَ

fassala

ayırdı, ayırmak, bölmek, açıklamak

Fiil
1

يَفۡصِلُ

Lemma

yefsilu

ayırır, ayırmak, bölmek, hüküm vermek

Fiil
3

فَصَلَ

fesele

ayırdı, ayırmak, bölmek, hüküm vermek

Fiil
1

فَصَلَتِ

fesalet

ayırdı, ayırmak, bölmek, yola çıkmak

Fiil
1

وَتَفۡصِيلٗا

Lemma

ve-tafsilen

ve ayırma, ayırma, bölümlere ayırma, açıklama

İsim
2

وَتَفۡصِيلَ

ve-tafsile

ve ayırma, ayırma, bölümlere ayırma, açıklama

İsim
2

تَفۡصِيلٗا

tafsilen

ayırma, ayırma, bölümlere ayırma, detaylandırma

İsim
1

وَفِصَٰلُهُۥ

Lemma

ve-fisaluhu

ve ayırması, ayırma, sütten kesme, bölme

İsim
2

Örnek Ayetler (2)

Lokman 31:14

·

Kuran-ı Kerim

وَوَصَّيۡنَا ٱلۡإِنسَٰنَ بِوَٰلِدَيۡهِ حَمَلَتۡهُ أُمُّهُۥ وَهۡنًا عَلَىٰ وَهۡنٖ وَفِصَٰلُهُۥ فِي عَامَيۡنِ أَنِ ٱشۡكُرۡ لِي وَلِوَٰلِدَيۡكَ إِلَيَّ ٱلۡمَصِيرُ

Ve insana kendi ana babasını emrettik; onun anası onu zayıflık üzerine bir zayıflıkla taşıdı ve onun ayrılması iki yıl içindedir; bana ve senin ana babana şükret diye. Dönüş banadır.

Ahkaf 46:15

·

Kuran-ı Kerim

وَوَصَّيۡنَا ٱلۡإِنسَٰنَ بِوَٰلِدَيۡهِ إِحۡسَٰنًاۖ حَمَلَتۡهُ أُمُّهُۥ كُرۡهٗا وَوَضَعَتۡهُ كُرۡهٗاۖ وَحَمۡلُهُۥ وَفِصَٰلُهُۥ ثَلَٰثُونَ شَهۡرًاۚ حَتَّىٰٓ إِذَا بَلَغَ أَشُدَّهُۥ وَبَلَغَ أَرۡبَعِينَ سَنَةٗ قَالَ رَبِّ أَوۡزِعۡنِيٓ أَنۡ أَشۡكُرَ نِعۡمَتَكَ ٱلَّتِيٓ أَنۡعَمۡتَ عَلَيَّ وَعَلَىٰ وَٰلِدَيَّ وَأَنۡ أَعۡمَلَ صَٰلِحٗا تَرۡضَىٰهُ وَأَصۡلِحۡ لِي فِي ذُرِّيَّتِيٓۖ إِنِّي تُبۡتُ إِلَيۡكَ وَإِنِّي مِنَ ٱلۡمُسۡلِمِينَ

Ve insana anne babasına iyilik yapmayı emrettik; annesi onu zorlukla taşıdı ve onu zorlukla doğurdu. Ve onun taşınması ve sütten kesilmesi otuz aydır. Nihayet gücüne ulaştığı ve kırk yıla ulaştığı zaman dedi: 'Rabbim, bana ve anne babama verdiğin nimetine şükretmemi ve ondan razı olacağın iyi iş yapmamı bana yönelt; ve benim için soyumda düzelt. Şüphesiz ben sana döndüm ve şüphesiz ben Müslümanlardanım.'

فِصَالًا

fisalen

ayırmayı, ayırma, sütten kesme, hüküm verme

İsim
1

وَفَصِيلَتِهِ

Lemma

ve-fasiletihi

ve alt soyunun, ayırma, kabile, alt soy

İsim
1

مُفَصَّلٗا

Lemma

mufassalen

ayrılmış, ayrılmış, bölümlenmiş, açıklanmış

İsim
1

ٱلۡفَصۡلِ

Lemma

el-fasliayırma

7

وَفَصۡلَ

ve-fasleve ayırma

1

فَصۡلٞ

faslunayırma

1

نُفَصِّلُ

Lemma

nufassiluayırırız

5

فَصَّلۡنَا

fassalnaayırdık

3

فُصِّلَتۡ

fussiletayrıldı

3

فَصَّلۡنَٰهُ

fassalnahuayırdık onu

2

يُفَصِّلُ

yufassiluayırır

2

وَنُفَصِّلُ

ve-nufassiluve ayırırız

1

فَصَّلَ

fassalaayırdı

1

يَفۡصِلُ

Lemma

yefsiluayırır

3

فَصَلَ

feseleayırdı

1

فَصَلَتِ

fesaletayırdı

1

وَتَفۡصِيلٗا

Lemma

ve-tafsilenve ayırma

2

وَتَفۡصِيلَ

ve-tafsileve ayırma

2

تَفۡصِيلٗا

tafsilenayırma

1

وَفِصَٰلُهُۥ

Lemma

ve-fisaluhuve ayırması

2

Örnek Ayetler (2)

Lokman 31:14

·

Kuran-ı Kerim

وَوَصَّيۡنَا ٱلۡإِنسَٰنَ بِوَٰلِدَيۡهِ حَمَلَتۡهُ أُمُّهُۥ وَهۡنًا عَلَىٰ وَهۡنٖ وَفِصَٰلُهُۥ فِي عَامَيۡنِ أَنِ ٱشۡكُرۡ لِي وَلِوَٰلِدَيۡكَ إِلَيَّ ٱلۡمَصِيرُ

Ve insana kendi ana babasını emrettik; onun anası onu zayıflık üzerine bir zayıflıkla taşıdı ve onun ayrılması iki yıl içindedir; bana ve senin ana babana şükret diye. Dönüş banadır.

Ahkaf 46:15

·

Kuran-ı Kerim

وَوَصَّيۡنَا ٱلۡإِنسَٰنَ بِوَٰلِدَيۡهِ إِحۡسَٰنًاۖ حَمَلَتۡهُ أُمُّهُۥ كُرۡهٗا وَوَضَعَتۡهُ كُرۡهٗاۖ وَحَمۡلُهُۥ وَفِصَٰلُهُۥ ثَلَٰثُونَ شَهۡرًاۚ حَتَّىٰٓ إِذَا بَلَغَ أَشُدَّهُۥ وَبَلَغَ أَرۡبَعِينَ سَنَةٗ قَالَ رَبِّ أَوۡزِعۡنِيٓ أَنۡ أَشۡكُرَ نِعۡمَتَكَ ٱلَّتِيٓ أَنۡعَمۡتَ عَلَيَّ وَعَلَىٰ وَٰلِدَيَّ وَأَنۡ أَعۡمَلَ صَٰلِحٗا تَرۡضَىٰهُ وَأَصۡلِحۡ لِي فِي ذُرِّيَّتِيٓۖ إِنِّي تُبۡتُ إِلَيۡكَ وَإِنِّي مِنَ ٱلۡمُسۡلِمِينَ

Ve insana anne babasına iyilik yapmayı emrettik; annesi onu zorlukla taşıdı ve onu zorlukla doğurdu. Ve onun taşınması ve sütten kesilmesi otuz aydır. Nihayet gücüne ulaştığı ve kırk yıla ulaştığı zaman dedi: 'Rabbim, bana ve anne babama verdiğin nimetine şükretmemi ve ondan razı olacağın iyi iş yapmamı bana yönelt; ve benim için soyumda düzelt. Şüphesiz ben sana döndüm ve şüphesiz ben Müslümanlardanım.'

فِصَالًا

fisalenayırmayı

1

وَفَصِيلَتِهِ

Lemma

ve-fasiletihive alt soyunun

1

مُفَصَّلٗا

Lemma

mufassalenayrılmış

1