Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ن ع م

n-c-m — Kök Analizi

ن ع م

144

Kullanım

9

Lemma

56

Türev

72

Anlam

9 lemma, 56 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

بِنِعۡمَتِهِۦٓ

bi-ni'metihi

yumuşaklığı ile, yumuşaklık, hoşluk, nimet

İsim
1

وَبِنِعۡمَةِ

ve-bi-ni'meti

ve yumuşaklığı ile, yumuşaklık, iyilik, lütuf

İsim
1

نِّعۡمَةً

ni'meten

bir yumuşaklık, yumuşaklık, hoşluk, lütuf

İsim
1

أَفَبِنِعۡمَةِ

efe-bi-ni'meti

yumuşaklığıyla mı, yumuşaklık, iyilik, lütuf

İsim
1

نِعَمَهُۥ

ni'amehu

onun yumuşaklıklarını, yumuşaklık, iyilik, lütuf

İsim
1

بِأَنۡعُمِ

bi-en'umi

yumuşaklıkları ile, yumuşaklık, nimet, refah

İsim
1

أَنۡعَمَ

Lemma

en'ame

yumuşattı, yumuşatmak, iyilik yapmak, nimet vermek

Fiil
5

أَنۡعَمۡتَ

en'amte

yumuşattın, yumuşatmak, nimet vermek, iyilik etmek

Fiil
4

Örnek Ayetler (4)

Fatiha 1:7

·

Kuran-ı Kerim

صِرَٰطَ ٱلَّذِينَ أَنۡعَمۡتَ عَلَيۡهِمۡ غَيۡرِ ٱلۡمَغۡضُوبِ عَلَيۡهِمۡ وَلَا ٱلضَّآلِّينَ

Kendilerine nimet verdiğin kimselerin yoluna; kendilerine gazap edilenlerin ve sapanların değil.

Neml 27:19

·

Kuran-ı Kerim

فَتَبَسَّمَ ضَاحِكٗا مِّن قَوۡلِهَا وَقَالَ رَبِّ أَوۡزِعۡنِيٓ أَنۡ أَشۡكُرَ نِعۡمَتَكَ ٱلَّتِيٓ أَنۡعَمۡتَ عَلَيَّ وَعَلَىٰ وَٰلِدَيَّ وَأَنۡ أَعۡمَلَ صَٰلِحٗا تَرۡضَىٰهُ وَأَدۡخِلۡنِي بِرَحۡمَتِكَ فِي عِبَادِكَ ٱلصَّـٰلِحِينَ

Bunun üzerine onun sözünden gülerek gülümsedi ve dedi: 'Rabbim, bana ve anne babama verdiğin nimetine şükretmemi ve razı olacağın iyi iş yapmamı bana ilham et. Ve beni merhametinle iyi kullarının arasına sok.'

Kasas 28:17

·

Kuran-ı Kerim

قَالَ رَبِّ بِمَآ أَنۡعَمۡتَ عَلَيَّ فَلَنۡ أَكُونَ ظَهِيرٗا لِّلۡمُجۡرِمِينَ

Dedi: 'Rabbim, bana nimet verdiğin şey sebebiyle suçlulara asla bir destekçi olmayacağım.'

Ahkaf 46:15

·

Kuran-ı Kerim

وَوَصَّيۡنَا ٱلۡإِنسَٰنَ بِوَٰلِدَيۡهِ إِحۡسَٰنًاۖ حَمَلَتۡهُ أُمُّهُۥ كُرۡهٗا وَوَضَعَتۡهُ كُرۡهٗاۖ وَحَمۡلُهُۥ وَفِصَٰلُهُۥ ثَلَٰثُونَ شَهۡرًاۚ حَتَّىٰٓ إِذَا بَلَغَ أَشُدَّهُۥ وَبَلَغَ أَرۡبَعِينَ سَنَةٗ قَالَ رَبِّ أَوۡزِعۡنِيٓ أَنۡ أَشۡكُرَ نِعۡمَتَكَ ٱلَّتِيٓ أَنۡعَمۡتَ عَلَيَّ وَعَلَىٰ وَٰلِدَيَّ وَأَنۡ أَعۡمَلَ صَٰلِحٗا تَرۡضَىٰهُ وَأَصۡلِحۡ لِي فِي ذُرِّيَّتِيٓۖ إِنِّي تُبۡتُ إِلَيۡكَ وَإِنِّي مِنَ ٱلۡمُسۡلِمِينَ

Ve insana anne babasına iyilik yapmayı emrettik; annesi onu zorlukla taşıdı ve onu zorlukla doğurdu. Ve onun taşınması ve sütten kesilmesi otuz aydır. Nihayet gücüne ulaştığı ve kırk yıla ulaştığı zaman dedi: 'Rabbim, bana ve anne babama verdiğin nimetine şükretmemi ve ondan razı olacağın iyi iş yapmamı bana yönelt; ve benim için soyumda düzelt. Şüphesiz ben sana döndüm ve şüphesiz ben Müslümanlardanım.'

أَنۡعَمۡنَا

en'amna

yumuşattık, yumuşatmak, hoş yapmak, iyilik etmek, nimet vermek

Fiil
3

أَنۡعَمۡتُ

en'amtu

yumuşattım, yumuşatmak, hoş yapmak, nimet vermek

Fiil
3

وَأَنۡعَمۡتَ

ve-en'amte

ve nimet verdin, nimet vermek, iyilik etmek, lütfetmek

Fiil
1

أَنۡعَمَهَا

en'ameha

onu yumuşattı, yumuşatmak, nimet vermek, iyilik etmek

Fiil
1

فَنِعۡمَ

Lemma

fe-ni'me

ve ne güzeldir, hoş olmak, ne iyi, ne güzel

Fiil
5

وَنِعۡمَ

ve-ni'me

ve ne güzeldir, hoş olmak, güzel olmak, nimet

Fiil
4

نِعۡمَ

ni'me

hoş oldu, hoş olmak, güzel olmak, iyi olmak

Fiil
4

فَنِعِمَّا

fe-ni'imma

ve ne güzeldir, ne güzel, ne hoş, ne iyi

Fiil
1

فَلَنِعۡمَ

fe-le-ni'me

öyleyse ne hoştur, hoş olmak, güzel olmak, nimet vermek

Fiil
1

نِّعۡمَ

ni'me

hoş oldu, hoş olmak, güzel olmak, ne güzel

Fiil
1

نِعِمَّا

ni'imma

ne hoştur, hoş olmak, güzel olmak, iyi olmak

Fiil
1

وَلَنِعۡمَ

ve-le-ni'me

ve elbette ne hoştur, hoş olmak, güzel olmak, iyilik

Fiil
1

بِنِعۡمَتِهِۦٓ

bi-ni'metihiyumuşaklığı ile

1

وَبِنِعۡمَةِ

ve-bi-ni'metive yumuşaklığı ile

1

نِّعۡمَةً

ni'metenbir yumuşaklık

1

أَفَبِنِعۡمَةِ

efe-bi-ni'metiyumuşaklığıyla mı

1

نِعَمَهُۥ

ni'amehuonun yumuşaklıklarını

1

بِأَنۡعُمِ

bi-en'umiyumuşaklıkları ile

1

أَنۡعَمَ

Lemma

en'ameyumuşattı

5

أَنۡعَمۡتَ

en'amteyumuşattın

4

Örnek Ayetler (4)

Fatiha 1:7

·

Kuran-ı Kerim

صِرَٰطَ ٱلَّذِينَ أَنۡعَمۡتَ عَلَيۡهِمۡ غَيۡرِ ٱلۡمَغۡضُوبِ عَلَيۡهِمۡ وَلَا ٱلضَّآلِّينَ

Kendilerine nimet verdiğin kimselerin yoluna; kendilerine gazap edilenlerin ve sapanların değil.

Neml 27:19

·

Kuran-ı Kerim

فَتَبَسَّمَ ضَاحِكٗا مِّن قَوۡلِهَا وَقَالَ رَبِّ أَوۡزِعۡنِيٓ أَنۡ أَشۡكُرَ نِعۡمَتَكَ ٱلَّتِيٓ أَنۡعَمۡتَ عَلَيَّ وَعَلَىٰ وَٰلِدَيَّ وَأَنۡ أَعۡمَلَ صَٰلِحٗا تَرۡضَىٰهُ وَأَدۡخِلۡنِي بِرَحۡمَتِكَ فِي عِبَادِكَ ٱلصَّـٰلِحِينَ

Bunun üzerine onun sözünden gülerek gülümsedi ve dedi: 'Rabbim, bana ve anne babama verdiğin nimetine şükretmemi ve razı olacağın iyi iş yapmamı bana ilham et. Ve beni merhametinle iyi kullarının arasına sok.'

Kasas 28:17

·

Kuran-ı Kerim

قَالَ رَبِّ بِمَآ أَنۡعَمۡتَ عَلَيَّ فَلَنۡ أَكُونَ ظَهِيرٗا لِّلۡمُجۡرِمِينَ

Dedi: 'Rabbim, bana nimet verdiğin şey sebebiyle suçlulara asla bir destekçi olmayacağım.'

Ahkaf 46:15

·

Kuran-ı Kerim

وَوَصَّيۡنَا ٱلۡإِنسَٰنَ بِوَٰلِدَيۡهِ إِحۡسَٰنًاۖ حَمَلَتۡهُ أُمُّهُۥ كُرۡهٗا وَوَضَعَتۡهُ كُرۡهٗاۖ وَحَمۡلُهُۥ وَفِصَٰلُهُۥ ثَلَٰثُونَ شَهۡرًاۚ حَتَّىٰٓ إِذَا بَلَغَ أَشُدَّهُۥ وَبَلَغَ أَرۡبَعِينَ سَنَةٗ قَالَ رَبِّ أَوۡزِعۡنِيٓ أَنۡ أَشۡكُرَ نِعۡمَتَكَ ٱلَّتِيٓ أَنۡعَمۡتَ عَلَيَّ وَعَلَىٰ وَٰلِدَيَّ وَأَنۡ أَعۡمَلَ صَٰلِحٗا تَرۡضَىٰهُ وَأَصۡلِحۡ لِي فِي ذُرِّيَّتِيٓۖ إِنِّي تُبۡتُ إِلَيۡكَ وَإِنِّي مِنَ ٱلۡمُسۡلِمِينَ

Ve insana anne babasına iyilik yapmayı emrettik; annesi onu zorlukla taşıdı ve onu zorlukla doğurdu. Ve onun taşınması ve sütten kesilmesi otuz aydır. Nihayet gücüne ulaştığı ve kırk yıla ulaştığı zaman dedi: 'Rabbim, bana ve anne babama verdiğin nimetine şükretmemi ve ondan razı olacağın iyi iş yapmamı bana yönelt; ve benim için soyumda düzelt. Şüphesiz ben sana döndüm ve şüphesiz ben Müslümanlardanım.'

أَنۡعَمۡنَا

en'amnayumuşattık

3

أَنۡعَمۡتُ

en'amtuyumuşattım

3

وَأَنۡعَمۡتَ

ve-en'amteve nimet verdin

1

أَنۡعَمَهَا

en'amehaonu yumuşattı

1

فَنِعۡمَ

Lemma

fe-ni'meve ne güzeldir

5

وَنِعۡمَ

ve-ni'meve ne güzeldir

4

نِعۡمَ

ni'mehoş oldu

4

فَنِعِمَّا

fe-ni'immave ne güzeldir

1

فَلَنِعۡمَ

fe-le-ni'meöyleyse ne hoştur

1

نِّعۡمَ

ni'mehoş oldu

1

نِعِمَّا

ni'immane hoştur

1

وَلَنِعۡمَ

ve-le-ni'meve elbette ne hoştur

1