Kuran-ı Kerim • Tevbe 9:107

107. Ayet Detayı

Kelime Analizi

(24)

#

Kelime

Anlam

Kök

1

ve onlar ki

Zamir
İsm-i Mevsûl

kimseler, olanlar

2

aldılar

Fiil

edinmek, tutmak

أ خ ذ

3

eğilme yeri

İsim
Harf (Edât)

secde yeri, tapınak

س ج د

4

zararı

İsim
Masdar (Fiil İsmi)

sıkıntı, darlık

ض ر ر

5

ve örtmeyi

İsim
Harf (Edât)

gizlemek, inkar etmek

ك ف ر

6

ve ayırma

İsim
Masdar (Fiil İsmi)

bölme, parçalama

ف ر ق

7

arasına

İsim
Harf (Edât)

mesafe, ayrım

ب ي ن

8

güvenenler

İsim
İsm-i Fâil

emniyette olan, inanan

أ م ن

9

ve gözetleme

İsim
Masdar (Fiil İsmi)

pusu kurma, bekleme

ر ص د

10

kimseye

Zamir
İsm-i Mevsûl

kimse, kişi

11

savaştı

Fiil

soymak, öfkelenmek

ح ر ب

12

Allah

Özel İsim

İlah, Tanrı

أ ل ه

13

ve elçisini

İsim
Harf (Edât)

haberci, gönderilen

ر س ل

14

-den/-dan

Edat

arasından, itibaren

15

önce

İsim

karşı, huzur

ق ب ل

16

ve kesinlikle yemin edecekler

Fiil

ant içmek

ح ل ف

17

eğer

İlgeç/Harf
Harf (Edât)

şayet

18

yöneldik

Fiil

istemek, arzu etmek

ر و د

19

hariç

İlgeç/Harf
Harf (Edât)

ancak

20

en güzel

İsim
Harf (Edât)

en iyi, mükemmel

ح س ن

21

ve Allah

Özel İsim

İlah, Tanrı

أ ل ه

22

hazır bulunur

Fiil

tanıklık etmek, görmek

ش ه د

23

şüphesiz onlar

Zamir

muhakkak, gerçekten

24

elbette yalan söyleyenlerdir

İsim
İsm-i Fâil

yalancı

ك ذ ب

ve onlar ki

kimseler, olanlar

Zamir

aldılar

edinmek, tutmak

eğilme yeri

secde yeri, tapınak

zararı

sıkıntı, darlık

ve örtmeyi

gizlemek, inkar etmek

ve ayırma

bölme, parçalama

arasına

mesafe, ayrım

güvenenler

emniyette olan, inanan

ve gözetleme

pusu kurma, bekleme

kimseye

kimse, kişi

Zamir

savaştı

soymak, öfkelenmek

Allah

İlah, Tanrı

Özel İsim
أ ل ه

ve elçisini

haberci, gönderilen

14

-den/-dan

arasından, itibaren

Edat

önce

karşı, huzur

ve kesinlikle yemin edecekler

ant içmek

eğer

şayet

İlgeç/Harf

yöneldik

istemek, arzu etmek

hariç

ancak

İlgeç/Harf

en güzel

en iyi, mükemmel

ve Allah

İlah, Tanrı

Özel İsim
أ ل ه

hazır bulunur

tanıklık etmek, görmek

şüphesiz onlar

muhakkak, gerçekten

Zamir

elbette yalan söyleyenlerdir

yalancı