Kelime Analizi
(53)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | يَـٰٓأَهۡلَ ya-ehle | ey çadır halkı İsim Harf (Edât) aile, ehil | أ ه ل |
2 | ٱلۡكِتَٰبِ el-kitabi | yazının İsim belge, kitap | ك ت ب |
3 | لَا la | hayır İlgeç/Harf Olumsuzluk Edatı değil, yok | — |
4 | تَغۡلُواْ tağlu | sınırı aşarsınız Fiil kaynamak, aşırı gitmek | غ ل و |
5 | فِي fi | içinde Edat -de/-da, hakkında | — |
6 | دِينِكُمۡ dinikum | yargınızın İsim karşılık, yol, inanç sistemi | د ي ن |
7 | وَلَا ve-la | ve hayır Bağlaç değil, yok | — |
8 | تَقُولُواْ tekulu | seslenirsiniz Fiil söylemek, demek | ق و ل |
9 | عَلَى ala | üzerine Edat üstüne, karşı | — |
10 | ٱللَّهِ allahi | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
11 | إِلَّا illa | hariç İlgeç/Harf Harf (Edât) ancak | — |
12 | ٱلۡحَقَّ el-hakka | sabit olanı İsim Harf (Edât) gerçek, doğru | ح ق ق |
13 | إِنَّمَا innema | ancak İlgeç/Harf Harf (Edât) sadece, yalnızca | — |
14 | ٱلۡمَسِيحُ el-mesihu | Mesih Özel İsim yağlanmış, Mesih | م س ح |
15 | عِيسَى isa | İsa Özel İsim kurtuluş | ع ي س |
16 | ٱبۡنُ ibnu | oğul İsim çocuk, bina edilen | ب ن ي |
17 | مَرۡيَمَ meryeme | Meryem Özel İsim isyan eden, acı | م ر ي |
18 | رَسُولُ resulu | elçi İsim gönderilen, mesaj taşıyan | ر س ل |
19 | ٱللَّهِ allahi | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
20 | وَكَلِمَتُهُۥٓ ve-kelimetuhu | ve sözü onun İsim ifade, kelime | ك ل م |
21 | أَلۡقَىٰهَآ elkayha | onu fırlattı Fiil atmak, bırakmak | ل ق ي |
22 | إِلَىٰ ila | -e/-a doğru Edat kadar, yönelik | — |
23 | مَرۡيَمَ meryeme | Meryem Özel İsim isyan eden, acı | م ر ي |
24 | وَرُوحٞ ve-ruhun | ve rüzgar İsim esinti, nefes, ruh | ر و ح |
25 | مِّنۡهُ minhu | ondan Zamir içinden | — |
26 | فَـَٔامِنُواْ fe-aminu | ve güvenin Fiil emniyette olmak, inanmak | أ م ن |
27 | بِٱللَّهِ bi-allahi | Allah ile Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
28 | وَرُسُلِهِۦ ve-rusulihi | ve salıverilmişlerinin İsim göndermek, elçi | ر س ل |
29 | وَلَا ve-la | ve hayır Bağlaç değil, yok | — |
30 | تَقُولُواْ tekulu | seslenirsiniz Fiil söylemek, demek | ق و ل |
31 | ثَلَٰثَةٌ selasetun | üç İsim | ث ل ث |
32 | ٱنتَهُواْ intehu | son verin Fiil vazgeçmek, varmak | ن ه ي |
33 | خَيۡرٗا hayran | seçmeyi İsim Harf (Edât) iyilik, daha iyi | خ ي ر |
34 | لَّكُمۡ lekum | sizin için Zamir ait, sahip | — |
35 | إِنَّمَا innema | ancak İlgeç/Harf Harf (Edât) sadece, yalnızca | — |
36 | ٱللَّهُ allahu | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
37 | إِلَٰهٞ ilahun | yönelinendir İsim tapınılan, ilah | أ ل ه |
38 | وَٰحِدٞ vahidun | bir Sıfat tek, yegane | و ح د |
39 | سُبۡحَٰنَهُۥٓ subhanehu | onun yüzmesi İsim Harf (Edât) uzak olmak, yüce olmak | س ب ح |
40 | أَن en | -mek/-mak Bağlaç Şart Bağlacı olduğunu, diye | — |
41 | يَكُونَ yekune | olur Fiil var olmak, meydana gelmek | ك و ن |
42 | لَهُۥ le-hu | onun için Zamir ona, onun | — |
43 | وَلَدٞ veledun | doğurulmuş İsim doğurulmuş, çocuk, yavru | و ل د |
44 | لَّهُۥ lehu | onun için Zamir ait, sahip | — |
45 | مَا ma | şey Zamir İsm-i Mevsûl ne, değil | — |
46 | فِي fi | içinde Edat -de/-da, hakkında | — |
47 | ٱلسَّمَٰوَٰتِ el-semavati | göklerin İsim yükseklik, sema | س م و |
48 | وَمَا ve-ma | ve şey İlgeç/Harf Harf (Edât) ve ne, ve değil | — |
49 | فِي fi | içinde Edat -de/-da, hakkında | — |
50 | ٱلۡأَرۡضِ el-ardi | yerin İsim toprak, yeryüzü | أ ر ض |
51 | وَكَفَىٰ ve-kefa | ve yetti Fiil kafi gelmek, korumak | ك ف ي |
52 | بِٱللَّهِ bi-allahi | Allah ile Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
53 | وَكِيلٗا vekilen | dayanılan İsim Harf (Edât) vekil, koruyucu | و ك ل |
1
يَـٰٓأَهۡلَ
ya-ehle
2
ٱلۡكِتَٰبِ
el-kitabi
3
لَا
la
hayır
değil, yok
5
فِي
fi
içinde
-de/-da, hakkında
7
وَلَا
ve-la
ve hayır
değil, yok
8
تَقُولُواْ
tekulu
9
عَلَى
ala
üzerine
üstüne, karşı
11
إِلَّا
illa
hariç
ancak
13
إِنَّمَا
innema
ancak
sadece, yalnızca
14
ٱلۡمَسِيحُ
el-mesihu
20
وَكَلِمَتُهُۥٓ
ve-kelimetuhu
21
أَلۡقَىٰهَآ
elkayha
22
إِلَىٰ
ila
-e/-a doğru
kadar, yönelik
25
مِّنۡهُ
minhu
ondan
içinden
26
فَـَٔامِنُواْ
fe-aminu
28
وَرُسُلِهِۦ
ve-rusulihi
29
وَلَا
ve-la
ve hayır
değil, yok
30
تَقُولُواْ
tekulu
34
لَّكُمۡ
lekum
sizin için
ait, sahip
35
إِنَّمَا
innema
ancak
sadece, yalnızca
39
سُبۡحَٰنَهُۥٓ
subhanehu
40
أَن
en
-mek/-mak
olduğunu, diye
42
لَهُۥ
le-hu
onun için
ona, onun
44
لَّهُۥ
lehu
onun için
ait, sahip
45
مَا
ma
şey
ne, değil
46
فِي
fi
içinde
-de/-da, hakkında
47
ٱلسَّمَٰوَٰتِ
el-semavati
48
وَمَا
ve-ma
ve şey
ve ne, ve değil
49
فِي
fi
içinde
-de/-da, hakkında