Kuran-ı Kerim • Bakara 2:177

177. Ayet Detayı

İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı tarafına çevirmeniz değildir. Fakat iyilik; Allah'a, son güne, meleklere, kitaba ve nebilere inanan; ona sevgisine rağmen malı yakınlık sahiplerine, yetimlere, yoksullara, yol oğluna, isteyenlere ve boyunduruk altındakilere veren; salatı ayağa kaldıran ve zekatı veren kimsenin iyiliğidir. Ve sözleştiklerinde sözlerini yerine getirenler; zorlukta, darlıkta ve zorluk anında sabredenler; işte onlar doğru olanlardır ve işte onlar sakınanlardır.

Kelime Analizi

(51)

#

Kelime

Anlam

Kök

1

değil

Fiil

yok

ل ي س

2

kuru toprağı

İsim
Harf (Edât)

iyilik, itaat

ب ر ر

3

-mek/-mak

Bağlaç
Şart Bağlacı

olduğunu, diye

4

dönersiniz

Fiil

yönelmek, yüz çevirmek

و ل ي

5

yüzlerinizi

İsim
Harf (Edât)

yön, veçhe

و ج ه

6

ön

İsim
Harf (Edât)

taraf, huzur

ق ب ل

7

doğunun

İsim

güneşin doğduğu yer

ش ر ق

8

ve uzaklaşma yerine

İsim

batma yeri, batı

غ ر ب

9

ve lakin

İlgeç/Harf
Harf (Edât)

fakat, ancak

10

kuru toprağı

İsim
Harf (Edât)

iyilik, itaat

ب ر ر

11

kim

İsim
Harf (Edât)

kimse, her kim

12

güvendi

Fiil

emniyette olmak, inanmak

أ م ن

13

Allah ile

Özel İsim

İlah, Tanrı

أ ل ه

14

ve günün

İsim

dönem, vakit

ي و م

15

son

Sıfat

sonraki, diğer

أ خ ر

16

ve elçilerin

İsim

haberci, melek

م ل ك

17

ve yazıya

İsim

kitap, belge, hüküm

ك ت ب

18

ve haberciler

İsim

peygamber, nebi

ن ب أ

19

ve verdi

Fiil

bahşetmek, sunmak

أ ت ي

20

malı

İsim
Harf (Edât)

yönelmek, mal

م و ل

21

üzerine

Edat

karşı, hakkında

22

sevgisi

İsim

bağlılık, muhabbet

ح ب ب

23

sahip

İsim
Harf (Edât)

ehli

24

yakınlık

İsim

akrabalık, hısımlık

ق ر ب

25

ve yetimlerin

İsim

kimsesiz

ي ت م

26

ve durgun olanları

İsim
Harf (Edât)

hareketsiz, yoksul

س ك ن

27

ve oğul

İsim
Harf (Edât)

çocuk, soy

ب ن ي

28

yolun

İsim

güzergah, çare

س ب ل

29

ve soranları

İsim
İsm-i Fâil

isteyen, dilenen

س أ ل

30

ve içinde

İlgeç/Harf
Harf (Edât)

hakkında, zarfında

31

boyunların

İsim

köle, gözetleme

ر ق ب

32

ve dikti

Fiil

kurmak, ayağa kaldırmak

ق و م

33

duayı

İsim
Harf (Edât)

yakarış, namaz

ص ل و

34

ve verdi

Fiil

bahşetmek, sunmak

أ ت ي

35

arınmayı

İsim
Harf (Edât)

büyüme, zekat

ز ك و

36

ve tam yapanlar

İsim
İsm-i Fâil

yerine getiren, vefalı olan

و ف ي

37

onların sözü ile

İsim

antlaşma, yemin

ع ه د

38

zaman

Zarf
Zaman Zarfı

olduğunda, ansızın

39

sözleştiler

Fiil

antlaşma yapmak, taahhüt etmek

ع ه د

40

ve bağlayanlar

İsim
İsm-i Fâil

dayanan, sabreden

ص ب ر

41

içinde

Edat

-de/-da, hakkında

42

zorluğun

İsim

sıkıntı, şiddet

ب أ س

43

ve zararın

İsim

sıkıntı, darlık

ض ر ر

44

ve zaman

Zarf
Zaman Zarfı

vakit, an

ح ي ن

45

zorluğun

İsim

sıkıntı, savaş

ب أ س

46

işte onlar

Zamir
İşaret Zamiri

şunlar, bunlar

47

o kimseler ki

Zamir
İsm-i Mevsûl

onlar ki, olanlar

48

doğru söylediler

Fiil

gerçeklemek, sözünde durmak

ص د ق

49

ve işte onlar

Zamir
İşaret Zamiri

şunlar

50

onlar

Zamir

kendileri

51

korunanlar

İsim
İsm-i Fâil

sakınan, çekinen

و ق ي

değil

yok

kuru toprağı

iyilik, itaat

-mek/-mak

olduğunu, diye

Bağlaç

dönersiniz

yönelmek, yüz çevirmek

yüzlerinizi

yön, veçhe

ön

taraf, huzur

doğunun

güneşin doğduğu yer

ve uzaklaşma yerine

batma yeri, batı

ve lakin

fakat, ancak

İlgeç/Harf

kuru toprağı

iyilik, itaat

kim

kimse, her kim

İsim

güvendi

emniyette olmak, inanmak

Allah ile

İlah, Tanrı

Özel İsim
أ ل ه

ve günün

dönem, vakit

son

sonraki, diğer

Sıfat
أ خ ر

ve elçilerin

haberci, melek

ve yazıya

kitap, belge

ve haberciler

peygamber, nebi

ve verdi

bahşetmek, sunmak

malı

yönelmek, mal

üzerine

karşı, hakkında

Edat

sevgisi

bağlılık, muhabbet

sahip

ehli

İsim

yakınlık

akrabalık, hısımlık

ve yetimlerin

kimsesiz

ve durgun olanları

hareketsiz, yoksul

ve oğul

çocuk, soy

yolun

güzergah, çare

ve soranları

isteyen, dilenen

30

ve içinde

hakkında, zarfında

İlgeç/Harf

boyunların

köle, gözetleme

ve dikti

kurmak, ayağa kaldırmak

duayı

yakarış, namaz

ve verdi

bahşetmek, sunmak

arınmayı

büyüme, zekat

ve tam yapanlar

yerine getiren, vefalı olan

onların sözü ile

antlaşma, yemin

zaman

olduğunda, ansızın

Zarf

sözleştiler

antlaşma yapmak, taahhüt etmek

ve bağlayanlar

dayanan, sabreden

41

içinde

-de/-da, hakkında

Edat

zorluğun

sıkıntı, şiddet

ve zararın

sıkıntı, darlık

ve zaman

vakit, an

zorluğun

sıkıntı, savaş

işte onlar

şunlar, bunlar

Zamir

o kimseler ki

onlar ki, olanlar

Zamir

doğru söylediler

gerçeklemek, sözünde durmak

ve işte onlar

şunlar

Zamir

50

onlar

kendileri

Zamir

korunanlar

sakınan, çekinen