Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

أ ت ي

'-t-y — Kök Analizi

أ ت ي

548

Kullanım

6

Lemma

248

Türev

196

Anlam

6 lemma, 248 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

وَءَاتَى

ve-ata

ve verdi, vermek, bahşetmek, sunmak

Fiil
3

Örnek Ayetler (2)

Bakara 2:177

·

Kuran-ı Kerim

۞لَّيۡسَ ٱلۡبِرَّ أَن تُوَلُّواْ وُجُوهَكُمۡ قِبَلَ ٱلۡمَشۡرِقِ وَٱلۡمَغۡرِبِ وَلَٰكِنَّ ٱلۡبِرَّ مَنۡ ءَامَنَ بِٱللَّهِ وَٱلۡيَوۡمِ ٱلۡأٓخِرِ وَٱلۡمَلَـٰٓئِكَةِ وَٱلۡكِتَٰبِ وَٱلنَّبِيِّـۧنَ وَءَاتَى ٱلۡمَالَ عَلَىٰ حُبِّهِۦ ذَوِي ٱلۡقُرۡبَىٰ وَٱلۡيَتَٰمَىٰ وَٱلۡمَسَٰكِينَ وَٱبۡنَ ٱلسَّبِيلِ وَٱلسَّآئِلِينَ وَفِي ٱلرِّقَابِ وَأَقَامَ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتَى ٱلزَّكَوٰةَ وَٱلۡمُوفُونَ بِعَهۡدِهِمۡ إِذَا عَٰهَدُواْۖ وَٱلصَّـٰبِرِينَ فِي ٱلۡبَأۡسَآءِ وَٱلضَّرَّآءِ وَحِينَ ٱلۡبَأۡسِۗ أُوْلَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ صَدَقُواْۖ وَأُوْلَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡمُتَّقُونَ

İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı tarafına çevirmeniz değildir. Fakat iyilik; Allah'a, son güne, meleklere, kitaba ve nebilere inanan; ona sevgisine rağmen malı yakınlık sahiplerine, yetimlere, yoksullara, yol oğluna, isteyenlere ve boyunduruk altındakilere veren; salatı ayağa kaldıran ve zekatı veren kimsenin iyiliğidir. Ve sözleştiklerinde sözlerini yerine getirenler; zorlukta, darlıkta ve zorluk anında sabredenler; işte onlar doğru olanlardır ve işte onlar sakınanlardır.

Tevbe 9:18

·

Kuran-ı Kerim

إِنَّمَا يَعۡمُرُ مَسَٰجِدَ ٱللَّهِ مَنۡ ءَامَنَ بِٱللَّهِ وَٱلۡيَوۡمِ ٱلۡأٓخِرِ وَأَقَامَ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتَى ٱلزَّكَوٰةَ وَلَمۡ يَخۡشَ إِلَّا ٱللَّهَۖ فَعَسَىٰٓ أُوْلَـٰٓئِكَ أَن يَكُونُواْ مِنَ ٱلۡمُهۡتَدِينَ

Allah'ın mescitlerini ancak Allah'a ve son güne inanan, salatı ayağa kaldıran, zekatı veren ve Allah'tan başkasından korkmayan kimse imar eder. İşte onların yol gösterilenlerden olmaları umulur.

أُوتِيتُم

utitum

verildiniz, gelmek, getirmek, vermek

Fiil
3

يُؤۡتُونَ

yu'tune

verirler, vermek, getirmek, sunmak

Fiil
3

نُؤۡتِهِۦ

nu'tihi

ona veririz, vermek, getirmek, gelmek

Fiil
3

يُؤۡتِكُمۡ

yu'tikum

size verir, vermek, sunmak

Fiil
3

ءَاتَىٰهُ

atahu

ona verdi, vermek, bahşetmek, getirmek

Fiil
2

وَءَاتَىٰنِي

ve-atani

ve verdi bana, vermek, getirmek, bahşetmek

Fiil
2

ءَاتَيۡنَآ

ateyna

getirdik, getirmek, vermek, sunmak

Fiil
2

نُؤۡتِيهِ

nu'tihi

veririz ona, vermek, getirmek, gelmek

Fiil
2

ءَاتَيۡنَٰهُم

ateynahum

onlara verdik, vermek, getirmek, bahşetmek

Fiil
2

ءَاتَيۡتَ

ateyte

verdin, vermek, getirmek, bahşetmek

Fiil
2

ءَاتَيۡنَٰكَ

ateynake

sana geldik, gelmek, vermek

Fiil
2

وَأُوتِينَا

ve-utina

ve bize verildi, verilmek, getirilmek, sunulmak

Fiil
2

فَـَٔاتُوهُنَّ

fe-atuhunne

ve onlara verin, vermek, getirmek, gelmek

Fiil
2

يُؤۡتِ

yu'ti

verir, vermek, bahşetmek, getirmek

Fiil
2

ءَاتَىٰهُمۡ

atahum

verdi onlara, vermek, bahşetmek, getirmek

Fiil
2

ءَاتَىٰهُمَا

atayehuma

ikisine verdi, vermek, getirmek, sunmak

Fiil
2

وَءَاتَىٰكُم

ve-atakum

ve size verdi, vermek, bahşetmek, getirmek

Fiil
2

أُوتِيتُمۡ

utitum

size verildi, vermek, bahşetmek, getirmek

Fiil
2

يُؤۡتَ

yu'te

verilir, vermek, bahşetmek, getirmek

Fiil
2

وَءَاتَى

ve-atave verdi

3

Örnek Ayetler (2)

Bakara 2:177

·

Kuran-ı Kerim

۞لَّيۡسَ ٱلۡبِرَّ أَن تُوَلُّواْ وُجُوهَكُمۡ قِبَلَ ٱلۡمَشۡرِقِ وَٱلۡمَغۡرِبِ وَلَٰكِنَّ ٱلۡبِرَّ مَنۡ ءَامَنَ بِٱللَّهِ وَٱلۡيَوۡمِ ٱلۡأٓخِرِ وَٱلۡمَلَـٰٓئِكَةِ وَٱلۡكِتَٰبِ وَٱلنَّبِيِّـۧنَ وَءَاتَى ٱلۡمَالَ عَلَىٰ حُبِّهِۦ ذَوِي ٱلۡقُرۡبَىٰ وَٱلۡيَتَٰمَىٰ وَٱلۡمَسَٰكِينَ وَٱبۡنَ ٱلسَّبِيلِ وَٱلسَّآئِلِينَ وَفِي ٱلرِّقَابِ وَأَقَامَ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتَى ٱلزَّكَوٰةَ وَٱلۡمُوفُونَ بِعَهۡدِهِمۡ إِذَا عَٰهَدُواْۖ وَٱلصَّـٰبِرِينَ فِي ٱلۡبَأۡسَآءِ وَٱلضَّرَّآءِ وَحِينَ ٱلۡبَأۡسِۗ أُوْلَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ صَدَقُواْۖ وَأُوْلَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡمُتَّقُونَ

İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı tarafına çevirmeniz değildir. Fakat iyilik; Allah'a, son güne, meleklere, kitaba ve nebilere inanan; ona sevgisine rağmen malı yakınlık sahiplerine, yetimlere, yoksullara, yol oğluna, isteyenlere ve boyunduruk altındakilere veren; salatı ayağa kaldıran ve zekatı veren kimsenin iyiliğidir. Ve sözleştiklerinde sözlerini yerine getirenler; zorlukta, darlıkta ve zorluk anında sabredenler; işte onlar doğru olanlardır ve işte onlar sakınanlardır.

Tevbe 9:18

·

Kuran-ı Kerim

إِنَّمَا يَعۡمُرُ مَسَٰجِدَ ٱللَّهِ مَنۡ ءَامَنَ بِٱللَّهِ وَٱلۡيَوۡمِ ٱلۡأٓخِرِ وَأَقَامَ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتَى ٱلزَّكَوٰةَ وَلَمۡ يَخۡشَ إِلَّا ٱللَّهَۖ فَعَسَىٰٓ أُوْلَـٰٓئِكَ أَن يَكُونُواْ مِنَ ٱلۡمُهۡتَدِينَ

Allah'ın mescitlerini ancak Allah'a ve son güne inanan, salatı ayağa kaldıran, zekatı veren ve Allah'tan başkasından korkmayan kimse imar eder. İşte onların yol gösterilenlerden olmaları umulur.

أُوتِيتُم

utitumverildiniz

3

يُؤۡتُونَ

yu'tuneverirler

3

نُؤۡتِهِۦ

nu'tihiona veririz

3

يُؤۡتِكُمۡ

yu'tikumsize verir

3

ءَاتَىٰهُ

atahuona verdi

2

وَءَاتَىٰنِي

ve-atanive verdi bana

2

ءَاتَيۡنَآ

ateynagetirdik

2

نُؤۡتِيهِ

nu'tihiveririz ona

2

ءَاتَيۡنَٰهُم

ateynahumonlara verdik

2

ءَاتَيۡتَ

ateyteverdin

2

ءَاتَيۡنَٰكَ

ateynakesana geldik

2

وَأُوتِينَا

ve-utinave bize verildi

2

فَـَٔاتُوهُنَّ

fe-atuhunneve onlara verin

2

يُؤۡتِ

yu'tiverir

2

ءَاتَىٰهُمۡ

atahumverdi onlara

2

ءَاتَىٰهُمَا

atayehumaikisine verdi

2

وَءَاتَىٰكُم

ve-atakumve size verdi

2

أُوتِيتُمۡ

utitumsize verildi

2

يُؤۡتَ

yu'teverilir

2