Kelime Analizi
(52)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | يَـٰٓأَيُّهَا ya-eyyuha | ey İsim Harf (Edât) hey | أ ي ي |
2 | ٱلَّذِينَ el-lezine | o kimseler ki Zamir İsm-i Mevsûl onlar ki, olanlar | — |
3 | ءَامَنُواْ amenu | güvendiler Fiil inanmak, emniyette olmak | أ م ن |
4 | لَا la | hayır İlgeç/Harf Olumsuzluk Edatı değil, yok | — |
5 | تُحِلُّواْ tuhillu | çözersiniz Fiil helal kılmak, inmek | ح ل ل |
6 | شَعَـٰٓئِرَ şe'a'ira | işaretleri İsim Harf (Edât) nişan, sembol | ش ع ر |
7 | ٱللَّهِ allahi | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
8 | وَلَا ve-la | ve hayır Bağlaç değil, yok | — |
9 | ٱلشَّهۡرَ eş-şehra | ayı İsim Harf (Edât) ay, ilan etme | ش ه ر |
10 | ٱلۡحَرَامَ el-harame | yasağı Sıfat Harf (Edât) kutsal, dokunulmaz | ح ر م |
11 | وَلَا ve-la | ve hayır Bağlaç değil, yok | — |
12 | ٱلۡهَدۡيَ el-hedye | kurbanı İsim Harf (Edât) hediye, yol gösterme | ه د ي |
13 | وَلَا ve-la | ve hayır Bağlaç değil, yok | — |
14 | ٱلۡقَلَـٰٓئِدَ el-kelaide | boyunluk İsim Harf (Edât) gerdanlık, tasma | ق ل د |
15 | وَلَآ ve-la | ve değil Bağlaç yok, hayır | — |
16 | ءَآمِّينَ ammine | yönelenler İsim İsm-i Fâil kastetmek, öne geçmek | أ م م |
17 | ٱلۡبَيۡتَ el-beyte | evi İsim Harf (Edât) geceleme yeri, barınak | ب ي ت |
18 | ٱلۡحَرَامَ el-harame | yasağı Sıfat Harf (Edât) kutsal, dokunulmaz | ح ر م |
19 | يَبۡتَغُونَ yebtegune | ararlar Fiil istemek, arzulamak | ب غ ي |
20 | فَضۡلٗا fadlen | artma İsim Harf (Edât) taşmak, fazlalık, lütuf | ف ض ل |
21 | مِّن min | -den/-dan Edat arasından, itibaren | — |
22 | رَّبِّهِمۡ rabbihim | efendilerinin İsim efendi, yetiştiren | ر ب ب |
23 | وَرِضۡوَٰنٗا ve-ridvanen | ve hoşnutluk İsim Harf (Edât) kabul, rıza | ر ض و |
24 | وَإِذَا ve-iza | ve zaman Zarf Zaman Zarfı olduğunda, ansızın | — |
25 | حَلَلۡتُمۡ haleltum | çözdünüz Fiil inmek, serbest olmak | ح ل ل |
26 | فَٱصۡطَادُواْ fe-istadu | ve avlandılar Fiil tuzak kurmak, yakalamak | ص ي د |
27 | وَلَا ve-la | ve hayır Bağlaç değil, yok | — |
28 | يَجۡرِمَنَّكُمۡ yecrimennekum | sizi sevk etmesin Fiil suç işlemek, kesmek | ج ر م |
29 | شَنَـَٔانُ şene'anu | nefreti İsim kin, düşmanlık | ش ن أ |
30 | قَوۡمٍ kavmin | topluluğun İsim halk, kavim | ق و م |
31 | أَن en | -mek/-mak Bağlaç Şart Bağlacı olduğunu, diye | — |
32 | صَدُّوكُمۡ saddukum | sizi çevirdiler Fiil engellemek, alıkoymak | ص د د |
33 | عَنِ ani | -den Edat hakkında, uzaklaşarak | — |
34 | ٱلۡمَسۡجِدِ el-mescidi | eğilme yerinin İsim secde yeri, tapınak | س ج د |
35 | ٱلۡحَرَامِ el-harami | yasağın Sıfat kutsal, dokunulmaz | ح ر م |
36 | أَن en | -mek/-mak Bağlaç Şart Bağlacı olduğunu, diye | — |
37 | تَعۡتَدُواْ ta'tedu | sınırı aşarsınız Fiil haddi aşmak, saldırmak | ع د و |
38 | وَتَعَاوَنُواْ ve-te'avenu | ve yardımlaşın Fiil destek olmak, orta yaşlı olmak | ع و ن |
39 | عَلَى ala | üzerine Edat üstüne, karşı | — |
40 | ٱلۡبِرِّ el-birri | kuru toprağın İsim iyilik, erdem | ب ر ر |
41 | وَٱلتَّقۡوَىٰ ve't-takva | ve korunma İsim sakınma, korku | و ق ي |
42 | وَلَا ve-la | ve hayır Bağlaç değil, yok | — |
43 | تَعَاوَنُواْ te'avenu | destekleyin Fiil yardımlaşmak, arka çıkmak | ع و ن |
44 | عَلَى ala | üzerine Edat üstüne, karşı | — |
45 | ٱلۡإِثۡمِ el-ismi | ağır yükün İsim suç, günah | أ ث م |
46 | وَٱلۡعُدۡوَٰنِ ve-l-udvani | ve sınırı aşmanın İsim düşmanlık, saldırganlık | ع د و |
47 | وَٱتَّقُواْ ve-itteku | ve korunun Fiil sakınmak, korkmak | و ق ي |
48 | ٱللَّهَ allahe | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
49 | إِنَّ inne | şüphesiz İlgeç/Harf Harf (Edât) gerçekten, muhakkak ki | — |
50 | ٱللَّهَ allahe | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
51 | شَدِيدُ şedidu | sıkı İsim bağlı, şiddetli, zorlu | ش د د |
52 | ٱلۡعِقَابِ el-ikabi | cezanın İsim karşılık, sonuç | ع ق ب |
1
يَـٰٓأَيُّهَا
ya-eyyuha
2
ٱلَّذِينَ
el-lezine
o kimseler ki
onlar ki, olanlar
3
ءَامَنُواْ
amenu
4
لَا
la
hayır
değil, yok
5
تُحِلُّواْ
tuhillu
6
شَعَـٰٓئِرَ
şe'a'ira
8
وَلَا
ve-la
ve hayır
değil, yok
10
ٱلۡحَرَامَ
el-harame
11
وَلَا
ve-la
ve hayır
değil, yok
13
وَلَا
ve-la
ve hayır
değil, yok
14
ٱلۡقَلَـٰٓئِدَ
el-kelaide
15
وَلَآ
ve-la
ve değil
yok, hayır
16
ءَآمِّينَ
ammine
18
ٱلۡحَرَامَ
el-harame
19
يَبۡتَغُونَ
yebtegune
21
مِّن
min
-den/-dan
arasından, itibaren
22
رَّبِّهِمۡ
rabbihim
23
وَرِضۡوَٰنٗا
ve-ridvanen
24
وَإِذَا
ve-iza
ve zaman
olduğunda, ansızın
25
حَلَلۡتُمۡ
haleltum
26
فَٱصۡطَادُواْ
fe-istadu
27
وَلَا
ve-la
ve hayır
değil, yok
28
يَجۡرِمَنَّكُمۡ
yecrimennekum
29
شَنَـَٔانُ
şene'anu
31
أَن
en
-mek/-mak
olduğunu, diye
32
صَدُّوكُمۡ
saddukum
33
عَنِ
ani
-den
hakkında, uzaklaşarak
34
ٱلۡمَسۡجِدِ
el-mescidi
35
ٱلۡحَرَامِ
el-harami
36
أَن
en
-mek/-mak
olduğunu, diye
37
تَعۡتَدُواْ
ta'tedu
38
وَتَعَاوَنُواْ
ve-te'avenu
39
عَلَى
ala
üzerine
üstüne, karşı
41
وَٱلتَّقۡوَىٰ
ve't-takva
42
وَلَا
ve-la
ve hayır
değil, yok
43
تَعَاوَنُواْ
te'avenu
44
عَلَى
ala
üzerine
üstüne, karşı
46
وَٱلۡعُدۡوَٰنِ
ve-l-udvani
47
وَٱتَّقُواْ
ve-itteku
49
إِنَّ
inne
şüphesiz
gerçekten, muhakkak ki
52
ٱلۡعِقَابِ
el-ikabi