Kelime Analizi
(27)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | فَلَعَلَّكَ fe-le'alleke | ve umulur ki sen Zamir belki, olur ki | — |
2 | تَارِكُۢ tariku | bırakan İsim İsm-i Fâil terk etmek, vazgeçmek | ت ر ك |
3 | بَعۡضَ ba'da | parçasını İsim Harf (Edât) kısım, bazı | ب ع ض |
4 | مَا ma | şey Zamir İsm-i Mevsûl ne, değil | — |
5 | يُوحَىٰٓ yuha | işaret edilir Fiil fısıldanmak, vahyedilmek | و ح ي |
6 | إِلَيۡكَ ileyke | sana doğru Zamir yönüne, tarafına | — |
7 | وَضَآئِقُۢ ve-da'iku | ve daralandır İsim İsm-i Fâil sıkışan, bunalan | ض ي ق |
8 | بِهِۦ bi-hi | onunla Zamir ona, onun vasıtasıyla | — |
9 | صَدۡرُكَ sadruke | göğsün İsim ön kısım, kalp | ص د ر |
10 | أَن en | -mek/-mak Bağlaç Şart Bağlacı olduğunu, diye | — |
11 | يَقُولُواْ yekulu | söylerler Fiil konuşmak, demek | ق و ل |
12 | لَوۡلَآ levla | eğer olmasaydı İlgeç/Harf Harf (Edât) neden, keşke | — |
13 | أُنزِلَ unzile | indirildi Fiil konaklamak, düşmek | ن ز ل |
14 | عَلَيۡهِ aleyhi | onun üzerine Zamir karşı, hakkında | — |
15 | كَنزٌ kenzun | hazine İsim gömü, birikim | ك ن ز |
16 | أَوۡ ev | veya Bağlaç yahut | — |
17 | جَآءَ cae | geldi Fiil ulaşmak, getirmek | ج ي أ |
18 | مَعَهُۥ me'ahu | onunla birlikte İsim Harf (Edât) beraber, yanında | — |
19 | مَلَكٌ melekun | elçi İsim haberci, melek | م ل ك |
20 | إِنَّمَآ innema | ancak İlgeç/Harf Harf (Edât) sadece, şüphesiz ki | — |
21 | أَنتَ ente | sen Zamir | — |
22 | نَذِيرٞ nezirun | uyarıcı İsim adak, korkutucu | ن ذ ر |
23 | وَٱللَّهُ va-llahu | ve Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
24 | عَلَىٰ ala | üzerine Edat karşı, hakkında | — |
25 | كُلِّ kulli | hepsi İsim hepsi, her | ك ل ل |
26 | شَيۡءٖ şey'in | şey İsim nesne, varlık | ش ي أ |
27 | وَكِيلٌ vekilun | dayanılan İsim vekil, koruyucu | و ك ل |
1
فَلَعَلَّكَ
fe-le'alleke
ve umulur ki sen
belki, olur ki
4
مَا
ma
şey
ne, değil
6
إِلَيۡكَ
ileyke
sana doğru
yönüne, tarafına
7
وَضَآئِقُۢ
ve-da'iku
8
بِهِۦ
bi-hi
onunla
ona, onun vasıtasıyla
10
أَن
en
-mek/-mak
olduğunu, diye
11
يَقُولُواْ
yekulu
12
لَوۡلَآ
levla
eğer olmasaydı
neden, keşke
14
عَلَيۡهِ
aleyhi
onun üzerine
karşı, hakkında
16
أَوۡ
ev
veya
yahut
18
مَعَهُۥ
me'ahu
onunla birlikte
beraber, yanında
20
إِنَّمَآ
innema
ancak
sadece, şüphesiz ki
21
أَنتَ
ente
sen
24
عَلَىٰ
ala
üzerine
karşı, hakkında