Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ج ي أ

g-y-' — Kök Analizi

ج ي أ

278

Kullanım

1

Lemma

65

Türev

43

Anlam

1 lemma, 65 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

جَآءَ

Lemma

cae

geldi, gelmek, ulaşmak, getirmek

Fiil
57

Örnek Ayetler (5 / 57)

Nisa 4:43

·

Kuran-ı Kerim

يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ لَا تَقۡرَبُواْ ٱلصَّلَوٰةَ وَأَنتُمۡ سُكَٰرَىٰ حَتَّىٰ تَعۡلَمُواْ مَا تَقُولُونَ وَلَا جُنُبًا إِلَّا عَابِرِي سَبِيلٍ حَتَّىٰ تَغۡتَسِلُواْۚ وَإِن كُنتُم مَّرۡضَىٰٓ أَوۡ عَلَىٰ سَفَرٍ أَوۡ جَآءَ أَحَدٞ مِّنكُم مِّنَ ٱلۡغَآئِطِ أَوۡ لَٰمَسۡتُمُ ٱلنِّسَآءَ فَلَمۡ تَجِدُواْ مَآءٗ فَتَيَمَّمُواْ صَعِيدٗا طَيِّبٗا فَٱمۡسَحُواْ بِوُجُوهِكُمۡ وَأَيۡدِيكُمۡۗ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَفُوًّا غَفُورًا

Ey inanan kimseler, siz sarhoşlar iken söylediğiniz şeyi bilinceye kadar ve yol geçenleri hariç yıkanıncaya kadar uzak iken salata yaklaşmayın. Ve eğer hastalar iseniz veya bir yolculuk üzerinde iseniz veya sizden biri ayak yolundan gelmişse veya kadınlara dokunmuşsanız ve bir su bulamamışsanız, temiz bir toprağa yönelin ve yüzlerinize ve ellerinize meshedin. Şüphesiz Allah Silendir, Örtendir.

Maide 5:6

·

Kuran-ı Kerim

يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ إِذَا قُمۡتُمۡ إِلَى ٱلصَّلَوٰةِ فَٱغۡسِلُواْ وُجُوهَكُمۡ وَأَيۡدِيَكُمۡ إِلَى ٱلۡمَرَافِقِ وَٱمۡسَحُواْ بِرُءُوسِكُمۡ وَأَرۡجُلَكُمۡ إِلَى ٱلۡكَعۡبَيۡنِۚ وَإِن كُنتُمۡ جُنُبٗا فَٱطَّهَّرُواْۚ وَإِن كُنتُم مَّرۡضَىٰٓ أَوۡ عَلَىٰ سَفَرٍ أَوۡ جَآءَ أَحَدٞ مِّنكُم مِّنَ ٱلۡغَآئِطِ أَوۡ لَٰمَسۡتُمُ ٱلنِّسَآءَ فَلَمۡ تَجِدُواْ مَآءٗ فَتَيَمَّمُواْ صَعِيدٗا طَيِّبٗا فَٱمۡسَحُواْ بِوُجُوهِكُمۡ وَأَيۡدِيكُم مِّنۡهُۚ مَا يُرِيدُ ٱللَّهُ لِيَجۡعَلَ عَلَيۡكُم مِّنۡ حَرَجٖ وَلَٰكِن يُرِيدُ لِيُطَهِّرَكُمۡ وَلِيُتِمَّ نِعۡمَتَهُۥ عَلَيۡكُمۡ لَعَلَّكُمۡ تَشۡكُرُونَ

Ey inanan kimseler, salata kalktığınız zaman böylece yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın ve başlarınızı ve topuklara kadar ayaklarınızı meshedin. Ve eğer cünüp iseniz böylece temizlenin. Ve eğer hastalar iseniz veya bir yolculuk üzerinde iseniz veya sizden biri ayak yolundan gelmişse veya kadınlara dokunmuşsanız, böylece bir su bulamamışsanız, böylece temiz bir toprağa teyemmüm edin; böylece ondan yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin. Allah sizin üzerinize hiçbir zorluk kılmak istemez, fakat sizi temizlemek ve umulur ki siz şükredersiniz diye sizin üzerinize O'nun nimetini tamamlamak ister.

En'am 6:61

·

Kuran-ı Kerim

وَهُوَ ٱلۡقَاهِرُ فَوۡقَ عِبَادِهِۦۖ وَيُرۡسِلُ عَلَيۡكُمۡ حَفَظَةً حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءَ أَحَدَكُمُ ٱلۡمَوۡتُ تَوَفَّتۡهُ رُسُلُنَا وَهُمۡ لَا يُفَرِّطُونَ

Ve O, kullarının üzerinde Boyun Eğdirendir. Üzerinize koruyucular gönderir; sonunda birinize ölüm geldiği zaman elçilerimiz onu vefat ettirir ve onlar eksik bırakmazlar.

En'am 6:91

·

Kuran-ı Kerim

وَمَا قَدَرُواْ ٱللَّهَ حَقَّ قَدۡرِهِۦٓ إِذۡ قَالُواْ مَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ عَلَىٰ بَشَرٖ مِّن شَيۡءٖۗ قُلۡ مَنۡ أَنزَلَ ٱلۡكِتَٰبَ ٱلَّذِي جَآءَ بِهِۦ مُوسَىٰ نُورٗا وَهُدٗى لِّلنَّاسِۖ تَجۡعَلُونَهُۥ قَرَاطِيسَ تُبۡدُونَهَا وَتُخۡفُونَ كَثِيرٗاۖ وَعُلِّمۡتُم مَّا لَمۡ تَعۡلَمُوٓاْ أَنتُمۡ وَلَآ ءَابَآؤُكُمۡۖ قُلِ ٱللَّهُۖ ثُمَّ ذَرۡهُمۡ فِي خَوۡضِهِمۡ يَلۡعَبُونَ

Ve 'Allah bir beşerin üzerine hiçbir şey indirmedi' dedikleri zaman Allah'ı O'nun gerçek ölçüsüyle ölçmediler. De ki: 'Musa'nın onunla insanlar için bir ışık ve bir yol gösterme olarak geldiği kitabı kim indirdi? Onu kağıtlar kılıyorsunuz, onları açıklıyorsunuz ve çoğunu gizliyorsunuz; ve sizin ve babalarınızın bilmediği şey size öğretildi.' De ki: 'Allah.' Sonra onları dalmalarının içinde oynuyorlar bırak.

En'am 6:160

·

Kuran-ı Kerim

مَن جَآءَ بِٱلۡحَسَنَةِ فَلَهُۥ عَشۡرُ أَمۡثَالِهَاۖ وَمَن جَآءَ بِٱلسَّيِّئَةِ فَلَا يُجۡزَىٰٓ إِلَّا مِثۡلَهَا وَهُمۡ لَا يُظۡلَمُونَ

Kim iyilikle gelirse böylece onun mislinin on katı onun içindir; ve kim kötülükle gelirse böylece onun misli hariç karşılık verilmez ve onlar zulme uğratılmazlar.

Tüm 57 kullanımı gör

جَآءَهُمۡ

caehum

geldi, gelmek, varmak, getirmek

Fiil
15

جَآءَهُم

caehum

geldi, gelmek, varmak, getirmek

Fiil
15

جَآءَكَ

ca'eke

geldi sana, gelmek, ulaşmak, getirmek

Fiil
11

جَآءَتۡهُمۡ

caethum

onlara geldi, gelmek, ulaşmak, getirmek

Fiil
11

جَآءَكُمۡ

ca'ekum

size geldi, gelmek, ulaşmak, getirmek

Fiil
11

جَآءَهُمُ

ca'ehumu

onlara geldi, gelmek, ulaşmak, getirmek

Fiil
11

جَآءَكُم

ca'ekum

size geldi, gelmek, ulaşmak, getirmek

Fiil
10

وَجَآءَ

ve-cae

ve geldi, gelmek, ortaya çıkmak, getirmek

Fiil
10

جَآءَتۡ

caet

geldi, gelmek, varmak, getirmek

Fiil
8

جَآءَتۡهُمُ

caethumu

onlara geldi, gelmek, varmak, ulaşmak

Fiil
7

جَآءَنَا

ca'ena

geldi, gelmek, ulaşmak, getirmek

Fiil
6

جَآءُو

ca'u

geldiler, gelmek, varmak, getirmek

Fiil
6

أَجِئۡتَنَا

e-ci'tena

bize geldin mi, gelmek, varmak, getirmek

Fiil
5

جِئۡتَ

ci'te

geldin, gelmek, varmak, getirmek

Fiil
5

جَآءُوكَ

cauke

sana geldiler, gelmek, varmak, ulaşmak

Fiil
5

جَآءَكُمُ

ca'ekumu

size geldi, gelmek, varmak, ulaşmak

Fiil
4

جِئۡنَا

ci'na

geldik, gelmek, varmak, getirmek

Fiil
4

جِئۡتُكُم

ci'tukum

size geldim, gelmek, getirmek

Fiil
4

جِئۡنَٰكَ

ci'nake

geldik, gelmek, varmak, getirmek

Fiil
3

جَآءَ

Lemma

caegeldi

57

Örnek Ayetler (5 / 57)

Nisa 4:43

·

Kuran-ı Kerim

يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ لَا تَقۡرَبُواْ ٱلصَّلَوٰةَ وَأَنتُمۡ سُكَٰرَىٰ حَتَّىٰ تَعۡلَمُواْ مَا تَقُولُونَ وَلَا جُنُبًا إِلَّا عَابِرِي سَبِيلٍ حَتَّىٰ تَغۡتَسِلُواْۚ وَإِن كُنتُم مَّرۡضَىٰٓ أَوۡ عَلَىٰ سَفَرٍ أَوۡ جَآءَ أَحَدٞ مِّنكُم مِّنَ ٱلۡغَآئِطِ أَوۡ لَٰمَسۡتُمُ ٱلنِّسَآءَ فَلَمۡ تَجِدُواْ مَآءٗ فَتَيَمَّمُواْ صَعِيدٗا طَيِّبٗا فَٱمۡسَحُواْ بِوُجُوهِكُمۡ وَأَيۡدِيكُمۡۗ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَفُوًّا غَفُورًا

Ey inanan kimseler, siz sarhoşlar iken söylediğiniz şeyi bilinceye kadar ve yol geçenleri hariç yıkanıncaya kadar uzak iken salata yaklaşmayın. Ve eğer hastalar iseniz veya bir yolculuk üzerinde iseniz veya sizden biri ayak yolundan gelmişse veya kadınlara dokunmuşsanız ve bir su bulamamışsanız, temiz bir toprağa yönelin ve yüzlerinize ve ellerinize meshedin. Şüphesiz Allah Silendir, Örtendir.

Maide 5:6

·

Kuran-ı Kerim

يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ إِذَا قُمۡتُمۡ إِلَى ٱلصَّلَوٰةِ فَٱغۡسِلُواْ وُجُوهَكُمۡ وَأَيۡدِيَكُمۡ إِلَى ٱلۡمَرَافِقِ وَٱمۡسَحُواْ بِرُءُوسِكُمۡ وَأَرۡجُلَكُمۡ إِلَى ٱلۡكَعۡبَيۡنِۚ وَإِن كُنتُمۡ جُنُبٗا فَٱطَّهَّرُواْۚ وَإِن كُنتُم مَّرۡضَىٰٓ أَوۡ عَلَىٰ سَفَرٍ أَوۡ جَآءَ أَحَدٞ مِّنكُم مِّنَ ٱلۡغَآئِطِ أَوۡ لَٰمَسۡتُمُ ٱلنِّسَآءَ فَلَمۡ تَجِدُواْ مَآءٗ فَتَيَمَّمُواْ صَعِيدٗا طَيِّبٗا فَٱمۡسَحُواْ بِوُجُوهِكُمۡ وَأَيۡدِيكُم مِّنۡهُۚ مَا يُرِيدُ ٱللَّهُ لِيَجۡعَلَ عَلَيۡكُم مِّنۡ حَرَجٖ وَلَٰكِن يُرِيدُ لِيُطَهِّرَكُمۡ وَلِيُتِمَّ نِعۡمَتَهُۥ عَلَيۡكُمۡ لَعَلَّكُمۡ تَشۡكُرُونَ

Ey inanan kimseler, salata kalktığınız zaman böylece yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın ve başlarınızı ve topuklara kadar ayaklarınızı meshedin. Ve eğer cünüp iseniz böylece temizlenin. Ve eğer hastalar iseniz veya bir yolculuk üzerinde iseniz veya sizden biri ayak yolundan gelmişse veya kadınlara dokunmuşsanız, böylece bir su bulamamışsanız, böylece temiz bir toprağa teyemmüm edin; böylece ondan yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin. Allah sizin üzerinize hiçbir zorluk kılmak istemez, fakat sizi temizlemek ve umulur ki siz şükredersiniz diye sizin üzerinize O'nun nimetini tamamlamak ister.

En'am 6:61

·

Kuran-ı Kerim

وَهُوَ ٱلۡقَاهِرُ فَوۡقَ عِبَادِهِۦۖ وَيُرۡسِلُ عَلَيۡكُمۡ حَفَظَةً حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءَ أَحَدَكُمُ ٱلۡمَوۡتُ تَوَفَّتۡهُ رُسُلُنَا وَهُمۡ لَا يُفَرِّطُونَ

Ve O, kullarının üzerinde Boyun Eğdirendir. Üzerinize koruyucular gönderir; sonunda birinize ölüm geldiği zaman elçilerimiz onu vefat ettirir ve onlar eksik bırakmazlar.

En'am 6:91

·

Kuran-ı Kerim

وَمَا قَدَرُواْ ٱللَّهَ حَقَّ قَدۡرِهِۦٓ إِذۡ قَالُواْ مَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ عَلَىٰ بَشَرٖ مِّن شَيۡءٖۗ قُلۡ مَنۡ أَنزَلَ ٱلۡكِتَٰبَ ٱلَّذِي جَآءَ بِهِۦ مُوسَىٰ نُورٗا وَهُدٗى لِّلنَّاسِۖ تَجۡعَلُونَهُۥ قَرَاطِيسَ تُبۡدُونَهَا وَتُخۡفُونَ كَثِيرٗاۖ وَعُلِّمۡتُم مَّا لَمۡ تَعۡلَمُوٓاْ أَنتُمۡ وَلَآ ءَابَآؤُكُمۡۖ قُلِ ٱللَّهُۖ ثُمَّ ذَرۡهُمۡ فِي خَوۡضِهِمۡ يَلۡعَبُونَ

Ve 'Allah bir beşerin üzerine hiçbir şey indirmedi' dedikleri zaman Allah'ı O'nun gerçek ölçüsüyle ölçmediler. De ki: 'Musa'nın onunla insanlar için bir ışık ve bir yol gösterme olarak geldiği kitabı kim indirdi? Onu kağıtlar kılıyorsunuz, onları açıklıyorsunuz ve çoğunu gizliyorsunuz; ve sizin ve babalarınızın bilmediği şey size öğretildi.' De ki: 'Allah.' Sonra onları dalmalarının içinde oynuyorlar bırak.

En'am 6:160

·

Kuran-ı Kerim

مَن جَآءَ بِٱلۡحَسَنَةِ فَلَهُۥ عَشۡرُ أَمۡثَالِهَاۖ وَمَن جَآءَ بِٱلسَّيِّئَةِ فَلَا يُجۡزَىٰٓ إِلَّا مِثۡلَهَا وَهُمۡ لَا يُظۡلَمُونَ

Kim iyilikle gelirse böylece onun mislinin on katı onun içindir; ve kim kötülükle gelirse böylece onun misli hariç karşılık verilmez ve onlar zulme uğratılmazlar.

Tüm 57 kullanımı gör

جَآءَهُمۡ

caehumgeldi

15

جَآءَهُم

caehumgeldi

15

جَآءَكَ

ca'ekegeldi sana

11

جَآءَتۡهُمۡ

caethumonlara geldi

11

جَآءَكُمۡ

ca'ekumsize geldi

11

جَآءَهُمُ

ca'ehumuonlara geldi

11

جَآءَكُم

ca'ekumsize geldi

10

وَجَآءَ

ve-caeve geldi

10

جَآءَتۡ

caetgeldi

8

جَآءَتۡهُمُ

caethumuonlara geldi

7

جَآءَنَا

ca'enageldi

6

جَآءُو

ca'ugeldiler

6

أَجِئۡتَنَا

e-ci'tenabize geldin mi

5

جِئۡتَ

ci'tegeldin

5

جَآءُوكَ

caukesana geldiler

5

جَآءَكُمُ

ca'ekumusize geldi

4

جِئۡنَا

ci'nageldik

4

جِئۡتُكُم

ci'tukumsize geldim

4

جِئۡنَٰكَ

ci'nakegeldik

3