Kelime Analizi
(35)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | وَلَا ve-la | ve hayır Bağlaç değil, yok | — |
2 | تَقۡرَبُواْ takrebu | yaklaştınız Fiil yakın olmak, sunmak | ق ر ب |
3 | مَالَ male | malı İsim Harf (Edât) servet, mülk | م و ل |
4 | ٱلۡيَتِيمِ el-yetimi | tek kalanın İsim babasız çocuk, eşsiz | ي ت م |
5 | إِلَّا illa | hariç İlgeç/Harf Harf (Edât) ancak | — |
6 | بِٱلَّتِي bi-el-leti | o şey ile Zamir İsm-i Mevsûl ile | — |
7 | هِيَ hiye | o Zamir kendisi | — |
8 | أَحۡسَنُ ahsenu | en güzel İsim en iyi, daha güzel | ح س ن |
9 | حَتَّىٰ hatta | kadar Edat ta ki, sonunda | — |
10 | يَبۡلُغَ yebluga | ulaşır Fiil varmak, erişmek, bildirmek | ب ل غ |
11 | أَشُدَّهُۥ eşeddehu | sıkı bağına İsim Harf (Edât) güç, olgunluk | ش د د |
12 | وَأَوۡفُواْ ve-evfu | ve tam yapın Fiil yerine getirmek, ödemek | و ف ي |
13 | ٱلۡكَيۡلَ el-keyle | ölçüyü İsim Harf (Edât) tartı, hacim | ك ي ل |
14 | وَٱلۡمِيزَانَ ve-l-mizane | ve tartıyı İsim Harf (Edât) terazi, ölçü | و ز ن |
15 | بِٱلۡقِسۡطِ bi-el-kisti | pay ile İsim ölçü, adalet | ق س ط |
16 | لَا la | hayır İlgeç/Harf Olumsuzluk Edatı değil, yok | — |
17 | نُكَلِّفُ nukellifu | yükleriz Fiil görevlendirmek, zorlamak | ك ل ف |
18 | نَفۡسًا nefsen | boğaz İsim Harf (Edât) can, kişi | ن ف س |
19 | إِلَّا illa | hariç İlgeç/Harf Harf (Edât) ancak | — |
20 | وُسۡعَهَا vus'aha | genişliğini İsim Harf (Edât) kapasite, güç | و س ع |
21 | وَإِذَا ve-iza | ve zaman Zarf Zaman Zarfı olduğunda, ansızın | — |
22 | قُلۡتُمۡ kultum | söylediniz Fiil konuşmak, ifade etmek | ق و ل |
23 | فَٱعۡدِلُواْ fa'dilu | ve dengeleyin Fiil eşit yapmak, adaletli olmak | ع د ل |
24 | وَلَوۡ ve-lev | ve eğer İlgeç/Harf Harf (Edât) olsa bile, keşke | — |
25 | كَانَ kane | oldu Fiil bulunmak, gerçekleşmek | ك و ن |
26 | ذَا za | sahip Zamir İşaret Zamiri ehli, bu | ذ و و |
27 | قُرۡبَىٰ kurba | yakınlık İsim akrabalık | ق ر ب |
28 | وَبِعَهۡدِ ve-bi-ahdi | ve sözü ile İsim antlaşma, talimat | ع ه د |
29 | ٱللَّهِ allahi | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
30 | أَوۡفُواْ evfu | tam yapın Fiil yerine getirmek, ödemek | و ف ي |
31 | ذَٰلِكُمۡ zalikum | işte bu Zamir İşaret Zamiri işte bu, o | — |
32 | وَصَّىٰكُم vassaykum | ve bağladı Fiil vasiyet etmek, emretmek | و ص ي |
33 | بِهِۦ bi-hi | onunla Zamir ona, onun vasıtasıyla | — |
34 | لَعَلَّكُمۡ le'allekum | umulur ki Zamir belki, olur ki | — |
35 | تَذَكَّرُونَ tezekkerune | hatırlarsınız Fiil anmak, öğüt almak | ذ ك ر |
1
وَلَا
ve-la
ve hayır
değil, yok
2
تَقۡرَبُواْ
takrebu
4
ٱلۡيَتِيمِ
el-yetimi
5
إِلَّا
illa
hariç
ancak
6
بِٱلَّتِي
bi-el-leti
o şey ile
ile
7
هِيَ
hiye
o
kendisi
9
حَتَّىٰ
hatta
kadar
ta ki, sonunda
11
أَشُدَّهُۥ
eşeddehu
12
وَأَوۡفُواْ
ve-evfu
14
وَٱلۡمِيزَانَ
ve-l-mizane
15
بِٱلۡقِسۡطِ
bi-el-kisti
16
لَا
la
hayır
değil, yok
19
إِلَّا
illa
hariç
ancak
21
وَإِذَا
ve-iza
ve zaman
olduğunda, ansızın
23
فَٱعۡدِلُواْ
fa'dilu
24
وَلَوۡ
ve-lev
ve eğer
olsa bile, keşke
28
وَبِعَهۡدِ
ve-bi-ahdi
31
ذَٰلِكُمۡ
zalikum
işte bu
işte bu, o
32
وَصَّىٰكُم
vassaykum
33
بِهِۦ
bi-hi
onunla
ona, onun vasıtasıyla
34
لَعَلَّكُمۡ
le'allekum
umulur ki
belki, olur ki
35
تَذَكَّرُونَ
tezekkerune