Kelime Analizi
(60)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | فَلَمَّا fe-lemma | ve dığı zaman Zarf Zaman Zarfı olunca, henüz değil | — |
2 | فَصَلَ fesele | ayırdı Fiil bölmek, hüküm vermek | ف ص ل |
3 | طَالُوتُ talutu | Talut Özel İsim uzun boylu | — |
4 | بِٱلۡجُنُودِ bi'l-cunudi | ordular ile İsim asker, birlik | ج ن د |
5 | قَالَ kale | söyledi Fiil demek, konuşmak | ق و ل |
6 | إِنَّ inne | şüphesiz İlgeç/Harf Harf (Edât) gerçekten, muhakkak ki | — |
7 | ٱللَّهَ allahe | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
8 | مُبۡتَلِيكُم mubtelikum | sınayan İsim İsm-i Fâil deneyen, yıpratan | ب ل و |
9 | بِنَهَرٖ bi-neherin | bir nehir ile İsim akarsu, gündüz | ن ه ر |
10 | فَمَن fe-men | o halde kim İsim Harf (Edât) her kim, o kişi ki | — |
11 | شَرِبَ şeribe | içti Fiil kanmak, özümsemek | ش ر ب |
12 | مِنۡهُ minhu | ondan Zamir içinden, tarafından | — |
13 | فَلَيۡسَ fe-leyse | ve değil Fiil yok | ل ي س |
14 | مِنِّي minni | benden Zamir ayrılma, başlangıç | — |
15 | وَمَن ve-men | ve kim İsim Harf (Edât) her kim, o kişi ki | — |
16 | لَّمۡ lem | -medi İlgeç/Harf Olumsuzluk Edatı -madı, değil | — |
17 | يَطۡعَمۡهُ yat'amhu | onu tadar Fiil yemek, beslenmek | ط ع م |
18 | فَإِنَّهُۥ fe-innehu | çünkü şüphesiz o Zamir muhakkak, gerçekten | — |
19 | مِنِّيٓ minni | benden Zamir içinden, tarafından | — |
20 | إِلَّا illa | hariç İlgeç/Harf Harf (Edât) ancak | — |
21 | مَنِ meni | kim Zamir İsm-i Mevsûl kimse, her kim | — |
22 | ٱغۡتَرَفَ iğterefe | avuçladı Fiil elle su almak, kepçelemek | غ ر ف |
23 | غُرۡفَةَۢ ğurfeten | avuç dolusunu İsim Harf (Edât) kepçe, yüksek oda | غ ر ف |
24 | بِيَدِهِۦ bi-yedihi | onun eliyle İsim güç, kudret | ي د ي |
25 | فَشَرِبُواْ fe-şeribu | böylece içtiler Fiil kanmak, emmek | ش ر ب |
26 | مِنۡهُ minhu | ondan Zamir içinden, tarafından | — |
27 | إِلَّا illa | hariç İlgeç/Harf Harf (Edât) ancak | — |
28 | قَلِيلٗا kalilen | az Sıfat Harf (Edât) küçük, nadir | ق ل ل |
29 | مِّنۡهُمۡ minhum | onlardan Zamir ayrılma, kısım | — |
30 | فَلَمَّا fe-lemma | ve dığı zaman Zarf Zaman Zarfı olunca, henüz değil | — |
31 | جَاوَزَهُۥ cavezahu | onu geçti Fiil aşmak, geride bırakmak | ج و ز |
32 | هُوَ huve | o Zamir kendisi | — |
33 | وَٱلَّذِينَ ve-el-lezine | ve onlar ki Zamir İsm-i Mevsûl kimseler, olanlar | — |
34 | ءَامَنُواْ amenu | güvendiler Fiil inanmak, emniyette olmak | أ م ن |
35 | مَعَهُۥ me'ahu | onunla birlikte İsim Harf (Edât) beraber, yanında | — |
36 | قَالُواْ kalu | söylediler Fiil demek, konuşmak | ق و ل |
37 | لَا la | hayır İlgeç/Harf Olumsuzluk Edatı değil, yok | — |
38 | طَاقَةَ takate | gücü İsim Harf (Edât) güç, kapasite, takat | ط و ق |
39 | لَنَا lena | bizim için Zamir ait, sahip | — |
40 | ٱلۡيَوۡمَ el-yevme | günü Zarf Zaman Zarfı zaman, dönem | ي و م |
41 | بِجَالُوتَ bi-calute | Calut ile Özel İsim Golyat | — |
42 | وَجُنُودِهِۦ ve-cunudihi | ve ordularının İsim asker, birlik | ج ن د |
43 | قَالَ kale | söyledi Fiil demek, konuşmak | ق و ل |
44 | ٱلَّذِينَ el-lezine | o kimseler ki Zamir İsm-i Mevsûl onlar ki, olanlar | — |
45 | يَظُنُّونَ yezunnune | sanırlar Fiil zannetmek, düşünmek | ظ ن ن |
46 | أَنَّهُم ennehum | şüphesiz onlar Zamir gerçekten, olduğu | — |
47 | مُّلَٰقُواْ mulaku | karşılaşanlar İsim İsm-i Fâil yüze yüze gelen, kavuşan | ل ق ي |
48 | ٱللَّهِ allahi | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
49 | كَم kem | ne kadar İsim nice, çokluk | — |
50 | مِّن min | -den/-dan Edat arasından, itibaren | — |
51 | فِئَةٖ fi'etin | dönüşün İsim grup, bölük | ف أ ي |
52 | قَلِيلَةٍ kaliletin | az Sıfat hafif, küçük | ق ل ل |
53 | غَلَبَتۡ ğalebet | üstün geldi Fiil yenmek, galip olmak | غ ل ب |
54 | فِئَةٗ fi'eten | grup İsim Harf (Edât) topluluk, bölük | ف أ ي |
55 | كَثِيرَةَۢ kesiraten | çoğu Sıfat Harf (Edât) bol, fazla | ك ث ر |
56 | بِإِذۡنِ bi-izni | kulak vermesiyle İsim izin, müsaade | أ ذ ن |
57 | ٱللَّهِ allahi | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
58 | وَٱللَّهُ va-llahu | ve Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
59 | مَعَ me'a | ile İsim Harf (Edât) beraber, birlikte | — |
60 | ٱلصَّـٰبِرِينَ es-sabirine | bağlayanlar İsim İsm-i Fâil tutmak, sabretmek | ص ب ر |
1
فَلَمَّا
fe-lemma
ve dığı zaman
olunca, henüz değil
3
طَالُوتُ
talutu
Talut
uzun boylu
4
بِٱلۡجُنُودِ
bi'l-cunudi
6
إِنَّ
inne
şüphesiz
gerçekten, muhakkak ki
8
مُبۡتَلِيكُم
mubtelikum
10
فَمَن
fe-men
o halde kim
her kim, o kişi ki
12
مِنۡهُ
minhu
ondan
içinden, tarafından
14
مِنِّي
minni
benden
ayrılma, başlangıç
15
وَمَن
ve-men
ve kim
her kim, o kişi ki
16
لَّمۡ
lem
-medi
-madı, değil
17
يَطۡعَمۡهُ
yat'amhu
18
فَإِنَّهُۥ
fe-innehu
çünkü şüphesiz o
muhakkak, gerçekten
19
مِنِّيٓ
minni
benden
içinden, tarafından
20
إِلَّا
illa
hariç
ancak
21
مَنِ
meni
kim
kimse, her kim
25
فَشَرِبُواْ
fe-şeribu
26
مِنۡهُ
minhu
ondan
içinden, tarafından
27
إِلَّا
illa
hariç
ancak
29
مِّنۡهُمۡ
minhum
onlardan
ayrılma, kısım
30
فَلَمَّا
fe-lemma
ve dığı zaman
olunca, henüz değil
31
جَاوَزَهُۥ
cavezahu
32
هُوَ
huve
o
kendisi
33
وَٱلَّذِينَ
ve-el-lezine
ve onlar ki
kimseler, olanlar
34
ءَامَنُواْ
amenu
35
مَعَهُۥ
me'ahu
onunla birlikte
beraber, yanında
37
لَا
la
hayır
değil, yok
39
لَنَا
lena
bizim için
ait, sahip
41
بِجَالُوتَ
bi-calute
Calut ile
Golyat
42
وَجُنُودِهِۦ
ve-cunudihi
44
ٱلَّذِينَ
el-lezine
o kimseler ki
onlar ki, olanlar
45
يَظُنُّونَ
yezunnune
46
أَنَّهُم
ennehum
şüphesiz onlar
gerçekten, olduğu
47
مُّلَٰقُواْ
mulaku
49
كَم
kem
ne kadar
nice, çokluk
50
مِّن
min
-den/-dan
arasından, itibaren
55
كَثِيرَةَۢ
kesiraten
59
مَعَ
me'a
ile
beraber, birlikte
60
ٱلصَّـٰبِرِينَ
es-sabirine