Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ل ق ي

l-q-y — Kök Analizi

ل ق ي

146

Kullanım

16

Lemma

75

Türev

104

Anlam

16 lemma, 75 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

أَءُلۡقِيَ

e-ulkiye

fırlatıldı mı, fırlatmak, atmak, karşılaşmak

Fiil
1

فَتُلۡقَىٰ

fe-tulka

ve atılır, atmak, fırlatmak, bırakmak

Fiil
1

سَأُلۡقِي

se-ulki

fırlatacağım, fırlatmak, atmak, bırakmak

Fiil
1

أَلۡقَىٰهُ

elkahu

onu fırlattı, fırlatmak, atmak, bırakmak

Fiil
1

فَأَلۡقَوُاْ

fe-elkavu

ve fırlattılar, fırlatmak, atmak, karşılaşmak

Fiil
1

أَلۡقِهَا

elkiha

fırlat, fırlatmak, atmak, bırakmak

Fiil
1

وَأَلۡقَى

ve-elka

ve fırlattı, fırlatmak, bırakmak, karşılaşmak

Fiil
1

وَأُلۡقِيَ

ve-ulkiye

ve fırlatıldı, fırlatmak, atmak, karşılaşmak

Fiil
1

وَأَلۡقُوهُ

ve-elkuhu

ve onu fırlatın, fırlatmak, atmak, karşılaştırmak

Fiil
1

أَلۡقَىٰهَآ

elkayha

onu fırlattı, fırlatmak, atmak, bırakmak

Fiil
1

تُلۡقُواْ

tulku

fırlatırsınız, fırlatmak, atmak, karşılaşmak

Fiil
1

وَأَلۡقَيۡتُ

ve-elkaytu

ve fırlattım, fırlatmak, atmak, bırakmak

Fiil
1

أَلۡقِيَا

elkiya

fırlatın (ikiniz), fırlatmak, atmak, bırakmak

Fiil
1

مُّلَٰقُواْ

Lemma

mulaku

karşılaşanlar, karşılaşan, yüze yüze gelen, kavuşan

İsim
3

Örnek Ayetler (3)

Bakara 2:46

·

Kuran-ı Kerim

ٱلَّذِينَ يَظُنُّونَ أَنَّهُم مُّلَٰقُواْ رَبِّهِمۡ وَأَنَّهُمۡ إِلَيۡهِ رَٰجِعُونَ

Onlar, Rableriyle karşılaşacakları ve O'na dönenler oldukları zannında bulunurlar.

Bakara 2:249

·

Kuran-ı Kerim

فَلَمَّا فَصَلَ طَالُوتُ بِٱلۡجُنُودِ قَالَ إِنَّ ٱللَّهَ مُبۡتَلِيكُم بِنَهَرٖ فَمَن شَرِبَ مِنۡهُ فَلَيۡسَ مِنِّي وَمَن لَّمۡ يَطۡعَمۡهُ فَإِنَّهُۥ مِنِّيٓ إِلَّا مَنِ ٱغۡتَرَفَ غُرۡفَةَۢ بِيَدِهِۦۚ فَشَرِبُواْ مِنۡهُ إِلَّا قَلِيلٗا مِّنۡهُمۡۚ فَلَمَّا جَاوَزَهُۥ هُوَ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ مَعَهُۥ قَالُواْ لَا طَاقَةَ لَنَا ٱلۡيَوۡمَ بِجَالُوتَ وَجُنُودِهِۦۚ قَالَ ٱلَّذِينَ يَظُنُّونَ أَنَّهُم مُّلَٰقُواْ ٱللَّهِ كَم مِّن فِئَةٖ قَلِيلَةٍ غَلَبَتۡ فِئَةٗ كَثِيرَةَۢ بِإِذۡنِ ٱللَّهِۗ وَٱللَّهُ مَعَ ٱلصَّـٰبِرِينَ

Talut ordularla ayrıldığında 'Şüphesiz Allah sizi bir nehirle sınayandır; kim ondan içerse benden değildir, kim onu tatmazsa şüphesiz o bendendir, eliyle bir avuç avuçlayan kimse hariç' demişti. Bunun üzerine onlardan azı hariç ondan içtiler. O ve onunla inanan kimseler onu geçtiğinde 'Bugün Calut'a ve ordularına bizim için güç yoktur' dediler. Allah'a kavuşacakları zannında bulunan kimseler 'Nice az grup, Allah'ın izniyle çok gruba galip gelmiştir' dediler. Ve Allah sabredenlerle beraberdir.

Hud 11:29

·

Kuran-ı Kerim

وَيَٰقَوۡمِ لَآ أَسۡـَٔلُكُمۡ عَلَيۡهِ مَالًاۖ إِنۡ أَجۡرِيَ إِلَّا عَلَى ٱللَّهِۚ وَمَآ أَنَا۠ بِطَارِدِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْۚ إِنَّهُم مُّلَٰقُواْ رَبِّهِمۡ وَلَٰكِنِّيٓ أَرَىٰكُمۡ قَوۡمٗا تَجۡهَلُونَ

'Ve ey kavmim, ona karşılık sizden bir mal istemiyorum. Benim ücretim Allah'ın üzerinde olmaktan başkası değildir. Ve ben inanan kimseleri kovucu değilim. Şüphesiz onlar Rablerine kavuşacaklardır. Ve fakat ben sizi cahillik eden bir kavim görüyorum.'

مُّلَٰقُوهُ

mulakuhu

onunla karşılaşanlar, karşılaşan, kavuşan

İsim
1

ٱلۡتَقَى

Lemma

iltekâ

karşılaştı, karşılaşmak, yüz yüze gelmek, kavuşmak

Fiil
3

ٱلۡتَقَتَا

iltekata

karşılaştılar, karşılaşmak, buluşmak, yüz yüze gelmek

Fiil
1

يَلۡتَقِيَانِ

yeltekiyani

karşılaşırlar, karşılaşmak, buluşmak, yüz yüze gelmek

Fiil
1

ٱلۡتَقَيۡتُمۡ

iltekaytum

karşılaştınız, karşılaşmak, yüz yüze gelmek, buluşmak

Fiil
1

فَٱلۡتَقَى

fe-l-teka

böylece karşılaştı, karşılaşmak, yüz yüze gelmek, buluşmak

Fiil
1

أَءُلۡقِيَ

e-ulkiyefırlatıldı mı

1

فَتُلۡقَىٰ

fe-tulkave atılır

1

سَأُلۡقِي

se-ulkifırlatacağım

1

أَلۡقَىٰهُ

elkahuonu fırlattı

1

فَأَلۡقَوُاْ

fe-elkavuve fırlattılar

1

أَلۡقِهَا

elkihafırlat

1

وَأَلۡقَى

ve-elkave fırlattı

1

وَأُلۡقِيَ

ve-ulkiyeve fırlatıldı

1

وَأَلۡقُوهُ

ve-elkuhuve onu fırlatın

1

أَلۡقَىٰهَآ

elkayhaonu fırlattı

1

تُلۡقُواْ

tulkufırlatırsınız

1

وَأَلۡقَيۡتُ

ve-elkaytuve fırlattım

1

أَلۡقِيَا

elkiyafırlatın (ikiniz)

1

مُّلَٰقُواْ

Lemma

mulakukarşılaşanlar

3

Örnek Ayetler (3)

Bakara 2:46

·

Kuran-ı Kerim

ٱلَّذِينَ يَظُنُّونَ أَنَّهُم مُّلَٰقُواْ رَبِّهِمۡ وَأَنَّهُمۡ إِلَيۡهِ رَٰجِعُونَ

Onlar, Rableriyle karşılaşacakları ve O'na dönenler oldukları zannında bulunurlar.

Bakara 2:249

·

Kuran-ı Kerim

فَلَمَّا فَصَلَ طَالُوتُ بِٱلۡجُنُودِ قَالَ إِنَّ ٱللَّهَ مُبۡتَلِيكُم بِنَهَرٖ فَمَن شَرِبَ مِنۡهُ فَلَيۡسَ مِنِّي وَمَن لَّمۡ يَطۡعَمۡهُ فَإِنَّهُۥ مِنِّيٓ إِلَّا مَنِ ٱغۡتَرَفَ غُرۡفَةَۢ بِيَدِهِۦۚ فَشَرِبُواْ مِنۡهُ إِلَّا قَلِيلٗا مِّنۡهُمۡۚ فَلَمَّا جَاوَزَهُۥ هُوَ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ مَعَهُۥ قَالُواْ لَا طَاقَةَ لَنَا ٱلۡيَوۡمَ بِجَالُوتَ وَجُنُودِهِۦۚ قَالَ ٱلَّذِينَ يَظُنُّونَ أَنَّهُم مُّلَٰقُواْ ٱللَّهِ كَم مِّن فِئَةٖ قَلِيلَةٍ غَلَبَتۡ فِئَةٗ كَثِيرَةَۢ بِإِذۡنِ ٱللَّهِۗ وَٱللَّهُ مَعَ ٱلصَّـٰبِرِينَ

Talut ordularla ayrıldığında 'Şüphesiz Allah sizi bir nehirle sınayandır; kim ondan içerse benden değildir, kim onu tatmazsa şüphesiz o bendendir, eliyle bir avuç avuçlayan kimse hariç' demişti. Bunun üzerine onlardan azı hariç ondan içtiler. O ve onunla inanan kimseler onu geçtiğinde 'Bugün Calut'a ve ordularına bizim için güç yoktur' dediler. Allah'a kavuşacakları zannında bulunan kimseler 'Nice az grup, Allah'ın izniyle çok gruba galip gelmiştir' dediler. Ve Allah sabredenlerle beraberdir.

Hud 11:29

·

Kuran-ı Kerim

وَيَٰقَوۡمِ لَآ أَسۡـَٔلُكُمۡ عَلَيۡهِ مَالًاۖ إِنۡ أَجۡرِيَ إِلَّا عَلَى ٱللَّهِۚ وَمَآ أَنَا۠ بِطَارِدِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْۚ إِنَّهُم مُّلَٰقُواْ رَبِّهِمۡ وَلَٰكِنِّيٓ أَرَىٰكُمۡ قَوۡمٗا تَجۡهَلُونَ

'Ve ey kavmim, ona karşılık sizden bir mal istemiyorum. Benim ücretim Allah'ın üzerinde olmaktan başkası değildir. Ve ben inanan kimseleri kovucu değilim. Şüphesiz onlar Rablerine kavuşacaklardır. Ve fakat ben sizi cahillik eden bir kavim görüyorum.'

مُّلَٰقُوهُ

mulakuhuonunla karşılaşanlar

1

ٱلۡتَقَى

Lemma

iltekâkarşılaştı

3

ٱلۡتَقَتَا

iltekatakarşılaştılar

1

يَلۡتَقِيَانِ

yeltekiyanikarşılaşırlar

1

ٱلۡتَقَيۡتُمۡ

iltekaytumkarşılaştınız

1

فَٱلۡتَقَى

fe-l-tekaböylece karşılaştı

1