Kelime Analizi
(33)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | وَإِذَا ve-iza | ve zaman Zarf Zaman Zarfı olduğunda, ansızın | — |
2 | طَلَّقۡتُمُ tallaktumu | serbest bıraktınız Fiil salıvermek, boşamak | ط ل ق |
3 | ٱلنِّسَآءَ en-nisa'e | geride kalan İsim Harf (Edât) kadın | ن س و |
4 | فَبَلَغۡنَ fe-beleğne | ve ulaştılar Fiil varmak, yetişmek | ب ل غ |
5 | أَجَلَهُنَّ ecelehunne | sürelerini İsim Harf (Edât) vade, ecel | أ ج ل |
6 | فَلَا fe-la | o halde değil İlgeç/Harf Harf (Edât) hayır, yok | — |
7 | تَعۡضُلُوهُنَّ ta'duluhunne | onları engellersiniz Fiil zorluk çıkarmak, sıkıştırmak | ع ض ل |
8 | أَن en | -mek/-mak Bağlaç Şart Bağlacı olduğunu, diye | — |
9 | يَنكِحۡنَ yenkihne | birleşirler Fiil evlenmek | ن ك ح |
10 | أَزۡوَٰجَهُنَّ ezvacehunne | çiftlerini İsim Harf (Edât) eş, tür | ز و ج |
11 | إِذَا iza | zaman Zarf Zaman Zarfı olduğunda, ansızın | — |
12 | تَرَٰضَوۡاْ teradav | karşılıklı hoşnut oldular Fiil anlaşmak, razı olmak | ر ض و |
13 | بَيۡنَهُم beynehum | aralarında İsim Harf (Edât) mesafe | ب ي ن |
14 | بِٱلۡمَعۡرُوفِ bi-el-ma'rufi | bilinen ile İsim İsm-i Mef'ûl tanınan, uygun olan | ع ر ف |
15 | ذَٰلِكَ zalike | şu Zamir İşaret Zamiri o, bu | — |
16 | يُوعَظُ yu'azu | öğüt verilir Fiil öğüt vermek, nasihat etmek, uyarmak | و ع ظ |
17 | بِهِۦ bi-hi | onunla Zamir ona, onun vasıtasıyla | — |
18 | مَن men | kim Zamir İsm-i Mevsûl o kişi ki, her kim | — |
19 | كَانَ kane | oldu Fiil bulunmak, gerçekleşmek | ك و ن |
20 | مِنكُمۡ minkum | sizden Zamir içinden, bazısı | — |
21 | يُؤۡمِنُ yu'minu | güvenir Fiil emniyette olmak, inanmak | أ م ن |
22 | بِٱللَّهِ bi-allahi | Allah ile Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
23 | وَٱلۡيَوۡمِ ve-el-yevmi | ve günün İsim dönem, vakit | ي و م |
24 | ٱلۡأٓخِرِ el-ahiri | son Sıfat sonraki, diğer | أ خ ر |
25 | ذَٰلِكُمۡ zalikum | işte bu Zamir İşaret Zamiri işte bu, o | — |
26 | أَزۡكَىٰ ezka | daha temiz İsim daha saf, daha bereketli | ز ك و |
27 | لَكُمۡ lekum | sizin için Zamir sizin için | — |
28 | وَأَطۡهَرُ ve-etharu | ve daha temiz İsim en saf, daha arınmış | ط ه ر |
29 | وَٱللَّهُ va-llahu | ve Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
30 | يَعۡلَمُ ya'lemu | bilir Fiil işaretlemek, tanımak | ع ل م |
31 | وَأَنتُمۡ ve-entum | ve siz Zamir | — |
32 | لَا la | hayır İlgeç/Harf Olumsuzluk Edatı değil, yok | — |
33 | تَعۡلَمُونَ ta'lemune | bilirsiniz Fiil anlamak, farkında olmak | ع ل م |
1
وَإِذَا
ve-iza
ve zaman
olduğunda, ansızın
2
طَلَّقۡتُمُ
tallaktumu
3
ٱلنِّسَآءَ
en-nisa'e
4
فَبَلَغۡنَ
fe-beleğne
5
أَجَلَهُنَّ
ecelehunne
6
فَلَا
fe-la
o halde değil
hayır, yok
7
تَعۡضُلُوهُنَّ
ta'duluhunne
8
أَن
en
-mek/-mak
olduğunu, diye
10
أَزۡوَٰجَهُنَّ
ezvacehunne
11
إِذَا
iza
zaman
olduğunda, ansızın
12
تَرَٰضَوۡاْ
teradav
14
بِٱلۡمَعۡرُوفِ
bi-el-ma'rufi
15
ذَٰلِكَ
zalike
şu
o, bu
17
بِهِۦ
bi-hi
onunla
ona, onun vasıtasıyla
18
مَن
men
kim
o kişi ki, her kim
20
مِنكُمۡ
minkum
sizden
içinden, bazısı
23
وَٱلۡيَوۡمِ
ve-el-yevmi
25
ذَٰلِكُمۡ
zalikum
işte bu
işte bu, o
27
لَكُمۡ
lekum
sizin için
sizin için
28
وَأَطۡهَرُ
ve-etharu
31
وَأَنتُمۡ
ve-entum
ve siz
32
لَا
la
hayır
değil, yok
33
تَعۡلَمُونَ
ta'lemune