Kelime Analizi
(27)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | يَـٰٓأَيُّهَا ya-eyyuha | ey İsim Harf (Edât) hey | أ ي ي |
2 | ٱلَّذِينَ el-lezine | o kimseler ki Zamir İsm-i Mevsûl onlar ki, olanlar | — |
3 | ءَامَنُوٓاْ amenu | güvendiler Fiil inanmak, emniyette olmak | أ م ن |
4 | إِنَّمَا innema | ancak İlgeç/Harf Harf (Edât) sadece, yalnızca | — |
5 | ٱلۡمُشۡرِكُونَ el-müşrikune | ortak koşanlar İsim İsm-i Fâil ortak koşan, şirk koşan | ش ر ك |
6 | نَجَسٞ necesun | pislik İsim murdar, kirli | ن ج س |
7 | فَلَا fe-la | o halde değil İlgeç/Harf Harf (Edât) hayır, yok | — |
8 | يَقۡرَبُواْ yakrebu | yaklaşırlar Fiil yakın olmak | ق ر ب |
9 | ٱلۡمَسۡجِدَ el-mescide | eğilme yerini İsim Harf (Edât) secde yeri, tapınak | س ج د |
10 | ٱلۡحَرَامَ el-harame | yasağı Sıfat Harf (Edât) kutsal, dokunulmaz | ح ر م |
11 | بَعۡدَ ba'de | sonra Zarf Zaman Zarfı sonra, öte | ب ع د |
12 | عَامِهِمۡ amihim | yılları İsim sene | ع و م |
13 | هَٰذَا haza | bu Zamir İşaret Zamiri şu | — |
14 | وَإِنۡ ve-in | ve eğer İlgeç/Harf Harf (Edât) şayet, gerçekten | — |
15 | خِفۡتُمۡ hiftum | korktunuz Fiil endişe etmek, sakınmak | خ و ف |
16 | عَيۡلَةٗ ayleten | yoksulluk İsim Harf (Edât) muhtaçlık, aile geçindirme | ع ي ل |
17 | فَسَوۡفَ fe-sevfe | ve ileride İlgeç/Harf Harf (Edât) zamanla, gelecekte | — |
18 | يُغۡنِيكُمُ yuğnikumu | ihtiyaç bırakmaz Fiil zenginleştirmek, fayda vermek | غ ن ي |
19 | ٱللَّهُ allahu | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
20 | مِن min | -den/-dan Edat arasından, itibaren | — |
21 | فَضۡلِهِۦٓ fadlihi | fazlalığı İsim lütuf, üstünlük | ف ض ل |
22 | إِن in | eğer İlgeç/Harf Harf (Edât) şayet, değil | — |
23 | شَآءَ şae | diledi Fiil istemek, irade etmek | ش ي أ |
24 | إِنَّ inne | şüphesiz İlgeç/Harf Harf (Edât) gerçekten, muhakkak ki | — |
25 | ٱللَّهَ allahe | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
26 | عَلِيمٌ alimun | bilen Sıfat bilgili, haberdar | ع ل م |
27 | حَكِيمٞ hakimun | hükmeden Sıfat yargılayan, bilge | ح ك م |
1
يَـٰٓأَيُّهَا
ya-eyyuha
2
ٱلَّذِينَ
el-lezine
o kimseler ki
onlar ki, olanlar
3
ءَامَنُوٓاْ
amenu
4
إِنَّمَا
innema
ancak
sadece, yalnızca
5
ٱلۡمُشۡرِكُونَ
el-müşrikune
7
فَلَا
fe-la
o halde değil
hayır, yok
8
يَقۡرَبُواْ
yakrebu
9
ٱلۡمَسۡجِدَ
el-mescide
10
ٱلۡحَرَامَ
el-harame
13
هَٰذَا
haza
bu
şu
14
وَإِنۡ
ve-in
ve eğer
şayet, gerçekten
17
فَسَوۡفَ
fe-sevfe
ve ileride
zamanla, gelecekte
18
يُغۡنِيكُمُ
yuğnikumu
20
مِن
min
-den/-dan
arasından, itibaren
21
فَضۡلِهِۦٓ
fadlihi
22
إِن
in
eğer
şayet, değil
24
إِنَّ
inne
şüphesiz
gerçekten, muhakkak ki