Kelime Analizi
(37)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | إِنَّ inne | şüphesiz İlgeç/Harf Harf (Edât) gerçekten, muhakkak ki | — |
2 | ٱللَّهَ allahe | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
3 | ٱشۡتَرَىٰ iştera | satın aldı Fiil takas etmek, satmak | ش ر ي |
4 | مِنَ mine | -den/-dan Edat arasından, itibaren | — |
5 | ٱلۡمُؤۡمِنِينَ el-mu'minine | güvenenler İsim İsm-i Fâil emniyette olan, inanan | أ م ن |
6 | أَنفُسَهُمۡ enfusehum | onların nefeslerini İsim Harf (Edât) can, kendi | ن ف س |
7 | وَأَمۡوَٰلَهُم ve-emvalehum | ve onların mallarını İsim Harf (Edât) servet, mülk | م و ل |
8 | بِأَنَّ bi-enne | olduğu için Edat olduğu için, gerçekten | — |
9 | لَهُمُ lehumu | onlar için Zamir ait, göre | — |
10 | ٱلۡجَنَّةَ el-cennete | örtülü yeri Özel İsim bahçe, cennet | ج ن ن |
11 | يُقَٰتِلُونَ yukatilune | vuruşurlar Fiil savaşmak, çarpışmak | ق ت ل |
12 | فِي fi | içinde Edat -de/-da, hakkında | — |
13 | سَبِيلِ sebili | yolun İsim gidişat, usul | س ب ل |
14 | ٱللَّهِ allahi | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
15 | فَيَقۡتُلُونَ fe-yaktulune | ve öldürürler Fiil can almak, savaşmak | ق ت ل |
16 | وَيُقۡتَلُونَ ve-yuktelune | ve öldürülürler Fiil canını almak, katletmek | ق ت ل |
17 | وَعۡدًا va'den | sözü İsim Harf (Edât) vaat, tehdit | و ع د |
18 | عَلَيۡهِ aleyhi | onun üzerine Zamir karşı, hakkında | — |
19 | حَقّٗا hakkan | sabit olanı İsim Harf (Edât) gerçek, hak | ح ق ق |
20 | فِي fi | içinde Edat -de/-da, hakkında | — |
21 | ٱلتَّوۡرَىٰةِ et-tevrati | yasa Özel İsim öğreti, yönlendirme | و ر ي |
22 | وَٱلۡإِنجِيلِ ve'l-incili | ve müjdenin Özel İsim iyi haber, İncil | — |
23 | وَٱلۡقُرۡءَانِ ve-el-kur'ani | ve toplamanın Özel İsim çağırmak, okumak | ق ر أ |
24 | وَمَنۡ ve-men | ve kim Zamir Soru Edatı kim ki, her kim | — |
25 | أَوۡفَىٰ evfa | tam yaptı Fiil eksiksiz yerine getirmek, sözünü tutmak | و ف ي |
26 | بِعَهۡدِهِۦ bi-ahdihi | sözü ile İsim antlaşma, yükümlülük | ع ه د |
27 | مِنَ mine | -den/-dan Edat arasından, itibaren | — |
28 | ٱللَّهِ allahi | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
29 | فَٱسۡتَبۡشِرُواْ fe-stebşiru | ve deriniz parlasın Fiil sevinmek, müjdelenmek | ب ش ر |
30 | بِبَيۡعِكُمُ bi-bey'ikumu | satışınız ile İsim alışveriş, anlaşma | ب ي ع |
31 | ٱلَّذِي el-lezi | o ki Zamir İsm-i Mevsûl olan | — |
32 | بَايَعۡتُم baya'tum | el sıkıştınız Fiil sözleşmek, biat etmek, satmak | ب ي ع |
33 | بِهِۦ bi-hi | onunla Zamir ona, onun vasıtasıyla | — |
34 | وَذَٰلِكَ ve-zalike | ve şu Zamir İşaret Zamiri o, bu | — |
35 | هُوَ huve | o Zamir kendisi | — |
36 | ٱلۡفَوۡزُ el-fevzu | kurtuluş İsim başarı, zafer | ف و ز |
37 | ٱلۡعَظِيمُ el-azimu | iri Sıfat büyük, yüce | ع ظ م |
1
إِنَّ
inne
şüphesiz
gerçekten, muhakkak ki
4
مِنَ
mine
-den/-dan
arasından, itibaren
5
ٱلۡمُؤۡمِنِينَ
el-mu'minine
6
أَنفُسَهُمۡ
enfusehum
7
وَأَمۡوَٰلَهُم
ve-emvalehum
8
بِأَنَّ
bi-enne
olduğu için
olduğu için, gerçekten
9
لَهُمُ
lehumu
onlar için
ait, göre
10
ٱلۡجَنَّةَ
el-cennete
11
يُقَٰتِلُونَ
yukatilune
12
فِي
fi
içinde
-de/-da, hakkında
15
فَيَقۡتُلُونَ
fe-yaktulune
16
وَيُقۡتَلُونَ
ve-yuktelune
18
عَلَيۡهِ
aleyhi
onun üzerine
karşı, hakkında
20
فِي
fi
içinde
-de/-da, hakkında
21
ٱلتَّوۡرَىٰةِ
et-tevrati
22
وَٱلۡإِنجِيلِ
ve'l-incili
ve müjdenin
iyi haber, İncil
23
وَٱلۡقُرۡءَانِ
ve-el-kur'ani
24
وَمَنۡ
ve-men
ve kim
kim ki, her kim
26
بِعَهۡدِهِۦ
bi-ahdihi
27
مِنَ
mine
-den/-dan
arasından, itibaren
29
فَٱسۡتَبۡشِرُواْ
fe-stebşiru
30
بِبَيۡعِكُمُ
bi-bey'ikumu
31
ٱلَّذِي
el-lezi
o ki
olan
32
بَايَعۡتُم
baya'tum
33
بِهِۦ
bi-hi
onunla
ona, onun vasıtasıyla
34
وَذَٰلِكَ
ve-zalike
ve şu
o, bu
35
هُوَ
huve
o
kendisi
37
ٱلۡعَظِيمُ
el-azimu