Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

و ع د

v-c-d — Kök Analizi

و ع د

151

Kullanım

10

Lemma

55

Türev

73

Anlam

10 lemma, 55 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

وَعۡدَ

Lemma

va'de

sözünü, söz, vaat, tehdit

İsim
17

ٱلۡوَعۡدُ

el-va'du

söz, söz, vaat, tehdit

İsim
7

وَعۡدُ

va'du

söz, söz, vaat, tehdit

İsim
7

وَعۡدًا

va'den

sözü, söz, vaat, tehdit

İsim
5

Örnek Ayetler (5)

Tevbe 9:111

·

Kuran-ı Kerim

۞إِنَّ ٱللَّهَ ٱشۡتَرَىٰ مِنَ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ أَنفُسَهُمۡ وَأَمۡوَٰلَهُم بِأَنَّ لَهُمُ ٱلۡجَنَّةَۚ يُقَٰتِلُونَ فِي سَبِيلِ ٱللَّهِ فَيَقۡتُلُونَ وَيُقۡتَلُونَۖ وَعۡدًا عَلَيۡهِ حَقّٗا فِي ٱلتَّوۡرَىٰةِ وَٱلۡإِنجِيلِ وَٱلۡقُرۡءَانِۚ وَمَنۡ أَوۡفَىٰ بِعَهۡدِهِۦ مِنَ ٱللَّهِۚ فَٱسۡتَبۡشِرُواْ بِبَيۡعِكُمُ ٱلَّذِي بَايَعۡتُم بِهِۦۚ وَذَٰلِكَ هُوَ ٱلۡفَوۡزُ ٱلۡعَظِيمُ

Şüphesiz Allah, bahçe onlarındır karşılığında inananlardan onların nefslerini ve onların mallarını satın aldı. Allah'ın yolunun içinde savaşırlar, bunun üzerine katlederler ve katledilirler; Tevrat'ın, İncil'in ve Kuran'ın içinde O'nun üzerinde gerçek bir söz olarak. Ve kim onun sözleşmesine Allah'tan daha vefalıdır? Bunun üzerine onunla alışveriş yaptığınız sizin alışverişinize sevinin. Ve işte bu büyük kurtuluştur.

Nahl 16:38

·

Kuran-ı Kerim

وَأَقۡسَمُواْ بِٱللَّهِ جَهۡدَ أَيۡمَٰنِهِمۡ لَا يَبۡعَثُ ٱللَّهُ مَن يَمُوتُۚ بَلَىٰ وَعۡدًا عَلَيۡهِ حَقّٗا وَلَٰكِنَّ أَكۡثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَعۡلَمُونَ

Ve yeminlerinin bütün gücüyle Allah'a yemin ettiler: 'Allah ölen kimseyi diriltmez.' Hayır; O'nun üzerinde gerçek bir sözdür, fakat insanların çoğu bilmezler.

Taha 20:86

·

Kuran-ı Kerim

فَرَجَعَ مُوسَىٰٓ إِلَىٰ قَوۡمِهِۦ غَضۡبَٰنَ أَسِفٗاۚ قَالَ يَٰقَوۡمِ أَلَمۡ يَعِدۡكُمۡ رَبُّكُمۡ وَعۡدًا حَسَنًاۚ أَفَطَالَ عَلَيۡكُمُ ٱلۡعَهۡدُ أَمۡ أَرَدتُّمۡ أَن يَحِلَّ عَلَيۡكُمۡ غَضَبٞ مِّن رَّبِّكُمۡ فَأَخۡلَفۡتُم مَّوۡعِدِي

Bunun üzerine Musa öfkeli, üzgün olarak kavmine döndü. Dedi ki: 'Ey kavmim, Rabbiniz size güzel bir söz vermedi mi? Sözleşme size uzun mu geldi, yoksa Rabbinizden üzerinize bir öfke inmesini mi istediniz de bana verdiğiniz sözden caydınız?'

Enbiya 21:104

·

Kuran-ı Kerim

يَوۡمَ نَطۡوِي ٱلسَّمَآءَ كَطَيِّ ٱلسِّجِلِّ لِلۡكُتُبِۚ كَمَا بَدَأۡنَآ أَوَّلَ خَلۡقٖ نُّعِيدُهُۥۚ وَعۡدًا عَلَيۡنَآۚ إِنَّا كُنَّا فَٰعِلِينَ

O gün yazıcının kitapları dürmesi gibi göğü düreriz. İlk yaratılışa başladığımız gibi onu döndürürüz. Üzerimize bir söz olarak; şüphesiz Biz yapanlardık.

Kasas 28:61

·

Kuran-ı Kerim

أَفَمَن وَعَدۡنَٰهُ وَعۡدًا حَسَنٗا فَهُوَ لَٰقِيهِ كَمَن مَّتَّعۡنَٰهُ مَتَٰعَ ٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَا ثُمَّ هُوَ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِ مِنَ ٱلۡمُحۡضَرِينَ

Kendisine güzel bir söz verdiğimiz ve ona kavuşan kimse, dünya hayatının geçimliğiyle geçindirdiğimiz, sonra kalkış gününde hazır bulundurulanlardan olan kimse gibi midir?

وَعۡدَهُۥ

va'dehu

sözünü, söz, vaat, tehdit, sözleşme

İsim
3

وَعۡدٗا

va'den

söz, söz, vaat, tehdit

İsim
2

وَعۡدُهُۥ

va'duhu

onun sözü, söz, vaat, tehdit

İsim
2

وَعۡدٌ

va'dun

söz, söz, vaat, tehdit

İsim
1

وَعۡدَكَ

va'deke

sözünü, söz, vaat, tehdit

İsim
1

ٱلۡوَعۡدَ

el-va'de

sözü, söz, vaat, tehdit

İsim
1

ٱلۡوَعۡدِ

el-va'di

sözün, söz, vaat, tehdit

İsim
1

وَعۡدَهُۥٓ

va'dehu

sözünü, söz, vaat, tehdit

İsim
1

وَعۡدِهِۦ

ve'dihi

ve onun sözünün, söz, vaat, tehdit

İsim
1

تُوعَدُونَ

Lemma

tu'adune

söz verilirsiniz, söz vermek, vaat etmek, tehdit etmek

Fiil
12

وَعَدَ

ve'ade

söz verdi, söz vermek, vaat etmek, tehdit etmek

Fiil
10

يُوعَدُونَ

yu'adune

söz verilirler, söz vermek, vaat etmek, tehdit etmek

Fiil
10

نَعِدُهُمۡ

na'iduhum

söz veriyoruz, söz vermek, vaat etmek, tehdit etmek

Fiil
4

تَعِدُنَآ

ta'iduna

bize söz veriyorsun, söz vermek, vaat etmek, tehdit etmek

Fiil
4

وُعِدَ

vu'ide

söz verildi, söz vermek, vaat etmek, tehdit etmek

Fiil
3

وَعَدَنَا

va'adena

söz verdi bize, söz vermek, vaat etmek, tehdit etmek

Fiil
3

وَعۡدَ

Lemma

va'desözünü

17

ٱلۡوَعۡدُ

el-va'dusöz

7

وَعۡدُ

va'dusöz

7

وَعۡدًا

va'densözü

5

Örnek Ayetler (5)

Tevbe 9:111

·

Kuran-ı Kerim

۞إِنَّ ٱللَّهَ ٱشۡتَرَىٰ مِنَ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ أَنفُسَهُمۡ وَأَمۡوَٰلَهُم بِأَنَّ لَهُمُ ٱلۡجَنَّةَۚ يُقَٰتِلُونَ فِي سَبِيلِ ٱللَّهِ فَيَقۡتُلُونَ وَيُقۡتَلُونَۖ وَعۡدًا عَلَيۡهِ حَقّٗا فِي ٱلتَّوۡرَىٰةِ وَٱلۡإِنجِيلِ وَٱلۡقُرۡءَانِۚ وَمَنۡ أَوۡفَىٰ بِعَهۡدِهِۦ مِنَ ٱللَّهِۚ فَٱسۡتَبۡشِرُواْ بِبَيۡعِكُمُ ٱلَّذِي بَايَعۡتُم بِهِۦۚ وَذَٰلِكَ هُوَ ٱلۡفَوۡزُ ٱلۡعَظِيمُ

Şüphesiz Allah, bahçe onlarındır karşılığında inananlardan onların nefslerini ve onların mallarını satın aldı. Allah'ın yolunun içinde savaşırlar, bunun üzerine katlederler ve katledilirler; Tevrat'ın, İncil'in ve Kuran'ın içinde O'nun üzerinde gerçek bir söz olarak. Ve kim onun sözleşmesine Allah'tan daha vefalıdır? Bunun üzerine onunla alışveriş yaptığınız sizin alışverişinize sevinin. Ve işte bu büyük kurtuluştur.

Nahl 16:38

·

Kuran-ı Kerim

وَأَقۡسَمُواْ بِٱللَّهِ جَهۡدَ أَيۡمَٰنِهِمۡ لَا يَبۡعَثُ ٱللَّهُ مَن يَمُوتُۚ بَلَىٰ وَعۡدًا عَلَيۡهِ حَقّٗا وَلَٰكِنَّ أَكۡثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَعۡلَمُونَ

Ve yeminlerinin bütün gücüyle Allah'a yemin ettiler: 'Allah ölen kimseyi diriltmez.' Hayır; O'nun üzerinde gerçek bir sözdür, fakat insanların çoğu bilmezler.

Taha 20:86

·

Kuran-ı Kerim

فَرَجَعَ مُوسَىٰٓ إِلَىٰ قَوۡمِهِۦ غَضۡبَٰنَ أَسِفٗاۚ قَالَ يَٰقَوۡمِ أَلَمۡ يَعِدۡكُمۡ رَبُّكُمۡ وَعۡدًا حَسَنًاۚ أَفَطَالَ عَلَيۡكُمُ ٱلۡعَهۡدُ أَمۡ أَرَدتُّمۡ أَن يَحِلَّ عَلَيۡكُمۡ غَضَبٞ مِّن رَّبِّكُمۡ فَأَخۡلَفۡتُم مَّوۡعِدِي

Bunun üzerine Musa öfkeli, üzgün olarak kavmine döndü. Dedi ki: 'Ey kavmim, Rabbiniz size güzel bir söz vermedi mi? Sözleşme size uzun mu geldi, yoksa Rabbinizden üzerinize bir öfke inmesini mi istediniz de bana verdiğiniz sözden caydınız?'

Enbiya 21:104

·

Kuran-ı Kerim

يَوۡمَ نَطۡوِي ٱلسَّمَآءَ كَطَيِّ ٱلسِّجِلِّ لِلۡكُتُبِۚ كَمَا بَدَأۡنَآ أَوَّلَ خَلۡقٖ نُّعِيدُهُۥۚ وَعۡدًا عَلَيۡنَآۚ إِنَّا كُنَّا فَٰعِلِينَ

O gün yazıcının kitapları dürmesi gibi göğü düreriz. İlk yaratılışa başladığımız gibi onu döndürürüz. Üzerimize bir söz olarak; şüphesiz Biz yapanlardık.

Kasas 28:61

·

Kuran-ı Kerim

أَفَمَن وَعَدۡنَٰهُ وَعۡدًا حَسَنٗا فَهُوَ لَٰقِيهِ كَمَن مَّتَّعۡنَٰهُ مَتَٰعَ ٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَا ثُمَّ هُوَ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِ مِنَ ٱلۡمُحۡضَرِينَ

Kendisine güzel bir söz verdiğimiz ve ona kavuşan kimse, dünya hayatının geçimliğiyle geçindirdiğimiz, sonra kalkış gününde hazır bulundurulanlardan olan kimse gibi midir?

وَعۡدَهُۥ

va'dehusözünü

3

وَعۡدٗا

va'densöz

2

وَعۡدُهُۥ

va'duhuonun sözü

2

وَعۡدٌ

va'dunsöz

1

وَعۡدَكَ

va'dekesözünü

1

ٱلۡوَعۡدَ

el-va'desözü

1

ٱلۡوَعۡدِ

el-va'disözün

1

وَعۡدَهُۥٓ

va'dehusözünü

1

وَعۡدِهِۦ

ve'dihive onun sözünün

1

تُوعَدُونَ

Lemma

tu'adunesöz verilirsiniz

12

وَعَدَ

ve'adesöz verdi

10

يُوعَدُونَ

yu'adunesöz verilirler

10

نَعِدُهُمۡ

na'iduhumsöz veriyoruz

4

تَعِدُنَآ

ta'idunabize söz veriyorsun

4

وُعِدَ

vu'idesöz verildi

3

وَعَدَنَا

va'adenasöz verdi bize

3