Kelime Analizi
(78)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | وَقُل ve-kul | ve söyle Fiil konuşmak, demek | ق و ل |
2 | لِّلۡمُؤۡمِنَٰتِ li-el-mu'minati | güvenen kadınlar için İsim İsm-i Fâil emniyette olan, inanan | أ م ن |
3 | يَغۡضُضۡنَ yağdudne | indirirler Fiil kısmak, çevirmek | غ ض ض |
4 | مِنۡ min | -den/-dan Edat arasından, itibaren | — |
5 | أَبۡصَٰرِهِنَّ ebsarihinne | gözlerinden İsim görme yetisi, basiret | ب ص ر |
6 | وَيَحۡفَظۡنَ ve-yahfazne | ve korurlar Fiil saklamak, gözetmek | ح ف ظ |
7 | فُرُوجَهُنَّ furucehunne | yarıklarını İsim Harf (Edât) açıklık, mahrem yer | ف ر ج |
8 | وَلَا ve-la | ve hayır Bağlaç değil, yok | — |
9 | يُبۡدِينَ yubdine | açığa çıkarırlar Fiil göstermek, belirtmek | ب د و |
10 | زِينَتَهُنَّ zînetehunne | süslerini İsim Harf (Edât) bezeme, güzellik | ز ي ن |
11 | إِلَّا illa | hariç İlgeç/Harf Harf (Edât) ancak | — |
12 | مَا ma | şey Zamir İsm-i Mevsûl ne, değil | — |
13 | ظَهَرَ zahara | belirdi Fiil ortaya çıkmak, üstün gelmek | ظ ه ر |
14 | مِنۡهَا minha | ondan Zamir içinden, bazısı | — |
15 | وَلۡيَضۡرِبۡنَ ve-l-yadribne | ve vursunlar Fiil dövmek, örtmek | ض ر ب |
16 | بِخُمُرِهِنَّ bi-humurihinne | örtüleriyle İsim gizlemek, mayalanmak | خ م ر |
17 | عَلَىٰ ala | üzerine Edat karşı, hakkında | — |
18 | جُيُوبِهِنَّ cuyubihinne | oyuklarının İsim yaka, göğüs yırtmacı | ج ي ب |
19 | وَلَا ve-la | ve hayır Bağlaç değil, yok | — |
20 | يُبۡدِينَ yubdine | açığa çıkarırlar Fiil göstermek, belirtmek | ب د و |
21 | زِينَتَهُنَّ zînetehunne | süslerini İsim Harf (Edât) bezeme, güzellik | ز ي ن |
22 | إِلَّا illa | hariç İlgeç/Harf Harf (Edât) ancak | — |
23 | لِبُعُولَتِهِنَّ li-bu'uletihinne | kocalarına İsim koca, efendi | ب ع ل |
24 | أَوۡ ev | veya Bağlaç yahut | — |
25 | ءَابَآئِهِنَّ aba'ihinne | babalarının İsim ata, cet | أ ب و |
26 | أَوۡ ev | veya Bağlaç yahut | — |
27 | ءَابَآءِ aba'i | babaların İsim ata, ecdat | أ ب و |
28 | بُعُولَتِهِنَّ bu'uletihinne | sahipleri İsim efendi, koca | ب ع ل |
29 | أَوۡ ev | veya Bağlaç yahut | — |
30 | أَبۡنَآئِهِنَّ ebnaihinne | oğullarının İsim oğul, çocuk | ب ن ي |
31 | أَوۡ ev | veya Bağlaç yahut | — |
32 | أَبۡنَآءِ ebnai | oğullarının İsim evlat, bina edilen | ب ن ي |
33 | بُعُولَتِهِنَّ bu'uletihinne | sahipleri İsim efendi, koca | ب ع ل |
34 | أَوۡ ev | veya Bağlaç yahut | — |
35 | إِخۡوَٰنِهِنَّ ihvanihinne | kardeşlerinin İsim dost, yoldaş | أ خ و |
36 | أَوۡ ev | veya Bağlaç yahut | — |
37 | بَنِيٓ beni | oğulları İsim çocuk, bina eden | ب ن ي |
38 | إِخۡوَٰنِهِنَّ ihvanihinne | kardeşlerinin İsim dost, yoldaş | أ خ و |
39 | أَوۡ ev | veya Bağlaç yahut | — |
40 | بَنِيٓ beni | oğulları İsim çocuk, bina eden | ب ن ي |
41 | أَخَوَٰتِهِنَّ ahavatihinne | kız kardeşlerinin İsim yakın dost | أ خ و |
42 | أَوۡ ev | veya Bağlaç yahut | — |
43 | نِسَآئِهِنَّ nisaihinne | kadınlarının İsim hanım | ن س و |
44 | أَوۡ ev | veya Bağlaç yahut | — |
45 | مَا ma | şey Zamir İsm-i Mevsûl ne, değil | — |
46 | مَلَكَتۡ meleket | sahip oldu Fiil elinde tutmak, hükmetmek | م ل ك |
47 | أَيۡمَٰنُهُنَّ eymanuhunne | sağ elleri İsim yeminler, güçler | ي م ن |
48 | أَوِ evi | veya Bağlaç yahut, yoksa | — |
49 | ٱلتَّـٰبِعِينَ et-tabi'ine | izleyenlerin İsim İsm-i Fâil uyan, tabi olan | ت ب ع |
50 | غَيۡرِ ğayri | başka İsim diğer, farklı | غ ي ر |
51 | أُوْلِي uli | sahipleri İsim ehli, mensupları | أ و ل |
52 | ٱلۡإِرۡبَةِ el-irbeti | düğümün İsim ihtiyaç, kurnazlık | أ ر ب |
53 | مِنَ mine | -den/-dan Edat arasından, itibaren | — |
54 | ٱلرِّجَالِ er-ricali | yürüyenlerin İsim yaya, adam, erkek | ر ج ل |
55 | أَوِ evi | veya Bağlaç yahut, yoksa | — |
56 | ٱلطِّفۡلِ et-tifli | bebeğin İsim çocuk, yavru | ط ف ل |
57 | ٱلَّذِينَ el-lezine | o kimseler ki Zamir İsm-i Mevsûl onlar ki, olanlar | — |
58 | لَمۡ lem | -madı İlgeç/Harf Olumsuzluk Edatı -medi, değil | — |
59 | يَظۡهَرُواْ yazheru | belirirler Fiil ortaya çıkmak, üstün gelmek | ظ ه ر |
60 | عَلَىٰ ala | üzerine Edat karşı, hakkında | — |
61 | عَوۡرَٰتِ avrati | açıklıklarına İsim kusur, mahrem yer | ع و ر |
62 | ٱلنِّسَآءِ en-nisai | kadının İsim hanım | ن س و |
63 | وَلَا ve-la | ve hayır Bağlaç değil, yok | — |
64 | يَضۡرِبۡنَ yadribne | vururlar Fiil dövmek, örnek getirmek | ض ر ب |
65 | بِأَرۡجُلِهِنَّ bi-erculihinne | ayaklarıyla İsim yürüyen, adam | ر ج ل |
66 | لِيُعۡلَمَ li-yu'leme | bilinmesi için Fiil işaretlemek, tanımak | ع ل م |
67 | مَا ma | şey Zamir İsm-i Mevsûl ne, değil | — |
68 | يُخۡفِينَ yuhfīne | gizlerler Fiil saklamak, örtmek | خ ف ي |
69 | مِن min | -den/-dan Edat arasından, itibaren | — |
70 | زِينَتِهِنَّ zinetihinne | süslerini İsim bezeme, güzellik | ز ي ن |
71 | وَتُوبُوٓاْ ve-tubu | ve geri dönün Fiil yönelmek, pişman olmak | ت و ب |
72 | إِلَى ila | -e doğru Edat kadar, yönelik | — |
73 | ٱللَّهِ allahi | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
74 | جَمِيعًا cemian | toplanmış olarak İsim Harf (Edât) bütün, hepsi | ج م ع |
75 | أَيُّهَ eyyuhe | ey İsim Harf (Edât) hangi, kim | أ ي ي |
76 | ٱلۡمُؤۡمِنُونَ el-mu'minune | güvenenler İsim İsm-i Fâil emniyette olan, inanan | أ م ن |
77 | لَعَلَّكُمۡ le'allekum | umulur ki Zamir belki, olur ki | — |
78 | تُفۡلِحُونَ tuflihune | yararsınız Fiil toprağı sürmek, kurtuluşa ermek | ف ل ح |
2
لِّلۡمُؤۡمِنَٰتِ
li-el-mu'minati
3
يَغۡضُضۡنَ
yağdudne
4
مِنۡ
min
-den/-dan
arasından, itibaren
5
أَبۡصَٰرِهِنَّ
ebsarihinne
6
وَيَحۡفَظۡنَ
ve-yahfazne
7
فُرُوجَهُنَّ
furucehunne
8
وَلَا
ve-la
ve hayır
değil, yok
10
زِينَتَهُنَّ
zînetehunne
11
إِلَّا
illa
hariç
ancak
12
مَا
ma
şey
ne, değil
14
مِنۡهَا
minha
ondan
içinden, bazısı
15
وَلۡيَضۡرِبۡنَ
ve-l-yadribne
16
بِخُمُرِهِنَّ
bi-humurihinne
17
عَلَىٰ
ala
üzerine
karşı, hakkında
18
جُيُوبِهِنَّ
cuyubihinne
19
وَلَا
ve-la
ve hayır
değil, yok
21
زِينَتَهُنَّ
zînetehunne
22
إِلَّا
illa
hariç
ancak
23
لِبُعُولَتِهِنَّ
li-bu'uletihinne
24
أَوۡ
ev
veya
yahut
25
ءَابَآئِهِنَّ
aba'ihinne
26
أَوۡ
ev
veya
yahut
28
بُعُولَتِهِنَّ
bu'uletihinne
29
أَوۡ
ev
veya
yahut
30
أَبۡنَآئِهِنَّ
ebnaihinne
31
أَوۡ
ev
veya
yahut
32
أَبۡنَآءِ
ebnai
33
بُعُولَتِهِنَّ
bu'uletihinne
34
أَوۡ
ev
veya
yahut
35
إِخۡوَٰنِهِنَّ
ihvanihinne
36
أَوۡ
ev
veya
yahut
38
إِخۡوَٰنِهِنَّ
ihvanihinne
39
أَوۡ
ev
veya
yahut
41
أَخَوَٰتِهِنَّ
ahavatihinne
42
أَوۡ
ev
veya
yahut
43
نِسَآئِهِنَّ
nisaihinne
44
أَوۡ
ev
veya
yahut
45
مَا
ma
şey
ne, değil
47
أَيۡمَٰنُهُنَّ
eymanuhunne
48
أَوِ
evi
veya
yahut, yoksa
49
ٱلتَّـٰبِعِينَ
et-tabi'ine
52
ٱلۡإِرۡبَةِ
el-irbeti
53
مِنَ
mine
-den/-dan
arasından, itibaren
54
ٱلرِّجَالِ
er-ricali
55
أَوِ
evi
veya
yahut, yoksa
57
ٱلَّذِينَ
el-lezine
o kimseler ki
onlar ki, olanlar
58
لَمۡ
lem
-madı
-medi, değil
59
يَظۡهَرُواْ
yazheru
60
عَلَىٰ
ala
üzerine
karşı, hakkında
62
ٱلنِّسَآءِ
en-nisai
63
وَلَا
ve-la
ve hayır
değil, yok
64
يَضۡرِبۡنَ
yadribne
65
بِأَرۡجُلِهِنَّ
bi-erculihinne
66
لِيُعۡلَمَ
li-yu'leme
67
مَا
ma
şey
ne, değil
69
مِن
min
-den/-dan
arasından, itibaren
70
زِينَتِهِنَّ
zinetihinne
71
وَتُوبُوٓاْ
ve-tubu
72
إِلَى
ila
-e doğru
kadar, yönelik
76
ٱلۡمُؤۡمِنُونَ
el-mu'minune
77
لَعَلَّكُمۡ
le'allekum
umulur ki
belki, olur ki
78
تُفۡلِحُونَ
tuflihune