Kelime Analizi
(40)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | ٱلرِّجَالُ er-ricalu | yürüyenler İsim adamlar, erkekler | ر ج ل |
2 | قَوَّـٰمُونَ kavvamune | dik duranlar İsim gözeten, koruyup kollayan | ق و م |
3 | عَلَى ala | üzerine Edat üstüne, karşı | — |
4 | ٱلنِّسَآءِ en-nisai | kadının İsim hanım | ن س و |
5 | بِمَا bi-ma | şey ile Zamir İsm-i Mevsûl şey ile | — |
6 | فَضَّلَ faddale | artırdı Fiil üstün kılmak, tercih etmek | ف ض ل |
7 | ٱللَّهُ allahu | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
8 | بَعۡضَهُمۡ ba'dahum | parçası İsim Harf (Edât) kısım, biraz | ب ع ض |
9 | عَلَىٰ ala | üzerine Edat karşı, hakkında | — |
10 | بَعۡضٖ ba'din | parçasının İsim kısım, bazı | ب ع ض |
11 | وَبِمَآ ve-bima | ve şey ile Bağlaç ne, hangi | — |
12 | أَنفَقُواْ enfeku | tükettiler Fiil harcamak, dağıtmak | ن ف ق |
13 | مِنۡ min | -den/-dan Edat arasından, itibaren | — |
14 | أَمۡوَٰلِهِمۡ emvalihim | malları İsim servet, mülk | م و ل |
15 | فَٱلصَّـٰلِحَٰتُ fe's-salihatu | ve düzeltenler İsim İsm-i Fâil iyi, uygun | ص ل ح |
16 | قَٰنِتَٰتٌ kanitatun | boyun eğenler İsim İsm-i Fâil itaat etmek, saygıyla durmak | ق ن ت |
17 | حَٰفِظَٰتٞ hafizatun | koruyanlar İsim İsm-i Fâil gözeten, saklayan | ح ف ظ |
18 | لِّلۡغَيۡبِ li-el-gaybi | gizli olan için İsim görünmeyen, kayıp | غ ي ب |
19 | بِمَا bi-ma | şey ile Zamir İsm-i Mevsûl şey ile | — |
20 | حَفِظَ hafiza | korudu Fiil gözetmek, ezberlemek | ح ف ظ |
21 | ٱللَّهُ allahu | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
22 | وَٱلَّـٰتِي ve-llati | ve o kadınlar ki Zamir İsm-i Mevsûl ki onlar | — |
23 | تَخَافُونَ tehafune | korkarsınız Fiil endişe etmek, sakınmak | خ و ف |
24 | نُشُوزَهُنَّ nuşuzehunne | yükselmelerini İsim Harf (Edât) diklenmek, itaatsizlik etmek | ن ش ز |
25 | فَعِظُوهُنَّ fe'izūhunne | ve onlara öğüt verin Fiil uyarmak, nasihat etmek | و ع ظ |
26 | وَٱهۡجُرُوهُنَّ ve'hcuruhunne | ve bağını kesin Fiil terk etmek, uzaklaşmak | ه ج ر |
27 | فِي fi | içinde Edat -de/-da, hakkında | — |
28 | ٱلۡمَضَاجِعِ el-medaci'i | yatacak yerlerin İsim yatak, uyuma yeri | ض ج ع |
29 | وَٱضۡرِبُوهُنَّ ve-dribuhunne | ve vurun onları Fiil dövmek, örnek getirmek, sefere çıkmak | ض ر ب |
30 | فَإِنۡ fe-in | öyleyse eğer İlgeç/Harf Harf (Edât) şayet, koşuluyla | — |
31 | أَطَعۡنَكُمۡ eta'nekum | size boyun eğdik Fiil itaat etmek, uymak | ط و ع |
32 | فَلَا fe-la | o halde değil İlgeç/Harf Harf (Edât) hayır, yok | — |
33 | تَبۡغُواْ tebğu | ararsınız Fiil istemek, aşırı gitmek | ب غ ي |
34 | عَلَيۡهِنَّ aleyhinne | onların üzerinde Zamir yukarısında, aleyhinde | — |
35 | سَبِيلًا sebilen | sarkanı İsim Harf (Edât) uzanan, yol | س ب ل |
36 | إِنَّ inne | şüphesiz İlgeç/Harf Harf (Edât) gerçekten, muhakkak ki | — |
37 | ٱللَّهَ allahe | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
38 | كَانَ kane | oldu Fiil bulunmak, gerçekleşmek | ك و ن |
39 | عَلِيّٗا aliyyen | yüksek İsim Harf (Edât) yüce, üstün | ع ل و |
40 | كَبِيرٗا kebiran | büyüğü Sıfat Harf (Edât) yaşlı, yüce | ك ب ر |
1
ٱلرِّجَالُ
er-ricalu
2
قَوَّـٰمُونَ
kavvamune
3
عَلَى
ala
üzerine
üstüne, karşı
4
ٱلنِّسَآءِ
en-nisai
5
بِمَا
bi-ma
şey ile
şey ile
8
بَعۡضَهُمۡ
ba'dahum
9
عَلَىٰ
ala
üzerine
karşı, hakkında
11
وَبِمَآ
ve-bima
ve şey ile
ne, hangi
12
أَنفَقُواْ
enfeku
13
مِنۡ
min
-den/-dan
arasından, itibaren
14
أَمۡوَٰلِهِمۡ
emvalihim
15
فَٱلصَّـٰلِحَٰتُ
fe's-salihatu
16
قَٰنِتَٰتٌ
kanitatun
17
حَٰفِظَٰتٞ
hafizatun
18
لِّلۡغَيۡبِ
li-el-gaybi
19
بِمَا
bi-ma
şey ile
şey ile
22
وَٱلَّـٰتِي
ve-llati
ve o kadınlar ki
ki onlar
23
تَخَافُونَ
tehafune
24
نُشُوزَهُنَّ
nuşuzehunne
25
فَعِظُوهُنَّ
fe'izūhunne
26
وَٱهۡجُرُوهُنَّ
ve'hcuruhunne
27
فِي
fi
içinde
-de/-da, hakkında
28
ٱلۡمَضَاجِعِ
el-medaci'i
29
وَٱضۡرِبُوهُنَّ
ve-dribuhunne
30
فَإِنۡ
fe-in
öyleyse eğer
şayet, koşuluyla
31
أَطَعۡنَكُمۡ
eta'nekum
32
فَلَا
fe-la
o halde değil
hayır, yok
34
عَلَيۡهِنَّ
aleyhinne
onların üzerinde
yukarısında, aleyhinde
36
إِنَّ
inne
şüphesiz
gerçekten, muhakkak ki