Kuran-ı Kerim • İbrahim 14:22

22. Ayet Detayı

Ve iş hükme bağlandığında şeytan dedi: 'Şüphesiz Allah size gerçek sözü söz verdi ve ben size söz verdim de size sözümden döndüm; ve sizi çağırmam ve bana cevap vermeniz hariç, sizin üzerinizde hiçbir yetkim yoktu. O halde beni kınamayın ve nefslerinizi kınayın; ben sizin feryadınıza yetişen değilim ve siz benim feryadıma yetişenler değilsiniz. Şüphesiz ben önceden beni ortak koşmanızı örttüm.' Şüphesiz zalimler, onlar için acı verici azap vardır.

Kelime Analizi

(44)

#

Kelime

Anlam

Kök

1

ve söyledi

Fiil

demek, konuşmak

ق و ل

2

uzaklaşan

Özel İsim

muhalif, şeytan

ش ط ن

3

-dığında

Zarf
Zaman Zarfı

henüz değil, zaman

4

hükmedildi

Fiil

karar vermek, tamamlamak

ق ض ي

5

buyruk

İsim

iş, durum

أ م ر

6

şüphesiz

İlgeç/Harf
Harf (Edât)

gerçekten, muhakkak ki

7

Allah

Özel İsim

İlah, Tanrı

أ ل ه

8

size söz verdi

Fiil

söz vermek, vaat etmek, tehdit etmek

و ع د

9

sözünü

İsim
Harf (Edât)

vaat, tehdit

و ع د

10

sabit olanın

İsim

gerçek, hak

ح ق ق

11

ve söz verdim size

Fiil

vaat etmek, tehdit etmek

و ع د

12

ve arkada bıraktım

Fiil

sözünden dönmek, yerine geçmek

خ ل ف

13

ve şey

İlgeç/Harf
Harf (Edât)

ve ne, ve değil

14

oldu

Fiil

bulunmak, gerçekleşmek

ك و ن

15

benim için

Zamir

ait, sahip

16

üzerinize

Zamir

karşı, hakkında

17

-den/-dan

Edat

arasından, itibaren

18

gücün

İsim

yetki, delil

س ل ط

19

hariç

İlgeç/Harf
Harf (Edât)

ancak

20

-mek/-mak

Bağlaç
Şart Bağlacı

olduğunu, diye

21

çağırdım sizi

Fiil

seslenmek, dua etmek

د ع و

22

böylece delinmesini istediniz

Fiil

karşılık vermek, kabul etmek

ج و ب

23

benim için

Zamir

ait, göre

24

o halde değil

İlgeç/Harf
Harf (Edât)

hayır, yok

25

kınıyorsunuz

Fiil

ayıplamak, suçlamak

ل و م

26

ve kınayın

Fiil

ayıplamak, suçlamak

ل و م

27

nefeslerinizi

İsim
Harf (Edât)

can, kendilik

ن ف س

28

şey

Zamir
İsm-i Mevsûl

ne, değil

29

ben

Zamir

30

sizin feryadınıza yetişen

İsim
İsm-i Fâil

kurtarıcı, yardım eden

ص ر خ

31

ve ne

Zamir
İsm-i Mevsûl

şey, değil

32

siz

Zamir

33

ile feryadıma koşanlar

İsim
İsm-i Fâil

yardıma koşan, kurtarıcı

ص ر خ

34

şüphesiz ben

Zamir

gerçekten ben

35

örttüm

Fiil

gizlemek, inkar etmek

ك ف ر

36

şey ile

Zamir
İsm-i Mevsûl

ne, olduğu

37

ortak yaptınız beni

Fiil

paylaşmak, şirk koşmak

ش ر ك

38

-den/-dan

Edat

arasından, itibaren

39

önce

İsim

karşı, huzur

ق ب ل

40

şüphesiz

İlgeç/Harf
Harf (Edât)

gerçekten, muhakkak ki

41

karanlıkta bırakanlar

İsim
İsm-i Fâil

haksızlık eden, zulmeden

ظ ل م

42

onlar için

Zamir

ait, sahip

43

engelleme

İsim

alıkoyma, azap

ع ذ ب

44

acı veren

Sıfat

elem verici, şiddetli

أ ل م

ve söyledi

demek, konuşmak

uzaklaşan

muhalif, şeytan

Özel İsim
ش ط ن

-dığında

henüz değil, zaman

Zarf

hükmedildi

karar vermek, tamamlamak

buyruk

iş, durum

şüphesiz

gerçekten, muhakkak ki

İlgeç/Harf

Allah

İlah, Tanrı

Özel İsim
أ ل ه

size söz verdi

söz vermek, vaat etmek

sözünü

vaat, tehdit

sabit olanın

gerçek, hak

ve söz verdim size

vaat etmek, tehdit etmek

ve arkada bıraktım

sözünden dönmek, yerine geçmek

13

ve şey

ve ne, ve değil

İlgeç/Harf

oldu

bulunmak, gerçekleşmek

15

benim için

ait, sahip

Zamir

üzerinize

karşı, hakkında

Zamir

-den/-dan

arasından, itibaren

Edat

gücün

yetki, delil

hariç

ancak

İlgeç/Harf

20

-mek/-mak

olduğunu, diye

Bağlaç

çağırdım sizi

seslenmek, dua etmek

böylece delinmesini istediniz

karşılık vermek, kabul etmek

23

benim için

ait, göre

Zamir

24

o halde değil

hayır, yok

İlgeç/Harf

kınıyorsunuz

ayıplamak, suçlamak

ve kınayın

ayıplamak, suçlamak

nefeslerinizi

can, kendilik

şey

ne, değil

Zamir

ben

Zamir

sizin feryadınıza yetişen

kurtarıcı, yardım eden

ve ne

şey, değil

Zamir

siz

Zamir

ile feryadıma koşanlar

yardıma koşan, kurtarıcı

şüphesiz ben

gerçekten ben

Zamir

örttüm

gizlemek, inkar etmek

şey ile

ne, olduğu

Zamir

ortak yaptınız beni

paylaşmak, şirk koşmak

38

-den/-dan

arasından, itibaren

Edat

önce

karşı, huzur

şüphesiz

gerçekten, muhakkak ki

İlgeç/Harf

karanlıkta bırakanlar

haksızlık eden, zulmeden

onlar için

ait, sahip

Zamir

engelleme

alıkoyma, azap

acı veren

elem verici, şiddetli

Sıfat
أ ل م