Kelime Analizi
(44)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | وَقَالَ ve-kale | ve söyledi Fiil demek, konuşmak | ق و ل |
2 | ٱلشَّيۡطَٰنُ eş-şeytanu | uzaklaşan Özel İsim muhalif, şeytan | ش ط ن |
3 | لَمَّا lemma | -dığında Zarf Zaman Zarfı henüz değil, zaman | — |
4 | قُضِيَ kudiye | hükmedildi Fiil karar vermek, tamamlamak | ق ض ي |
5 | ٱلۡأَمۡرُ el-emru | buyruk İsim iş, durum | أ م ر |
6 | إِنَّ inne | şüphesiz İlgeç/Harf Harf (Edât) gerçekten, muhakkak ki | — |
7 | ٱللَّهَ allahe | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
8 | وَعَدَكُمۡ va'adekum | size söz verdi Fiil söz vermek, vaat etmek, tehdit etmek | و ع د |
9 | وَعۡدَ va'de | sözünü İsim Harf (Edât) vaat, tehdit | و ع د |
10 | ٱلۡحَقِّ el-hakki | sabit olanın İsim gerçek, hak | ح ق ق |
11 | وَوَعَدتُّكُمۡ ve-va'adtukum | ve söz verdim size Fiil vaat etmek, tehdit etmek | و ع د |
12 | فَأَخۡلَفۡتُكُمۡ fe-ahleftukum | ve arkada bıraktım Fiil sözünden dönmek, yerine geçmek | خ ل ف |
13 | وَمَا ve-ma | ve şey İlgeç/Harf Harf (Edât) ve ne, ve değil | — |
14 | كَانَ kane | oldu Fiil bulunmak, gerçekleşmek | ك و ن |
15 | لِيَ liye | benim için Zamir ait, sahip | — |
16 | عَلَيۡكُم aleykum | üzerinize Zamir karşı, hakkında | — |
17 | مِّن min | -den/-dan Edat arasından, itibaren | — |
18 | سُلۡطَٰنٍ sultanin | gücün İsim yetki, delil | س ل ط |
19 | إِلَّآ illa | hariç İlgeç/Harf Harf (Edât) ancak | — |
20 | أَن en | -mek/-mak Bağlaç Şart Bağlacı olduğunu, diye | — |
21 | دَعَوۡتُكُمۡ de'avtukum | çağırdım sizi Fiil seslenmek, dua etmek | د ع و |
22 | فَٱسۡتَجَبۡتُمۡ fe-stecebtum | böylece delinmesini istediniz Fiil karşılık vermek, kabul etmek | ج و ب |
23 | لِي li | benim için Zamir ait, göre | — |
24 | فَلَا fe-la | o halde değil İlgeç/Harf Harf (Edât) hayır, yok | — |
25 | تَلُومُونِي telumuni | kınıyorsunuz Fiil ayıplamak, suçlamak | ل و م |
26 | وَلُومُوٓاْ ve-lumu | ve kınayın Fiil ayıplamak, suçlamak | ل و م |
27 | أَنفُسَكُم enfusekum | nefeslerinizi İsim Harf (Edât) can, kendilik | ن ف س |
28 | مَّآ ma | şey Zamir İsm-i Mevsûl ne, değil | — |
29 | أَنَا۠ ene | ben Zamir | — |
30 | بِمُصۡرِخِكُمۡ bi-musrihikum | sizin feryadınıza yetişen İsim İsm-i Fâil kurtarıcı, yardım eden | ص ر خ |
31 | وَمَآ ve-ma | ve ne Zamir İsm-i Mevsûl şey, değil | — |
32 | أَنتُم entum | siz Zamir | — |
33 | بِمُصۡرِخِيَّ bi-musrihiyye | ile feryadıma koşanlar İsim İsm-i Fâil yardıma koşan, kurtarıcı | ص ر خ |
34 | إِنِّي inni | şüphesiz ben Zamir gerçekten ben | — |
35 | كَفَرۡتُ kefertu | örttüm Fiil gizlemek, inkar etmek | ك ف ر |
36 | بِمَآ bi-ma | şey ile Zamir İsm-i Mevsûl ne, olduğu | — |
37 | أَشۡرَكۡتُمُونِ eşraktumuni | ortak yaptınız beni Fiil paylaşmak, şirk koşmak | ش ر ك |
38 | مِن min | -den/-dan Edat arasından, itibaren | — |
39 | قَبۡلُ kablu | önce İsim karşı, huzur | ق ب ل |
40 | إِنَّ inne | şüphesiz İlgeç/Harf Harf (Edât) gerçekten, muhakkak ki | — |
41 | ٱلظَّـٰلِمِينَ el-zalimine | karanlıkta bırakanlar İsim İsm-i Fâil haksızlık eden, zulmeden | ظ ل م |
42 | لَهُمۡ lehum | onlar için Zamir ait, sahip | — |
43 | عَذَابٌ azabun | engelleme İsim alıkoyma, azap | ع ذ ب |
44 | أَلِيمٞ elimun | acı veren Sıfat elem verici, şiddetli | أ ل م |
2
ٱلشَّيۡطَٰنُ
eş-şeytanu
3
لَمَّا
lemma
-dığında
henüz değil, zaman
6
إِنَّ
inne
şüphesiz
gerçekten, muhakkak ki
8
وَعَدَكُمۡ
va'adekum
11
وَوَعَدتُّكُمۡ
ve-va'adtukum
12
فَأَخۡلَفۡتُكُمۡ
fe-ahleftukum
13
وَمَا
ve-ma
ve şey
ve ne, ve değil
15
لِيَ
liye
benim için
ait, sahip
16
عَلَيۡكُم
aleykum
üzerinize
karşı, hakkında
17
مِّن
min
-den/-dan
arasından, itibaren
19
إِلَّآ
illa
hariç
ancak
20
أَن
en
-mek/-mak
olduğunu, diye
21
دَعَوۡتُكُمۡ
de'avtukum
22
فَٱسۡتَجَبۡتُمۡ
fe-stecebtum
23
لِي
li
benim için
ait, göre
24
فَلَا
fe-la
o halde değil
hayır, yok
25
تَلُومُونِي
telumuni
26
وَلُومُوٓاْ
ve-lumu
27
أَنفُسَكُم
enfusekum
28
مَّآ
ma
şey
ne, değil
29
أَنَا۠
ene
ben
30
بِمُصۡرِخِكُمۡ
bi-musrihikum
31
وَمَآ
ve-ma
ve ne
şey, değil
32
أَنتُم
entum
siz
33
بِمُصۡرِخِيَّ
bi-musrihiyye
34
إِنِّي
inni
şüphesiz ben
gerçekten ben
36
بِمَآ
bi-ma
şey ile
ne, olduğu
37
أَشۡرَكۡتُمُونِ
eşraktumuni
38
مِن
min
-den/-dan
arasından, itibaren
40
إِنَّ
inne
şüphesiz
gerçekten, muhakkak ki
41
ٱلظَّـٰلِمِينَ
el-zalimine
42
لَهُمۡ
lehum
onlar için
ait, sahip