Kelime Analizi
(74)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | وَٱتَّبَعُواْ ve'ttebe'u | ve izlediler Fiil peşinden gitmek, uymak | ت ب ع |
2 | مَا ma | şey Zamir İsm-i Mevsûl ne, değil | — |
3 | تَتۡلُواْ tetlu | peşinden gidersiniz Fiil izlemek, okumak | ت ل و |
4 | ٱلشَّيَٰطِينُ eş-şeyatinu | şeytanlar Özel İsim şeytan, muhalif | ش ط ن |
5 | عَلَىٰ ala | üzerine Edat karşı, hakkında | — |
6 | مُلۡكِ mulki | sahip olmanın İsim mülk, hükümranlık, krallık | م ل ك |
7 | سُلَيۡمَٰنَ suleymane | Süleyman Özel İsim bütünlük, barış | س ل م |
8 | وَمَا ve-ma | ve şey İlgeç/Harf Harf (Edât) ve ne, ve değil | — |
9 | كَفَرَ kefere | örttü Fiil gizlemek, inkar etmek | ك ف ر |
10 | سُلَيۡمَٰنُ suleymanu | Süleyman Özel İsim barışçıl, esenlik sahibi | س ل م |
11 | وَلَٰكِنَّ ve-lakinne | ve lakin İlgeç/Harf Harf (Edât) fakat, ancak | — |
12 | ٱلشَّيَٰطِينَ eş-şeyatine | uzaklaşanları Özel İsim muhalif, şeytan | ش ط ن |
13 | كَفَرُواْ keferu | örttüler Fiil gizlemek, inkar etmek | ك ف ر |
14 | يُعَلِّمُونَ yu'allimune | öğretirler Fiil bildirmek, eğitmek | ع ل م |
15 | ٱلنَّاسَ el-nase | insanlar İsim Harf (Edât) topluluk, halk | أ ن س |
16 | ٱلسِّحۡرَ es-sihra | göz boyamayı İsim Harf (Edât) büyü, aldatma | س ح ر |
17 | وَمَآ ve-ma | ve ne Zamir İsm-i Mevsûl şey, değil | — |
18 | أُنزِلَ unzile | indirildi Fiil konaklamak, düşmek | ن ز ل |
19 | عَلَى ala | üzerine Edat üstüne, karşı | — |
20 | ٱلۡمَلَكَيۡنِ el-melekeyni | iki elçiyi İsim melek, güç sahibi | م ل ك |
21 | بِبَابِلَ bi-babile | Babil'de Özel İsim karışıklık | — |
22 | هَٰرُوتَ harute | Harut'a Özel İsim yırtmak, genişletmek | — |
23 | وَمَٰرُوتَ ve-marute | ve Marut'a Özel İsim Babil'deki melek | — |
24 | وَمَا ve-ma | ve şey İlgeç/Harf Harf (Edât) ve ne, ve değil | — |
25 | يُعَلِّمَانِ yu'allimani | öğretiyorlar Fiil bildirmek, işaretlemek | ع ل م |
26 | مِنۡ min | -den/-dan Edat arasından, itibaren | — |
27 | أَحَدٍ ehadin | birin İsim tek, kimse | أ ح د |
28 | حَتَّىٰ hatta | kadar Edat ta ki, sonunda | — |
29 | يَقُولَآ yekula | söylerler Fiil demek, konuşmak | ق و ل |
30 | إِنَّمَا innema | ancak İlgeç/Harf Harf (Edât) sadece, yalnızca | — |
31 | نَحۡنُ nahnu | biz Zamir kendimiz | — |
32 | فِتۡنَةٞ fitnetun | ateşte eritme İsim sınamak, baskı, kargaşa | ف ت ن |
33 | فَلَا fe-la | o halde değil İlgeç/Harf Harf (Edât) hayır, yok | — |
34 | تَكۡفُرۡ tekfur | örtersin Fiil gizlemek, inkar etmek | ك ف ر |
35 | فَيَتَعَلَّمُونَ fe-yete'allemune | ve işaretlerler Fiil bilmek, öğrenmek | ع ل م |
36 | مِنۡهُمَا min-huma | o ikisinden Zamir içinden | — |
37 | مَا ma | şey Zamir İsm-i Mevsûl ne, değil | — |
38 | يُفَرِّقُونَ yuferrikune | ayırırlar Fiil bölmek, fark etmek | ف ر ق |
39 | بِهِۦ bi-hi | onunla Zamir ona, onun vasıtasıyla | — |
40 | بَيۡنَ beyne | arasına İsim Harf (Edât) mesafe, ayrım | ب ي ن |
41 | ٱلۡمَرۡءِ el-mer'i | adamın İsim kişi, insan | م ر أ |
42 | وَزَوۡجِهِۦ ve-zevcihi | ve çiftinin İsim eş, tür | ز و ج |
43 | وَمَا ve-ma | ve şey İlgeç/Harf Harf (Edât) ve ne, ve değil | — |
44 | هُم hum | onlar Zamir kendileri | — |
45 | بِضَآرِّينَ bi-darrine | zarar verenler İsim İsm-i Fâil sıkıntı veren, ziyan veren | ض ر ر |
46 | بِهِۦ bi-hi | onunla Zamir ona, onun vasıtasıyla | — |
47 | مِنۡ min | -den/-dan Edat arasından, itibaren | — |
48 | أَحَدٍ ehadin | birin İsim tek, kimse | أ ح د |
49 | إِلَّا illa | hariç İlgeç/Harf Harf (Edât) ancak | — |
50 | بِإِذۡنِ bi-izni | kulak vermesiyle İsim izin, müsaade | أ ذ ن |
51 | ٱللَّهِ allahi | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
52 | وَيَتَعَلَّمُونَ ve-yete'allemune | ve öğrenirler Fiil bilgi edinmek | ع ل م |
53 | مَا ma | şey Zamir İsm-i Mevsûl ne, değil | — |
54 | يَضُرُّهُمۡ yedurruhum | onlara zarar verir Fiil sıkıntı vermek, zarar vermek | ض ر ر |
55 | وَلَا ve-la | ve hayır Bağlaç değil, yok | — |
56 | يَنفَعُهُمۡ yenfeuhum | fayda verir onlara Fiil yarar sağlamak, işe yaramak | ن ف ع |
57 | وَلَقَدۡ ve-lekad | ve andolsun ki Bağlaç gerçekten de | — |
58 | عَلِمُواْ alimu | işaretlediler Fiil bilmek, anlamak | ع ل م |
59 | لَمَنِ le-meni | elbette kim İsim Harf (Edât) olan kişi, her kim | — |
60 | ٱشۡتَرَىٰهُ işterahu | onu satın aldı Fiil satmak, değiş tokuş yapmak | ش ر ي |
61 | مَا ma | şey Zamir İsm-i Mevsûl ne, değil | — |
62 | لَهُۥ le-hu | onun için Zamir ona, onun | — |
63 | فِي fi | içinde Edat -de/-da, hakkında | — |
64 | ٱلۡأٓخِرَةِ el-ahireti | sonraki İsim son, ahiret | أ خ ر |
65 | مِنۡ min | -den/-dan Edat arasından, itibaren | — |
66 | خَلَٰقٖ halakin | pay İsim nasip, yaratılış | خ ل ق |
67 | وَلَبِئۡسَ ve-le-bi'se | ve elbette kötü oldu Fiil zorlu olmak, çetin olmak | ب أ س |
68 | مَا ma | şey Zamir İsm-i Mevsûl ne, değil | — |
69 | شَرَوۡاْ şerav | sattılar Fiil satın almak, değiş tokuş yapmak | ش ر ي |
70 | بِهِۦٓ bihi | onunla Zamir vasıtasıyla, içinde | — |
71 | أَنفُسَهُمۡ enfusehum | onların nefeslerini İsim Harf (Edât) can, kendi | ن ف س |
72 | لَوۡ lev | eğer Bağlaç Şart Bağlacı şayet, keşke | — |
73 | كَانُواْ kanu | oldular Fiil bulunmak, var olmak | ك و ن |
74 | يَعۡلَمُونَ ya'lemune | bilirler Fiil tanımak, farkında olmak | ع ل م |
1
وَٱتَّبَعُواْ
ve'ttebe'u
2
مَا
ma
şey
ne, değil
4
ٱلشَّيَٰطِينُ
eş-şeyatinu
5
عَلَىٰ
ala
üzerine
karşı, hakkında
7
سُلَيۡمَٰنَ
suleymane
8
وَمَا
ve-ma
ve şey
ve ne, ve değil
10
سُلَيۡمَٰنُ
suleymanu
11
وَلَٰكِنَّ
ve-lakinne
ve lakin
fakat, ancak
12
ٱلشَّيَٰطِينَ
eş-şeyatine
14
يُعَلِّمُونَ
yu'allimune
17
وَمَآ
ve-ma
ve ne
şey, değil
19
عَلَى
ala
üzerine
üstüne, karşı
20
ٱلۡمَلَكَيۡنِ
el-melekeyni
21
بِبَابِلَ
bi-babile
Babil'de
karışıklık
22
هَٰرُوتَ
harute
Harut'a
yırtmak, genişletmek
23
وَمَٰرُوتَ
ve-marute
ve Marut'a
Babil'deki melek
24
وَمَا
ve-ma
ve şey
ve ne, ve değil
25
يُعَلِّمَانِ
yu'allimani
26
مِنۡ
min
-den/-dan
arasından, itibaren
28
حَتَّىٰ
hatta
kadar
ta ki, sonunda
30
إِنَّمَا
innema
ancak
sadece, yalnızca
31
نَحۡنُ
nahnu
biz
kendimiz
33
فَلَا
fe-la
o halde değil
hayır, yok
35
فَيَتَعَلَّمُونَ
fe-yete'allemune
36
مِنۡهُمَا
min-huma
o ikisinden
içinden
37
مَا
ma
şey
ne, değil
38
يُفَرِّقُونَ
yuferrikune
39
بِهِۦ
bi-hi
onunla
ona, onun vasıtasıyla
42
وَزَوۡجِهِۦ
ve-zevcihi
43
وَمَا
ve-ma
ve şey
ve ne, ve değil
44
هُم
hum
onlar
kendileri
45
بِضَآرِّينَ
bi-darrine
46
بِهِۦ
bi-hi
onunla
ona, onun vasıtasıyla
47
مِنۡ
min
-den/-dan
arasından, itibaren
49
إِلَّا
illa
hariç
ancak
52
وَيَتَعَلَّمُونَ
ve-yete'allemune
53
مَا
ma
şey
ne, değil
54
يَضُرُّهُمۡ
yedurruhum
55
وَلَا
ve-la
ve hayır
değil, yok
56
يَنفَعُهُمۡ
yenfeuhum
57
وَلَقَدۡ
ve-lekad
ve andolsun ki
gerçekten de
59
لَمَنِ
le-meni
elbette kim
olan kişi, her kim
60
ٱشۡتَرَىٰهُ
işterahu
61
مَا
ma
şey
ne, değil
62
لَهُۥ
le-hu
onun için
ona, onun
63
فِي
fi
içinde
-de/-da, hakkında
64
ٱلۡأٓخِرَةِ
el-ahireti
65
مِنۡ
min
-den/-dan
arasından, itibaren
67
وَلَبِئۡسَ
ve-le-bi'se
68
مَا
ma
şey
ne, değil
70
بِهِۦٓ
bihi
onunla
vasıtasıyla, içinde
71
أَنفُسَهُمۡ
enfusehum
72
لَوۡ
lev
eğer
şayet, keşke
74
يَعۡلَمُونَ
ya'lemune