Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ش ر ي

ş-r-y — Kök Analizi

ش ر ي

25

Kullanım

2

Lemma

13

Türev

20

Anlam

2 lemma, 13 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

ٱشۡتَرَوُاْ

Lemma

işteravu

satın aldılar, satın almak, değiş tokuş yapmak, satmak

Fiil
4

يَشۡتَرُونَ

yeşterune

satın alırlar, satın almak, değiş tokuş yapmak, satmak

Fiil
4

تَشۡتَرُواْ

teşteru

takas edersiniz, takas etmek, satın almak, değişmek

Fiil
3

ٱشۡتَرَوۡاْ

işterav

satın aldılar, satın almak, takas etmek, değişmek

Fiil
2

ٱشۡتَرَىٰهُ

işterahu

onu satın aldı, satın almak, satmak, değiş tokuş yapmak

Fiil
2

Örnek Ayetler (2)

Bakara 2:102

·

Kuran-ı Kerim

وَٱتَّبَعُواْ مَا تَتۡلُواْ ٱلشَّيَٰطِينُ عَلَىٰ مُلۡكِ سُلَيۡمَٰنَۖ وَمَا كَفَرَ سُلَيۡمَٰنُ وَلَٰكِنَّ ٱلشَّيَٰطِينَ كَفَرُواْ يُعَلِّمُونَ ٱلنَّاسَ ٱلسِّحۡرَ وَمَآ أُنزِلَ عَلَى ٱلۡمَلَكَيۡنِ بِبَابِلَ هَٰرُوتَ وَمَٰرُوتَۚ وَمَا يُعَلِّمَانِ مِنۡ أَحَدٍ حَتَّىٰ يَقُولَآ إِنَّمَا نَحۡنُ فِتۡنَةٞ فَلَا تَكۡفُرۡۖ فَيَتَعَلَّمُونَ مِنۡهُمَا مَا يُفَرِّقُونَ بِهِۦ بَيۡنَ ٱلۡمَرۡءِ وَزَوۡجِهِۦۚ وَمَا هُم بِضَآرِّينَ بِهِۦ مِنۡ أَحَدٍ إِلَّا بِإِذۡنِ ٱللَّهِۚ وَيَتَعَلَّمُونَ مَا يَضُرُّهُمۡ وَلَا يَنفَعُهُمۡۚ وَلَقَدۡ عَلِمُواْ لَمَنِ ٱشۡتَرَىٰهُ مَا لَهُۥ فِي ٱلۡأٓخِرَةِ مِنۡ خَلَٰقٖۚ وَلَبِئۡسَ مَا شَرَوۡاْ بِهِۦٓ أَنفُسَهُمۡۚ لَوۡ كَانُواْ يَعۡلَمُونَ

Ve Süleyman'ın egemenliği üzerine şeytanların okuduğu şeye uydular. Ve Süleyman örtmedi ve lakin şeytanlar örttüler; insanlara sihri ve Babil'de Harut ve Marut iki meleğin üzerine indirilen şeyi öğretiyorlar. Ve ikisi 'Ancak biz bir sınamayız, bunun üzerine örtme' demedikçe birine öğretmezler. Bunun üzerine ikisinden, onunla kişinin ve eşinin arasını ayırdıkları şeyi öğreniyorlar. Ve onlar Allah'ın izni hariç onunla birine zarar vericiler değildir. Ve onlara zarar veren ve onlara fayda vermeyen şeyi öğreniyorlar. Ve kesinlikle onu satın alan kimsenin ahiret içinde bir payı olmadığını bildiler. Ve onun karşılığında nefslerini sattıkları şey kesinlikle ne kötüdür; keşke biliyor olsaydılar.

Yusuf 12:21

·

Kuran-ı Kerim

وَقَالَ ٱلَّذِي ٱشۡتَرَىٰهُ مِن مِّصۡرَ لِٱمۡرَأَتِهِۦٓ أَكۡرِمِي مَثۡوَىٰهُ عَسَىٰٓ أَن يَنفَعَنَآ أَوۡ نَتَّخِذَهُۥ وَلَدٗاۚ وَكَذَٰلِكَ مَكَّنَّا لِيُوسُفَ فِي ٱلۡأَرۡضِ وَلِنُعَلِّمَهُۥ مِن تَأۡوِيلِ ٱلۡأَحَادِيثِۚ وَٱللَّهُ غَالِبٌ عَلَىٰٓ أَمۡرِهِۦ وَلَٰكِنَّ أَكۡثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَعۡلَمُونَ

Ve Mısır'dan onu satın alan kişi karısına dedi: 'Onun yerini değerli tut, umulur ki bize fayda verir veya onu çocuk ediniriz.' Ve böylece Yusuf'u yeryüzünde yerleştirdik, ona olayların yorumundan öğretelim diye. Ve Allah işi üzerinde üstündür, fakat insanların çoğu bilmezler.

نَشۡتَرِي

neşteri

takas ederiz, takas etmek, satmak, satın almak

Fiil
1

يَشۡتَرِي

yeşteri

satın alır, satın almak, değiş tokuş etmek, satmak

Fiil
1

وَٱشۡتَرَوۡاْ

ve-şterav

ve satın aldılar, satın almak, satmak, değiş tokuş etmek

Fiil
1

وَيَشۡتَرُونَ

ve-yeşterune

ve satın alırlar, satın almak, değiş tokuş yapmak, satmak

Fiil
1

لِيَشۡتَرُواْ

li-yeşteru

satın almaları için, satın almak, satmak, takas etmek

Fiil
1

ٱشۡتَرَىٰ

iştera

satın aldı, satın almak, takas etmek, satmak

Fiil
1

شَرَوۡاْ

Lemma

şerav

sattılar, satmak, satın almak, değiş tokuş yapmak

Fiil
1

يَشۡرُونَ

yeşrune

takas ederler, takas etmek, satmak, satın almak

Fiil
1

وَشَرَوۡهُ

ve-şeravhu

ve sattılar, satmak, takas etmek, satın almak

Fiil
1

يَشۡرِي

yeşri

satar, değiş tokuş etmek, satın almak, satmak

Fiil
1

ٱشۡتَرَوُاْ

Lemma

işteravusatın aldılar

4

يَشۡتَرُونَ

yeşterunesatın alırlar

4

تَشۡتَرُواْ

teşterutakas edersiniz

3

ٱشۡتَرَوۡاْ

işteravsatın aldılar

2

ٱشۡتَرَىٰهُ

işterahuonu satın aldı

2

Örnek Ayetler (2)

Bakara 2:102

·

Kuran-ı Kerim

وَٱتَّبَعُواْ مَا تَتۡلُواْ ٱلشَّيَٰطِينُ عَلَىٰ مُلۡكِ سُلَيۡمَٰنَۖ وَمَا كَفَرَ سُلَيۡمَٰنُ وَلَٰكِنَّ ٱلشَّيَٰطِينَ كَفَرُواْ يُعَلِّمُونَ ٱلنَّاسَ ٱلسِّحۡرَ وَمَآ أُنزِلَ عَلَى ٱلۡمَلَكَيۡنِ بِبَابِلَ هَٰرُوتَ وَمَٰرُوتَۚ وَمَا يُعَلِّمَانِ مِنۡ أَحَدٍ حَتَّىٰ يَقُولَآ إِنَّمَا نَحۡنُ فِتۡنَةٞ فَلَا تَكۡفُرۡۖ فَيَتَعَلَّمُونَ مِنۡهُمَا مَا يُفَرِّقُونَ بِهِۦ بَيۡنَ ٱلۡمَرۡءِ وَزَوۡجِهِۦۚ وَمَا هُم بِضَآرِّينَ بِهِۦ مِنۡ أَحَدٍ إِلَّا بِإِذۡنِ ٱللَّهِۚ وَيَتَعَلَّمُونَ مَا يَضُرُّهُمۡ وَلَا يَنفَعُهُمۡۚ وَلَقَدۡ عَلِمُواْ لَمَنِ ٱشۡتَرَىٰهُ مَا لَهُۥ فِي ٱلۡأٓخِرَةِ مِنۡ خَلَٰقٖۚ وَلَبِئۡسَ مَا شَرَوۡاْ بِهِۦٓ أَنفُسَهُمۡۚ لَوۡ كَانُواْ يَعۡلَمُونَ

Ve Süleyman'ın egemenliği üzerine şeytanların okuduğu şeye uydular. Ve Süleyman örtmedi ve lakin şeytanlar örttüler; insanlara sihri ve Babil'de Harut ve Marut iki meleğin üzerine indirilen şeyi öğretiyorlar. Ve ikisi 'Ancak biz bir sınamayız, bunun üzerine örtme' demedikçe birine öğretmezler. Bunun üzerine ikisinden, onunla kişinin ve eşinin arasını ayırdıkları şeyi öğreniyorlar. Ve onlar Allah'ın izni hariç onunla birine zarar vericiler değildir. Ve onlara zarar veren ve onlara fayda vermeyen şeyi öğreniyorlar. Ve kesinlikle onu satın alan kimsenin ahiret içinde bir payı olmadığını bildiler. Ve onun karşılığında nefslerini sattıkları şey kesinlikle ne kötüdür; keşke biliyor olsaydılar.

Yusuf 12:21

·

Kuran-ı Kerim

وَقَالَ ٱلَّذِي ٱشۡتَرَىٰهُ مِن مِّصۡرَ لِٱمۡرَأَتِهِۦٓ أَكۡرِمِي مَثۡوَىٰهُ عَسَىٰٓ أَن يَنفَعَنَآ أَوۡ نَتَّخِذَهُۥ وَلَدٗاۚ وَكَذَٰلِكَ مَكَّنَّا لِيُوسُفَ فِي ٱلۡأَرۡضِ وَلِنُعَلِّمَهُۥ مِن تَأۡوِيلِ ٱلۡأَحَادِيثِۚ وَٱللَّهُ غَالِبٌ عَلَىٰٓ أَمۡرِهِۦ وَلَٰكِنَّ أَكۡثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَعۡلَمُونَ

Ve Mısır'dan onu satın alan kişi karısına dedi: 'Onun yerini değerli tut, umulur ki bize fayda verir veya onu çocuk ediniriz.' Ve böylece Yusuf'u yeryüzünde yerleştirdik, ona olayların yorumundan öğretelim diye. Ve Allah işi üzerinde üstündür, fakat insanların çoğu bilmezler.

نَشۡتَرِي

neşteritakas ederiz

1

يَشۡتَرِي

yeşterisatın alır

1

وَٱشۡتَرَوۡاْ

ve-şteravve satın aldılar

1

وَيَشۡتَرُونَ

ve-yeşteruneve satın alırlar

1

لِيَشۡتَرُواْ

li-yeşterusatın almaları için

1

ٱشۡتَرَىٰ

işterasatın aldı

1

شَرَوۡاْ

Lemma

şeravsattılar

1

يَشۡرُونَ

yeşrunetakas ederler

1

وَشَرَوۡهُ

ve-şeravhuve sattılar

1

يَشۡرِي

yeşrisatar

1