Kelime Analizi
(29)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | قَالَ kale | söyledi Fiil demek, konuşmak | ق و ل |
2 | مَا ma | şey Zamir İsm-i Mevsûl ne, değil | — |
3 | خَطۡبُكُنَّ hatbukunne | durumunuz İsim mesele, konuşma | خ ط ب |
4 | إِذۡ iz | o zaman Zarf Zaman Zarfı dığında | — |
5 | رَٰوَدتُّنَّ râvedtünne | gidip geldiniz Fiil ikna etmeye çalışmak, baştan çıkarmak | ر و د |
6 | يُوسُفَ yusufe | Yusuf'u Özel İsim eklesin, çoğaltsın | ي س ف |
7 | عَن an | -den/-dan Edat hakkında, uzaklaşarak | — |
8 | نَّفۡسِهِۦ nefsihi | nefesinin İsim can, kendi | ن ف س |
9 | قُلۡنَ kulne | söylediler Fiil konuşmak, ifade etmek | ق و ل |
10 | حَٰشَ haşe | uzak olsun İsim Harf (Edât) tenzih etmek, hariç tutmak | ح و ش |
11 | لِلَّهِ lillahi | Allah'a Özel İsim ilah, tanrı | أ ل ه |
12 | مَا ma | şey Zamir İsm-i Mevsûl ne, değil | — |
13 | عَلِمۡنَا alimna | bildik Fiil bilmek, anlamak | ع ل م |
14 | عَلَيۡهِ aleyhi | onun üzerine Zamir karşı, hakkında | — |
15 | مِن min | -den/-dan Edat arasından, itibaren | — |
16 | سُوٓءٖ su'in | çirkinliğin İsim kötülük, bela | س و أ |
17 | قَالَتِ kaleti | ses çıkardı Fiil söylemek, demek | ق و ل |
18 | ٱمۡرَأَتُ imra'etu | kadını İsim eş, zevce | م ر أ |
19 | ٱلۡعَزِيزِ el-azizi | güçlünün Sıfat üstün, değerli | ع ز ز |
20 | ٱلۡـَٰٔنَ el-ane | zaman Zarf Zaman Zarfı an, şimdi | أ و ن |
21 | حَصۡحَصَ hashasa | açığa çıktı Fiil parlamak, belirginleşmek | ح ص ح ص |
22 | ٱلۡحَقُّ el-hakku | sabit olan İsim gerçek, doğru | ح ق ق |
23 | أَنَا۠ ene | ben Zamir | — |
24 | رَٰوَدتُّهُۥ ravedtuhu | onu baştan çıkarmaya çalıştım Fiil ikna etmeye çalışmak, baştan çıkarmak | ر و د |
25 | عَن an | -den/-dan Edat hakkında, uzaklaşarak | — |
26 | نَّفۡسِهِۦ nefsihi | nefesinin İsim can, kendi | ن ف س |
27 | وَإِنَّهُۥ ve-innehu | ve şüphesiz o Zamir muhakkak, gerçekten | — |
28 | لَمِنَ le-mine | elbette -den İlgeç/Harf Harf (Edât) -dan, içinden | — |
29 | ٱلصَّـٰدِقِينَ es-sadikine | doğru söyleyenlerin İsim İsm-i Fâil sadık, gerçekçi | ص د ق |
2
مَا
ma
şey
ne, değil
3
خَطۡبُكُنَّ
hatbukunne
4
إِذۡ
iz
o zaman
dığında
5
رَٰوَدتُّنَّ
râvedtünne
7
عَن
an
-den/-dan
hakkında, uzaklaşarak
8
نَّفۡسِهِۦ
nefsihi
12
مَا
ma
şey
ne, değil
14
عَلَيۡهِ
aleyhi
onun üzerine
karşı, hakkında
15
مِن
min
-den/-dan
arasından, itibaren
19
ٱلۡعَزِيزِ
el-azizi
23
أَنَا۠
ene
ben
24
رَٰوَدتُّهُۥ
ravedtuhu
25
عَن
an
-den/-dan
hakkında, uzaklaşarak
26
نَّفۡسِهِۦ
nefsihi
27
وَإِنَّهُۥ
ve-innehu
ve şüphesiz o
muhakkak, gerçekten
28
لَمِنَ
le-mine
elbette -den
-dan, içinden
29
ٱلصَّـٰدِقِينَ
es-sadikine