Kelime Analizi
(30)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | يَٰدَاوُۥدُ ya davudu | ey Davut! Özel İsim sevgili, amca | — |
2 | إِنَّا inna | şüphesiz biz Zamir muhakkak, gerçekten | — |
3 | جَعَلۡنَٰكَ ce'alnake | seni yaptık Fiil kılmak, yerleştirmek | ج ع ل |
4 | خَلِيفَةٗ halifeten | arkadan gelen İsim Harf (Edât) yerine geçen, temsilci | خ ل ف |
5 | فِي fi | içinde Edat -de/-da, hakkında | — |
6 | ٱلۡأَرۡضِ el-ardi | yerin İsim toprak, yeryüzü | أ ر ض |
7 | فَٱحۡكُم fe-hkum | ve gem vur Fiil hükmetmek, yargılamak | ح ك م |
8 | بَيۡنَ beyne | arasına İsim Harf (Edât) mesafe, ayrım | ب ي ن |
9 | ٱلنَّاسِ en-nasi | insanların İsim halk, topluluk | أ ن س |
10 | بِٱلۡحَقِّ bil-hakki | gerçek ile İsim gerçek, doğru | ح ق ق |
11 | وَلَا ve-la | ve hayır Bağlaç değil, yok | — |
12 | تَتَّبِعِ tettebi'i | izlersin Fiil peşinden gitmek, uymak | ت ب ع |
13 | ٱلۡهَوَىٰ el-heva | düşüş İsim arzu, heves | ه و ي |
14 | فَيُضِلَّكَ fe-yudilleke | ve seni yolunu kaybettirir Fiil saptırmak, şaşırtmak | ض ل ل |
15 | عَن an | -den/-dan Edat hakkında, uzaklaşarak | — |
16 | سَبِيلِ sebili | yolun İsim gidişat, usul | س ب ل |
17 | ٱللَّهِ allahi | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
18 | إِنَّ inne | şüphesiz İlgeç/Harf Harf (Edât) gerçekten, muhakkak ki | — |
19 | ٱلَّذِينَ el-lezine | o kimseler ki Zamir İsm-i Mevsûl onlar ki, olanlar | — |
20 | يَضِلُّونَ yedillune | yollarını kaybederler Fiil sapmak, şaşırmak | ض ل ل |
21 | عَن an | -den/-dan Edat hakkında, uzaklaşarak | — |
22 | سَبِيلِ sebili | yolun İsim gidişat, usul | س ب ل |
23 | ٱللَّهِ allahi | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
24 | لَهُمۡ lehum | onlar için Zamir ait, sahip | — |
25 | عَذَابٞ azabun | engelleme İsim acı, ceza | ع ذ ب |
26 | شَدِيدُۢ şedidu | sıkı Sıfat sağlam, şiddetli, zorlu | ش د د |
27 | بِمَا bi-ma | şey ile Zamir İsm-i Mevsûl şey ile | — |
28 | نَسُواْ nesu | unuttular Fiil terk etmek, ihmal etmek | ن س ي |
29 | يَوۡمَ yevme | günü Zarf Zaman Zarfı zaman, dönem | ي و م |
30 | ٱلۡحِسَابِ el-hisabi | saymanın İsim Masdar (Fiil İsmi) hesap, yeterlilik | ح س ب |
1
يَٰدَاوُۥدُ
ya davudu
ey Davut!
sevgili, amca
2
إِنَّا
inna
şüphesiz biz
muhakkak, gerçekten
3
جَعَلۡنَٰكَ
ce'alnake
5
فِي
fi
içinde
-de/-da, hakkında
10
بِٱلۡحَقِّ
bil-hakki
11
وَلَا
ve-la
ve hayır
değil, yok
14
فَيُضِلَّكَ
fe-yudilleke
15
عَن
an
-den/-dan
hakkında, uzaklaşarak
18
إِنَّ
inne
şüphesiz
gerçekten, muhakkak ki
19
ٱلَّذِينَ
el-lezine
o kimseler ki
onlar ki, olanlar
20
يَضِلُّونَ
yedillune
21
عَن
an
-den/-dan
hakkında, uzaklaşarak
24
لَهُمۡ
lehum
onlar için
ait, sahip
27
بِمَا
bi-ma
şey ile
şey ile
30
ٱلۡحِسَابِ
el-hisabi