Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ح ك م

x-k-m — Kök Analizi

ح ك م

210

Kullanım

12

Lemma

47

Türev

76

Anlam

12 lemma, 47 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

ٱلۡحَكِيمُ

Lemma

el-hakimu

hükmeden, hükmeden, yargılayan, bilge

Sıfat
33

حَكِيمٞ

hakimun

hükmeden, hükmeden, yargılayan, bilge

Sıfat
21

حَكِيمٌ

hakimun

hükmeden, hükmeden, yargıç, bilge

Sıfat
14

حَكِيمٗا

hakimen

hükmeden, hükmeden, yargıç, bilge

Sıfat
14

ٱلۡحَكِيمِ

el-hakimi

hükmedenin, gem vuran, hükmeden, bilge, yargıç

Sıfat
9

حَكِيمٍ

hakimin

hükmedenin, gem vuran, hükmeden, bilge

İsim
4

حَكِيمًا

hakimen

hükmeden, hükmeden, bilge, yargılayan

Sıfat
2

يَحۡكُمُ

Lemma

yahkumu

gem vurur, gem vurmak, hükmetmek, yargılamak

Fiil
10

فَٱحۡكُم

fe-hkum

ve gem vur, gem vurmak, hükmetmek, yargılamak

Fiil
5

Örnek Ayetler (4)

Maide 5:42

·

Kuran-ı Kerim

سَمَّـٰعُونَ لِلۡكَذِبِ أَكَّـٰلُونَ لِلسُّحۡتِۚ فَإِن جَآءُوكَ فَٱحۡكُم بَيۡنَهُمۡ أَوۡ أَعۡرِضۡ عَنۡهُمۡۖ وَإِن تُعۡرِضۡ عَنۡهُمۡ فَلَن يَضُرُّوكَ شَيۡـٔٗاۖ وَإِنۡ حَكَمۡتَ فَٱحۡكُم بَيۡنَهُم بِٱلۡقِسۡطِۚ إِنَّ ٱللَّهَ يُحِبُّ ٱلۡمُقۡسِطِينَ

Yalanı çok dinleyenlerdir, haramı çok yiyenlerdir. O halde eğer sana gelirlerse o halde aralarında hükmet veya onlardan yüz çevir. Ve eğer onlardan yüz çevirirsen o halde sana bir şey asla zarar veremezler. Ve eğer hükmedersen o halde aralarında adaletle hükmet. Şüphesiz Allah adaletli olanları sever.

Maide 5:48

·

Kuran-ı Kerim

وَأَنزَلۡنَآ إِلَيۡكَ ٱلۡكِتَٰبَ بِٱلۡحَقِّ مُصَدِّقٗا لِّمَا بَيۡنَ يَدَيۡهِ مِنَ ٱلۡكِتَٰبِ وَمُهَيۡمِنًا عَلَيۡهِۖ فَٱحۡكُم بَيۡنَهُم بِمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُۖ وَلَا تَتَّبِعۡ أَهۡوَآءَهُمۡ عَمَّا جَآءَكَ مِنَ ٱلۡحَقِّۚ لِكُلّٖ جَعَلۡنَا مِنكُمۡ شِرۡعَةٗ وَمِنۡهَاجٗاۚ وَلَوۡ شَآءَ ٱللَّهُ لَجَعَلَكُمۡ أُمَّةٗ وَٰحِدَةٗ وَلَٰكِن لِّيَبۡلُوَكُمۡ فِي مَآ ءَاتَىٰكُمۡۖ فَٱسۡتَبِقُواْ ٱلۡخَيۡرَٰتِۚ إِلَى ٱللَّهِ مَرۡجِعُكُمۡ جَمِيعٗا فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمۡ فِيهِ تَخۡتَلِفُونَ

Ve sana kitab'ı, iki ellerinin arasındaki kitab'tan olan şeyi doğrulayıcı olarak ve onun üzerine koruyup gözeten olarak gerçekle indirdik. O halde aralarında Allah'ın indirdiği şeyle hükmet ve sana gelen gerçekten onların arzularına uyma. Sizden her biri için bir yol ve bir yöntem kıldık. Ve eğer Allah dileseydi kesinlikle sizi tek bir ümmet kılardı ve lakin size verdiği şey içinde sizi sınamak içindir. O halde iyiliklerde yarışın. Dönüşünüz tamamen Allah'adır, böylece onda ayrılığa düştüğünüz şeyi size haber verir.

Sad 38:22

·

Kuran-ı Kerim

إِذۡ دَخَلُواْ عَلَىٰ دَاوُۥدَ فَفَزِعَ مِنۡهُمۡۖ قَالُواْ لَا تَخَفۡۖ خَصۡمَانِ بَغَىٰ بَعۡضُنَا عَلَىٰ بَعۡضٖ فَٱحۡكُم بَيۡنَنَا بِٱلۡحَقِّ وَلَا تُشۡطِطۡ وَٱهۡدِنَآ إِلَىٰ سَوَآءِ ٱلصِّرَٰطِ

Hani Davut'un yanına girmişlerdi, bunun üzerine onlardan korkmuştu. Dediler: 'Korkma, bazımız bazımızın üzerine azgınlık etmiş iki davacıyız. Böylece aramızda gerçek ile hükmet, haksızlık etme ve bizi yolun ortasına yönelt.'

Sad 38:26

·

Kuran-ı Kerim

يَٰدَاوُۥدُ إِنَّا جَعَلۡنَٰكَ خَلِيفَةٗ فِي ٱلۡأَرۡضِ فَٱحۡكُم بَيۡنَ ٱلنَّاسِ بِٱلۡحَقِّ وَلَا تَتَّبِعِ ٱلۡهَوَىٰ فَيُضِلَّكَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِۚ إِنَّ ٱلَّذِينَ يَضِلُّونَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ لَهُمۡ عَذَابٞ شَدِيدُۢ بِمَا نَسُواْ يَوۡمَ ٱلۡحِسَابِ

Ey Davut, şüphesiz biz seni yerin içinde bir ardıl yaptık. Böylece insanların arasında gerçek ile hükmet ve hevese uyma, böylece seni Allah'ın yolundan saptırır. Şüphesiz Allah'ın yolundan sapan kimseler, hesap gününü unutmaları sebebiyle onlar için şiddetli bir azap vardır.

تَحۡكُمُونَ

tahkumune

gem vurursunuz, gem vurmak, hükmetmek, yargılamak

Fiil
4

يَحۡكُمُونَ

yahkumune

gem vururlar, gem vurmak, hükmetmek, yargılamak

Fiil
4

لِيَحۡكُمَ

li-yahkume

gem vursun diye, gem vurmak, hükmetmek, yargılamak

Fiil
4

يَحۡكُم

yahkum

gem vurur, gem vurmak, hükmetmek, yargılamak

Fiil
3

يَحۡكُمَ

yahkume

gem vurur, gem vurmak, engellemek, hükmetmek, yargılamak

Fiil
3

ٱحۡكُم

uhkum

gem vur, gem vurmak, dizginlemek, hükmetmek, yargılamak

Fiil
2

يَحۡكُمَانِ

yahkumani

gem vururlar, gem vurmak, hükmetmek, yargılamak

Fiil
1

حَكَمۡتَ

hakemte

gem vurdun, gem vurmak, hükmetmek, yargılamak

Fiil
1

تَحۡكُمُواْ

tahkumu

hükmedersiniz, gem vurmak, hükmetmek, yargılamak

Fiil
1

حَكَمۡتُم

hakemtum

gem vurdunuz, gem vurmak, hükmetmek, yargılamak

Fiil
1

لِتَحۡكُمَ

li-tahkume

gem vurasın diye, gem vurmak, hükmetmek, yargılamak

Fiil
1

ٱلۡحَكِيمُ

Lemma

el-hakimuhükmeden

33

حَكِيمٞ

hakimunhükmeden

21

حَكِيمٌ

hakimunhükmeden

14

حَكِيمٗا

hakimenhükmeden

14

ٱلۡحَكِيمِ

el-hakimihükmedenin

9

حَكِيمٍ

hakiminhükmedenin

4

حَكِيمًا

hakimenhükmeden

2

يَحۡكُمُ

Lemma

yahkumugem vurur

10

فَٱحۡكُم

fe-hkumve gem vur

5

Örnek Ayetler (4)

Maide 5:42

·

Kuran-ı Kerim

سَمَّـٰعُونَ لِلۡكَذِبِ أَكَّـٰلُونَ لِلسُّحۡتِۚ فَإِن جَآءُوكَ فَٱحۡكُم بَيۡنَهُمۡ أَوۡ أَعۡرِضۡ عَنۡهُمۡۖ وَإِن تُعۡرِضۡ عَنۡهُمۡ فَلَن يَضُرُّوكَ شَيۡـٔٗاۖ وَإِنۡ حَكَمۡتَ فَٱحۡكُم بَيۡنَهُم بِٱلۡقِسۡطِۚ إِنَّ ٱللَّهَ يُحِبُّ ٱلۡمُقۡسِطِينَ

Yalanı çok dinleyenlerdir, haramı çok yiyenlerdir. O halde eğer sana gelirlerse o halde aralarında hükmet veya onlardan yüz çevir. Ve eğer onlardan yüz çevirirsen o halde sana bir şey asla zarar veremezler. Ve eğer hükmedersen o halde aralarında adaletle hükmet. Şüphesiz Allah adaletli olanları sever.

Maide 5:48

·

Kuran-ı Kerim

وَأَنزَلۡنَآ إِلَيۡكَ ٱلۡكِتَٰبَ بِٱلۡحَقِّ مُصَدِّقٗا لِّمَا بَيۡنَ يَدَيۡهِ مِنَ ٱلۡكِتَٰبِ وَمُهَيۡمِنًا عَلَيۡهِۖ فَٱحۡكُم بَيۡنَهُم بِمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُۖ وَلَا تَتَّبِعۡ أَهۡوَآءَهُمۡ عَمَّا جَآءَكَ مِنَ ٱلۡحَقِّۚ لِكُلّٖ جَعَلۡنَا مِنكُمۡ شِرۡعَةٗ وَمِنۡهَاجٗاۚ وَلَوۡ شَآءَ ٱللَّهُ لَجَعَلَكُمۡ أُمَّةٗ وَٰحِدَةٗ وَلَٰكِن لِّيَبۡلُوَكُمۡ فِي مَآ ءَاتَىٰكُمۡۖ فَٱسۡتَبِقُواْ ٱلۡخَيۡرَٰتِۚ إِلَى ٱللَّهِ مَرۡجِعُكُمۡ جَمِيعٗا فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمۡ فِيهِ تَخۡتَلِفُونَ

Ve sana kitab'ı, iki ellerinin arasındaki kitab'tan olan şeyi doğrulayıcı olarak ve onun üzerine koruyup gözeten olarak gerçekle indirdik. O halde aralarında Allah'ın indirdiği şeyle hükmet ve sana gelen gerçekten onların arzularına uyma. Sizden her biri için bir yol ve bir yöntem kıldık. Ve eğer Allah dileseydi kesinlikle sizi tek bir ümmet kılardı ve lakin size verdiği şey içinde sizi sınamak içindir. O halde iyiliklerde yarışın. Dönüşünüz tamamen Allah'adır, böylece onda ayrılığa düştüğünüz şeyi size haber verir.

Sad 38:22

·

Kuran-ı Kerim

إِذۡ دَخَلُواْ عَلَىٰ دَاوُۥدَ فَفَزِعَ مِنۡهُمۡۖ قَالُواْ لَا تَخَفۡۖ خَصۡمَانِ بَغَىٰ بَعۡضُنَا عَلَىٰ بَعۡضٖ فَٱحۡكُم بَيۡنَنَا بِٱلۡحَقِّ وَلَا تُشۡطِطۡ وَٱهۡدِنَآ إِلَىٰ سَوَآءِ ٱلصِّرَٰطِ

Hani Davut'un yanına girmişlerdi, bunun üzerine onlardan korkmuştu. Dediler: 'Korkma, bazımız bazımızın üzerine azgınlık etmiş iki davacıyız. Böylece aramızda gerçek ile hükmet, haksızlık etme ve bizi yolun ortasına yönelt.'

Sad 38:26

·

Kuran-ı Kerim

يَٰدَاوُۥدُ إِنَّا جَعَلۡنَٰكَ خَلِيفَةٗ فِي ٱلۡأَرۡضِ فَٱحۡكُم بَيۡنَ ٱلنَّاسِ بِٱلۡحَقِّ وَلَا تَتَّبِعِ ٱلۡهَوَىٰ فَيُضِلَّكَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِۚ إِنَّ ٱلَّذِينَ يَضِلُّونَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ لَهُمۡ عَذَابٞ شَدِيدُۢ بِمَا نَسُواْ يَوۡمَ ٱلۡحِسَابِ

Ey Davut, şüphesiz biz seni yerin içinde bir ardıl yaptık. Böylece insanların arasında gerçek ile hükmet ve hevese uyma, böylece seni Allah'ın yolundan saptırır. Şüphesiz Allah'ın yolundan sapan kimseler, hesap gününü unutmaları sebebiyle onlar için şiddetli bir azap vardır.

تَحۡكُمُونَ

tahkumunegem vurursunuz

4

يَحۡكُمُونَ

yahkumunegem vururlar

4

لِيَحۡكُمَ

li-yahkumegem vursun diye

4

يَحۡكُم

yahkumgem vurur

3

يَحۡكُمَ

yahkumegem vurur

3

ٱحۡكُم

uhkumgem vur

2

يَحۡكُمَانِ

yahkumanigem vururlar

1

حَكَمۡتَ

hakemtegem vurdun

1

تَحۡكُمُواْ

tahkumuhükmedersiniz

1

حَكَمۡتُم

hakemtumgem vurdunuz

1

لِتَحۡكُمَ

li-tahkumegem vurasın diye

1