Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ج ع ل

g-c-l — Kök Analizi

ج ع ل

346

Kullanım

2

Lemma

115

Türev

101

Anlam

2 lemma, 115 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

نَجۡعَلُ

nec'alu

yaparız, yapmak, kılmak, yerleştirmek

Fiil
3

جَعَلَهُۥ

ce'alehu

yaptı, yapmak, kılmak, koymak

Fiil
3

وَيَجۡعَلُونَ

ve-yec'alune

ve yaparlar, yapmak, kılmak, yerleştirmek

Fiil
3

جَعَلۡنَٰكَ

ce'alnake

seni yaptık, yapmak, kılmak, yerleştirmek

Fiil
3

Örnek Ayetler (3)

En'am 6:107

·

Kuran-ı Kerim

وَلَوۡ شَآءَ ٱللَّهُ مَآ أَشۡرَكُواْۗ وَمَا جَعَلۡنَٰكَ عَلَيۡهِمۡ حَفِيظٗاۖ وَمَآ أَنتَ عَلَيۡهِم بِوَكِيلٖ

Ve eğer Allah dileseydi ortak koşmazlardı. Seni onların üzerine bir koruyucu kılmadık. Ve sen onların üzerine bir vekil değilsin.

Sad 38:26

·

Kuran-ı Kerim

يَٰدَاوُۥدُ إِنَّا جَعَلۡنَٰكَ خَلِيفَةٗ فِي ٱلۡأَرۡضِ فَٱحۡكُم بَيۡنَ ٱلنَّاسِ بِٱلۡحَقِّ وَلَا تَتَّبِعِ ٱلۡهَوَىٰ فَيُضِلَّكَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِۚ إِنَّ ٱلَّذِينَ يَضِلُّونَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ لَهُمۡ عَذَابٞ شَدِيدُۢ بِمَا نَسُواْ يَوۡمَ ٱلۡحِسَابِ

Ey Davut, şüphesiz biz seni yerin içinde bir ardıl yaptık. Böylece insanların arasında gerçek ile hükmet ve hevese uyma, böylece seni Allah'ın yolundan saptırır. Şüphesiz Allah'ın yolundan sapan kimseler, hesap gününü unutmaları sebebiyle onlar için şiddetli bir azap vardır.

Casiye 45:18

·

Kuran-ı Kerim

ثُمَّ جَعَلۡنَٰكَ عَلَىٰ شَرِيعَةٖ مِّنَ ٱلۡأَمۡرِ فَٱتَّبِعۡهَا وَلَا تَتَّبِعۡ أَهۡوَآءَ ٱلَّذِينَ لَا يَعۡلَمُونَ

Sonra seni işten bir yol üzerine kıldık; ona uy ve bilmeyenlerin arzularına uyma.

تَجۡعَلۡنَا

tec'alna

bizi koyarsın, koymak, yapmak, kılmak

Fiil
3

فَجَعَلۡنَٰهُ

fe-ce'alnahu

böylece onu yaptık, yapmak, kılmak, yerleştirmek

Fiil
3

نَجۡعَل

nec'al

yaparız, yapmak, kılmak, koymak

Fiil
3

ٱجۡعَل

ic'al

yap, yapmak, kılmak, koymak, yaratmak

Fiil
3

فَجَعَلۡنَٰهُمۡ

fe-ce'alnahum

ve onları yaptık, yapmak, kılmak, yerleştirmek

Fiil
3

يَجۡعَلۡ

yec'al

yapar, yapmak, kılmak, koymak

Fiil
2

جَعَلۡنَٰهُمۡ

ce'alnahum

yaptık, yapmak, kılmak, yerleştirmek

Fiil
2

وَٱجۡعَلۡنَا

ve-c'alna

ve yap, yapmak, kılmak, yerleştirmek

Fiil
2

فَجَعَلَهُمۡ

fe-ce'alehum

ve yaptı, koymak, kılmak, yapmak, yerleştirmek

Fiil
2

يَجۡعَلُهُۥ

yec'aluhu

yapar, koymak, kılmak, yapmak, yerleştirmek

Fiil
2

فَجَعَلۡنَٰهَا

fe-ce'alnaha

ve yaptık, koymak, kılmak, yapmak, yerleştirmek

Fiil
2

سَيَجۡعَلُ

se-yec'alu

yapacak, yapmak, kılmak, koymak

Fiil
2

وَجَعَلۡنَٰكُمۡ

ve-ce'alnakum

ve yaptık, koymak, kılmak, yapmak

Fiil
2

جَعَلَهُ

ce'alehu

onu koydu, koymak, yerleştirmek, yapmak, kılmak

Fiil
2

لِيَجۡعَلَ

li-yec'ale

yapması için, koymak, kılmak, yapmak

Fiil
2

ٱجۡعَلۡنِي

ic'alni

yap beni, koymak, kılmak, yapmak

Fiil
2

نَجۡعَلُ

nec'aluyaparız

3

جَعَلَهُۥ

ce'alehuyaptı

3

وَيَجۡعَلُونَ

ve-yec'aluneve yaparlar

3

جَعَلۡنَٰكَ

ce'alnakeseni yaptık

3

Örnek Ayetler (3)

En'am 6:107

·

Kuran-ı Kerim

وَلَوۡ شَآءَ ٱللَّهُ مَآ أَشۡرَكُواْۗ وَمَا جَعَلۡنَٰكَ عَلَيۡهِمۡ حَفِيظٗاۖ وَمَآ أَنتَ عَلَيۡهِم بِوَكِيلٖ

Ve eğer Allah dileseydi ortak koşmazlardı. Seni onların üzerine bir koruyucu kılmadık. Ve sen onların üzerine bir vekil değilsin.

Sad 38:26

·

Kuran-ı Kerim

يَٰدَاوُۥدُ إِنَّا جَعَلۡنَٰكَ خَلِيفَةٗ فِي ٱلۡأَرۡضِ فَٱحۡكُم بَيۡنَ ٱلنَّاسِ بِٱلۡحَقِّ وَلَا تَتَّبِعِ ٱلۡهَوَىٰ فَيُضِلَّكَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِۚ إِنَّ ٱلَّذِينَ يَضِلُّونَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ لَهُمۡ عَذَابٞ شَدِيدُۢ بِمَا نَسُواْ يَوۡمَ ٱلۡحِسَابِ

Ey Davut, şüphesiz biz seni yerin içinde bir ardıl yaptık. Böylece insanların arasında gerçek ile hükmet ve hevese uyma, böylece seni Allah'ın yolundan saptırır. Şüphesiz Allah'ın yolundan sapan kimseler, hesap gününü unutmaları sebebiyle onlar için şiddetli bir azap vardır.

Casiye 45:18

·

Kuran-ı Kerim

ثُمَّ جَعَلۡنَٰكَ عَلَىٰ شَرِيعَةٖ مِّنَ ٱلۡأَمۡرِ فَٱتَّبِعۡهَا وَلَا تَتَّبِعۡ أَهۡوَآءَ ٱلَّذِينَ لَا يَعۡلَمُونَ

Sonra seni işten bir yol üzerine kıldık; ona uy ve bilmeyenlerin arzularına uyma.

تَجۡعَلۡنَا

tec'alnabizi koyarsın

3

فَجَعَلۡنَٰهُ

fe-ce'alnahuböylece onu yaptık

3

نَجۡعَل

nec'alyaparız

3

ٱجۡعَل

ic'alyap

3

فَجَعَلۡنَٰهُمۡ

fe-ce'alnahumve onları yaptık

3

يَجۡعَلۡ

yec'alyapar

2

جَعَلۡنَٰهُمۡ

ce'alnahumyaptık

2

وَٱجۡعَلۡنَا

ve-c'alnave yap

2

فَجَعَلَهُمۡ

fe-ce'alehumve yaptı

2

يَجۡعَلُهُۥ

yec'aluhuyapar

2

فَجَعَلۡنَٰهَا

fe-ce'alnahave yaptık

2

سَيَجۡعَلُ

se-yec'aluyapacak

2

وَجَعَلۡنَٰكُمۡ

ve-ce'alnakumve yaptık

2

جَعَلَهُ

ce'alehuonu koydu

2

لِيَجۡعَلَ

li-yec'aleyapması için

2

ٱجۡعَلۡنِي

ic'alniyap beni

2