Kelime Analizi
(27)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | إِنَّ inne | şüphesiz İlgeç/Harf Harf (Edât) gerçekten, muhakkak ki | — |
2 | ٱلَّذِينَ el-lezine | o kimseler ki Zamir İsm-i Mevsûl onlar ki, olanlar | — |
3 | تَوَفَّىٰهُمُ teveffahumu | tam aldı Fiil tamamlamak, canını almak | و ف ي |
4 | ٱلۡمَلَـٰٓئِكَةُ el-melaiketu | elçiler İsim haberci, melek | م ل ك |
5 | ظَالِمِيٓ zalimi | karanlıkta bırakan İsim Harf (Edât) haksızlık eden, zalim | ظ ل م |
6 | أَنفُسِهِمۡ enfusihim | nefesleri İsim can, kendi | ن ف س |
7 | قَالُواْ kalu | söylediler Fiil demek, konuşmak | ق و ل |
8 | فِيمَ fime | ne içinde Zamir Soru Edatı ne hakkında, neye | — |
9 | كُنتُمۡ kuntum | oldunuz Fiil bulunmak, gerçekleşmek | ك و ن |
10 | قَالُواْ kalu | söylediler Fiil demek, konuşmak | ق و ل |
11 | كُنَّا kunna | olduk Fiil var olmak, meydana gelmek | ك و ن |
12 | مُسۡتَضۡعَفِينَ mustad'afine | zayıf bırakılmış İsim İsm-i Mef'ûl ezilmiş, güçsüz görülmüş | ض ع ف |
13 | فِي fi | içinde Edat -de/-da, hakkında | — |
14 | ٱلۡأَرۡضِ el-ardi | yerin İsim toprak, yeryüzü | أ ر ض |
15 | قَالُوٓاْ kalu | söylediler Fiil konuşmak, demek | ق و ل |
16 | أَلَمۡ e-lem | değil mi Zamir Soru Edatı olmadı mı | — |
17 | تَكُنۡ tekun | olursun Fiil bulunmak, var olmak | ك و ن |
18 | أَرۡضُ ardu | yer İsim toprak, yeryüzü | أ ر ض |
19 | ٱللَّهِ allahi | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
20 | وَٰسِعَةٗ vasi'aten | geniş İsim İsm-i Fâil kapsamlı, bol | و س ع |
21 | فَتُهَاجِرُواْ fe-tuhaciru | ve bağınızı kesesiniz Fiil terk etmek, göç etmek | ه ج ر |
22 | فِيهَا fiha | içinde Zamir hakkında, zarfında | — |
23 | فَأُوْلَـٰٓئِكَ fe-ulaike | ve işte onlar Zamir İşaret Zamiri şunlar | — |
24 | مَأۡوَىٰهُمۡ me'vahum | sığınakları İsim barınak, yerleşim | أ و ي |
25 | جَهَنَّمُ cehennemu | cehennem Özel İsim cehennem, ateş çukuru | ج ه ن م |
26 | وَسَآءَتۡ ve-sa'et | ve kötü oldu Fiil çirkin olmak, üzmek | س و أ |
27 | مَصِيرًا mesiran | dönüş yerini İsim Harf (Edât) varış noktası, sonuç | ص ي ر |
1
إِنَّ
inne
şüphesiz
gerçekten, muhakkak ki
2
ٱلَّذِينَ
el-lezine
o kimseler ki
onlar ki, olanlar
3
تَوَفَّىٰهُمُ
teveffahumu
4
ٱلۡمَلَـٰٓئِكَةُ
el-melaiketu
6
أَنفُسِهِمۡ
enfusihim
8
فِيمَ
fime
ne içinde
ne hakkında, neye
12
مُسۡتَضۡعَفِينَ
mustad'afine
13
فِي
fi
içinde
-de/-da, hakkında
16
أَلَمۡ
e-lem
değil mi
olmadı mı
21
فَتُهَاجِرُواْ
fe-tuhaciru
22
فِيهَا
fiha
içinde
hakkında, zarfında
23
فَأُوْلَـٰٓئِكَ
fe-ulaike
ve işte onlar
şunlar
24
مَأۡوَىٰهُمۡ
me'vahum
26
وَسَآءَتۡ
ve-sa'et