Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

س و أ

s-v-' — Kök Analizi

س و أ

167

Kullanım

10

Lemma

51

Türev

57

Anlam

10 lemma, 51 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

وَسَآءَتۡ

ve-sa'et

ve kötü oldu, kötü olmak, çirkin olmak, üzmek

Fiil
4

Örnek Ayetler (4)

Nisa 4:97

·

Kuran-ı Kerim

إِنَّ ٱلَّذِينَ تَوَفَّىٰهُمُ ٱلۡمَلَـٰٓئِكَةُ ظَالِمِيٓ أَنفُسِهِمۡ قَالُواْ فِيمَ كُنتُمۡۖ قَالُواْ كُنَّا مُسۡتَضۡعَفِينَ فِي ٱلۡأَرۡضِۚ قَالُوٓاْ أَلَمۡ تَكُنۡ أَرۡضُ ٱللَّهِ وَٰسِعَةٗ فَتُهَاجِرُواْ فِيهَاۚ فَأُوْلَـٰٓئِكَ مَأۡوَىٰهُمۡ جَهَنَّمُۖ وَسَآءَتۡ مَصِيرًا

Şüphesiz melekler kendi nefislerinin zalimleri iken onları vefat ettirdiklerinde derler: 'Neyin içindeydiniz?' Derler: 'Biz yeryüzünde zayıf bırakılanlardık.' Derler: 'Allah'ın yeryüzü geniş değil miydi, böylece onun içinde hicret etseydiniz?' İşte onların barınakları cehennemdir. Ve varış yeri ne kötüdür.

Nisa 4:115

·

Kuran-ı Kerim

وَمَن يُشَاقِقِ ٱلرَّسُولَ مِنۢ بَعۡدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُ ٱلۡهُدَىٰ وَيَتَّبِعۡ غَيۡرَ سَبِيلِ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ نُوَلِّهِۦ مَا تَوَلَّىٰ وَنُصۡلِهِۦ جَهَنَّمَۖ وَسَآءَتۡ مَصِيرًا

Ve kim kendisine yol gösterme açıkça belli olduktan sonra resule karşı çıkarsa ve inananların yolundan başkasına uyarsa, onu yöneldiği şeye yöneltiriz ve onu cehenneme sokarız; ve o ne kötü varış yeridir.

Kehf 18:29

·

Kuran-ı Kerim

وَقُلِ ٱلۡحَقُّ مِن رَّبِّكُمۡۖ فَمَن شَآءَ فَلۡيُؤۡمِن وَمَن شَآءَ فَلۡيَكۡفُرۡۚ إِنَّآ أَعۡتَدۡنَا لِلظَّـٰلِمِينَ نَارًا أَحَاطَ بِهِمۡ سُرَادِقُهَاۚ وَإِن يَسۡتَغِيثُواْ يُغَاثُواْ بِمَآءٖ كَٱلۡمُهۡلِ يَشۡوِي ٱلۡوُجُوهَۚ بِئۡسَ ٱلشَّرَابُ وَسَآءَتۡ مُرۡتَفَقًا

Ve de ki: 'Gerçek Rabbinizdendir. Artık kim dilerse inansın ve kim dilerse örtsün.' Şüphesiz biz zalimler için, duvarları onları kuşatmış bir ateş hazırladık. Ve eğer yardım isterlerse, yüzleri kavuran erimiş maden gibi bir su ile yardım edilirler. İçecek ne kötüdür ve dayanılacak yer ne kötüdür!

Fetih 48:6

·

Kuran-ı Kerim

وَيُعَذِّبَ ٱلۡمُنَٰفِقِينَ وَٱلۡمُنَٰفِقَٰتِ وَٱلۡمُشۡرِكِينَ وَٱلۡمُشۡرِكَٰتِ ٱلظَّآنِّينَ بِٱللَّهِ ظَنَّ ٱلسَّوۡءِۚ عَلَيۡهِمۡ دَآئِرَةُ ٱلسَّوۡءِۖ وَغَضِبَ ٱللَّهُ عَلَيۡهِمۡ وَلَعَنَهُمۡ وَأَعَدَّ لَهُمۡ جَهَنَّمَۖ وَسَآءَتۡ مَصِيرٗا

Ve Allah hakkında kötülük zannında bulunan ikiyüzlü erkeklere ve ikiyüzlü kadınlara ve ortak koşan erkeklere ve ortak koşan kadınlara azap etmesi içindir. Kötülüğün döngüsü onların üzerinedir. Ve Allah onların üzerine öfkelendi ve onları lanetledi ve onlar için cehennemi hazırladı. Ve ne kötü bir varış yeridir.

وَسَآءَ

ve-sa'e

ve kötü oldu, kötü olmak, çirkinleşmek, bozulmak

Fiil
3

سِيٓءَ

si'e

kötü oldu, kötü olmak, çirkinleşmek, üzülmek, fenalaşmak

Fiil
2

تَسُؤۡهُمۡ

tesu'hum

onlara kötü olur, kötü olmak, üzmek

Fiil
2

سِيٓـَٔتۡ

si'et

üzüldü, çirkinleşmek, kötü olmak, üzmek

Fiil
1

تَسُؤۡكُمۡ

tesu'kum

sizi üzer, üzmek, kötü olmak, fenalık yapmak

Fiil
1

لِيَسُـُٔواْ

li-yesu'u

kötü yapsınlar diye, çirkin olmak, kötü olmak, üzmek

Fiil
1

سَآءَتۡ

sa'et

kötü oldu, kötü olmak, çirkin olmak, üzmek

Fiil
1

سُوٓءُ

Lemma

su'u

çirkinliği, çirkinlik, kötülük, bela

İsim
9

سُوٓءَ

su'e

çirkinliği, çirkinlik, kötülük, bela

İsim
7

سُوٓءٖ

su'in

çirkinliğin, çirkinlik, kötülük, bela

İsim
6

ٱلسُّوٓءَ

es-su'e

çirkinliği, çirkinlik, kötülük, bela

İsim
5

بِسُوٓءٖ

bi-su'in

çirkinlik ile, çirkinlik, kötülük, fenalık

İsim
4

بِٱلسُّوٓءِ

bi's-su'i

kötülük ile, kötülük, çirkinlik, bela

İsim
4

سُوٓءًا

su'en

çirkinliği, çirkinlik, kötülük, zarar

İsim
3

سُوٓءٗا

su'en

çirkinlik, çirkinlik, kötülük, bela

İsim
2

سُوٓءِ

su'i

çirkinlik, çirkinlik, kötülük, bela

İsim
2

ٱلسُّوٓءُ

es-su'u

kötülük, kötülük, çirkinlik, bela

İsim
2

سُوٓءِۭ

su'i

çirkinliğin, çirkinlik, kötülük, bela

İsim
1

سُوٓءٍ

sû'in

çirkinliğin, çirkinlik, kötülük, bela

İsim
1

وَسَآءَتۡ

ve-sa'etve kötü oldu

4

Örnek Ayetler (4)

Nisa 4:97

·

Kuran-ı Kerim

إِنَّ ٱلَّذِينَ تَوَفَّىٰهُمُ ٱلۡمَلَـٰٓئِكَةُ ظَالِمِيٓ أَنفُسِهِمۡ قَالُواْ فِيمَ كُنتُمۡۖ قَالُواْ كُنَّا مُسۡتَضۡعَفِينَ فِي ٱلۡأَرۡضِۚ قَالُوٓاْ أَلَمۡ تَكُنۡ أَرۡضُ ٱللَّهِ وَٰسِعَةٗ فَتُهَاجِرُواْ فِيهَاۚ فَأُوْلَـٰٓئِكَ مَأۡوَىٰهُمۡ جَهَنَّمُۖ وَسَآءَتۡ مَصِيرًا

Şüphesiz melekler kendi nefislerinin zalimleri iken onları vefat ettirdiklerinde derler: 'Neyin içindeydiniz?' Derler: 'Biz yeryüzünde zayıf bırakılanlardık.' Derler: 'Allah'ın yeryüzü geniş değil miydi, böylece onun içinde hicret etseydiniz?' İşte onların barınakları cehennemdir. Ve varış yeri ne kötüdür.

Nisa 4:115

·

Kuran-ı Kerim

وَمَن يُشَاقِقِ ٱلرَّسُولَ مِنۢ بَعۡدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُ ٱلۡهُدَىٰ وَيَتَّبِعۡ غَيۡرَ سَبِيلِ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ نُوَلِّهِۦ مَا تَوَلَّىٰ وَنُصۡلِهِۦ جَهَنَّمَۖ وَسَآءَتۡ مَصِيرًا

Ve kim kendisine yol gösterme açıkça belli olduktan sonra resule karşı çıkarsa ve inananların yolundan başkasına uyarsa, onu yöneldiği şeye yöneltiriz ve onu cehenneme sokarız; ve o ne kötü varış yeridir.

Kehf 18:29

·

Kuran-ı Kerim

وَقُلِ ٱلۡحَقُّ مِن رَّبِّكُمۡۖ فَمَن شَآءَ فَلۡيُؤۡمِن وَمَن شَآءَ فَلۡيَكۡفُرۡۚ إِنَّآ أَعۡتَدۡنَا لِلظَّـٰلِمِينَ نَارًا أَحَاطَ بِهِمۡ سُرَادِقُهَاۚ وَإِن يَسۡتَغِيثُواْ يُغَاثُواْ بِمَآءٖ كَٱلۡمُهۡلِ يَشۡوِي ٱلۡوُجُوهَۚ بِئۡسَ ٱلشَّرَابُ وَسَآءَتۡ مُرۡتَفَقًا

Ve de ki: 'Gerçek Rabbinizdendir. Artık kim dilerse inansın ve kim dilerse örtsün.' Şüphesiz biz zalimler için, duvarları onları kuşatmış bir ateş hazırladık. Ve eğer yardım isterlerse, yüzleri kavuran erimiş maden gibi bir su ile yardım edilirler. İçecek ne kötüdür ve dayanılacak yer ne kötüdür!

Fetih 48:6

·

Kuran-ı Kerim

وَيُعَذِّبَ ٱلۡمُنَٰفِقِينَ وَٱلۡمُنَٰفِقَٰتِ وَٱلۡمُشۡرِكِينَ وَٱلۡمُشۡرِكَٰتِ ٱلظَّآنِّينَ بِٱللَّهِ ظَنَّ ٱلسَّوۡءِۚ عَلَيۡهِمۡ دَآئِرَةُ ٱلسَّوۡءِۖ وَغَضِبَ ٱللَّهُ عَلَيۡهِمۡ وَلَعَنَهُمۡ وَأَعَدَّ لَهُمۡ جَهَنَّمَۖ وَسَآءَتۡ مَصِيرٗا

Ve Allah hakkında kötülük zannında bulunan ikiyüzlü erkeklere ve ikiyüzlü kadınlara ve ortak koşan erkeklere ve ortak koşan kadınlara azap etmesi içindir. Kötülüğün döngüsü onların üzerinedir. Ve Allah onların üzerine öfkelendi ve onları lanetledi ve onlar için cehennemi hazırladı. Ve ne kötü bir varış yeridir.

وَسَآءَ

ve-sa'eve kötü oldu

3

سِيٓءَ

si'ekötü oldu

2

تَسُؤۡهُمۡ

tesu'humonlara kötü olur

2

سِيٓـَٔتۡ

si'etüzüldü

1

تَسُؤۡكُمۡ

tesu'kumsizi üzer

1

لِيَسُـُٔواْ

li-yesu'ukötü yapsınlar diye

1

سَآءَتۡ

sa'etkötü oldu

1

سُوٓءُ

Lemma

su'uçirkinliği

9

سُوٓءَ

su'eçirkinliği

7

سُوٓءٖ

su'inçirkinliğin

6

ٱلسُّوٓءَ

es-su'eçirkinliği

5

بِسُوٓءٖ

bi-su'inçirkinlik ile

4

بِٱلسُّوٓءِ

bi's-su'ikötülük ile

4

سُوٓءًا

su'ençirkinliği

3

سُوٓءٗا

su'ençirkinlik

2

سُوٓءِ

su'içirkinlik

2

ٱلسُّوٓءُ

es-su'ukötülük

2

سُوٓءِۭ

su'içirkinliğin

1

سُوٓءٍ

sû'inçirkinliğin

1