Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ك و ن

k-v-n — Kök Analizi

ك و ن

1390

Kullanım

3

Lemma

119

Türev

80

Anlam

3 lemma, 119 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

تَكُونَنَّ

tekunenne

olursun, olmak, meydana gelmek, bulunmak

Fiil
9

أَكُونَ

ekune

olurum, olmak, var olmak, meydana gelmek

Fiil
9

فَيَكُونُ

fe-yekunu

ve olur, olmak, meydana gelmek, bulunmak

Fiil
9

كُن

kun

ol, olmak, var olmak, meydana gelmek

Fiil
8

فَكَانَ

fe-kane

ve oldu, olmak, var olmak, meydana gelmek

Fiil
8

يَكُ

yeku

olur, olmak, var olmak, bulunmak

Fiil
8

كُونُواْ

kunu

olun, olmak, var olmak

Fiil
8

وَكُنتُمۡ

ve-kuntum

ve oldunuz, olmak, bulunmak, var olmak

Fiil
7

تَكُ

teku

olur, olmak, var olmak, bulunmak

Fiil
7

لَكَانَ

le-kane

elbette oldu, olmak, var olmak, meydana gelmek

Fiil
6

فَتَكُونَ

fe-tekune

ve olur, olmak, var olmak, meydana gelmek

Fiil
6

فَكَانَتۡ

fe-kanet

ve oldu, olmak, var olmak, meydana gelmek

Fiil
5

فَكَانُواْ

fe-kanu

ve oldular, olmak, var olmak, meydana gelmek

Fiil
5

لَنَكُونَنَّ

le-nekunenne

elbette olacağız, var olmak, olmak, bulunmak

Fiil
4

نَكُن

nekun

oluruz, olmak, bulunmak, var olmak

Fiil
4

كَانَت

kanet

oldu, olmak, bulunmak, gerçekleşmek

Fiil
4

تَكُنۡ

tekun

olursun, olmak, bulunmak, var olmak

Fiil
4

Örnek Ayetler (4)

Nisa 4:97

·

Kuran-ı Kerim

إِنَّ ٱلَّذِينَ تَوَفَّىٰهُمُ ٱلۡمَلَـٰٓئِكَةُ ظَالِمِيٓ أَنفُسِهِمۡ قَالُواْ فِيمَ كُنتُمۡۖ قَالُواْ كُنَّا مُسۡتَضۡعَفِينَ فِي ٱلۡأَرۡضِۚ قَالُوٓاْ أَلَمۡ تَكُنۡ أَرۡضُ ٱللَّهِ وَٰسِعَةٗ فَتُهَاجِرُواْ فِيهَاۚ فَأُوْلَـٰٓئِكَ مَأۡوَىٰهُمۡ جَهَنَّمُۖ وَسَآءَتۡ مَصِيرًا

Şüphesiz melekler kendi nefislerinin zalimleri iken onları vefat ettirdiklerinde derler: 'Neyin içindeydiniz?' Derler: 'Biz yeryüzünde zayıf bırakılanlardık.' Derler: 'Allah'ın yeryüzü geniş değil miydi, böylece onun içinde hicret etseydiniz?' İşte onların barınakları cehennemdir. Ve varış yeri ne kötüdür.

En'am 6:158

·

Kuran-ı Kerim

هَلۡ يَنظُرُونَ إِلَّآ أَن تَأۡتِيَهُمُ ٱلۡمَلَـٰٓئِكَةُ أَوۡ يَأۡتِيَ رَبُّكَ أَوۡ يَأۡتِيَ بَعۡضُ ءَايَٰتِ رَبِّكَۗ يَوۡمَ يَأۡتِي بَعۡضُ ءَايَٰتِ رَبِّكَ لَا يَنفَعُ نَفۡسًا إِيمَٰنُهَا لَمۡ تَكُنۡ ءَامَنَتۡ مِن قَبۡلُ أَوۡ كَسَبَتۡ فِيٓ إِيمَٰنِهَا خَيۡرٗاۗ قُلِ ٱنتَظِرُوٓاْ إِنَّا مُنتَظِرُونَ

Onlara meleklerin gelmesinden veya senin Rabbinin gelmesinden veya senin Rabbinin ayetlerinin bazısının gelmesinden başkasını mı bekliyorlar? Senin Rabbinin ayetlerinin bazısının geldiği günü, önceden inanmış olmayan veya inancının içinde bir iyilik kazanmayan bir nefse inancı fayda vermez. De ki: 'Bekleyin, şüphesiz biz bekleyenleriz.'

Mü'minun 23:105

·

Kuran-ı Kerim

أَلَمۡ تَكُنۡ ءَايَٰتِي تُتۡلَىٰ عَلَيۡكُمۡ فَكُنتُم بِهَا تُكَذِّبُونَ

'Ayetlerim size okunuyor değil miydi de siz onları yalanlıyordunuz?'

Casiye 45:31

·

Kuran-ı Kerim

وَأَمَّا ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓاْ أَفَلَمۡ تَكُنۡ ءَايَٰتِي تُتۡلَىٰ عَلَيۡكُمۡ فَٱسۡتَكۡبَرۡتُمۡ وَكُنتُمۡ قَوۡمٗا مُّجۡرِمِينَ

Ve örtenlere gelince: 'Ayetlerim size okunmuyor muydu? Fakat siz büyüklük tasladınız ve suçlu bir topluluk oldunuz.'

يَكُنِ

yekuni

olur, olmak, var olmak, meydana gelmek

Fiil
4

وَكُن

ve-kun

ve ol, olmak, var olmak, gerçekleşmek

Fiil
3

وَنَكُونَ

ve-nekune

ve oluruz, olmak, var olmak, bulunmak

Fiil
3

تَكُونَنَّ

tekunenneolursun

9

أَكُونَ

ekuneolurum

9

فَيَكُونُ

fe-yekunuve olur

9

كُن

kunol

8

فَكَانَ

fe-kaneve oldu

8

يَكُ

yekuolur

8

كُونُواْ

kunuolun

8

وَكُنتُمۡ

ve-kuntumve oldunuz

7

تَكُ

tekuolur

7

لَكَانَ

le-kaneelbette oldu

6

فَتَكُونَ

fe-tekuneve olur

6

فَكَانَتۡ

fe-kanetve oldu

5

فَكَانُواْ

fe-kanuve oldular

5

لَنَكُونَنَّ

le-nekunenneelbette olacağız

4

نَكُن

nekunoluruz

4

كَانَت

kanetoldu

4

تَكُنۡ

tekunolursun

4

Örnek Ayetler (4)

Nisa 4:97

·

Kuran-ı Kerim

إِنَّ ٱلَّذِينَ تَوَفَّىٰهُمُ ٱلۡمَلَـٰٓئِكَةُ ظَالِمِيٓ أَنفُسِهِمۡ قَالُواْ فِيمَ كُنتُمۡۖ قَالُواْ كُنَّا مُسۡتَضۡعَفِينَ فِي ٱلۡأَرۡضِۚ قَالُوٓاْ أَلَمۡ تَكُنۡ أَرۡضُ ٱللَّهِ وَٰسِعَةٗ فَتُهَاجِرُواْ فِيهَاۚ فَأُوْلَـٰٓئِكَ مَأۡوَىٰهُمۡ جَهَنَّمُۖ وَسَآءَتۡ مَصِيرًا

Şüphesiz melekler kendi nefislerinin zalimleri iken onları vefat ettirdiklerinde derler: 'Neyin içindeydiniz?' Derler: 'Biz yeryüzünde zayıf bırakılanlardık.' Derler: 'Allah'ın yeryüzü geniş değil miydi, böylece onun içinde hicret etseydiniz?' İşte onların barınakları cehennemdir. Ve varış yeri ne kötüdür.

En'am 6:158

·

Kuran-ı Kerim

هَلۡ يَنظُرُونَ إِلَّآ أَن تَأۡتِيَهُمُ ٱلۡمَلَـٰٓئِكَةُ أَوۡ يَأۡتِيَ رَبُّكَ أَوۡ يَأۡتِيَ بَعۡضُ ءَايَٰتِ رَبِّكَۗ يَوۡمَ يَأۡتِي بَعۡضُ ءَايَٰتِ رَبِّكَ لَا يَنفَعُ نَفۡسًا إِيمَٰنُهَا لَمۡ تَكُنۡ ءَامَنَتۡ مِن قَبۡلُ أَوۡ كَسَبَتۡ فِيٓ إِيمَٰنِهَا خَيۡرٗاۗ قُلِ ٱنتَظِرُوٓاْ إِنَّا مُنتَظِرُونَ

Onlara meleklerin gelmesinden veya senin Rabbinin gelmesinden veya senin Rabbinin ayetlerinin bazısının gelmesinden başkasını mı bekliyorlar? Senin Rabbinin ayetlerinin bazısının geldiği günü, önceden inanmış olmayan veya inancının içinde bir iyilik kazanmayan bir nefse inancı fayda vermez. De ki: 'Bekleyin, şüphesiz biz bekleyenleriz.'

Mü'minun 23:105

·

Kuran-ı Kerim

أَلَمۡ تَكُنۡ ءَايَٰتِي تُتۡلَىٰ عَلَيۡكُمۡ فَكُنتُم بِهَا تُكَذِّبُونَ

'Ayetlerim size okunuyor değil miydi de siz onları yalanlıyordunuz?'

Casiye 45:31

·

Kuran-ı Kerim

وَأَمَّا ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓاْ أَفَلَمۡ تَكُنۡ ءَايَٰتِي تُتۡلَىٰ عَلَيۡكُمۡ فَٱسۡتَكۡبَرۡتُمۡ وَكُنتُمۡ قَوۡمٗا مُّجۡرِمِينَ

Ve örtenlere gelince: 'Ayetlerim size okunmuyor muydu? Fakat siz büyüklük tasladınız ve suçlu bir topluluk oldunuz.'

يَكُنِ

yekuniolur

4

وَكُن

ve-kunve ol

3

وَنَكُونَ

ve-nekuneve oluruz

3