Kelime Analizi
(42)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | وَٱلۡمُحۡصَنَٰتُ ve-el-muhsanatu | ve korunmuşlar İsim İsm-i Mef'ûl iffetli, evli kadın | ح ص ن |
2 | مِنَ mine | -den/-dan Edat arasından, itibaren | — |
3 | ٱلنِّسَآءِ en-nisai | kadının İsim hanım | ن س و |
4 | إِلَّا illa | hariç İlgeç/Harf Harf (Edât) ancak | — |
5 | مَا ma | şey Zamir İsm-i Mevsûl ne, değil | — |
6 | مَلَكَتۡ meleket | sahip oldu Fiil elinde tutmak, hükmetmek | م ل ك |
7 | أَيۡمَٰنُكُمۡ eymanukum | sağ elleriniz İsim güç, yemin | ي م ن |
8 | كِتَٰبَ kitabe | yazıyı İsim Harf (Edât) kayıt, kitap, hüküm | ك ت ب |
9 | ٱللَّهِ allahi | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
10 | عَلَيۡكُمۡ aleykum | üzerinize Zamir karşı, hakkında | — |
11 | وَأُحِلَّ ve-uhille | ve çözüldü Fiil helal kılmak, inmek | ح ل ل |
12 | لَكُم lekum | sizin için Zamir ait, sahip | — |
13 | مَّا ma | şey İlgeç/Harf Harf (Edât) ne | — |
14 | وَرَآءَ ve-rae | ve arkasında İsim Harf (Edât) öte, gizli olan | و ر ي |
15 | ذَٰلِكُمۡ zalikum | işte bu Zamir İşaret Zamiri işte bu, o | — |
16 | أَن en | -mek/-mak Bağlaç Şart Bağlacı olduğunu, diye | — |
17 | تَبۡتَغُواْ tebteğu | ararsınız Fiil istemek, aşırı gitmek | ب غ ي |
18 | بِأَمۡوَٰلِكُم bi-emvalikum | mallarınız ile İsim servet, mülk | م و ل |
19 | مُّحۡصِنِينَ muhsinine | koruyanlar İsim İsm-i Fâil iffetli, evli | ح ص ن |
20 | غَيۡرَ ğayra | başka İsim Harf (Edât) başka, farklı, olmayan | غ ي ر |
21 | مُسَٰفِحِينَ musafihine | dökenler İsim İsm-i Fâil akıtan, zina eden | س ف ح |
22 | فَمَا fe-ma | ve şey İlgeç/Harf Harf (Edât) böylece ne | — |
23 | ٱسۡتَمۡتَعۡتُم istemta'tum | faydalandınız Fiil yararlanmak, zevk almak | م ت ع |
24 | بِهِۦ bi-hi | onunla Zamir ona, onun vasıtasıyla | — |
25 | مِنۡهُنَّ minhunne | onlardan Zamir içinden | — |
26 | فَـَٔاتُوهُنَّ fe-atuhunne | ve onlara verin Fiil getirmek, gelmek | أ ت ي |
27 | أُجُورَهُنَّ ucurehunne | ücretlerini İsim Harf (Edât) karşılık, mükafat | أ ج ر |
28 | فَرِيضَةٗ feridaten | kesilmiş payı İsim Harf (Edât) kesmek, belirlemek, zorunlu kılmak | ف ر ض |
29 | وَلَا ve-la | ve hayır Bağlaç değil, yok | — |
30 | جُنَاحَ cunaha | günah İsim Harf (Edât) günah, vebal, sorumluluk | ج ن ح |
31 | عَلَيۡكُمۡ aleykum | üzerinize Zamir karşı, hakkında | — |
32 | فِيمَا fima | içinde Zamir İsm-i Mevsûl hakkında, şeyde | — |
33 | تَرَٰضَيۡتُم teradaytum | karşılıklı hoşnut oldunuz Fiil anlaşmak, razı olmak | ر ض و |
34 | بِهِۦ bi-hi | onunla Zamir ona, onun vasıtasıyla | — |
35 | مِنۢ min | -den/-dan Edat arasından, itibaren | — |
36 | بَعۡدِ ba'di | sonra İsim uzak, ardından | ب ع د |
37 | ٱلۡفَرِيضَةِ el-feridati | kesilmiş payın İsim belirlenmiş miktar, farz | ف ر ض |
38 | إِنَّ inne | şüphesiz İlgeç/Harf Harf (Edât) gerçekten, muhakkak ki | — |
39 | ٱللَّهَ allahe | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
40 | كَانَ kane | oldu Fiil bulunmak, gerçekleşmek | ك و ن |
41 | عَلِيمًا alimen | bilendir İsim Harf (Edât) bilgili, haberdar | ع ل م |
42 | حَكِيمٗا hakimen | hükmeden Sıfat Harf (Edât) yargıç, bilge | ح ك م |
1
وَٱلۡمُحۡصَنَٰتُ
ve-el-muhsanatu
2
مِنَ
mine
-den/-dan
arasından, itibaren
3
ٱلنِّسَآءِ
en-nisai
4
إِلَّا
illa
hariç
ancak
5
مَا
ma
şey
ne, değil
7
أَيۡمَٰنُكُمۡ
eymanukum
10
عَلَيۡكُمۡ
aleykum
üzerinize
karşı, hakkında
12
لَكُم
lekum
sizin için
ait, sahip
13
مَّا
ma
şey
ne
15
ذَٰلِكُمۡ
zalikum
işte bu
işte bu, o
16
أَن
en
-mek/-mak
olduğunu, diye
17
تَبۡتَغُواْ
tebteğu
18
بِأَمۡوَٰلِكُم
bi-emvalikum
19
مُّحۡصِنِينَ
muhsinine
21
مُسَٰفِحِينَ
musafihine
22
فَمَا
fe-ma
ve şey
böylece ne
23
ٱسۡتَمۡتَعۡتُم
istemta'tum
24
بِهِۦ
bi-hi
onunla
ona, onun vasıtasıyla
25
مِنۡهُنَّ
minhunne
onlardan
içinden
26
فَـَٔاتُوهُنَّ
fe-atuhunne
27
أُجُورَهُنَّ
ucurehunne
29
وَلَا
ve-la
ve hayır
değil, yok
31
عَلَيۡكُمۡ
aleykum
üzerinize
karşı, hakkında
32
فِيمَا
fima
içinde
hakkında, şeyde
33
تَرَٰضَيۡتُم
teradaytum
34
بِهِۦ
bi-hi
onunla
ona, onun vasıtasıyla
35
مِنۢ
min
-den/-dan
arasından, itibaren
37
ٱلۡفَرِيضَةِ
el-feridati
38
إِنَّ
inne
şüphesiz
gerçekten, muhakkak ki